Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir

Hüseyin KURT

03-06-2026 16:10

Türkiye’de insanların ilginç düşünce biçimleri oluştu. Belkide hep vardı ama siyasal tartışmalarda gün yüzüne çıktı ve daha belirgin oldu.

Bir konu hakkında konuştuğunuzda insanlar önce ne söylediğinize değil, kimin söylediğine bakıyor.

Eğer eleştirdiğiniz kişi kendi mahallesinden değilse söylediklerinizi dikkatle dinliyorlar. Ama eleştirdiğiniz kişi kendi taraflarındansa, cümlenin içeriğine bakmadan savunma mekanizması devreye giriyor.

Sanki doğru ve yanlışın değeri, onu söyleyen kişinin kimliğine göre belirleniyormuş gibi…

Oysa mantık tarihinde buna verilen isim bellidir: “Genetik Safsata”.

Bir düşüncenin doğruluğunu veya yanlışlığını, içeriğine göre değil kaynağına göre değerlendirme hatası.

Bir fikrin doğruluğu onu söyleyen kişinin kimliğinden bağımsızdır.

Bir hırsız size saatin kaç olduğunu söylediğinde saat gerçekten üçse, sırf söyleyen hırsız diye vakit değişmez.

Ama günümüz tartışmalarında insanlar önce konuşanın kimliğini sorguluyor, sonra düşüncenin doğruluğunu.

Hakikati değil tarafı savunuyorlar.

Bir başka problem daha var.

Toplumumuzun önemli bir kısmı dünyayı iki kutuplu bir hikâye olarak görüyor.

İyi ve kötü.

Biz ve onlar.

Kahraman ve hain.

Oysa hayat bu kadar basit değil.

İki taraf da yanlış olabilir.

İki taraf da doğru olabilir.

Bir taraf yanlış, diğer taraf daha yanlış olabilir.

Bir konuda haklı olmak başka bir konuda haksız olmayı engellemez.

Fakat insanlar çoğu zaman bir kişiyi eleştirince karşı tarafı savunduğunuzu düşünüyor.

Bir partiyi veya lideri eleştiriyorsanız rakip partiyi desteklediğiniz varsayılıyor.

Bir hükümet uygulamasını eleştiriyorsanız muhalif olduğunuz kabul ediliyor.

Muhalefeti eleştiriyorsanız iktidar yanlısı ilan ediliyorsunuz.

Sanki üçüncü bir seçenek yokmuş gibi…

Bu durum sosyal psikolojide “İkili Düşünme veya “Siyah-Beyaz Düşünme” olarak tanımlanır.

Dünya gri tonlarla doludur.

Ama zihin konforu sever.

Karmaşık gerçeklik yerine basit kamplar üretir.

Bununla bağlantılı bir başka zihinsel tuzak daha vardır:

“Ya onlar?”

Tartışmanın herhangi bir yerinde mutlaka ortaya çıkar.

Bir usulsüzlükten bahsedersiniz.

“Ya onlar zamanında ne yaptı?”

Bir hukuksuzluğu eleştirirsiniz.

“Karşı taraf daha büyüğünü yaptı.”

Bir yanlışlığı ortaya koyarsınız.

“Herkes yapıyor.”

Dünya buna “Whataboutism” diyor.

Türkçeye kabaca “peki ya onlar ne olacak?” mantığı olarak çevrilebilir.

Bu yöntem bir savunma değildir.

Bir dikkat dağıtma tekniğidir.

Çünkü başka bir yanlış, mevcut yanlışı ortadan kaldırmaz.

Bir hırsızın varlığı başka bir hırsızlığı meşru kılmaz.

Bir suç başka bir suçu aklamaz.

Bir rezalet başka bir rezaletin mazereti olamaz.

Hukukta çok eski bir ilke vardır:

“Sui misal emsal olmaz” yani “Kötü örnek emsal teşkil etmez.”

Bir yanlışın geçmişte yapılmış olması onun tekrar yapılabileceği anlamına gelmez.

Aksine geçmiş yanlışlar tekrar edilmemesi gereken örneklerdir.

Fakat toplumsal tartışmalarımızın önemli kısmı kötü örnekleri meşrulaştırma üzerine kuruludur.

“Onlar yaptıysa biz de yaparız.”

“Eskiden de böyleydi.”

“Bu ülkede hep böyle olmuş.”

Aslında bu cümleler savunma değil, itiraftır.

