İslam’ın beş temel esasından biri de yılda bir ay Ramazan ayında oruç tutmaktır. Oruç, ergenlik yaşına girmiş her Müslümana farz olan bedeni bir ibadettir. Oruç; aslında Farsça bir kelime olup, Arapça'daki karşılığı ise Savm, çoğulu Sıyam’dır.
Sözlükte “tutmak, susmak ve hareketsiz kalmak" anlamına gelir. Fıkhi bir kavram olarak Oruç, "İmsaktan iftara kadar, başka bir deyişle Fecr-i Sadık'ın doğuşundan güneş batana kadar kişinin kendisini özel şartlarla yemekten, içmekten ve cinsi münasebetten alıkoyması" demektir.
Oruç, Medine’de hicretin 2. yılında farz kılınmıştır. Oruç ibadeti, Kur’an-ı Kerim’de 9 yerde geçmektedir. Dilimizde Oruc'un başlama vaktine İmsak, Orucu bozma vaktine ise İftar denilmektedir.
Konu ile ilgili olarak Kur’an-ı Kerim:
"Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi takvaya (duyarlılığa) ulaşasınız diye size de farz kılındı."
Bakara, 2/183
"(Oruç size ) sayılı günlerde olmak üzere (farz kılındı). İçinizden kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Oruç tutmaya çok zor dayananların ise bir fakiri doyuracak kadar fidye (vermesi) gerekir. Kim gönüllü olarak iyilik yaparsa, bu kendisi için daha hayırlıdır. Bilirseniz (zorluğa rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır."
Bakara, 2/184
"Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, bir rehber ve doğruyu yanlıştan ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur’an’ın indirildiği aydır. Sizden o bir aylık süreye ulaşan(lar) onu (o ayı) oruç tutsun! (İçinizden) kim hasta veya yolcu olursa, (tutamadığı gün sayısı kadar) diğer günlerden o sayı(yı tamamlasın). Allah sizin için kolaylık ister; zorluk istemez. (Bütün bunlar), sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık Allah’ı yüceltmeniz ve şükretmeniz içindir."
Bakara, 2/185
Oruç konusunu düzenleyen, gayet açık olan bu Ayetlere göre, Allah’ın emri olarak Müslümanlara yüklenmiş bir görevdir.
Oruç, hem beden ve hem de ruh temizliğini temin eden bir ibadettir. Aynı zamanda ruh sağlığı ve kalp temizliği yönünden son derece önemli bir ibadettir. İnsandaki hayır ve şer duyguları birbirleriyle çarpışma halindedir. Önceki ümmetlere de Oruç, ruhsal yükselişi sağlayan yollardan biri olarak farz kılınmıştır. Farz olan Oruc'un günleri, Ramazan ayının günleridir. Bu günlerde hastalık yahut yolculuk nedeniyle Oruç tutamayanlar, tutamadıkları gün sayısınca Oruc'u başka günlerde tutarlar. Oruc'a zorluk ve güçlük nedeniyle tahammül edemeyenler, Oruç yerine fidye verebilirler. Ancak Oruc'a zorlukla dayanabilenlerin Oruç tutmaları, kendileri için daha hayırlıdır. Bu konuda Allah’ın temel tavrı, kulları için kolaylık istemek, güçlük istemek değildir. İnsan hürdür ve ibadet bu hürriyet içinde yapıldığında anlam taşır. İnsanın eğer içten niyeti yoksa ona Oruç tutturmak doğru değildir. Tutması halinde de bir anlam taşımaz. Oruç, varlıkların birbirinden seçilebileceği sabahın erken saatlerinde başlar, güneşin batması ile biter.
Kendisinde Kur'an-ı Kerim'in Alak suresinin ilk 5 Ayetinin indiği M. 610 yılında Hz. Peygamber (s.a.v)'in peygamberlikle şerefledirildiği bir aydır Ramazan!
Bizden önceki ümmetlere olduğu gibi bizlere de farz olan Oruç ibadetinin yapıldığı aydır Ramazan!
