Alemlere rahmet olarak gönderilen, yüce bir ahlâk üzere olan, bütün insanlığa Allah'ın örnek ilan ettiği, müslümanların tek örneğı ve ulu önderidir Hz. Muhammed (s.a.v)!
Cahş kızı Hz. Zeynep (r.anha), Zeynap bin Cahş, Hz. Peygamber (s.a.v)’in halası Ümeyye binti Abdülmüttalib’in kızıydı ve İslam’a ilk iman edenlerdendir. Evlilik çağına geldiğinde Hz. Peygamber (s.a.v) onu, evlatlığı Zeyd bin Harise ile evlendirmek istemişti. Hz. Zeynep, bu evliliğe razı değildi, fakat Hz. Peygamber (s.a.v)’in verdiği itaati emreden Ahzab suresinin 36. Ayeti’nin inmesi üzerine Zeyd ile evlenmeyi kabul etti.
Bu evliliği emreden ve onaylayan Kur’an-ı Kerim, konu ile ilgili olarak;
“Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman, inanmış bir erkek ve kadına o işi kendi isteklerine göre seçme hakkı yoktur. Her kim Allah ve Resulü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. (iman dairesinden çıkmış olur)."
Ahzab, 33/36
Hz. Zeyd (r.a) eskiden köleydi. Hz. Peygamber (s.a.v) O'nu alarak hürriyetine kavuşturdu, O’nu evlatlık edindi ve yetiştirdi. Böylece Kur’an-ı Kerim, köle-hür ayırımını ortadan kaldırmayı amaçlıyordu. Bu ayetin inişi ile Hz. Zeynep, Hz. Zeyd (r.a) ile evlenmeyi kabul ettiğini bildirdi.
Bu sayede soy üstünlüğü kavramı yerle bir ediliyor ve insanların eşit oldukları ilan ediliyordu!
Ancak iman sahipleri bu evlilikte ilahi hikmeti anlayabilir..!
Fakat bu evlilikten kısa bir süre sonra Hz. Zeynep ile Hz. Zeyd (r.a) arasında uyumsuzluk ve geçimsizlik kendisini gösterdi. Hz. Zeyd (r.a), geçimsizlik nedeniyle Hz. Peygamber (s.a.v)’e başvurarak Hz. Zeynep ile uyuşamadıklarını ve boşanmak istediğini defalarca bildirdi. Hz. Peygamber (s.a.v) ise Hz. Zeyd (r.a)’e sabretmesini öğütlüyordu. Bu evlilik uzun sürmedi ve sonunda boşandılar.
Hz. Peygamber (s.a.v), "manevi geçimsizlik” nedeniyle Hz. Zeyd (r.a) ile Hz. Zeynep arasındaki evliliğin son bulmasından son derece üzüldü. Çünkü bu evliliği kendisi arzu etmişti. Durumun düzeltilmesi, Hz. Zeynep ile olaydan dolayı üzülen akrabalarının gönlünün alınması gerekiyordu. Bu aşamadan sonra Allah, Hz. Peygamber (s.a.v)’e Hz. Zeynep ile evlenmesini emretti.
“Ey Peygamber!
Hani hatırlarsan, Allah’ın lütufta bulunup iman nimetine kavuşturduğu, senin de gözetip kolladığın kişiye (Zeyd’e), “Karını boşama, (evlilik hukukunu gözetme konusunda) Allah’tan kork ve sorumlu davran.” demiştin.
Ama bu sözü söylerken Allah’ın açıklayacağı bir düşünceyi içinde saklamıştın. Çünkü halkın, (Muhammed evlatlığı Zeyd’in boşadığı kadınla evlendi.) diye dedikodu edecek olmasından çekinmiştin.
Oysa asıl çekinilmesi gereken halk değil, Allah’tı! Zeyd karısını (Zeyneb’i) boşayıp onunla ilişkisini kesince biz de senin o kadınla evlenmeni sağladık ve bunu evlatlıklar, zevcelerini boşayıp onlarla ilişkilerini kestikten sonra, o kadınlarla evlenme hususunda mü’minler için bir engel bulunmadığını göstermek için yaptık. İşte böylece Allah’ın emri/hükmü gerçekleşmiş oldu."
Ahzab, 33/37
Bu emir Hz. Peygamber (s.a.v) için çok ağırdı. Çünkü münafıklar ve İslam düşmanları bu durumda “Muhammed, oğlunun (evlatlığının) eşiyle evlendi” şeklinde yaygara yapacaklardı.
Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v), Hz. Zeynep ile evlenince, her konuda fırsat kollayıp Müslümanlar arasında fitne ve fesat çıkarmaya can atan münafıklar, bu konuda da ileri geri konuşmaya başladılar..!
Oysa bu Allah'ın emriydi. Allah'ın emrini dinlemeyen bir Peygamber olabilir mi?
Hayır!
Cahiliye devri inancına göre, evlatlığın boşadığı eşini almayı haram sayıp, bunu Hz. Peygamber (s.a.v) aleyhinde dedikodu vesilesi yapıyorlardı. Bunun üzerine Allah:
“(Ey mü’minler!) Muhammed, evladın karısıyla evlenmeyi haram kıldı, kendisi ise oğlu Zeyd’in boşadığı karısıyla evlendi” diyerek yaygaraya başladılar.
Tirmizi, Sünen, c. 5, s. 352
Gelen vahiy bu konuda da cevap verdi: “Muhammed, içinizden hiç kimsenin babası değildir. (Dolayısıyla Zeyd’in de babası değildir). O ancak Allah’ın Resulü ve Peygamberlerin sonuncusudur. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilir."
Ahzab, 33/40
Yukarıda arz etmeye çalıştığımız Ahzab suresinin 37. Ayet’i, Hz. Peygamber (s.a.v)’in Hz. Zeynep ile evlenmesini emrediyordu.
Bu evlilikle amaçlanan ise, evlatlıklar Arap toplumunda öz evlat kabul ediliyordu. Bu yanlış anlayış, bu uygulama ile ortadan kaldırıldı.
Bunun yanında, bu evlilikle Hz. Zeynep (r.anha)’e Allah’ın emrine itaatinin mükafatı olarak verildi. O’nun kırılmış olan gururu tamir edildi..!
Biraz olsun haysiyet sahibi olan herkes bu inceliği, hasasiyeti anlar..!
Bizzat Allah’ın emri ile gerçekleşen bu evlilik, Hz. Peygamber (s.a.v)in evlilikleri arasında gerekçesi bakımından en farklı evlilik oldu.
Peygamberler dünyevi haz ve isteklerin peşinde değillerdir. Allah, bazı hükümlerini Peygamberin örnekliğinde icra edilmesini dilemiştir..!
Eğer Peygamber ilahi bir müdahale olmasaydı böyle bir yola tutarlılığının halel görmemesi için girmezdi. İlahi irade buyurunca görevini icra etmiştir.
Bu durum vahyin Peygamber iradesinden bağımsız olduğunu Peygamberin vahye uyduğunu göstermektedir. Bir nevi nübüvvetin delili gibidir.
Normal insan toplumsal baskılardan vs. çekinir fakat vahiy gelince ve Peygamberin bunu başlatması istenince uygulamaktan başka seçeneği yoktur. Aksi takdirde Peygamberi normal insanlar gibi bazı nefsani şeylerle ilişkilendirmek Peygamberlerin İsmet sıfatına ters düşer.
Mehmet Bozkurt, "İnsanlık Tarihinde Kadın!" (Dinlerde Milletlerde Medeniyetlerde!)
s. 237-238-239
NOT:
Bu olay aslında Peygamberliğin işareti olarak bile sayılabilir. Köle olarak satılan Zeyd, Peygamberimizin onu yanına almasıyla Peygamberimizin evlatlığı oluyor..! Ancak o bölgede Zeyd hala "köle" olarak görünen biridir.
Hz. Zeynep ise asaletiyle ve güzelliğiyle bilinen biridir. O halde Peygamberimizin Hz. Zeyd'i, Hz Zeynep ile evlendirmesinin sebebi şudur:
Hz Muhammed (s.a.v), Hz. Zeyd ile Hz. Zeynep'in evliliğinde kast sistemini kaldırmak ve insanların eşit olduğunu göstermek istiyordu.
Köle olarak bilinen bir insanı asalet ve güzelliği ile tanınan bir kadınla evlendirmesi çok uç bir örnek olmuştur. Bununla insanların eşitliğinin tam olduğunu göstermek istemiştir.
Ancak evlilikte Hz. Zeynep'in üstünlük anlayışı evliliği zor yürütmekteydi. Hatta bir Hadis'te bu olay şöyle anlatılır: Zeyd bin Harise geldi ve eşi Zeynep’ten şikayet etti. Allah Rasulü (s.a.v) O’na şöyle demeye başladı: "Allah’tan kork/sakın ve eşini yanında tut!" Bunun üzerine evlilik bir süre daha devam etti ve Hz. Zeyd ile Hz Zeynep sonunda ayrıldı.
