Bu sabah önemli bir karar aldım!

Mehmet BOZKURT

08-10-2026 14:32

Türkiyede iki kesim var...
Parası olanlar...
Parası olmayanlar...
Önce parası olmayanları iki cümle ile ifade edeyim.
Onlar seyrediyor, onlar sadece geçim derdinde... Onlar 100 yıldır sömürülüyor!

Şimdi parası olanlara gelince;
Onlar doymak bilmez...
Bir kısmı çalıyor...
Bir kısmı parayı faize yatırmış, yan yatıyor!
Bir kısmı parayı altına yatırmış...
Bir kısmı milli parasını ABD ve Avrupa'nın parasına yatırmış!
Bir kısmı da borsaya yatırmış yine yan yatıyor!
Ya fonlar!? Zillet, utanç ve soygun!
Türk milleti hayretle ve esefle bu günlerde bunu konuşuyor ve tartışıyor!
Sonuç:
Milyarlarca, milyarlarca paramız, altın ve başka ülkelerinin parasına yatırılarak yastık altına konuluyorsa, o ülkenin ekonomisi iflah olur mu? Tam 100 yıldır iflah olmadı...

... Ve
Nüfusun %25'i korkunç para sahibi...
%25'i de çok zengin...
%25'i lüks bir hayat yaşamasa da kimseye muhtaç değil...
Kalan %25 fakir ve yoksul... Bunların bir kısmı asgarı ücret ile geçiniyor. Ve bugün ülkemizde asgarı ücret 28.075,50 TL.
Bir kısmı bu imkana bile sahip değil...

2026 başındaki verilere göre: yaklaşık 17 milyon emekli bulunuyor.
Bunun içinde 11,5 milyon SSK,
2,9 milyon BAĞ-KUR,
2,4–2,6 milyon memur emeklisidir.
Geri kalanı dul ve yetim aylığı alanlardır.
Nüfusumuza oranla emekli sayısı çok fazla... Tarihi hatalar yapıldı. Şimdi bedel ödüyoruz.

...Ve
Türkiye hiç bir zaman Devalüasyonlardan da kurtulamadı...
Devalüasyonlar tarihimiz bu!?
7 Eylül 1946 - %115
4 Ağustos 1958 - %68
10 Ağustos 1970 - %66
1977 - %73
1978 - %75
1979 - %86
1980 (Turgut Özal, 24 Ocak kararları % 49)
1994 (Tansu Çiller, 5 Nisan kararları %64)
2001 (Ecevit-Sezer Anayasa fırlatma %50)
2020-2026 = Kademeli %411
Paramız değer kaybetti. Birileri de böyle günlerde servetine servet kattı.

Şimdi Allah için karar verin. Bu vahşi ekonomi ve sömürü düzeni hakkında haksız mıyım?
Milli gelirin %80'ni %20 insan yemektedir. Bir de ayrıca çalıyor!
O halde durdurun bu zulmü diyorum!
Allah bu zulmü af etmez!

... Ve
Dört büyük yanlış!
Bir milletin hayatında iki önemli değer; Adalet ve ahlak...
Ülkemizde Adalet ve ahlak her gün biraz daha ölçü olmayı kaybediyor!
İsraf ve hırsızlık da ülkeyi perişan ediyor!
Ciddi olarak önlem alınmazsa; Türkiye ve Türk milleti ağır bedeller öder.
Millet olarak herkes bunu ısrarla haykırıyor. Bir aydın ve yazar olarak kalemim bana bunu yazmayı emrediyor!