Yanlışın kabulüdür.

Sadece normalleştirilmiş hâlidir.

Sosyologlar buna “Ahlaki Görecilik Tuzağı” der.

İnsanlar zamanla evrensel ilkeleri terk edip kendi grubunun davranışlarını ölçü almaya başlar.

Kendi tarafının yanlışı “zorunluluk” olur.

Karşı tarafın yanlışı “ahlaksızlık”.

Kendi tarafının propagandası “bilgilendirme”.

Karşı tarafın propagandası “manipülasyon”.

Kendi tarafının yolsuzluğu “istisna”.

Karşı tarafınki “sistematik suç”.

Böylece hakikat ölür.

Geriye sadece kabileler kalır.

İnsanların çoğu zaman gerçeği bulmak için değil, ait oldukları grubu savunmak için düşündüklerini söyler.

Zihin bir hâkim gibi değil, bir avukat gibi çalışır.

Karar önce verilir.

Gerekçeler sonra bulunur.

Bu yüzden insanlar çoğu zaman delillerin peşinden gitmez.

Kendi taraflarını doğrulayacak delillerin peşinden gider.

Buna da “motivasyonlu akıl yürütme” denir.

Belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, taraf seçmek değil ilke seçmektir.

Bir yanlış, kimin yaptığına bakılmaksızın yanlış olmalıdır.

Bir doğru, kimin söylediğine bakılmaksızın doğru olmalıdır.

Bir kişi aynı anda hem haklı hem haksız olabilir.

Bir kurum hem faydalı işler yapıp hem de ciddi hatalar işleyebilir.

Bir olayı eleştirmek, karşıtını savunmak anlamına gelmez.

Hakikatin en önemli özelliği tarafının olmamasıdır.

Hakikat; parti rozetine, ideolojiye, lidere, tarikata, cemaate, etnik kimliğe veya mahalleye göre değişmez.

Değişen şey hakikat değil, insanların ona bakarken taktıkları gözlüktür.

Ve bazen o gözlükler o kadar kalınlaşır ki insanlar gerçeği değil, yalnızca kendi taraflarının yansımasını görmeye başlarlar.

Dert kişiler değil, ilkelerdir.

Bir yanlışı eleştirmek, karşısındakini savunmak anlamına gelmez.

Bir konuda haklı olanı kabul etmek de onun her konuda haklı olduğunu göstermek değildir. Çünkü hakikatin partisi, ideolojisi, cemaati, etnik kimliği veya mahallesi yoktur.

Doğru, doğru olduğu için, yanlış da yanlış olduğu için değerlendirilir.

Kalın sağlıcakla.

