Var mısınız?

Saadettin BAYÇELEBİ

18-02-2017 07:46

Var mısınız, bugünden başlayıp yediklerimizin yarısını tüketmeye?

Var mısınız, sağlıklı hayata ilk adımlarımızı bugünden atmaya?

Var mısınız, boğazımızdan geçen her lokmanın temiz, helal ve sağlıklı olup olmadığını sorgulamaya?

Varım diyenler, benimle devam etsin o zaman yazıya.

Evet, sevgili dostlar!

Geçen haftalarda sağlığımızı fonlamanın bir yolu da yediklerimizi azaltmaktır diye konuşmuştuk.

Bu hafta da bu konuyu tekrar vurgulama gereği hissettim; çünkü bu gün okuduğum bir araştırma yazısında az yemenin insan ömrünü uzattığı ve yaşlanmayı geciktirdiği yazıyordu. Araştırmalara göre az kalori tüketmenin insan hücrelerinde yenilenme sürecini başlatıp hasar görmüş hücrelerin yeniden toparlanıp sağlıklarına kavuşması ve bununda başta kronik hastalığı olan pek çok insanda daha az ilaçla hayatını sürdürme anlamına geldiği söylenmektedir.

Hoş, bu bizlerin yeni bildiği bir konu değil.  “Oruç tutunuz sıhhat bulursunuz” diyen bir Peygamber’in ümmeti olarak bizler zaten bunu biliyor ve senede bir ay yaşıyoruz.

Ancak bu tutumu hayatın geneline yaymak çok önemli. İçini oyup durduğumuz bir ağacı sulamanın ne anlamı var ki?

Hayat da öyle! Bir yanda sağlığımıza faydalı mı zararlı mı hiç sorgulamadan sırf lezzetli diye karnımıza doldurup durduğumuz yiyecekler var, diğer yanda sağlığımızı ayakta tutabilmek için arşınladığımız hastane yolları, ilaçlar, reçeteler, tonlarca kozmetik ürünler var.

Kaynağı kurutmaz isek bu kurt gövdeyi bitirene kadar yiyecek elbette.

Tabii ki,  yemek yemek ve özellikle damak tadı insanoğlunun hayatındaki büyük lezzetlerden ve vazgeçilmezlerden biri.

Bu bize bahşedilmiş olan en büyük nimetlerden bence.

Peki, sağlıklı olmak nasıl bir lezzet sizce?

Hasta insanlara bir sormak lazım; acaba hangi lezzeti tercih ederler diye? Bana sorarsanız yediklerimizden de lezzet almak için sağlık lazım. Sağlığımız yerinde değilse dünyanın en lezzetli yemeği bile bize mutluluk vermez. Asıl olan lezzetten önce sağlığı aramaktır. Lezzet ondan sonra gelir ve gelmeli de, çünkü yediklerimizden aldığımız lezzet de sağlığımıza katkı sağlar. Onun yeteneği de size kalmış. Araştırın, bulun ve uygulayın. Herkesin hayat tarzı da reçetesi de farklıdır çünkü. Size uyan bir tane mutlaka vardır.

Tekrar az yeme konusuna dönersek; şu  bilimin bugünlerde yeni vurguladığı ama bizim Peygamberimiz’den beri söylene gelen sofradan doymadan kalkmak meselesini tekrar hatırlamak  lazım. Sofradan doymadan kalkmanın temelinde şu prensip yatar: Beynimiz doygunluk hissini son doyurucu lokmayı yuttuktan 15-20 dakika sonra algılıyor. İşte imtihanın sırrı da tam burada bence! Biz nefsimize hakim olup doymadan sofradan kalkınca, arkasından ödülü, gerçek ve sağlıklı bir doygunluk olarak geliyor. Bu his vücudumuzun da sağlıklı işlediğini gösterir. Böyle yaptıkları halde doygunluk hissini yaşamayanların bir sağlık kontrolünden geçmesini tavsiye ederim.

Şimdi tekrar soruyorum; var mısınız?