Oruç, zor bir ibadettir. Hele uzun ve sıcak yaz günlerinde daha da zordur. Zordur, ancak sevabı bol olan ve mükafaatı büyük olan bir ibadettir.
Allah rızasını kazanmak ve riyadan uzak tek ibadettir.
Allah'dan başka hiç kimsenin karşılığını vermesi mümkün değildir. Çünkü hiç kimsede onun karşılığı yoktur. O mükafaatı ancak ve ancak Allah verir. Çünkü Oruç benim içindir ve onun mükafaatını ancak ben veririm diyor Cenab-ı Allah Oruç için!
Geçmiş bütün günahların affına vesiledir Oruç ibadeti!
İslam'ın varlığının sembolü ve mü'minin açık göstergesi Oruç'tur. Bir yeniden dirilişin ve manen yükselişin anahtarıdır Oruç!
Öyle güzel ve manevi derecesi büyük bir aydır ki, o ayda 1000 aydan daha hayırlı olan Kadir gecesi vardır.
Mukafatını sadece Allah'ın verebileceği bir ibadettir. Belli bir süre, bütün arzu istek ve taleplerini ertelemek kolay değil, söz konusu olan Allah'ın emri olunca iman devreye girer!
İşte Oruç! bir iman göstergesi ve şahlanışıdır!
Oruc'un farz olmasında; insani, ahlaki, psikolojik, sosyolojik ve sıhhı pek çok faydalar vardır.
Hz. Peygamber (s.a.v):
"Oruç, kötülüklere ve Cehennem'e karşı bir kalkan ve bir siperdir." buyuruyor.
İnsan, Oruç sayesinde nefsani arzularına direnerek iradesini güçlendirir.
Oruç, nefsi terbiye ve iradeyi güçlendirir.
İnsanı daha sabırlı ve tahammüllü yapar.
Oruç, sağlık yönünden de fayda sağlayan bir ibadettir.
Hz. Peygamber (s.a.v): "Oruç tutunuz ki, sıhhat bulasınız." buyuruyor.
Ramazan; günahların bağışlanıp gönüllerin nurlandığı, maddi ve manevi arınmanın gerçekleştiği aydır. Böyle bir aydan azami derecede istifade etmek, ancak Ramazan’ın ardından da aynı şevk ve çaba ile Allah’a ibadeti yerine getirmekle mümkün olabilir.
Ramazan ayı; Allah’ın sonsuz rahmet, mağfiret ve affına erişmek için kaçırılmaz bir fırsattır.
Ramazan ayı, af ve bağışlanma ayıdır.
Toplumsal bir uzlaşmaya, on bir ayın yanlışlarını gözden geçirip, onları bırakmaya yol almaktır.
Ramazan ayı, Cennet kapılarını aralamaktır.
Hz. Peygamber (s.a.v):
"Ramazan ayı gelince Cehennem kapıları kapanır, Cennet kapıları açılır, şeytanlar bağlanır."
"Ramazan ayı öyle bir aydır ki; evveli rahmet, ortası mağfiret ve sonu Cehennem ateşinden kurtuluştur." buyurmaktadır.
Ramazan; ibadetlerin, sosyal yardımlaşma ve dayanışmanın yoğunlaştığı, nefislerin terbiye edildiği, fakir ve yoksulların gözetildiği, sevap ve mükafatın, af ve mağfiretin zirveye ulaştığı bir aydır.
Oruç, hem beden ve hem de ruh temizliğini temin eden bir ibadettir. Aynı zamanda ruh sağlığı ve kalp temizliği yönünden son derece önemli bir ibadettir.
İnsandaki hayır ve şer duyguları birbirleriyle çarpışma halindedir. Önceki ümmetlere de Oruç, ruhsal yükselişi sağlayan yollardan biri olarak farz kılınmıştır.
Farz olan Oruc'un günleri, Ramazan ayının günleridir.
Oruç, her şeyden önce, Allah rızası için tutulur. Ancak faydası Allah’ındır anlamı bulunmaz. Çünkü Allah, Oruç tutmamıza muhtaç değildir.