Bu durum sonunda: Hz Zeynep ve ailesi büyük bir sadakat imtihanından geçirilmiş ve bu imtihanı geçmişlerdi. Allah’a ve Resulü'ne olan sadakatlarını, kendilerine çok ağır gelen bir olayda göstermişlerdi. Fakat bu durum neticesinde duygusal ve psikolojik anlamda yıpranmışlar ve kimseye layık görmedikleri kızları artık köle birinin dul bıraktığı kadın olarak tanınmıştı.
Böyle bir kadının da o dönemde artık yeniden normal bir evlilik yapması mümkün değildi. Bu durumda iken, Hz. Peygamber (s.a.v) ile evlenmesi ise onu böyle zor bir durumdan çıkaracak ve diğer insanlar tarafından tekrar hürmet edileceği bir konuma yerleştirecekti. Onun sabrının mükafatı da bu oldu. Böylece bir azadlı köleyle evlenmenin kadının değerini düşürmeyeceğini de insanlar öğrenmiş oldu!
Bir olayı bulunduğunuz zamandan ve kültürden bakıp değerlendirirseniz, değerlendirdiğiniz konu sizin kültürünüze ve zamanınıza göre ya ahlaklı ya da ahlaksız gelir. Yani bir olayı sizin bakış yeriniz, zamanınız ve kültür birikiminize değer yükler. Asıl olan, olayın Allah nazarında nasıl olduğudur.
Arap kültüründe ve bizim kültürümüzde evlatlıklara bakışımız; Biz evlatlıklara öz evlat gibi bakıyoruz ve bunun sonucunda da neseblerde karışıklıklar meydana geliyor. Allah ise evlatlıklara bakmamızı bir iyilik olarak onaylıyor ama onlara ve olaya bir din kardeşinin ötesinde bir anlam yüklememize onay vermiyor. İşte bu evlatlık kurumununu evlat konumundan çıkarmak için Peygamber üzerinden fiili bir eylem gerçekleştiriyor. Peygambere bu nikahı kıyarak evlatlık kurumununu tam istediği yere oturtuyor ki, insanların yanlış düşüncesini tamamen yıkabilsin. Yoksa olay evlenmek değil, olay evlatlıklara yüklenen öz evlat anlamını yıkıp bir daha eskiye dönmemektir!
Hz. Peygamber (s.a.v)'in içinde sakladığı ise Tefsirlede yazıldığı gibi hoşlanması falan değildir. Hz. Peygamber (s.a.v), evlatlıklara yönelik ayetler gelince ve bu arada olayın
diğer failleri de evliliklerini bitirmek için bastırınca Peygamber basireti ve vahye olan hakimiyeti sayesinde ileride olacak boşanmanın sonucu bu olayın faili olabileceğini düşünmesi ve bunun da toplumda iyi karşılanmıyacağını bilmesi ona sıkıntı vermiş ve içinde sakladığı da budur!?
Ne Hz. peygamber (s.a.v)'in bir sevgisi var ve ne de asıl olan şeyin evlilik olması vardır!? Buradaki asıl mesele evlatlığa yüklenen fazladan ve yanlış olan anlamdır. Allah bu yanlışa kökten bir çözüm olarak bu nikahla nokta koyuyor ve neşteri vuruyor diyebiliriz!
Bizim Türk kültüründen bakıp da yanlış gördüğümüz şey, sadece kültürün bize yüklemiş olduğu normlardan dolayı, yoksa bir şeyin yanlış veya doğruluğu her kültüre göre değişir. Mesele olayın Allah nazarında nasıllığıdır. Her şeyin doğrusunu sadece Allah bilir, biz sadece zan ile birlikte yorumlarız!
Hz. Muhammed (s.a.v)'in yaşayan bir oğlu olmadı! Evlat edindiği (günümüzdeki gibi nüfusa geçirme şeklinde değil) kişininn hanimi idi. Ayette de zaten bu hareket, ileride evlatlıkların hanımının alınmasına engel olmadığı bilinsin diyedir. O dönemki evlillikler şimdiki gibi kaşını gözünü beğendim, evleneyim diye nefse dönük değildir. Eşini savaşta kaybetmiş evladı ile kalmış kadınlara sahip çıkmak için olabildiğinden tütün bir çok farklı nedenle olabiliyordu.
Maturidi der ki: Din, gökten gelen yağmurun yeryüzüne inip arazide şekillendikten sonraki halidir..!
