Samsun’da son günlerde uzun zamandır görülmemiş bir tartışma başladı.
Tartışmanın nedeni Samsun’da yeni düzenlenen İstiklal Meydanı’ndaki “Astorya” adı verilen kimisinin gösteri merkezi, kimisinin de “uçan tiyatro” dediği genelde 8D olarak bilinen sinema gösteri merkezi.
Türkiye’de ve dünyada 3D den 9D hatta bir gelişmişi olan XD’ye kadar birçok versiyonu var.
Türkiye’de çok boyutlu sinema teknolojileri 2010’ların başında tema parklarıyla başladı. İSTANBUL Vialand Tema Park içindeki 5D sinema bu sürecin başlangıcı sayılır. Ardından 7D ve 8D sistemler AVM’lerde hızla yayıldı.
Bu yerler klasik sinemadan farklı olarak kısa süreli eğlence ve simülasyon deneyimi olarak gelişti.
Neyse konumuz bu değil!
Konumuz 8D sinema keyfinin Samsun’la tanışması da değil.
Konumuz tartışmanın odağında olan “Astorya” adı.
Öncelikle “Astorya” adının hikayesiyle başlayalım.
Samsun Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı “Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi” 17 Kasım 2025’de marka tescili için Türk Patent Enstitüsüne başvuru yapmış. O tarihte yapılan logolu başvurudaki bu yerin adı “ASTORYA FLY”. Bu yazım hali ile anlam olarak “Astorya uçuş” anlamına geliyor.
Başvuru, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde Nice Sınıflandırması kapsamında 09, 35 ve 41. sınıfları içerecek şekilde yapılmış. Bu sınıflar; 9. sınıf (arttırılmış gerçeklik görüntüleme sistemleri), 35. sınıf (ticari faaliyet) ve 41. sınıf (gösteri, etkinlik) olarak yapılmış. Başvuru sonrasında ilana çıkmış.
Yapılan “ASTORYA FLY” marka başvurusuna 27 Şubat ve 28 Şubat 2026’da iki ayrı itiraz yapılmış.
Nedeni temel olarak şu; 9. Sınıfta “ASTORYA” adı 2006 yılında tescil edilmiş. 35. ve 44. sınıfta ise 2010 yılında tescil edilmiş. Devamı süreçlerde de başına veya sonuna değişik kelimeler eklenerek farklı başvurular yapılmış. Birçoğuna itirazlar olmuş ve tamamına yakını tescil edilememiş.
Peki devamında ne olmuş?
“Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi” bu itirazlar sonrasında “ASTORYA” adının marka tescili işleminin zor hatta imkansıza yakın olduğunu görünce 23 Mart 2026 tarihinde “astorya samsun” adıyla yeni bir marka başvurusu yapmış. Bu kez 9, 35 ve 41. sınıflara ilave olarak 28, 40 ve 43. sınıfları da ilave etmiş. Bu ilave sınıflar ise; 28. sınıf (oyun, simülasyon ve eğlence ekipmanları), 40. sınıf (teknolojik işleme ve üretim hizmetleri) ve 43. sınıf (yeme-içme ve ziyaretçi ağırlama hizmetleri) olarak yapılmış.
Bu başvuru yeni olduğu ve henüz askıya çıkmadığı için mevcutta bir itiraz yok. Yok ama; 28. ve 43. sınıflarda “astorya” adı yine tescilli. Buradan da itiraz geleceği ve bu sınıflarda bu markanın da tescili zor görünüyor. Belki 40. sınıf olan “teknolojik işleme ve üretim hizmetleri” sınıfında tescil onaylanabilir ki bu da böylesi bir sinema, gösteri ve arttırılmış gerçeklik merkezinde ana sınıf olan 9. ve tamamlayıcı ticari faaliyet sınıfları olan 35 ve 41 sınıflarda bu marka altında tescili yapmadan hizmet vermek de marka adına riskli olur ve “astorya” markası sahipleri dava açabilir.
“Samsun Kültür Turizm Ticaret Anonim Şirketi”nin bu başvurusu yeni olduğu için süreç devam ediyor.
Özetle bu tür bir işletme için “astorya” markasının önüne veya sonuna ekler yaparak marka tescili biraz zor görünüyor.
Konumuza devam edelim!
“ASTORYA” adına temel itiraz “İstiklal Meydanı’na Yunanca bir isim olan Astorya adı neden verildi” oldu.
Gerçekten öyle mi?
Yani “astorya” adı gerçekten yunanca mı ve anlamı ne?