İslami ibadetlerin çoğu, özellikle de Oruç, sabır ve kararlılık huylarını kazandırma özelliğini içerirler.
Ruhi bir egzersiz, bedene galebe çalma ve insanda bulunan hayvani istekler için bir gemleme ve onları kontrol altına almaktan ibarettir.
Mutlak hakim olan Allah’ın kullarına emrettiklerinde, hiç şüphesiz gerek fert ve gerekse toplumla ilgili birçok faydalar vardır. İbadetler yerine getirilirken katlanılan mahrumiyetler, Allah’a kullukta ruhi bir idman içindir. Bu nedenle Oruç tutmak da fert ve toplum hayatıyla ilgili bazı faydalar ve hayatın çeşitli güçlüklerine karşı hazırlık sağlar.
İnsanı sürekli olarak kötülüğe çekmek için uğraşan nefis, Oruç ibadeti ile sükunet bulur ve nefsin harama karşı isteği kırılır.
Yoksullara karşı acımayı ve şefkatli davranmayı öğretir. Bu şekilde nefis, açlığın acısını tadınca, yoksulların halinden anlar ve yapacağı yardımlarla Allah katında güzel bir karşılığa ulaşır.
Yoksulların katlandıkları güçlükleri bizzat yaşar ve onların sıkıntılarını daha iyi anlamış olur. Bu da kendisini, onların sorunlarına eğilmeye ve çözüm aramaya sevk eder. Kişi böylece Allah katında önemli bir derece kazanmış olur. Kısacası, doktorun tavsiyesine göre veya mecbur oldukları için Oruç tutamayanlar, bunun sadece maddi faydalarından yararlanırlar. Ancak buna hiçbir ruhi niyeti katmayanlar, manevi mükafattan istifade edemezler.
Müslümanlar, Allah’ın emirlerine uymak niyetiyle Oruç tutarlar. Dolayısıyla Müslümanlar, takvayla hareket ederler ve bu nedenle mükafatlanırlar. Aynı zamanda amellerinin fiziki ve maddi yararlarını da kaybetmezler.
Kur’an-ı Kerim’in temel kabullerine göre, bir insanın diğer insanlara hizmet ve yardım ulaştırması, yalnız kendi nefsi için diğer dünya yatırımı yapmasından üstündür. İnsan hürdür, ibadet bu hürriyet içinde yapıldığında anlam taşır. İnsanın eğer içten niyeti yoksa ona Oruç tutturmak bir anlam taşımaz. Allah’ın kullarına lütfettiği ruhsat ve kolaylıkları, onların elinden almakla hayırlı bir iş yapılmaz. Böyle bir durumda onları gösteriş yapmaya itmiş oluruz.
Oruç, beden ile yapılan bir ibadettir. İnsana merhamet ve şefkat duygusunu aşılayarak, fakir-zengin ilişkisini ve eşitliğini temin eder. Nefse hakimiyeti sağlayarak, bütün arzulara gem vurmayı sağlar. Ramazan ayında verilen "Sadaka-ı Fitr" nedeniyle toplumsal bir yardımlaşma ayıdır. Oruç, ilahi iradeye bağlılığı sağlar. Bedenin ve sağlıklı yaşamın zekatıdır.
Oruç, insana sabırlı olmaya alıştırır, insana tahammül gücü verir ve insanı daima ibadet halinde tutar.
Oruç, insanı açlığa alıştırır ve insanı ruhen ve bedenen temizler.
Oruç, insanın Allah’a tam teslimiyetini sağlar.
Bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi, Ramazan ayında olduğundan dolayı, mübarek bir ayda yerine getirilen bir ibadettir.
Hz. Peygamber (s.a.v):
"Sahur yapın, çünkü sahurda bereket vardır." Buna göre gecenin sonuna doğru, imsaktan önce kalkıp bir şeyler yemek ve içmek hem Sünnet ve hem de bunun ruh ve bedene faydaları vardır. Sahur'un tehiri, vaktin sonuna doğru yenmesi Hz. Peygamber(s.a.v)’in tavsiyesi ve sahabenin adetlerindendir.
