Kültürde Çürüme, Moda İle Tükenme…

Ümit Zeynep KAYABAŞ

08-11-2019 09:18

Kültürdeki çürüme, ahlaki yozlaşmayı hararetlendirmekle kalmayıp, şuur ve bilinç ufkunu yok ederek toplumun sığlaşmasına neden olur. Büyük ile küçük arasındaki sevgi-saygı kalesini yıkarak bencil, kibirli menfaatperest bir alan açar insana. Geçmişini inkâr ediş, İslam kültüründen koparak Batı’ya yöneliş maddeye esareti başlatır. Paranın gücüne mühürleniş, ayakta kalmak için linç furyası oluşturup, zalimliği alkışlattırır. Çürüme can yeleği olan paranın yolunu açınca, vicdan ve merhamet sekteye uğrar. İhtiyaç için değil, lüks yaşam için kazanç devreye girince de alın teri yok olur. Mutfağından keserek, son model telefon, kıyafet yarışına girenlerin oluşturdukları sosyal medya hesapları, lüks yaşam pozunu taklit etmekte. Gerçek hayatta faturalarını ödeyemeyen, internetim bitiyor diye içi içine yiyen çoğunluk, sanal platformda manevi açlığını tatmin etmekte. Üst perdede kendi biriciklerini okşayan insanlar türedi. Kültürde çürüme, moda ile tükeniş toplumun utanma duygusunu giderek silmekte.

“Modern Kültürde Çatışma” adlı kitabında Georg Simmel, iç gerçeği analize sunmuştur. “Bazı modalar, bir kimsenin tek başınayken hiddetle geri çevirdiği utanmazlıklara sırf modanın buyruğu olduğu için itirazsız boyun eğmesini sağlar. Tıpkı kendi başlarına asla yanaşamayacakları suçları toplu halde işleyenlerin sorumluluk duygularının yok olması gibi, modada da utanç duygusu yok olur. Çünkü moda bir kitle eylemidir. Bir durumun bireysel veçhesi, toplumsal ve modaya uygun veçhesine derhal etkisini gösterir. Birçok kadın, toplum içinde otuz veya yüz erkek önünde moda icabı giydiği dekolteyi, oturma odasında tek bir yabancı erkeğin önünde sergilemeye utanacaktır.”

Simmel’in de ifade ettiği gibi iç dünyada özgürlük ve taklit zaafı arasında bölünmeler ile mücadele yarışı hiç bitmez. Birey kendini uçlara taşımanın verdiği rahatlığı teneffüs ederken, başka bir şemada modanın işleyişine dahil oluşla yönetilmiş, kullanmış oluyor. Modern toplumun yaptırım silahı olan statü arayışları, hedonik tüketim, seküler sentezlerin yumuşatılmış açılımları kişilik iflasına neden olmakta. Bunun yanında dijital çağın oluşturduğu bilinçli algı tuzağına, kültürel dokuyu siper eden, subliminal mesajları gelenek, örf ve adetlerine bağlılıkla ile diskalifiye etmeyi başaran irade de moda etkinliğine dahil olmayarak kendi tarzını oluşturabilmekte. Çok geniş ve donanımlı bir kültürden geldiğimizin farkında dahi değiliz. Geçmişin sayfalarını açtığımızda “Dede Korkut” hikâyelerini, “Nasrettin Hoca’dan” ibretlik fıkralarımızı görürüz. Yunus Emre’den şiirler, maniler fani olduğumuzu hatırlatıp, vicdana davet eder bizi. “Karagöz Hacivat” oyunlarında birbirini eleştirirken, topluma verdikleri mesaj ahlaki dengeyi sağlıyordu.

Hem eğleniyordu çocuklar hem de büyükler alacaklarını alarak kendilerine çeki düzen veriyorlardı. Şimdi eleştirmek mayınlı sahaya dönüştü. Okuduğunu analiz edemeyen, kendine özgü fikirleri işleyemeyen yapay kültür modası, toplum felcidir. Kültürden uzaklaşıp, dijital çağda değer yargıları pazarlama kimliksizlik ve tükeniştir.

Bugünün penceresine sesleniyor Ümit Yaşar Oğuzcan: “Ne vardı yaşamak ağır bir yük olmasaydı.”