Kelimenin en güçlü etimolojik damarı, Eski Yunancada “yıldız” anlamına gelen “aster” köküne dayanıyor. Bu kök, yalnızca bir gök cismi değil, aynı zamanda “parlayan”, “ışık saçan” ve yön gösteren bir anlam taşır.
Mitolojik karşılığı olan “Asteria” ise bu ışığı daha ileri taşıyarak “kutsal ışık” ve kehanetle ilişkilendirilen bir figürdür.
Yani ortada sıradan bir isim değil, doğrudan “yıldız” ve “kutsal ışık” anlamı taşıyan bir kavram var.
Samsun Büyükşehir Belediyesinin bu dönemde hizmete açtığı hizmetler olan “Balonya” ve “Astorya” adlarına bakarak projelerin adına “-ya” ekleyerek gittiğini varsaysak bile yine “astor-ya” için karşımıza “astor” kökünde bu Latince bir anlam olan “çakır kuşu / şahin” anlamına geliyor.
Projelere “-ya” ekleyerek devam etme lafı nereden çıktı diyebilirsiniz!
Bu da şöyle; önümüzde balonya ve astorya var ama bir de yine İstiklal Meydanında planlanan kenevir müzesi projesi var ki adı için “Kenevirya” önerilmiş. Yani projelere isim üreten ekip, kişi veya kişiler sonlarına “-ya” ekleyerek ilerleme hedefindeler.
En azından Astorya’ya kadar böyleydi.
“Astorya” ve “Astor” kelimelerine Türk Dil Kurumu’nun www.sozluk.gov.tr internet sitesinde bu kelimeyi sorguladığımda karşıma “Bu söz bulunamadı.” çıkıyor.
Yani Türkçe sözlükte “astorya” kelimesi yok.
Samsun Büyükşehir Meclisinde geçen tartışmadaki konu ile alakası olan “tiyatro” ve “panorama” kelimesine de baktım. Türkçe kökenli olmasalar da Türkçe sözlükte yer alıyorlar. “Tiyatro” kelimesi İtalyanca’dan, “panorama” kelimesi Fransızca’dan Türkçe’ye geçmiş mesela.
Bunlar işin detayları!
Dönelim konumuza…
İstiklal Meydanı, Cumhuriyet Meydanı’na bir alternatif olarak değil tamamlayıcı olarak yeniden düzenlendi. Çok da güzel oldu. Şahsım adına meydana ruh katacak kent mobilyaları ve anıt/abideler eksik olsa da yeşili/ağacı şimdilik az da olsa çok güzel oldu. Yapanları geç bile kalmış bu düzenleme için tebrik etmek gerek.
“Astorya” adı neden bu kadar tartışıldı konusunu “Yunanca bir isim” olduğu için diye üstte belirtilmişti. Buna biraz da şöyle bakmak gerek; 19 Mayıs 1919’da Mustafa Kemal Samsun’a çıkarak İstiklal Savaşı’nın ateşini yakmış, Yunan’a ve ittifaklarına karşı bu savaşı Türk Milleti kazanmış ve devamında Yeni Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştı. Belki de bu tartışmaların bu kadar olma nedeni; Yunan ve dolaysıyla bölgedeki Rumların, Samsun merkezli Pontusçu çetelerle İstiklal Savaşı döneminde masun Türklere, erkekleri savaşa gitmiş kadınlara ve çocuklara eziyet etmiş, öldürmüş, Çağşur’da ve Nebiyan Dağı eteklerindeki birçok köyde toplu katliamlar yapmış olmalarıdır.
Belki de şöyle bakmalıyız; Yunanistan’da yeni yapılacak bir bağımsızlık meydanının en görünen yerindeki alana Türkçe isim verirler miydi?
Bir konu da meydanlara, parklara, caddelere, sokaklara ve benzeri alanlara isim verme yetkisinin kimde olduğu konusuna!
İsim verme yetkisi Büyükşehir Belediye meclisine aittir. Bu yetki, 5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamında düzenlenmiştir. Kanuna göre; cadde, sokak, meydan, park gibi yerlere ad verilmesi, değiştirilmesi ve numaralandırma işlemleri belediye meclisinin kararıyla yapılır. Belediye birimleri veya komisyon öneri hazırlar, belediye meclisinde görüşülür ve karar alınarak resmileştirilir.
Bu bağlamda “Astorya” adının sorgulandığı bir dönemde meydanın adı için de bugün itibariyle bir karar alınmış değil. İstiklal Meydanı adının eleştirilecek bir yönü yok ama meclisteki karardan sonra verilmesi çok daha hoş olabilirdi.
Elbetteki demokrasi adına!
“Astorya” adının bu kadar tartışılmasının bir nedeni de fiziki olarak büyüklüğü.
