●● Acımadan çok zulmettiniz, utanmadan..!
Kendinizi bu ülkenin sahibi ve bizi de maraba gördünüz ar duymadan..!
Kötülükle yoğrulan kalbiniz ve vicdanınız kin kustu, bizi sizden ayrı ve uzak gördünüz..! Kurbanımıza bile savaş açtınız hayvan katliamı diye, ama derisini gasp ettiniz..!
Hacc'a gitmemizi bile engellediniz onursuzca..!
Ezanımıza hasret bıraktınız..!
Düşman gibi saldırdınız ama biz, sizi düşman görmedik..!
● Kur'an'ımızı okumayı bile bize çok gördünüz..!
Anlatırdı dedem, ineklerin yattığı yerde gizli gizli Kur’an okumayı öğrenen dedem, ahırın yanındaki evinde Kur’an okuyamadığı için sessizce ağlarmış! Allah’ın kitabına bu muameleyi yapanlara karşı ayaklanmadığı gibi, 24 ay hiç izin kullanmadan, toplam 36 ay askerlik yapmış..!
● Hepimiz haykırarak, erkekliğimizden utanırdık!
Üniversite kapısında bekleyen başörtülü kızların yanından geçerken, hayatımızda yaşadığımız en büyük acıydı hepimiz için belki de..!? Müslümanlığımızdan, insanlığımızdan, erkekliğimizden utanırdık..! Dilimizde bazen dualar bazen beddualar dolaşırdı. Ama biz hiç elimize taş alıp polislere atmadık..! Dükkanların camlarını kırıp araçları yakmadık..!
● 97 yıllık cumhuriyet tarihinin, "birlikte gülelim" diye hala dua ediyoruz..! Duaların taşlardan daha güçlü olduğunu bilmeyenler, ne demek istediğimi anlamazlar..!
●● Ve
7 Mayıs 1960 tarihinde ortaya çıktılar. O gün sessiz çoğunluk sesini çıkarmadığı için Adnan Menderes asıldı..!
● Daha sonra 12 Eylül tarihinde tekrar sahne aldılar. Sağcı-Solcu, Faşist-Komünist deyip halkı birbirine kırdırdılar. Kurtuluş Savaşı'nda şehit olan askerlerimizin yarısı kadar insanımız öldü. Sessiz çoğunluk yine sesini çıkarmadı ve darbeciler işbaşına geldi..!
● Sonrası malum..! Faili meçhuller aldı başını gitti..! Bir çok insan katledildi..! Sesini çıkaran herkes..!
● Bin yıl sürecek denilen 28 Şubat'a gelindi..! Bin yıl sürecek deyip, bir de buna inandılar. Muhafazakar kesim eşi benzeri görülmemiş bir zulümle ezildi. Sessiz çoğunluk yine Allah'ına havale etti, ses çıkarmadı..!
Sessiz çoğunluğun sesi çıkmadıkça azgın azınlık, medyasıyla, askeriyle, sözde aydın ve siyasetçisiyle bu ülkenin efendisinin kendileri olduğuna iyice inandı..!
● 27 Nisan, tarihin yeniden yazıldığı gün..!
Sessiz çoğunluğun artık sesi çıkmaya başlamış, "Bu kez ülkeyi artık ben yöneteceğim" diyordu. Daha da ileri giderek "Cumhurbaşkanı ve Başbakan artık benim içimden, halktan çıkacak" demişti..!
Azgın azınlık şaşırmıştı. İlk kez emir komuta zinciri içinde yönettiği halkından böyle bir direnişle karşılaşıyordu.
Hemen 27 Nisan e-muhtırası verildi. Sandılar ki, yükselmeye başlayan halkın sesi bu çıkışlarıyla kesilecekti..!?
İlk kez bir millet darbecilere karşı ses veriyordu..!
● Sonra her şey hazırdı. Uygun bir ortam olduğunda harekete geçilecek ve "Türk Baharı" adı altında isyan başlatarak, hükümeti devireceklerdi. Tarih olarak da 1 Mayıs'ı seçtiler..!
1 Mayıs'ta binlerce insanı Taksim'e toplayacak ve orada olay çıkarıp polisin kalabalığa müdahale etmesi sağlanacaktı. Yaşanacak ölümlerle de ilk kıvılcımı yakacaklardı..!
Ancak hesaba katmadıkları bir şey oldu. Alınan bir istihbarat sonrasında büyük oyun, hayata geçirilmesine günler kala deşifre oldu..!
Hükümet Taksim'deki 1 Mayıs kutlamalarına izin vermedi ve o güne kadar görülmemiş bir şekilde güvenlik önlemleri aldı. Ulaşım tamamen durduruldu ve İstanbul'da adeta sıkıyönetim ilan edildi..! Hükümetin erken davranması ve alınan bu tedbirler nedeniyle 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı yerine darbe günü olarak tarihe geçmesi önlendi..!
