Câhil olmak başka, kendini câhil bilmek başkadır.
Seyyid Bahauddin Tirmizi (Ks)
Dilimin sınırları ''Dünyamın'' sınırlarıdır.
Ludwig Wittgenstein
Prof. Dr. Ahmet Kavlaklı hocamızın bir sohbetinde öyle bir tespiti varki önemine binaen paylaşma gereği duydum;
''Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır''. Sözünü ifade ettikten sonra;
''Yani bildiğin kelime kadar düşünürsün ,bildiğin kelime kadar anlarsın, bildiğin kelime kadar değerlendirirsin.
Ama kelime sayısı eksik olan kimse bu sözü anlayamaz..
Çünkü anlaması için kelime sayısının çok olması lazım..
Evet bizim ciddi bir dil meselemiz var. Türkiye’nin en büyük problemi dil sorunudur..
Üniversitedeki kelime sayışımız Afrika kabileleri seviyesinde, gerçek bu.
'' Bizim tarihimizde yüzbinleri geçen milyona varan kelime hazinemiz vardı..
Maalesef kelime hazinemiz budandı. Zihinler bulandı..''
Diyor hocamız..!
İnsan, anlamadığı şeye sahip olamaz. Yani geçmiş kültürüne sahip çıkamaz. Mirasına hakim olamaz odaklanamaz... !
Hele bu miras yüksek seciyeli milli manevi değerler ise.
Ferd olarak kelime hazinemizi ve anlayış fezamızı nasıl artırmamız gerekiyor. İşte yapmamamız gereken nedir burası önemli..
Kendi kültürümüzün bize naklettiği kadim manayı anlayamıyoruz.. Derin yaralarımızdan biride bu. Kelime hazinemizi nasıl artırabiliriz.
Anlama kapasitemiz kelime hazinemiz kadar.. Anlatma kabiliyetimiz de yine öyle..
Günlük hayatta en akıllımız bile 100 veya 200 kelimeyle konuşuyor düşünüyoruz..
Tabi 10 kelimeyle konuşanlarda var.. Yarısı ''şey'' kelimesi yarısı sövmek. Hatta sövmek yüzde elliye tekabül ediyor desek yanılmayız..
Belki daha fazla..
konuya anlam vermeyince hemen sövüyor insanlar.
Ne yapsın kendini ifade etmede zorlanıyor.
Acizane ben şunu tavsiye ediyorum. Çünkü çok faydasını gördüm ve görmeye devam ediyorum.. ..
E-Kitap (PDF) Kütüphanesi ; 19 asır ve öncesi Osmanlı dönemi eserlerini günümüz Türkçesine tercüme edilmiş edilmeye de hala devam ediyor...
Keza iktidarın katkılarıyla kurulan E-Kitap (PDF) Kütüphanesi -Türkiye Yazma Eserler Kurumunun unutulan kıyıda köşede kalan eser ve tarihi mirasımızı ciddi çalışmayla ortaya koyması büyük bir nimet..
Taliplisine ecdatın zengin diliyle tanışma fırsatı veriyor. Bu terceme eserler içinde o kadar yüklü kelime hazinelerimiz saklı ki ; bilmediğimiz binlerce kelimeleri barındırıyor..
Vakit buldukça bol bol okusun insanlar.
Ortaya konan bu eserler içinde içinde nice anlamlar ve kelime hazineler yatıyor.. Herkese açık herkes istifade ediyor..
Birde üniversitelerin akedemik çalışmaları var ki ilgilisi araştırdığında hemen ulaşabiliyor.. Çoğu eserler gerekli linklerden bulunabilir okunabilir. İnternet bize bu konuda büyük imkan sağlıyor..
İstediğimiz kadar not alma imkanı sağlıyor.
istediğinizde hemen erişebiliyorsunuz notlarınıza... Bu linklerde kitab ağırlığı yok okumanın hafifliği var ..
Öğrendikçe ve kavradıkça aydınlanmanız artıyor..
Anlayış fezanız genişliyor.. Yeter ki insanda okuma isteği arzusu aşkı olsun...
Yeni Türkçemizde ''MASA BAŞI'' üretilen öyle kelimeler varki kadim manalarımızın karşılığını orada bulamıyoruz.. İnsanı tefekkür ve tahayyül ettirmiyor..
Türk milletinin dilinin arabca, farsca ile oluşması onu daha anlaşılır ve çok zengin kılmış. İşte Osmanlıca dil bu zenginliğe sahib kadim bir dildi, maalesef budandı ..
Ama vakit yine de vakit geç değil. İnsanımızın bunu telafi edecek, kelime hazinesini ve anlama kapasitesini çoğaltacak yeterli mirasa ve imkana sahibiz. Hamd olsun.