Büyüklükten kastım anlam değil, doğrudan görünürlük.
Hiç abartı olmaz; Samsun’da bugün en büyük yazı, tabela ya da görsel ifade ASTORYA.
Meydanın en baskın unsuru haline gelmiş durumda.
Öyle ki, şehre dışarıdan gelen biri ilk bakışta buranın adını “Astorya” zannedebilir.
“Astorya” adı belli ki bir veya birkaç kişilik bir ekip tarafından verilmiş. Geldiğimiz noktada bir veya birkaç kişinin karar verdiği bir ismi binlerce kişi istemiyor ve eleştiriyor ama değiştiremiyor.
İlginç!
Bu ismin eleştirilmesini kimse “başarı” veya “başarısızlık” kriteri olarak görmemeli. Şehir için en iyisini, yakışanını ve güzelini bulma, yanlışı giderme çabası olarak görmek gerek.
Aksi durumda neler oluyor bir de ona bakalım!
Samsun’da yaşayanlar bilirler; Çok uzun yıllar bir tramvay durağının adı tartışıldı. “Opera Durağı“nın adı “Büyük Cami” olması tartışmasıydı. O dönemde 3 “buçuk” dönem başkanlık yapan zihniyet durağa “Opera” adının verilmesini seküler ve modernizm olarak görüp şehir cami yerine opera ile anılsın istiyordu. Bu “Yaptım oldu” dönemi devamında değişti ve “Yıktım oldu” dönemine dönüştü.
Şimdilerde bu dönemde bu zihniyetler yok. Ama insanlar dönemin adını koymak için sürekli gözlemliyorlar.
Bu dönemde yapılanlar başarılı ve hızlı!
Hız, kontrol ve denetimi zayıflatabilir; aynı zamanda çok iş yapmak, hata riskini de artırır.
Unutmamak gerekir ki hatasız ne bir kul ne de bir iş veya kurum olur. İş yapan hata yapar. Hata yapmaktan da korkmamak gerek. Önemli olan hatalardan ders çıkarmak ve tekrarını önlemek.
Neyse dönemlerin yorumu ve adı tüm dönemler sonunda halk nezdinde verileceği için şimdiden “şimdilik başarılı” demek yeterlidir.
Konuyu toparlayalım!
Türklüğün üç temeli vardır; Türk dili, Türk kültürü ve Türk tarihi. Devamı ise sürdürülebilirlik için bu öncelik sırasına göre bu kavramlara ve değerlere sahip çıkmaktan geçer…
Türk dili, Türklüğün temelidir.
Dilimize sahip çıkmak gerek. Bu bağlamda, kötü örnekleri emsal göstermek yerine eleştirmek; “kötü örneğin emsal teşkil etmediğini” bilmek gerekir.
“Panorama’ya bir şey denmedi, neden Astorya eleştiriliyor?” şeklinde yorumlar yapılıyor.
Açık söyleyelim: “Panorama” adı da yanlıştır.
Ne demiştik;
Kötü örnek emsal teşkil etmez…
Yozlaşan bir dil, yozlaşmış bir kültürü doğurduğu gibi gelecek nesillere de kötü bir tarih mirası bırakır.
“Astorya” adı yanlış olduğu gibi marka tescili konusunda da sorun çıkacak görünüyor. Bunun yerine hatada ısrar etmemek, bu hatayı bir savunma hattına çevirerek devamında yapılacak tüm hizmetlere ön yargılı bakış açısı oluşturmamak siyasal iletişimin temel kurallarındandır.
Yani bu isim hem hukuken sorunlu hem de kültürel olarak tartışmalıdır.
Samsun’un evladı olan, defalarca dünya ve Avrupa şampiyonu olmuş Olimpiyat madalyalı “Yaşar Doğu Spor Salonu”nun yıkılması gündeme geldiğinde “Panorama 1919 Müzesi” projesi akla gelmiş ve yıkılması yerine yeni adıyla hizmete açılmış ve 19 Mayıs 1919'da Mustafa Kemal Paşa'nın Samsun’a gelişini ve Millî Mücadele sürecini anlatan bir kültürel mekân haline gelmişti. Şimdi bu alan “Astorya” adıyla yazıya konu olan yer olarak hizmet veriyor.
Yani yazının başlığı gibi Yaşar Doğu’dan Astorya’ya bir geçişin hikayesini anlatmaya çalıştık.
Devamında bu tartışma nereye varacak yaşayıp göreceğiz…
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Kadir Erol
Telef olan, rotasız hayatlar
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Eyüphan KAYA
Şu Meclisin kapısına kilit vurmak lazım!
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)