Türk milletinin tarihini 1923 ile başlattık, öncesini yok saydık. Oysa 5 bin yıllık tarihi maziye sahip bir milletin tarihini yalnızca Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile başlatmak, en basit ifadeyle tarih bilmemektir. Geriye dönüp baktığımızda 16 büyük Türk devleti görüyoruz. Türk tarihine baktığımızda ise hiçbir dönemde esaret altında yaşamış bir millet tablosu görmüyoruz.
Prof. Dr. Fritz Neumark'ın şu sözü oldukça dikkat çekicidir: "Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz."
Amerikalı tarihçi Carter Findley de Türkçe'ye, “Dünya Tarihinde Türkler” adıyla çevrilen eserinde Türk tarihini Sakalar'dan günümüze kadar ele almıştır. Yaklaşık 300 sayfalık bu çalışma, Türk tarihini derli toplu anlatan önemli eserlerden biridir.
Bütün bunlara rağmen kendi tarihimize yeterince sahip çıkmıyor, yalnızca son 100 yıla sığınıyoruz. Buna hakkımız yok. CHP'nin yazdığı tarih anlayışını hala ders kitaplarında çocuklarımıza okutuyoruz. Üzgünüm ama CHP, dün de bugün de Türk milletini mutlu eden bir siyasi hareket olamamıştır. Geriye dönüp baktığımızda acılar, yasaklar ve milletin milli, manevi, insani ve ahlaki değerleriyle yaşanan çatışmalar akla gelmektedir. CHP'nin milletle olan kavgasının hiçbir zaman tam anlamıyla sona ermediğini düşünenlerin sayısı da az değildir.
Bugün ise CHP kendi içinde ciddi bir bölünme yaşamaktadır. Hak ve hakikati haykırmak yerine, örtmeye çalışan bir görüntü sergilemektedir.
Ayrıca geçmişte birçok askeri darbe ve muhtıraya destek verdiği ve alkışladığı iddiaları da hala gündemdedir. Darbeler ve muhtıralar ise Türkiye'nin büyüme ve güçlenme hedeflerine büyük zarar vermiştir.
İşte Türkiye'nin darbeler tarihi:
27 Mayıs 1960 Darbesi,
22 Şubat 1962 Talat Aydemir Darbe Girişimi,
20 Mayıs 1963 İkinci Talat Aydemir Girişimi,
12 Mart 1971 Muhtırası,
12 Eylül 1980 Darbesi,
28 Şubat 1997 Süreci,
27 Nisan 2007 E-Muhtırası,
15 Temmuz 2016 Darbe girişimi...
Bugün CHP'de yaşanan kavganın kökleri ise 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar uzanmaktadır. Kemal Kılıçdaroğlu'nun seçimleri kaybetmesinin ardından parti içinde değişim talepleri yükselmiş, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel çevresindeki isimler yeni bir yönetim istemiştir. Kasım 2023'te yapılan kurultayda Özgür Özel Genel Başkan seçilmiş, ancak sonrasında kurultaya ilişkin çeşitli iddialar ve hukuki süreçler CHP'yi yeni bir krizin içine sürüklemiştir.
Bugün gelinen noktada CHP'de yaşananlar yalnızca bir liderlik yarışı olarak görülmemektedir. Tartışma; partinin geleceğini kimin şekillendireceği, Cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve CHP'nin hangi siyasi çizgide yoluna devam edeceği konusunda büyük bir güç mücadelesine dönüşmüştür.
CHP denildiğinde son yıllarda en çok duyulan kelimeler...
Kavga, mahkeme, rüşvet, iddianame, ihraç, delege, kongre, pavyon, dolar, arkadan hançer ve mutlak butlan...
... Ve
CHP kavgasında yaşanan tiyatroda oyuncular;
Parayı verenler CHP'li...
Parayı alanlar CHP'li...
Şikayet edenler CHP'li...
Dava açanlar CHP'li...
İtirafçı olanlar CHP'li...
Kongrede oylar para ile yer değişti diyenler de CHP'li...
Buna rağmen suçlu aramak, kendilerini avutmaktır...
100 yıllık köklü bir partı, özünde solcu olmayan bir belediye başkanının arkasına takılmış gidiyor!
Yüz yıllık köklü bir parti bugün kendi içinde derin bir hesaplaşma yaşamaktadır. Ankara'da aynı gün içinde iki ayrı CHP mitinginin yapılması, parti içindeki ayrışmanın geldiği noktayı göstermektedir.
Birleşmek ve bir araya gelmek bugün çok zor görünüyor! CHP Genel Merkezi ile Güvenpark'ta yapılan miting arasında yaşanan görüntüler, birçok kişiye göre Türk siyasetinin en dikkat çekici sahnelerinden biri olarak tarihe geçecektir.
Görelim Mevlam neyler, neylerse güzel eyler...
Saygılarımla...