Kur'an ayetleri 7. yüzyıl Arap yarımadasındaki bir halk üzerinden verilen mesajla diğer insanlara da geldi. İnsanoğlu tekamül ettikçe bazı şeyleri kabullenmekte zorlanıyor. Onun için bazı ekoller sürekli Kur'an'daki kelimelerin yerine, sözlükteki aynı başlıktaki başka kelimeleri koyarak yanlış bir te'vil işine girmişlerdir. Halbuki o günkü toplumun değer yargıları ile bugünkü toplumun değer yargıları ve kabullenme katsayıları aynı değildir. Onu zamanın örfündeki kabuller olarak okumakta fayda vardır.
Tarih kitapları ne diyor..!? Muhacir'ler Medine'ye gidince ev sahipleri olan ensar onlara baktı ve dedi ki: Acınacak bir haliniz var, işlerinizi görecek kimse de yok! Şu benim eşlerimden hangisini beğendiyseniz söyleyin, ben onu boşayayım, sen onu nikahla..!? Bu durum da bir fedakarlık ve insanlık örneği olarak anlatılır! Halbuki insan mal mı ki ben boşayayım sen al densin..!? Onun fikri yok mu..!? Durum, tarihsel ve konjonktürel kabul anlayışı ile ilgilidir.
Kaldı ki, Hz. Muhammed (s.a.v) ile Hz. Zeyd arasında 4 yaş fark var, yani akranlar..!
Akran olan kimseler nasıl evlatlık, babalık statüsünde olur..!? Hz. Muhammed (s.a.v) ile Hz. Zeyd'in münasebeti; Hz. Muhammed (s.a.v) 25, Hz. Zeyd ise 21 yaşında iken başlar.
Hz Muhammed (s.a.v) Hz. Hatice ile evlenir, Hz. Hatice'nin köle veya işçisi olan Hz. Zeyd bu dönemde Hz. Muhammed (s.a.v)'in hayatına girer!
Arapça'da evlatlık kelimesi TEBENNA ile ifade edilir. Bu evlatlık edinilen kimselere, yani koruma altına alınan kimselere özgü bir kavramdır.
İYYUN ve çoğulu olan EDİYA ise evlatlık dahil köleler, koruma altına alınan yetimler, güçsüz ve kimsesizleri de ifade eder. Türkçe'de bunlara "BESLEME" denir, Arapçası da Ediya'dır.
Bunlar felan kişinin .... sı diye çağırılır ve sınıfsal bir yapının hastalıklı tezahürüdür!
Sonuç olarak Hz. Muhammed (s.a.v) evlatlık edinmedi desek daha doğru olur. Hz. Muhammed (s.a.v) ile Hz. Zeyd'in hayatları kesiştiğinde ikisi de yetişkin insanlardır. Yetişkin insanlar arasında ise babalık evlatlık ilişkisi olduğunu söyleyenler; bence ne dediklerine yeniden baksınlar..!
● Kaldı ki, Hz. Zeyd, Hz. Muhammed (s.a.v)'in mirasçısı değildir..!
Ed'iya, aile içerisinde birinci dereceden akraba olmayan/miras düşmeyen kimseler dahil büyük küçük herkesi kapsayan ve ailenin işlerini gören tüm kişileri kapsar.
Zeyd olsa olsa Hz. Muhammed (s.a.v)'in ilk eşi olan Hz. Hatice'nin evlatliği olabilir ama Hz. Hatice, onu evlatlik değil, köle aldığı tüm kaynaklarda ifade edilir.
Konu ile ilgili Ayetlerde hukuki sorun yok!
Bu konu ile ilgili rivayetlerin etkisinden kurtulmak gerek!
Ahlâk anlayışı değerlendirmek, zamana ve mekana göre olmalıdır..!
Kur'an ancak erdemlilere rehberdir, eğer evlenmeye Allah izin vermişse, buna itiraz etmek ve bunu tartışmak korkunç vebaldır..! Israr ise küfürdür!
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar
Ravza ZEYBEK
Bir Bayrama Uyanmak
Eyüphan KAYA
Cuma Hutbemizin konusu; Veda Hutbesi
Seyfettin BUDAK
Görünmek mi, var olmak mı?
Adnan ÖZ
Türk futbolu böyle yö-ne-ti-le-mez!
Songül KARAMAN
Geçmişten Günümüze Ramazan Gelenekler
Nihat Güç
İsrail-ABD, İran Ve Biz
Özlem Gürbüz
Çocukların Dilinde Mekke Sevgisi
Hamdi TEMEL
Oruç: Hücrelerimizi Yenileyen İlahi Sistem
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Problem Çözmenin Önemi
Halil MERT
Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı?
Fatih ORUÇ
II. Körfez savaşı veya ABD-IRAK savaşı
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Fatma Saçak Akbulut
Sevmek
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)