... Ve
AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyesi Zeynep Alkış, milletin istek ve taleplerine de tercüman olan manifesto niteliğindeki yazısında diyor ki:
"Bir siyasi hareketin en ağır krizi, kendi kuruluş cümlelerinin yıllar sonra kendisine yöneltilen sorulara dönüşmesidir.
Fon krizi etrafında yaşananları böyle okuyorum. Mesele yalnızca para, hisse ve kazanç değil. Yirmi beş yıl önce adalete inanan insanların bugün hangi söze güveneceğidir.
Soruşturmalar sürüyor; iddialarla kesinleşmiş hukuki hükümleri birbirine karıştırmadan konuşmalıyız. AK Parti yönetimi de olayların araştırılacağını, yanlışların karşısında durulacağını açıkladı. Ancak siyasi sorumluluk, mahkeme kararını beklemekten ibaret değildir. Vatandaş, kendisinden istenen sabır ile yönetenlerin sahip olduğu imkanlar arasındaki mesafenin açıklanmasını da bekler.
Bir anne çocuğunun okul masrafını hesaplarken, bir emekli ay sonunu getirmeye çalışırken, siyasetin çevresinde konuşulan olağanüstü kazançlar toplumun adalet duygusunu yaralar. İnsanların dürüst çalışarak hayatlarını iyileştirebileceklerine dair inancı sarsılır.
Ben bu satırları, kuruluş günlerini uzaktan izlemiş biri olarak yazmıyorum. O günlerin emeğini, umudunu ve fedakarlığını taşıyan insanlardan biri olarak yazıyorum. Bu yüzden içimde öfkeden daha ağır bir duygu var: İnandığımız sözlerin sahipsiz kalması.

AK Parti; yasaklara, yolsuzluğa ve yoksulluğa karşı bir iddiayla yola çıktı. Üç “Y” devlet karşısında horlananların, kimliği nedeniyle dışlananların, emeğiyle geçinemeyenlerin ortak itirazını taşıyordu.
Bugün aynı kelimeler yeniden kapımızı çalıyorsa, onları muhalefetin söylemi diye geçiştiremeyiz. Başlangıçta karşı çıktığımız sorunları kendi içimizde sorgulayamıyorsak, kuruluş hikayemiz siyasete yön veren bir ölçü olmaktan çıkıp yıldönümlerinde anlatılan bir hatıraya dönüşmüş demektir.
Şimdi herkes soruyor: “Eski fabrika ayarlarına dönülebilir mi?”
Yirmi beş yıl önceye dönemeyiz. Dünya değişti, Türkiye değişti, yeni kuşaklar yetişti. Dijital çağ, siyaset yapma biçimlerini dönüştürdü. Geçmişin yöntemleri bugünün bütün sorunlarını çözemez. Fakat zamanın değişmesi, ahlakın hükümsüz kalması demek değildir.
Dürüstlüğü yeniden ölçü yapmak mümkündür. Bunun için nostaljiden daha zor bir şey gerekir: Hesap vermek, ayrıcalıklardan vazgeçmek ve başkasından beklediğimiz sorumluluğu önce kendimiz üstlenmek.
Uzun iktidar dönemlerinde başarı, insana yanılmazlık duygusu verebilir. Eleştiri sadakatsizlik sayılmaya, yanlışı söyleyen uzaklaştırılmaya, her kararı alkışlayan yükselmeye başlar. Böylece yönetime ulaşan bilgi de bozulur. Raporlarda herkes memnundur, bütün çalışmalar başarılıdır, bütün salonlar doludur.
Kapının dışında ise geçim sıkıntısı, karşılık bulmayan talepler ve yorulmuş insanlar vardır. Bunları duymayan bir yapı, kendi hazırladığı raporların içinde yaşamaya başlar.
Dijital görünürlük bu kopuşu derinleştiriyor. Fotoğraf, yapılan işin kaydı olmaktan çıkıp işin kendisine dönüşüyor. Bir ziyaretin kime fayda sağladığından çok, kaç kare paylaşıldığı önemseniyor. Aynı gün yapılan etkinlikleri farklı zamanlarda yayımlayarak, kıyafet değiştirerek sürekli sahadaymış görüntüsü vermek başarı sayılıyorsa, teşkilat emeğinin ölçüsü bozulmuş demektir.
Bu sahte dünyayı yalnızca görüntüyü üretenler kurmadı. Onu yeterli bulanlar, sorgulamayanlar ve ödüllendirenler de kurdu.
Görünmeyi ödüllendirip hizmeti ölçmeyen bir yapı, zamanla gösteriyi üretir.
Birbirini ağırlayan, birbirinin paylaşımını alkışlayan dar çevrelerde vatandaşın derdi, ancak fotoğraf verebildiği ölçüde yer bulur.
En acısı, yıllarca emek verenlerin bu düzende kendilerini fazlalık gibi hissetmesidir. Evinden, vaktinden, ailesinden fedakarlık eden; kimse bakmazken çalışan insanlar, gün gelir kendi kurdukları evin istenmeyen çocuklarına dönüşür.
Kibir özgüven sanılır, yakınlık liyakatin önüne geçer. Sessizce hizmet eden unutulur; kendisini sürekli anlatan baş tacı edilir. Böylece yalnızca gönüller kırılmaz, teşkilatın ahlaki direnci de aşınır. Yeni kuşaklar, fedakarlığın karşılıksız, gösterişin kazançlı olduğunu görerek yetişir.
Kur’an’ın sorusu tam burada önümüzde duruyor:
"Ey iman edenler! Niçin yapmayacağınız şeyleri söylüyorsunuz?"
Saff, 61/2