DİĞER YAZILARI Asabiyenin Gölgesinde Bir Coğrafya 01-01-1970 03:00 Sessiz Savaş Türkiye Kıyılarına Yaklaşıyor… 01-01-1970 03:00 Yeni Neslin Görünmeyen Krizi 01-01-1970 03:00 Yaşar Doğu’dan Astorya’ya 01-01-1970 03:00 Bir medeniyeti yok etmek! 01-01-1970 03:00 Soğuk Savaşın Döneminde ABD’nin Asıl Korkusu Milliyetçilikti 01-01-1970 03:00 Kasası Dolu, İlçesi Yorgun Belediyeler 01-01-1970 03:00 İlkadım Ve Canik İçin Son Uyarı! 01-01-1970 03:00 Kıyamet Senaryoları Arasında Kaybolan Akıl 01-01-1970 03:00 Mezhep Fayını Kaşımaya Kalkışanlara Uyarı 01-01-1970 03:00 Karadeniz’i Atık Çukuru Yapmak 01-01-1970 03:00 Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu 01-01-1970 03:00 Samsun’un Ses Karnesi 01-01-1970 03:00 Metan Gazıymış! 01-01-1970 03:00 Gazetecinin Bileğindeki Kelepçe! 01-01-1970 03:00 Tören Var, Teslim Yok: PKK'nın Gölge Planı Silah Bırakma Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Ortadoğu: Kutsalın Göğsünde Kanlı Bir Tarih 01-01-1970 03:00 Sanayinin Sessiz Çöküşü ve Faiz Kıskacındaki İş Dünyası 01-01-1970 03:00 Papa’nın İznik Ziyareti: Dua Değil, Mesaj! 01-01-1970 03:00 Beluçistan, pakistan’dan bağımsızlığını ilan etti: bop illeti işliyor! 01-01-1970 03:00 PKK 2002’de feshedilmişti 01-01-1970 03:00 Siyasetin Üzerimizdeki Baskısı 01-01-1970 03:00 Kader Değil, Karar; O Ruhsatı Kim Verdi! 01-01-1970 03:00 Yüzde 3,5 Kuralı: Değişimi Başlatan Azınlıklar 01-01-1970 03:00 Kontrollü Mağduriyet Çağı: Mağdur Olan Değil, Mağduriyeti Yöneten Kazanıyor 01-01-1970 03:00 Suriye Savaşı ve Gerçek Failler 01-01-1970 03:00 İklim yasası mı, yeşil maskeli piyasa kanunu mu? 01-01-1970 03:00 Kardeşlikten İhanete: KKTC Yalnızlaştırılıyor 01-01-1970 03:00 Kıbrıs'ta Kurulan Yeni Oyun ve Türk Dünyasından Gelen İhanet 01-01-1970 03:00 WİKİLEAKS Belgelerinde Ümit Özdağ 01-01-1970 03:00 İhvan’dan HTŞ’ye Giden Süreç: Sivil Direnişten Silahlı Selefi Cihatçılığa 01-01-1970 03:00 Trump’ın İkinci Döneminde Dünyayı Ve Türkiye’yi Bekleyen Değişim Rüzgârları 01-01-1970 03:00 Son Gelişmeler Üzerine Bir Değerlendirme: PKK, Kürtçülük ve Küresel Planlar 01-01-1970 03:00 Osman Kara’nın Kutlu Mücadelesi 01-01-1970 03:00 Doğruya doğru demek; Milletvekili Mehmet Muş! 01-01-1970 03:00 Yerel Seçim Öncesinde İlkadım Analizi 01-01-1970 03:00 Tilkilerin Hikâyesi ve Modern Toplum 01-01-1970 03:00 12 Eylül Askeri Darbesi Unutulmaz Bir Kırılma Noktası 01-01-1970 03:00 Seçim Gündemine Dair Kısa Kısa 01-01-1970 03:00 Samsun En Çok Göç Alan İller Arasında 01-01-1970 03:00 Parti vekili ile milletin vekili arasındaki fark! 01-01-1970 03:00 Siyasette değişim adaylarla başladı! 01-01-1970 03:00 Samsun İlçelerin Sosyo Ekonomik Gelişmişlik Endeksi (Sege) Verilerine Göre 1966’dan Bugüne Kıyaslaması 01-01-1970 03:00 DEPREM ve SAMSUN 01-01-1970 03:00 İlçelerin 2022 Karnesi; İlçe 2022 Sege Verileri 01-01-1970 03:00 Bedava Peynir Fare Kapanında Olur 01-01-1970 03:00 Dar gelirli vatandaş ve çiftçiler için empati yapmak! 01-01-1970 03:00 Karadeniz ve Müsilaj! 01-01-1970 03:00 Türk Milleti’nin Ferasetine Güvenmeyenler! 01-01-1970 03:00 Bitcoin ve Altcoin Kripto Para Piyasalarından Nasıl Kripto Para Satın Alabilirim! 01-01-1970 03:00 Fetö’nün Siyasi Ayağı” İşi Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Yarım Akıllı Ulaşım 01-01-1970 03:00 İnsanlığın Kronik Hastalığı Ön Yargı! 01-01-1970 03:00 Halka Cennette Cehennemi Yaşatanlar! 