Türk siyasetinde bazı ezberler kolay kolay değişmiyor.
Biri bastırıldığında, diğeri parlar.
Biri mağdur olduğunda, büyür.
Süreçler, aktörler, şartlar değişse de halkın vicdanı aynı refleksi gösteriyor: Haksızlığa uğrayanı sahiplenmek.
Bugün bu kadim döngüde dikkat çeken bir değişim yaşanıyor:
Mağduriyet artık bir kader ya da tesadüf değil; bilinçli bir stratejiye dönüşmüş durumda.
Bir dava, bir soruşturma, bir baskı...
Eskiden bunlar siyasi figürleri zayıflatabilirdi.
Bugünün siyasetinde ise doğru yönetildiğinde, liderlik kariyerinin en güçlü yapı taşlarına dönüşebiliyor.
Ve işte bu yeni dönemin adı: Kontrollü Mağduriyet Çağı.
Kontrollü Mağduriyet Nedir?
Kontrollü mağduriyet; kontrol edilemeyecek gibi görünen veya olumsuz sonuçlar doğurabilecek bir sürecin başlangıcında ya da ortasında, bilinçli şekilde bir miktar zararı kabul ederek, süreci yönetilebilir hale getirme ve bu durumdan avantaj sağlama stratejisidir.
Görünürde mağdur olanlar, gerçekte sürecin mimarına dönüşüyor.
Siyaset artık yalnızca haklı olmakla değil, mağduriyeti nasıl yönettiğinizle ilgili bir mücadeleye evrildi.
Erdoğan ve İmamoğlu: Kaderin Paralel Akışı
Ekrem İmamoğlu’nun yaşadığı süreç, ister istemez 1990'ların sonundaki Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşadıklarıyla karşılaştırılıyor.
İkisi de Doğu Karadeniz kökenli.
İkisi de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’ndan yükseldi.
İkisi de halkla sıcak ilişki, futbolla bağlar ve güçlü hitabet yetenekleriyle dikkat çekti.
İkisi de bir söz ya da şiir yüzünden cezalandırıldı.
İkisi de sistem tarafından dışlandıkça halk nezdinde büyüdü.
İkisi de "halkın içinden gelen" lider imajı çizdi.
İkisi de önce medyada görmezden gelindi, sonra hedef haline geldi.
İkisi de siyasi çıkışlarını "mazlum ve mağdur" kimliği üzerinden kurdu.
İkisi de yerel başarıyı ulusal siyasete sıçrama zemini olarak kullandı.
İkisi de kurulu düzene karşı “halk iradesi” söylemiyle güç kazandı.
Ve Türk milleti, her zaman mağdur edilen liderlere kalbini açtı.
O gün Erdoğan "şiir okuduğu için hapse atılan adam" olarak büyüdü.
Bugün İmamoğlu da bir söz yüzünden siyasi yasak tehdidiyle halkın vicdanında yer edinmeye çalışıyor.
Tüm bu paralellikler, Napolyon’un şu sözünü akla getiriyor:
"İki kez tekrar eden olay, tesadüf değildir."
Gerçekten de bu kadar tesadüf insanı düşündürüyor:
Türk siyasetine yeniden "olgunlaştırılmış bir Erdoğan mayası" mı çalınıyor?
Belgeler, Kasetler ve Değişen Algı
İmamoğlu’na yönelik son dönemde servis edilen belgeler, görüntüler ve iddialar, eski Türkiye’de etkili olan "kaset siyaseti"ni hatırlatıyor.
Ancak tablo artık çok farklı.
Bugünün seçmeni, belgelerin içeriğinden çok neden şimdi servis edildiğine ve kimin servis ettiğine odaklanıyor.
Hele ki yapay zekâ destekli belgelerin, videoların havada uçuştuğu bir çağda…
İnsanlar belgeleri değil, algıyı tartıyor.
Ve görünen o ki bu belgeler, İmamoğlu’nun mağduriyet anlatısını zayıflatmak yerine daha da güçlendiriyor.
Tıpkı 17-25 Aralık sürecinde olduğu gibi.
Tıpkı Halil Falyalı dosyasının yankı bulmamasında olduğu gibi.
Belgeler değil, algılar kazanıyor.
Sadece İmamoğlu mu?
İmamoğlu yaşadığı mağduriyeti kişisel bir dram olarak sunmuyor.
Aksine, onu toplumsal bir mücadeleye dönüştürüyor.
Bu süreç yalnızca İmamoğlu'nu değil, CHP'yi de yeni bir pozisyona taşıyor:
"Baskı altındaki demokratik güç" algısıyla, kamuoyunda yeni bir sempati ve meşruiyet alanı inşa ediliyor.
Üstelik bu mağduriyet süreci, CHP ve ittifak içindeki olası alternatif cumhurbaşkanı adaylarını geri plana itiyor, İmamoğlu’nu öne çıkarıyor.
Kriz, liderlik etrafında güç birliği oluşturmanın bir aracı haline geliyor.
İmamoğlu’nun Mağduriyetinin İç Politikadaki Yankısı
İmamoğlu’nun yaşadığı süreç, sadece iktidara karşı bir direniş zemini oluşturmakla kalmadı.