Saadettin BAYÇELEBİ

DİĞER YAZILARI Sessiz Gemi 01-01-1970 03:00 Öyle Bir Geçer Zaman ki… 01-01-1970 03:00 Ahh vatan! 01-01-1970 03:00 Kuduzzz 01-01-1970 03:00 Yarının Büyükleri 01-01-1970 03:00 Tehlike büyük! 01-01-1970 03:00 İşte sebebi! 01-01-1970 03:00 Neden yüksek? 01-01-1970 03:00 CO 01-01-1970 03:00 Tavuğun Dünyası 01-01-1970 03:00 Herşey Zamanında Güzel 01-01-1970 03:00 Demedi demeyin! 01-01-1970 03:00 Et Fiyatları Üzerine… 01-01-1970 03:00 Hastalanmayı beklemeyin! 01-01-1970 03:00 Kim kurar içindeki saati? 01-01-1970 03:00 Aman yükselmesin! 01-01-1970 03:00 Kaybolan Değerlilerimiz-2 01-01-1970 03:00 Kaybolan Değerlilerimiz-1 01-01-1970 03:00 Buğdayın hayatı! 01-01-1970 03:00 Kurbanlık Sağlık 01-01-1970 03:00 Buğdaysız Hayat -3 01-01-1970 03:00 Buğdaysız hayat! -2 01-01-1970 03:00 Buğdaysız hayat! -1 01-01-1970 03:00 Su Hayattır Ama… 01-01-1970 03:00 Sıcaklık Yükseliyor! 01-01-1970 03:00 Biz Üç Kardeştik… 01-01-1970 03:00 Tatil kazalarına dikkat! 01-01-1970 03:00 Yaz kızım! 01-01-1970 03:00 Eğitim şart! 01-01-1970 03:00 Hey Gidi Gençlik… 01-01-1970 03:00 Kardeşten Öte… 01-01-1970 03:00 Bir Nefes Sıhhat 01-01-1970 03:00 Yazınız kışa dönmesin! 01-01-1970 03:00 Sadece beş dakika! 01-01-1970 03:00 Ya tutarsa! 01-01-1970 03:00 Gerçekten yaşıyor muyuz? 01-01-1970 03:00 Altın Ekmek 01-01-1970 03:00 Anamızın Ak Sütü 01-01-1970 03:00 Atı alan üsküdar’ı geçti! 01-01-1970 03:00 İsrafın bu kadarı... 01-01-1970 03:00 Bizi biz yapan değerlerimiz! 01-01-1970 03:00 Evet Varım!  01-01-1970 03:00 Varlık Fonu, Sağlık Fonu 01-01-1970 03:00 Check – Up Veya Çekap 01-01-1970 03:00 Acil haller! 01-01-1970 03:00 Sadece Süt 01-01-1970 03:00 Biz Bu Coğrafyanın Rüzgârıyız 01-01-1970 03:00 İnce Hastalık 01-01-1970 03:00 Çocuklarımızı bekleyen tehlike! 01-01-1970 03:00 Duyduk duymadık demeyin! 01-01-1970 03:00 Hayallerinizden vazgeçmeyin! 01-01-1970 03:00 Gribin binbir yüzü! 01-01-1970 03:00 Kuşa Dönmeyelim 01-01-1970 03:00 Canım Öğretmenim 01-01-1970 03:00 Ne zaman unuttuk? 01-01-1970 03:00 Aman aklımızı karıştırmasınlar! 01-01-1970 03:00 Beni Yakacaklar 01-01-1970 03:00 Yeniden Efendi Olmak 01-01-1970 03:00 Fış Fış Gelen Kış 01-01-1970 03:00 Biz Hala… 01-01-1970 03:00 aktarlardaki tehlikeli otlar-2 01-01-1970 03:00 Aktarlardaki Tehlikeli Otlar-1 01-01-1970 03:00 oku! 01-01-1970 03:00 Kurban keserken kurban olmayalım! 01-01-1970 03:00 Bebeğin Sağlığı Annesiyle Başlar 01-01-1970 03:00 b12 zirvesi 01-01-1970 03:00 Sevgili Denizlerimiz 01-01-1970 03:00 Şimdi Güneş Ve Deniz Zamanı 01-01-1970 03:00 Köprüden Önceki Son Çıkış: Rusya 01-01-1970 03:00 Hadi yürüyüşe çıkalım! 01-01-1970 03:00 Artık Uyanma Vakti 01-01-1970 03:00 Amerikan İlişkileri Darbe Ve Yakın Gelecek 01-01-1970 03:00 Kahraman Milletime Tavsiyeler 01-01-1970 03:00 Sınırsız değil korkusuz tüketelim! 01-01-1970 03:00 BU NE HERZE, BU NE HEZEYAN.? 01-01-1970 03:00
haber medya kadın