Adaleti savunurken kendi yakınımız için istisna istiyorsak, tasarrufu öğütlerken ayrıcalıklarımızı koruyorsak, önce bizim cevap vermemiz gerekiyor. Ayetleri konuşmalarımıza taşımak kolaydır; onların önünde davranışlarımızı tartmak cesaret ister.
Uzun zamandır söylediğim o acı cümleyi yeniden hatırlıyorum:
Önce mücahit olduk.
Sonra müteahhit olduk.
En sonunda her şeye müsait olduk.
Burada hiçbir mesleği mahkum etmiyorum. Helalinden kazanmak elbette değerlidir. Sorguladığım, siyasi nüfuzun ekonomik ayrıcalığa çevrilmesi; bir davaya verilen emeğin kişisel kazanç için gerekçe yapılmasıdır.
“Müsait” olmak, dün yanlış dediğimize bugün susmakla başlar. Başkasında kınadığımızı kendi çevremizde mazur görmekle, “O da yaptı” diyerek sorumluluktan kaçmakla ilerler.
Sonra müstafi oluruz, müsadereyi konuşuruz. Bütün bu kelimelerin arasında Müslümanlığın bizden istediği ahlaki sorumluluğu erteleriz.
Oysa iman, her kapıyı açan bir anahtar değildir. Bazen en çok istediğimiz kapının önünde durup “Buradan giremezsin” der. Haksız kazancın, kayırmacılığın, kul hakkının kapısını kapatır.
Bugün ihtiyacımız olan, Müslümanlığımızı yeniden ciddiye almaktır. Başkasının imanına hükmetmeden kendi hayatımızdaki adaletsizlikle yüzleşmek, ibadetimizle muamelemiz arasındaki mesafeyi kapatmaktır.
Çünkü bu yolun sonundaki en ağır kelime “müflis” olabilir.
Hz. Peygamber (s.a.v) bir gün ashabına müflisin kim olduğunu sorar. Onlar, malı ve parası bulunmayan kişiyi tarif eder. Resulullah (s.a.v) ise ibadetleriyle geldiği halde insanlara hakaret etmiş, iftira atmış, başkalarının malını yemiş ve haklarını çiğnemiş insanı anlatır. İyilikleri hak sahiplerine dağıtılır; hesabını kapatmaya yetmez.
Müslim, Birr, 59