Oruç; ruhumuzu, bedenimizi, aklımızı, duygularımızı ve davranışlarımızı şirkten, hurafelerden, saplantılardan arındırma tecrübesidir!
Oruç; her gün aç olan fakir ve yoksulu anlama halidir!
Oruç; beden denilen fabrıkanın dinlenme ve bakıma alma halidir!
Oruç; sadece ve ancak Allah'a teslim olmaktır!
Oruç; sabırdır, samimiyettir, riya ve gösterişten uzak sade bir ibadettir!
Oruç; insanın imanını ortaya koyma hali ve imanının göstergesidir!
Oruç; kibre, şirke, kötülüklere ve günaha meydan okumaktır!
Bazı durumlarda oruçlarını bozmuş olanlara uygulanan 61 gün hiç ara vermeden Oruç tutma cezası, yani Oruç kefareti konusunda Kur’an-ı Kerim’de herhangi bir emir yoktur. Hz. Peygamber (s.a.v)’in uygulamalarında da böyle bir şey yoktur. Esasen böyle bir uygulama, Kur’an-ı Kerim’in tanıttığı Allah’ın tavrına uygun düşmez. Bu ceza, Fıkıh bilginlerinin başka konulardaki kefaret uygulamalarını Oruc'a tatbik etmelerinden doğmuştur. Yani Allah adına hüküm koymanın da ötesinde, Allah adına kullara ceza uygulamak gibi bir dayanaksız anlayış vardır. Böyle bir anlayışı Allah’ın dinine fatura etmekten Allah’a sığınmak gerekir.
Kur’an-ı Kerim’in bu konuda söylediği açık ve kesindir. Ramazan günlerinde Orucu'nu tutamamış yahut bozmuş olanlar, tutamadığı günler sayısınca Oruc'u başka zamanda tutarlar.
Oruç, her yıl Kameri ay takvimine göre Ramazan ayında yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Ramazan ayının başlangıcı konusunda bazı çevrelerde her yıl özellikle gündeme getirilen tartışmalara iltifat etmeksizin, herkes bulunduğu ülkenin takvimi uyarınca Oruc'unu tutar ve bayramını yapar. Bütün İslam dünyasının ya da dünyadaki bütün Müslümanların aynı gün Oruc'a başlayıp, aynı gün bayram yapmaları tercihe şayan olmakla birlikte, bölgeler arasındaki zaman farkı nedeniyle uygulamada bu mümkün olamamakta, bunun sonucunda bir takım İslam ülkeleri arasında Ramazan başlangıcı ve bayram konusunda kaçınılmaz olarak farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu konu fazlaca abartılmaktadır. Çok yakın ülkeler arasında farklı zaman tayinlerini doğru görmek mümkün olmasa da, farklı kıtalardaki ülkeler arasında, farklı zamanlarda ve zaman farkı da göz önüne alındığında Hilal’in görülmesi nedeniyle Oruc'a farklı günlerde başlanması normaldir. Bunu Müslümanların zaafı olarak görmek doğru değildir.
Ramazan ayı; Allah’ın sonsuz rahmet, mağfiret ve affına erişmek için kaçırılmaz bir fırsattır. Ramazan ayı, af ve bağışlanma ayıdır. Toplumsal bir uzlaşmaya, on bir ayın yanlışlarını gözden geçirip, onları bırakmaya yol almaktır. Ramazan ayı, Cennet kapılarını aralamaktır. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v): "Ramazan ayı gelince Cehennem kapıları kapanır, Cennet kapıları açılır, şeytanlar bağlanır."
Allah hakkiyle Oruç tutanlardan eylesin!
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Aynı Evde Büyüyen Yalnızlık: Narsistik Ebeveynlik Ve Görünmeyen Çocuklar
Hamdi TEMEL
Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor
Adnan ÖZ
Bu kadro ile bu kadar!
Seyfettin BUDAK
Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi?
Mehmet BOZKURT
Üzgünüm Ey Milletim!
Fatih ORUÇ
Amerikaʼnın Kızılderili Soykırımı
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Erol AYDIN
Köyden Kente Sosyolojik Dönüşüm
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)