Aynı zamanda CHP ve muhalefet içindeki diğer potansiyel adayların görünürlüğünü de zayıflattı.
Bugün Erdoğan için yapılan "tek adam" eleştirileri, muhalefet tarafında "tek aday" gerçeğine dönüşmüş durumda.
Kamuoyunda oluşan "adalet arayan lider" algısı, İmamoğlu'na doğal bir üstünlük sağlarken, diğer figürlerin gölgede kalmasına yol açıyor.
Bu nedenle bazı çevrelerde, İmamoğlu’nun mağduriyet sürecini yalnızca bir savunma değil, ittifak içi güç mücadelesinde stratejik bir araç olarak kullandığı düşüncesi giderek güç kazanıyor.
Peki ya Ümit Özdağ ve Zafer Partisi?
Benzer bir mağduriyet stratejisi Ümit Özdağ ve Zafer Partisi için de geçerli.
Özdağ, özellikle sığınmacı politikalarına karşı yürüttüğü sert muhalefetle, sistem dışı bir direniş figürüne dönüşüyor.
Ana akım medyada görmezden gelinmesi, hedef alınması, hatta son olarak hakkında verilen tutuklama kararı, onu kendi kitlesi nezdinde daha da meşru hale getiriyor.
Türk milletinin tarihsel refleksi gereği mağdura yönelmesi, Özdağ’ın görünürlüğünü artırırken Zafer Partisi’nin anketlerdeki yükselişini de hızlandırıyor.
Zafer Partisi, bu mağduriyet hissini büyüterek, kendisini "görülmeyen gerçeklerin savunucusu" konumunda pekiştiriyor.
Dışarıdan Bakınca: Sessizlikler ve Övgüler
İçeride bu dinamikler yaşanırken, dış politikada da dikkat çekici gelişmeler yaşanıyor.
ABD, İmamoğlu sürecine karşı sessiz kalmayı tercih ediyor.
Bu sessizlik, Erdoğan’a dolaylı bir diplomatik alan açılması olarak yorumlanıyor.
Öte yandan Avrupa Birliği, İmamoğlu’na açık destek veriyor.
Daha ilginç olanı ise Trump cephesinde yaşanıyor:
Trump 2.0 hareketi, dünya genelinde yalnızca üç lideri abartılı biçimde övüyor: Putin, Netanyahu ve Erdoğan.
Trump’ın Erdoğan’a yönelik övgüleri, zaman zaman diplomatik teamülleri bile zorluyor.
Bu aşırı dostane ifadeler, bazı gözlemcilerde “Trump gerçekten mi böyle düşünüyor, yoksa ironik bir dil mi kullanıyor?” sorusunu da gündeme getiriyor.
Bu tablo, dünyada "güçlü lider" tipinin yeniden kutsandığını; buna karşı kurumsal, demokratik refleksli yeni lider figürlerinin doğduğunu gösteriyor.
İmamoğlu'na Yönelik Eleştiriler: Sadece İktidar Cephesinden mi?
İmamoğlu’nun yükselişi yalnızca iktidar cephesinde değil, muhalefet blokunda da ciddi tartışmalar yaratıyor.
Onu istemeyenler sadece Erdoğan ve Cumhur İttifakı çevresiyle sınırlı değil.
Milliyetçi ve ulusalcı muhalif çevrelerde de İmamoğlu’na karşı önemli bir mesafe var.
Bu gruplar, İmamoğlu'nu "Erdoğan siyasetinin güncellenmiş bir devamı" olarak görüyor; daha küresel uyumlu, daha liberal ve geleneksel ulusal değerlerden uzak bir lider profili çizdiği kanaati güçleniyor.
Dolayısıyla mağduriyet üzerinden doğan sempatiye rağmen, ulusalcı-milliyetçi muhalefetin kayda değer bir bölümü İmamoğlu’na temkinli yaklaşıyor.
Bu kesimin gözünde ise daha çok Mansur Yavaş gibi figürler öne çıkıyor.
Sonuç: Yeni Siyaset, Yeni Liderlik
Türkiye'de siyaset artık sadece yol, köprü, ekonomi veya dış politika anlatmıyor.
Siyaset, halkın vicdanına ve duygularına sesleniyor.
İcraat yetmiyor; insanlara bir hikâye, bir adalet mücadelesi sunmanız gerekiyor.
İmamoğlu ve benzer figürler işte bu hikâyeyi kurguluyor.
Ve günün sonunda artık herkes şunu biliyor:
"Siyaset artık kasetlerle ya da projelerle değil; karakterle ve mağduriyeti doğru yönetenlerle kazanılıyor."
Bunun temel nedeni ise, siyasetin son dönemde kutuplaştırılarak seçmeni saflara ayırması; seçmenin siyasetin içinde siyasallaştırılması ve sadece "taraf" halinde kitleleştirilmesi.
Artık seçmen yalnızca vaatlere değil; liderin hikâyesine, duruşuna ve mağduriyet karşısındaki yönetim becerisine bakıyor.
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Halil MERT
İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Nihat Güç
İyi İnsan, Kötü İnsan
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Songül KARAMAN
YA RAB
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Özhan KIZILTAN
Duvarların Ardında Filizlenen Hayat
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)