İnsanın parası, makamı, kalabalık çevresi olabilir. Bunların hiçbiri üzerindeki kul hakkını ortadan kaldırmaz.
Siyasetin de böyle bir iflası vardır: Seçim kazanırken güven kaybetmek, güçlenirken kendi insanından uzaklaşmak, binaları büyütürken içinde dürüstçe konuşabilen insanların sayısını azaltmak.
Fon krizi bu yüzden kuruluşta verilen ahlaki sözün bugün ne kadar bağlayıcı olduğuna ilişkin bir sınavdır. Cevabı yeni bir sloganla verilemez. Tarafsız soruşturmalarla, mağduriyetlerin giderilmesiyle, siyasi nüfuzun kazanç kapısına dönüşmesini önleyen kurallarla, liyakatle ve eleştiriyi dinleyen bir yönetim anlayışıyla verilebilir.
Yanlış yapanın kim olduğuna göre değişen adalet güven üretmez. Fedakar insanları yalnızca seçim zamanı hatırlayan siyaset gönül bağını koruyamaz.
Erdemin ölçüsü, insanın kendi çıkarına rağmen doğruyu savunabilmesidir.
“Erdemliler hareketi” iddiasını yeniden anlamlı kılacak olan da budur.
Yirmi beş yıl önceye dönemeyiz. Ama bugün kimin yanında duracağımıza karar verebiliriz: Ayrıcalığını koruyanların mı, hakkını arayanların mı?
Bu cevap, AK Parti’nin bundan sonraki hikayesini belirleyecek. Çünkü bir hareketin sonu, sandıkta kaybettiği gün değil, kendi içinden yükselen vicdan sesini duymamayı seçtiği gün başlayabilir.
Ve ben, yıllarca emek verdiğim bu hiksyenin son cümlesinin “müflis” olmasını istemiyorum."
Saygılarımla...

 

 