01-01-1970 03:00 Deltadaki Çakallar Ve Domuzlar 01-01-1970 03:00 Kızılırmak Deltasında Keyfi Kararlar 01-01-1970 03:00 Kuş Cennetinde Yanlış İşler! 01-01-1970 03:00 Değişime Hazır Değilseniz Okumayın! 01-01-1970 03:00 Laftan Fazlası Lazım! 01-01-1970 03:00 Yeni Dünya Düzeni Ve Sosyal Medya 01-01-1970 03:00 Beğeni Peşinde Koşanlar 01-01-1970 03:00 Bu yerel seçimler farklı olacak! 01-01-1970 03:00 Ekonomik İstikrarsızlık Ve Sivri Diller 01-01-1970 03:00 Sokma akıllı tarım! 01-01-1970 03:00 Samsun’da Yeni Rejimin İlk Seçimleri 01-01-1970 03:00 Yeni Rejimin Seçimi 24 Haziran 01-01-1970 03:00 Ak kurtlar yuvaya dönüyor! 01-01-1970 03:00 Üniversite-Sanayi İşbirliğinde Türkiye’ye Model Olabiliriz… 01-01-1970 03:00 Fiiliyattan Resmiyete Yeni Rejim 01-01-1970 03:00 Ekonomik endişelerimiz artıyor!.. 01-01-1970 03:00 Milliyetçilikten Rol Çalanlar 01-01-1970 03:00 Seçime 27 Gün Kala Samsun Seçimleri 01-01-1970 03:00 Vekil Listeleri Ve Hesaplamalar 01-01-1970 03:00 Milletin vekili mi, partinin temsilcisi mi? 01-01-1970 03:00 Genel af çıkacak mı? 01-01-1970 03:00 Devletin Yapısını Değiştirmek 01-01-1970 03:00 At Gözlüğünü Çıkartın, Düzenleme Yapın 01-01-1970 03:00 Tarım Şehri Samsun Masalı 01-01-1970 03:00 Utanmak 30 dakika, pişmanlık bir ömür! 01-01-1970 03:00 Üst Akıl Oyunları 01-01-1970 03:00 Gündeme Dair Kısa Kısa 01-01-1970 03:00 Kralcı Aymazlar 01-01-1970 03:00 Seçim Havasına Girememek 01-01-1970 03:00 19 Mayıs’ın 100. Yılı Ve Pontuscular 01-01-1970 03:00 Erken değil, baskın oldu! 01-01-1970 03:00 Samsunluluk Ruhu Ve 19 Mayıs 2019 01-01-1970 03:00 Samsun’un Acı Karnesi Ve Yönetişim Zihniyeti 01-01-1970 03:00 Konumuz Deizm! 01-01-1970 03:00 Fındık Üreticisinin Acınacak Hali!.. 01-01-1970 03:00 Darbe Tatbikatları Ve Yakın Gelecek 01-01-1970 03:00 Dost-düşman kavramı değişiyor mu? 01-01-1970 03:00 Faşist Hollanda! 01-01-1970 03:00 Bu Ne Kepazelik; Alayımızı Dinlemişler 01-01-1970 03:00 sosyal tembellik ve –mış gibi yapanlar… 01-01-1970 03:00 Davranış Batağında Toplumsal Çöküş Ve Şehri Planlayanlar 01-01-1970 03:00 Samsun’un Şiddet Halleri 01-01-1970 03:00 Dünya’nın Oylamaları 01-01-1970 03:00 Memleketin Oylamaları 01-01-1970 03:00 Sağlıklı Düşün, Sağlıklı Karar Ver 01-01-1970 03:00 Sihirli Rakam 330 01-01-1970 03:00 ateşten gömlek ve at gözlüğü 01-01-1970 03:00 Umut etmek haram mı? 01-01-1970 03:00 Ülke savaşta desek abartmış olur muyuz? 01-01-1970 03:00 Elçiye zeval oldu! Ya menfaati olanlar? 01-01-1970 03:00 Milli seferberliğe hazır mıyız? 01-01-1970 03:00 Abd yaklaşanı yakmış! 01-01-1970 03:00 Kim Demiş Olmaz Diye 01-01-1970 03:00 Fındıkta Oynanan Oyunlar 01-01-1970 03:00 Samsun’un Havaalanı İle İmtihanı 01-01-1970 03:00 Kovuldun Trump Efendi… 01-01-1970 03:00 Davetsiz Darbe 01-01-1970 03:00 Unesco Ve Kızılırmak Deltası 01-01-1970 03:00 Bylock Yok Eagle Verelim 01-01-1970 03:00 Yeni Kapı Ruhunu Ruhsuzlaştıranlar 01-01-1970 03:00 Abd Ve Yunan’ın Samsun’u Bombalaması 01-01-1970 03:00 Bugün Samsun’da Samimiyet Sınavı Var 01-01-1970 03:00 Zirvesi Siyaset Yapıda Dayak Yiyen Papaz 01-01-1970 03:00 Vicdan Terazisi 01-01-1970 03:00 Toplumsal Şizofreninin Eşiğindeyiz 01-01-1970 03:00 Suriye Bataklığında Öso 01-01-1970 03:00 Teknolojik Umacı Bylock 01-01-1970 03:00 Mütedeyyin vatansever! 01-01-1970 03:00 Koridorcular Sahnede, Ordu Suriye’de 01-01-1970 03:00
haber yazılımı