● Derin darbeciler 1 Mayıs'ta başaramadılar ancak yılmadılar da..!? Çünkü bu plan onların var olma savaşlarıydı. Ya tamamen yok olacaklar ya da ülkenin yönetimini yeniden ele geçireceklerdi.
● Ve bir milletin uyandığı gün: 31 Mayıs Gezi Darbesi..!
Bu defa tarih olarak 31 Mayıs'ı belirlediler.
Daha önce tiyatro oyunlarıyla provasını yaptıkları planı hayata geçirmek için düğmeye bastılar.
Önce "Gezi Parkı'nda ağaçlar kesiliyor" diye hazır kıtaları Gezi Parkı'nda topladılar. Hiçbir şeyden haberi olmayan bazı vatandaşlar da çevre eylemi diye Gezi Parkı'na giderek, destek verdi..!
İstenilen oldu ve yeterli kalabalık sağlandıktan sonra ağaç bahanesini bir kenara bırakıp Taksim'den "Tahrir" çıkarma niyetlerini açık ettiler..!
Gerisini zaten biliyorsunuz. Önce medyada çöreklenmiş derin gazeteciler, ardından da ekranlardan tanıdığınız sanatçı denilen soytarılar maskelerini çıkardı ve halkı açıkça isyana çağırdı..!
Niyetlerini açıkça söyleyecek kadar da pervasızdı hepsi..! Çünkü bu sefer kazanacaklarına inanmışlardı, inandırılmışlardı..!
Ama hesaba katmadıkları bir şey oldu.
27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat'ta susan sessiz çoğunluk, bu kez bırakın sesini çıkarmayı haykırmaya başladı..!
"Menderes'i astınız, Özal'ı zehirlediniz, Erdoğan'ı yedirmeyiz" diyerek, tarihinde ilk kez darbecilere kafa tuttu..!
Yüz binler gece yarısı havaalanına dökülerek liderlerine sahip çıktı. İşte o gün havaalanına kendiliğinden dolan yüz binler, Türkiye tarihinin belki de en kanlı darbesini o gece önledi..!
Yıllarca her türlü haksızlık karşısında susan ve yaradanına sığınan sessiz çoğunluk, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" haykırışları arasında bu kez kendi seçtiği adamına sahip çıktı, yedirmedi..! O da dik durdu, eğilmedi..!
●● Ve
Laiklik bu ülkeye, Müslüman olmayanların inançlarını Müslümanlardan daha rahat yaşaması için getirilmiştir..!
Mutlu ve azgın azınlığın arkasına sığındığı ve bir zırh olarak kullandığı laiklik bir çok insanın haksız yere canını yaktı, binlerce insana zindanlarda zulmetti..!
Laiklik, Müslüman olmayanları korumuş, Müslümanlara zulüm aracı olarak kullanılmıştır. Adeta "Allah" diyen herkesin kafasında mel'un bir şeytan olarak dikilmiş, binlerce Müslüman zarar görmüş ve cezalandırılmıştır. Allah, bu zulmü Müslümanlara reva görenlere mutlaka hesabını soracaktır inşallah!
Ne diyelim..!
"Tükürmek lazım zalimlerin hayasız yüzlerine..!
"Yaşasın zalimler için cehennem.!"
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar●● Acımadan çok zulmettiniz, utanmadan..!
Kendinizi bu ülkenin sahibi ve bizi de maraba gördünüz ar duymadan..!
Kötülükle yoğrulan kalbiniz ve vicdanınız kin kustu, bizi sizden ayrı ve uzak gördünüz..! Kurbanımıza bile savaş açtınız hayvan katliamı diye, ama derisini gasp ettiniz..!
Hacc'a gitmemizi bile engellediniz onursuzca..!
Ezanımıza hasret bıraktınız..!
Düşman gibi saldırdınız ama biz, sizi düşman görmedik..!
● Kur'an'ımızı okumayı bile bize çok gördünüz..!
Anlatırdı dedem, ineklerin yattığı yerde gizli gizli Kur’an okumayı öğrenen dedem, ahırın yanındaki evinde Kur’an okuyamadığı için sessizce ağlarmış! Allah’ın kitabına bu muameleyi yapanlara karşı ayaklanmadığı gibi, 24 ay hiç izin kullanmadan, toplam 36 ay askerlik yapmış..!
● Hepimiz haykırarak, erkekliğimizden utanırdık!
Üniversite kapısında bekleyen başörtülü kızların yanından geçerken, hayatımızda yaşadığımız en büyük acıydı hepimiz için belki de..!? Müslümanlığımızdan, insanlığımızdan, erkekliğimizden utanırdık..! Dilimizde bazen dualar bazen beddualar dolaşırdı. Ama biz hiç elimize taş alıp polislere atmadık..! Dükkanların camlarını kırıp araçları yakmadık..!