Ümit Zeynep KAYABAŞ

DİĞER YAZILARI Güven Zor Bir Duygudur… 01-01-1970 03:00 Sabır Sanatı! 01-01-1970 03:00 Dijital Çağda Edep… 01-01-1970 03:00 Sanat Günlükleri ve Sezai Karakoç… 01-01-1970 03:00 Müslüman’da Adalet… 01-01-1970 03:00 Tarımda problemler ve toprak disiplini… 01-01-1970 03:00 Bir duruşu olmalı iyiliğin de… 01-01-1970 03:00 Nafaka mağdurları, şiddet ve aile… 01-01-1970 03:00 Doyumsuzluk Şehveti… 01-01-1970 03:00 Vicdan Ve İsraf 01-01-1970 03:00 Kadına şiddet, ahlak ve adalet zayıflığıdır! 01-01-1970 03:00 Sevginin samimiyeti ve mutluluk… 01-01-1970 03:00 Erkek Ve Kadın Üstünlüğü İle Yıkılan, Parçalanan Aileler… 01-01-1970 03:00 Ahlaki paradoks 01-01-1970 03:00 Müslüman’ın Ego İle İmtihanı 01-01-1970 03:00 İstanbul Ve Adalet… 01-01-1970 03:00 Aile Birliğini Bozan Medya Ve Boşanmalar… 01-01-1970 03:00 Üretemiyoruz, Birbirimizi Suçluyoruz Ve Yalnızlaşıyoruz… 01-01-1970 03:00 Kendini hesaba çeken insan ve “Çağrı” 01-01-1970 03:00 Şehir Ve İnsanca Yaşama Sanatı… 01-01-1970 03:00 Çalışan kadın sorunu ve aile… 01-01-1970 03:00 Harem-i Şerif’te selfie ve tüketim… 01-01-1970 03:00 Huzuru nasıl tüketiyoruz! 01-01-1970 03:00 Paris’i selamlayan kitaplar… 01-01-1970 03:00 Şehir Kimliği Ve Aile… 01-01-1970 03:00 Toprak huzuru ve tarımda çöküş… 01-01-1970 03:00 Nerede o eski dostluklar mı diyoruz… 01-01-1970 03:00 Avrupa’da Müslüman Aileler, Kadınlar Ve Çocuklar… 01-01-1970 03:00 Başörtüsü Ve Medeniyet… 01-01-1970 03:00 Gençler Kültüründen Kopmuyor, Koparılıyor… 01-01-1970 03:00 Nokta kadar menfaat için, virgül kadar eğilme! 01-01-1970 03:00 Televizyon Dizilerinin Aileye Etkisi… 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Çılgınlığı… 01-01-1970 03:00 Hayaller Ve Gerçekler… 01-01-1970 03:00 Anne, Kadın Ve Şiddet… 01-01-1970 03:00 Gençlik, Bizler Ve Doğruluk… 01-01-1970 03:00 Ramazan’da yardım kolisi geleneği ve belediyeler 01-01-1970 03:00 İnternet, mahremiyet ve gençlik! 01-01-1970 03:00 Arayış İçinde Olan İnsan Halleri… 01-01-1970 03:00 Erguvan, Diriliş Ve İstanbul 01-01-1970 03:00 İç yolculuğumuz Anne Rızası, Umut 01-01-1970 03:00 Kin ve öfke; Kalbin Hesaplaşması 01-01-1970 03:00 Paris’te şiir ve şiir ne istiyor? 01-01-1970 03:00 İyilik Tutulması Ve Azalan Bereket 01-01-1970 03:00 Gençler Anlaşılmak İstiyor -Yarının Türkiye’si- 01-01-1970 03:00 Vefasızlık, Toplum Güvensizliği -Robotlaşma- 01-01-1970 03:00 Dostluk, Kalp Huzuru Ve Duyguların Bedeli 01-01-1970 03:00 Sevginin Estetiği 01-01-1970 03:00 Toplum Huzuru Ve Güven… 01-01-1970 03:00 İnsani Değerler Tablosu -Haz- 01-01-1970 03:00 Mutluluk Tanımımız Yanlış 01-01-1970 03:00 Aile Kültürü Ve Huzur 01-01-1970 03:00 Kültürde Şaire Bir Parantez 01-01-1970 03:00 Anlama Biçimleriyle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 İnsanlık Kaybı Ve Umut 01-01-1970 03:00 Sarı Yeleklilerin Protestosu 01-01-1970 03:00 Sarı yeleklilerin dinmeyen tansiyonu! 01-01-1970 03:00 ​Sevginin dili paylaştıkça anlaşılır! 01-01-1970 03:00 Bobigny Müslüman Mezarlığı 01-01-1970 03:00 Yarına Samimiyet Bırakmak 01-01-1970 03:00 Paris‘te Akşamüzeri… 01-01-1970 03:00 Çocukluğum Ve Necip Fazıl 01-01-1970 03:00 Vel asr’i Başlangıç 01-01-1970 03:00 Kaybediş – Bir Medeniyetin Durdurulması 01-01-1970 03:00 Vel Asr’i - İnsan - Diriliş… 01-01-1970 03:00 İnsanın İç Haritası –Denge- 01-01-1970 03:00 Değişirken Kirleniyoruz… 01-01-1970 03:00 Akif İnan’da sanatsal duruş: Şairin İç Haritası… 01-01-1970 03:00 Sait Faik ve Gerideki Adam 01-01-1970 03:00
haber yazılımı