Ümmetin vebali öncelikle Müslüman Türk milletinin sırtında olması sebebiyle fiili müdahale edememenin birşey yapamamanın girdabı içinde kıvrım kıvrım kıvranıyoruz.
Onların anlayacağı dilden gerekli diplomasiyi de yaptık sonuna kadar kullandık ama tık yok adamlarda.. Şimdi bu zülm ve cürm işleyenlere Osmanlı tokatı atma sınırındayız..
Alacağımız kararlar ümmetin istikbaliyle ilgili...Lehine mi yoksa aleyhine mi sonuçlanacağı konusu çok önemli bunu derd ediyoruz hani..
Bu mesuliyet öyle mahalle kabadayılığı yahut birilerinin dediği gibi slogan atmakla çözülecek bir mesele değil..
Bir karar vermenin handikapı içindeyiz.. Firavun orduları nil denizine dayandı.. Sanki Musadan mucize bekliyor kavmi..Kan görünmeli nil nehri kıptilere zalimlere.
Zulmü engellemek için islam ülkelerinin ve akil sahiplerine gözlerinin göreceği ilahi bir burhan mı bekliyor desem hata mı ederim bilmiyorum yahut karşılığında bize burhan geldide bizmi göremedik ne yaparız ne ederiz bilemiyorum.
Aynı tarafta olsakta arafta kaldık.. kararsız kaldık araftayız..Bir işaret yeter de artar bize ama derin bir suskunluk hakim..
Vebalimiz korkumuzdan büyük.. Kendimizi hayrımız yok amma mesele ümmetin istikbali ve vebali ile ilgili olunca şüphesiz her inançlı gibi teyakkuzdayız..
Yaşlısı genci askeriz ve bu şuurdayız Elhamdülillah.
Ümmetin vebali ecdat Selçukludan günümüze bu millete emanettir. Bu emanet ülkede yaşayan günahkar günahsız ortada olan her inançlı ferdin omuzlarında bir manevi nimet yüküdür.
Zira Yüce Allah cc bize bu emaneti fatır suresinde günahkar günahsız bu ümmeti varis kıldığını aşikar müjdelemiştir. (Bu ayette gizli bir müjde vardır.)
Fâtır Sûresi 31: Rasûlüm! Sana vahyettiğimiz bu kitap, kendinden önceki kitapları doğrulayıcı olarak gelen gerçeğin tâ kendisidir. Elbette Allah, kullarından hakkıyla haberdârdır, onları görmektedir.
Fâtır Sûresi 32: Sonra o kitaba kullarımızdan seçtiklerimizi mirasçı yaptık. Onlardan kimi vardır, kendi kendine zulmeder. Kimi vardır, dengelidir, orta yolu tutar. Kimi de vardır, Allah’ın izniyle her türlü hayırlı işlerde önde koşar. İşte en büyük lutuf budur.
Fâtır Sûresi 33: Onların mükâfatı, sonsuz nimet ve ebedî mutluluk yeri olan Adn cennetleridir. Onlar o cennetlere girer, orada altın bilezik ve incilerle süslenirler. Elbiseleri de ipektir.''
Maddi manevi- zahiri ve batini yegane kurtuluşumuz buna bağlı.. Zira bu yükü sahiblenmek bize farzdır.
Zalimler müşrikler israil'e askeri ve ekipmanlarıyla yığılmadan konuşlanmadan bir an önce suriye'de derhal İslam birleşmiş milletler, savunma paktı oluşturulmalıdır.
Her islam ülkesi gelen asker ve teçhizatlarla boy gösterilmelidir. Caydırıcı bu güç Suriye'nin çeşitli stratejik noktalarına konuşlanmalıdır.