● 97 yıllık cumhuriyet tarihinin, "birlikte gülelim" diye hala dua ediyoruz..! Duaların taşlardan daha güçlü olduğunu bilmeyenler, ne demek istediğimi anlamazlar..!
●● Ve
7 Mayıs 1960 tarihinde ortaya çıktılar. O gün sessiz çoğunluk sesini çıkarmadığı için Adnan Menderes asıldı..!
● Daha sonra 12 Eylül tarihinde tekrar sahne aldılar. Sağcı-Solcu, Faşist-Komünist deyip halkı birbirine kırdırdılar. Kurtuluş Savaşı'nda şehit olan askerlerimizin yarısı kadar insanımız öldü. Sessiz çoğunluk yine sesini çıkarmadı ve darbeciler işbaşına geldi..!
● Sonrası malum..! Faili meçhuller aldı başını gitti..! Bir çok insan katledildi..! Sesini çıkaran herkes..!
● Bin yıl sürecek denilen 28 Şubat'a gelindi..! Bin yıl sürecek deyip, bir de buna inandılar. Muhafazakar kesim eşi benzeri görülmemiş bir zulümle ezildi. Sessiz çoğunluk yine Allah'ına havale etti, ses çıkarmadı..!
Sessiz çoğunluğun sesi çıkmadıkça azgın azınlık, medyasıyla, askeriyle, sözde aydın ve siyasetçisiyle bu ülkenin efendisinin kendileri olduğuna iyice inandı..!
● 27 Nisan, tarihin yeniden yazıldığı gün..!
Sessiz çoğunluğun artık sesi çıkmaya başlamış, "Bu kez ülkeyi artık ben yöneteceğim" diyordu. Daha da ileri giderek "Cumhurbaşkanı ve Başbakan artık benim içimden, halktan çıkacak" demişti..!
Azgın azınlık şaşırmıştı. İlk kez emir komuta zinciri içinde yönettiği halkından böyle bir direnişle karşılaşıyordu.
Hemen 27 Nisan e-muhtırası verildi. Sandılar ki, yükselmeye başlayan halkın sesi bu çıkışlarıyla kesilecekti..!?
İlk kez bir millet darbecilere karşı ses veriyordu..!
● Sonra her şey hazırdı. Uygun bir ortam olduğunda harekete geçilecek ve "Türk Baharı" adı altında isyan başlatarak, hükümeti devireceklerdi. Tarih olarak da 1 Mayıs'ı seçtiler..!
1 Mayıs'ta binlerce insanı Taksim'e toplayacak ve orada olay çıkarıp polisin kalabalığa müdahale etmesi sağlanacaktı. Yaşanacak ölümlerle de ilk kıvılcımı yakacaklardı..!
Ancak hesaba katmadıkları bir şey oldu. Alınan bir istihbarat sonrasında büyük oyun, hayata geçirilmesine günler kala deşifre oldu..!
Hükümet Taksim'deki 1 Mayıs kutlamalarına izin vermedi ve o güne kadar görülmemiş bir şekilde güvenlik önlemleri aldı. Ulaşım tamamen durduruldu ve İstanbul'da adeta sıkıyönetim ilan edildi..! Hükümetin erken davranması ve alınan bu tedbirler nedeniyle 1 Mayıs'ın İşçi Bayramı yerine darbe günü olarak tarihe geçmesi önlendi..!
● Derin darbeciler 1 Mayıs'ta başaramadılar ancak yılmadılar da..!? Çünkü bu plan onların var olma savaşlarıydı. Ya tamamen yok olacaklar ya da ülkenin yönetimini yeniden ele geçireceklerdi.
● Ve bir milletin uyandığı gün: 31 Mayıs Gezi Darbesi..!
Bu defa tarih olarak 31 Mayıs'ı belirlediler.
Daha önce tiyatro oyunlarıyla provasını yaptıkları planı hayata geçirmek için düğmeye bastılar.
Önce "Gezi Parkı'nda ağaçlar kesiliyor" diye hazır kıtaları Gezi Parkı'nda topladılar. Hiçbir şeyden haberi olmayan bazı vatandaşlar da çevre eylemi diye Gezi Parkı'na giderek, destek verdi..!
İstenilen oldu ve yeterli kalabalık sağlandıktan sonra ağaç bahanesini bir kenara bırakıp Taksim'den "Tahrir" çıkarma niyetlerini açık ettiler..!
Gerisini zaten biliyorsunuz. Önce medyada çöreklenmiş derin gazeteciler, ardından da ekranlardan tanıdığınız sanatçı denilen soytarılar maskelerini çıkardı ve halkı açıkça isyana çağırdı..!