DİĞER YAZILARI Kur'an nedir ve ne diyor! 01-01-1970 03:00 Türkiye Neyi Yaptı Ve Neyi Yapamadı? 01-01-1970 03:00 Emin Adımlarla İlerleyen Türkiye! 01-01-1970 03:00 Fahrettin Paşa'nın Torunları Mekke'de! 01-01-1970 03:00 Ne Oluyor Bize!? 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu 01-01-1970 03:00 İslam alemi: bir isim mi, bir hakikat mi? 01-01-1970 03:00 Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2 01-01-1970 03:00 Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu... 01-01-1970 03:00 Maskelerin Ardından Çürümüşlük 01-01-1970 03:00 Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1 01-01-1970 03:00 Yeniden Bir Diriliş Gerekir! 01-01-1970 03:00 İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor! 01-01-1970 03:00 Siyaset Kurumuna Sitemim Var! 01-01-1970 03:00 Oruç; imanın şahlanışı ve ruhun dirilişidir! 01-01-1970 03:00 Dünya bir utancı konuşuyor! 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Yeniden Müslüman olmalıdır! 01-01-1970 03:00 Üzgünüm Ey Milletim! 01-01-1970 03:00 Suçlu Kim? Müslümanlar mı? 01-01-1970 03:00 Bizi çok yordunuz! 01-01-1970 03:00 Öğretmenler Günü- 2025 01-01-1970 03:00 Cumhuriyetin değerleri diyorlar! 01-01-1970 03:00 Kirli Ellere Artık Dur Demeliyiz! 01-01-1970 03:00 Mescid-i Aksa'ya Seyahatim! 01-01-1970 03:00 Siyonizm ve Saloşizm ile yaşamak! 01-01-1970 03:00 Bir medeniyet paramparça! 01-01-1970 03:00 İsrail'i ve yahudiliği tanıyalım mı? 01-01-1970 03:00 Müslümanların bugün sorunu nedir! 01-01-1970 03:00 Seni arıyoruz ya resulallah! 01-01-1970 03:00 İslam dünyası neden bu halde! 01-01-1970 03:00 Türkiye Nelere Dikkat Edecek! 01-01-1970 03:00 Seyir defteri Filistin'e ne oldu! 01-01-1970 03:00 İçimizdeki beyinsiz sürüntülere sesleniyorum! 01-01-1970 03:00 Türkiye adım adım ekrem imamoğlu'nu konuşuyor! 01-01-1970 03:00 Oruç, bir iman göstergesidir! 01-01-1970 03:00 Amerika'ya ait bir dünyada sığınmacı gibi yaşamak! 01-01-1970 03:00 CHP İle Cumhuriyet Tarihi Yolculuğumuz! 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinden dersler! 01-01-1970 03:00 Bir millet değerleriyle ayakta kalır! 01-01-1970 03:00 Suriye tarihinde bir yolculuk! 01-01-1970 03:00 Müslümanlar kur'an'da buluşmadıkça zafer kazanamazlar! 01-01-1970 03:00 Var mı dünya'da hikmet, merhamet ve adalet! 01-01-1970 03:00 Vicdanınız ölmüşse yapılacak bir şey yok! 01-01-1970 03:00 Bu nasıl bir eğitim sistemi! 01-01-1970 03:00 Hayat; Tevhid ve Cihad'dır! 01-01-1970 03:00 Kimdir bu israil! 01-01-1970 03:00 İnsanlık Tarihi Nelere Şahit!? 01-01-1970 03:00 Kur'an ile Hz. Muhammed (S.A.V)'i karşı karşıya getirmek!? 01-01-1970 03:00 İslam Dünyası Cihad Ruhunu Kaybetti 01-01-1970 03:00 Kim bizi bu hale getirdi!? 01-01-1970 03:00 Müslümanlar nerede hata yaptı! 01-01-1970 03:00 Türkiye, geçmişine üzülüyor, geleceğe de umutla yürüyor! 01-01-1970 03:00 Bir soygunun soysuz hikâyesi? 01-01-1970 03:00 Ben Müslüman Arıyorum! 01-01-1970 03:00 Müslümanlar Tarih Yazdı, Bize O Tarih Okutulmadı! 01-01-1970 03:00 Hz. Muhammed bu halimizi görseydi! 01-01-1970 03:00 Ey milletim bu gidiş nereye!? 01-01-1970 03:00 Duamız kabul olmuyor! 01-01-1970 03:00 Filistinli Mücahidler Kurtuluş Savaşı Veriyor! 01-01-1970 03:00 Zulüm ile abad olanın akibeti berbat olur! 01-01-1970 03:00 Soralım mı Müslüman Kimdir! 01-01-1970 03:00 Canımız yanıyor, durdurun har vurup harman savurmayı!! 01-01-1970 03:00 Hz. Aişe ile hz. Peygamber (s.a.v) evlendiğinde kaç yaşındaydı!? 01-01-1970 03:00 Kars bir gazi şehirdir! 