Niyetlerini açıkça söyleyecek kadar da pervasızdı hepsi..! Çünkü bu sefer kazanacaklarına inanmışlardı, inandırılmışlardı..!
Ama hesaba katmadıkları bir şey oldu.
27 Mayıs, 12 Eylül ve 28 Şubat'ta susan sessiz çoğunluk, bu kez bırakın sesini çıkarmayı haykırmaya başladı..!
"Menderes'i astınız, Özal'ı zehirlediniz, Erdoğan'ı yedirmeyiz" diyerek, tarihinde ilk kez darbecilere kafa tuttu..!
Yüz binler gece yarısı havaalanına dökülerek liderlerine sahip çıktı. İşte o gün havaalanına kendiliğinden dolan yüz binler, Türkiye tarihinin belki de en kanlı darbesini o gece önledi..!
Yıllarca her türlü haksızlık karşısında susan ve yaradanına sığınan sessiz çoğunluk, "Dik dur eğilme, bu millet seninle" haykırışları arasında bu kez kendi seçtiği adamına sahip çıktı, yedirmedi..! O da dik durdu, eğilmedi..!
●● Ve
Laiklik bu ülkeye, Müslüman olmayanların inançlarını Müslümanlardan daha rahat yaşaması için getirilmiştir..!
Mutlu ve azgın azınlığın arkasına sığındığı ve bir zırh olarak kullandığı laiklik bir çok insanın haksız yere canını yaktı, binlerce insana zindanlarda zulmetti..!
Laiklik, Müslüman olmayanları korumuş, Müslümanlara zulüm aracı olarak kullanılmıştır. Adeta "Allah" diyen herkesin kafasında mel'un bir şeytan olarak dikilmiş, binlerce Müslüman zarar görmüş ve cezalandırılmıştır. Allah, bu zulmü Müslümanlara reva görenlere mutlaka hesabını soracaktır inşallah!
Ne diyelim..!
"Tükürmek lazım zalimlerin hayasız yüzlerine..!
"Yaşasın zalimler için cehennem.!"
Mehmet Bozkurt, Eğitimci İlahiyatçı Araştırmacı Yazar
Adnan İPEKDAL
Eziklerin Efendisi Efendilerin Eziği
Nihat Güç
Kur’an’dan Birkaç Mesaj
Bülent ERTEKİN
Ellerinizi aktarcı milletinin üzerinden çekiniz!
Mehmet Nuri BİNGÖL
Büyük Dedem Kado
Seyfettin BUDAK
“Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…”
Adnan ÖZ
Kazanabileceğimiz maçları kazanamamak alışkanlık oldu!
Halil MERT
Papa Daveti, Fener Patrikhanesi…
Eyüphan KAYA
Kadim Diyanet Reisimiz Ali Erbaş hocadan kamuoyuna
Recep YAZGAN
Papa bizi birleştirdi, gitti!
Vehbi KARA
En Güzel Yazılar Hangisi?
Hamdi TEMEL
Metamfetamin Ölümleri
Erol AYDIN
Bir Damla Kan, Bin Bir Endişe
Ahmet SAĞLAM
Sevindik, Sevinemedik
Ahmet Eren KURT
Gölgenin Derinliğine Doğru İnen Merdivenler
Gülay ÇETKİN
Okula Gelen Gizemli Kişi
Songül KARAMAN
Zikrin Beyindeki Gücü
Özlem Gürbüz
Yeşil Yapay Zeka İçin Politika Çerçevesi
Mehmet BOZKURT
Öğretmenler Günü- 2025
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Fatih ORUÇ
ENFLASYON neden düşmüyor!
Fatma Saçak Akbulut
Bataklıktan Doğan Saflık: Lotus’un Sessiz Öğretisi; Lotus
Aydın BENLİ
Şehit cenazelerinde edep ve haya dersi şart!
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Teknoloji Kullanımı: Fırsatlar Ve Tehditler
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Ahmet AYDIN
Bilir misin?
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Ahmet DÜZGÜN
Putlarımız ve Perestlerimiz
Cevahir AYDIN
Yanlış Anladınız
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Mesut BALYEMEZ
SOSYAL MEDYA KEVAŞELERİ
Bilal Dursun YILMAZ
Her Şey Dâhil Vicdan
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Ravza ZEYBEK
Bulanlar Arayanlardır
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Aydan KURT
Farkında mısınız?
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Emine AYDEMİR
Ateşle oynayan evliya Ateşbaz veli hazretleri
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
Abdullah BİR
Fitne, Kaos, Suriye ve Suriyeliler’e Daire İki Kelam...
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Önder GÜZELARSLAN
İsraf Bir İnsanlık Suçudur!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)