01-01-1970 03:00 Kars Bir Gazi Şehirdir!-2 01-01-1970 03:00 Müslümanlar bugün bu halde mi olacaktı? 01-01-1970 03:00 14 Mayıs'ta Ya Amerika Kazanacak, Ya Da Türkiye! 01-01-1970 03:00 Nedir Bu Amerika'dan Çektiğimiz, Dik Dur Ey Milletim! 01-01-1970 03:00 Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, neden susuyorsunuz! 01-01-1970 03:00 Büyük bir teslimiyetin ibadetidir oruç! 01-01-1970 03:00 Hedef Türkiye'yi Çökertmek! 01-01-1970 03:00 Deprem Kader Midir!? 01-01-1970 03:00 6+1'li Masadan Haber Var! 01-01-1970 03:00 İslam nedir, ne değildir!? 01-01-1970 03:00 Müslümanım demek yeter mi? 01-01-1970 03:00 Kur'an, Tağut'un şerrinden bahsediyor! 01-01-1970 03:00 Öğretmen olmak bir sevdadır! 01-01-1970 03:00 Ülkemin Ana Muhalet Partisi CHP Nereye Gidiyor! 01-01-1970 03:00 Nefret Ediyor ve Utanıyorum! 01-01-1970 03:00 İnsanı Tanımak Çok Zor! 01-01-1970 03:00 Tarihimizden manzaralar! 01-01-1970 03:00 Tarih şahittir ki, Afrikalı nice kahramanlar haykırdı! 01-01-1970 03:00 Cihan Hakimiyetine İlk Adımdır Malazgirt! 01-01-1970 03:00 Nedir bu huri dediklerı! 01-01-1970 03:00 CHP ile helalleşelim mi ! 01-01-1970 03:00 Hicret yeniden bir diriliştir! Korkma! Allah bizimle beraberdir! 01-01-1970 03:00 Emperyalistlere duyurumdur! 01-01-1970 03:00 İstanbul Bunu Hak Etmiyor! 01-01-1970 03:00 Kurban İbadetime Dil Uzatma! 01-01-1970 03:00 Ümmetin alimleri ne zaman haykıracak!? Korkuyor musunuz!? 01-01-1970 03:00 Libya'da ne işimiz var diyor chp! 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihinde en büyük mesajdır ezan! 01-01-1970 03:00 Bize Veda Ettin Ya Resulullah!? 01-01-1970 03:00 Bu yunan’in derdi ne?! Türkiye ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 Türkiye Her Sabah Yeni Bir Gündemle Uyanıyor! 01-01-1970 03:00 İnsanlık tarihi, kadın için ne diyor!? 01-01-1970 03:00 Allah'in kitabı kur'an ile allah'ın resulü hz. Muhammed (s.a.v)' i karşı karşıya getirmek ve bu konuda taraf olmak zulümdür! 01-01-1970 03:00 Kur'an diyor ki bu gidiş nereye!? 01-01-1970 03:00 Kur’an, kadir gecesi diyor! 01-01-1970 03:00 Hz muhammed (s.a.v) ümmi midir? Hayır! 01-01-1970 03:00 Bir devlet nasıl çöker! 01-01-1970 03:00 İnsan, olması gereken yerde mi! 01-01-1970 03:00 Bir rahmet ayına girerken! 01-01-1970 03:00 Bir Milletin Bilinmeyen Tarihi!? 01-01-1970 03:00 Batı ve ABD neden bizi sevmez! 01-01-1970 03:00 Dünya'ya ve insanlığa çok acılar yaşattınız ey Amerika ve Rusya! 01-01-1970 03:00 Zulüm İle Abad Olanın Akıbeti Berbat Olur 01-01-1970 03:00 Siz hiç utanmaz mısınız! 01-01-1970 03:00 Haydi hep beraber ülkemizi krizden kurtaralım! 01-01-1970 03:00 Hz. Muhammed (s.a.v)'e hayasızca saldıranlara cevaptır..! 01-01-1970 03:00 Türk toplumu manevi sorunlar yaşıyor! 01-01-1970 03:00 Müslümanlar ne zaman kurtulacak bu zilletten! 01-01-1970 03:00 Siyaset fikir üreteceğine küfür üretiyor! 01-01-1970 03:00 Türkiye İsraf Batağında.! 01-01-1970 03:00 Tarihimizde bilinmeyen ihanetler..! 01-01-1970 03:00 Kars bir gazi şehirdir..! 01-01-1970 03:00 Zulmeden Chp Helalleşmek İstiyor! 01-01-1970 03:00 Rahat bırakın kadınları..!? 01-01-1970 03:00 Müslümanlar yeniden müslüman olmalıdır! 01-01-1970 03:00 Bizim Cumhuriyet Ne! 01-01-1970 03:00 Diyanet işleri başkanlığı acilen yenilenmelidir! 01-01-1970 03:00 Bir eğitimcinin feryadı! 01-01-1970 03:00 Sen ne diyorsun cübbeli! 01-01-1970 03:00 Ey Amerika Sana Sesleniyorum! 01-01-1970 03:00 Bu Düzen Adam Olmaz..! 01-01-1970 03:00 Neden İhanet Ettiniz! 01-01-1970 03:00