Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti

Seyfettin BUDAK

01-07-2026 17:12

Bir turnuvada bazen tek bir maç kaybedersiniz ve yolunuza devam edersiniz. Bazen de ilk iki maçta yapılan yanlışlar, bütün bir emeği boşa çıkarır.

İşte bu yıl Dünya Kupası'nda yaşadığımız tablo tam olarak buydu. Milyonlarca insanın umut bağladığı, yıllarca hazırlık yapılan bir organizasyon, ilk iki karşılaşmada yapılan yanlış oyuncu tercihleri ve yanlış kadro planlaması nedeniyle daha yolun başında anlamını yitirdi. Sonradan yapılan değişiklikler ise artık kaybedilen zamanı geri getirmeye yetmedi.

Futbolun doğasında hata vardır. Bir teknik direktör de yanlış karar verebilir. Ancak burada üzerinde durulması gereken konu, yalnızca birkaç oyuncunun sahada olması ya da olmaması değildir. Asıl mesele şudur:

Bir göreve gerçekten o işi en iyi yapacak kişi mi getiriliyor?

İşte bu soru bizi futboldan çıkarıp çok daha büyük bir kavramın içine götürüyor.

Liyakat…

Liyakat; bir göreve bilgi, yetenek, deneyim ve başarı esas alınarak insan seçmektir. İlk bakışta yalnızca devlet yönetimini ilgilendiren teknik bir kavram gibi görünse de aslında hayatın her alanını belirleyen temel ilkedir. Futbolda yanlış kadro kurarsanız turnuvadan elenirsiniz. Bir şirkette yanlış yönetici seçerseniz şirket zarar eder. Bir hastanede ehil olmayan insanlar kritik görevlere gelirse insanların hayatı tehlikeye girer. Bir okulda nitelikli öğretmenler yerine farklı ölçütlerle yapılan tercihler öne çıkarsa gelecek nesiller zarar görür.

Hayatın hangi alanına bakarsak bakalım sonuç değişmez. Doğru insan doğru yerde değilse, başarı tesadüfe kalır.

Futbolda bunun adı yanlış kadro mühendisliğidir. Devlet yönetiminde ise bunun adı çok daha ağırdır. Çünkü devletlerde yapılan yanlış tercihlerin faturası yalnızca bir turnuva değildir; bazen yıllardır.

Tarih bize devletlerin yalnızca güçlü ordularla veya büyük ekonomilerle ayakta kalmadığını gösteriyor. Bir devletin gerçek gücü, kurumlarının kalitesinde, yöneticilerinin ehliyetinde ve toplumun adalet duygusunu besleyen liyakat anlayışında saklıdır. Görevler bilgiye ve yetkinliğe göre dağıtıldığında kurumlar güçlenir; aksi durumda ise zamanla güven azalır, verimlilik düşer ve toplum geleceğe dair umudunu kaybetmeye başlar.

Bir futbol takımını düşünelim!

Kaleciyi forvete, forveti savunmaya koyabilirsiniz. Belki hepsi çok iyi sporculardır. Ancak doğru insan doğru yerde olmadığı sürece takım başarılı olamaz. Çünkü başarı sadece yetenekten değil, yeteneğin doğru kullanılmasından doğar.

Devlet yönetimi de bundan farklı değildir.

Ekonomiyi yöneten bürokratlardan eğitim sistemini şekillendiren yöneticilere, şehirleri planlayan mühendislerden adaleti dağıtan hâkimlere kadar her görev, büyük bir sorumluluk taşır. Bu görevlerde bilgi ve ehliyet geri plana itildiğinde ortaya çıkan sorunlar yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da etkiler.

Elbette bir ülkenin yaşadığı bütün sorunları yalnızca liyakat eksikliğiyle açıklamak doğru olmaz. Ekonomik şartlar, küresel gelişmeler, eğitim politikaları, hukuk sistemi ve daha birçok unsur birlikte değerlendirilmelidir. Ancak bütün bu başlıkların ortak kesişim noktalarından biri güçlü kurumlar, güçlü kurumların temelinde ise liyakattir.

Çünkü kurumları ayakta tutan binalar değildir. İnsanlardır.

İnsanları değerli kılan ise yalnızca iyi niyetleri değil, görevlerini yerine getirebilecek bilgi ve yeterliliğe sahip olmalarıdır.

Bugün dünyanın kurumsal olarak güçlü ülkelerine baktığımızda farklı kültürler, farklı siyasi sistemler ve farklı yönetim biçimleri görüyoruz. Ancak dikkat çekici ortak bir özellik var. Önemli görevlere erişimde bilgi, deneyim ve hesap verebilirlik büyük ölçüde esas alınıyor. Buna karşılık kurumsal yapıları zayıflayan ülkelerde kişisel yakınlıklar, sadakat ilişkileri ve kısa vadeli tercihler daha görünür hâle geliyor. Bunun sonucu ise çoğu zaman verimsizlik, güven kaybı ve kurumsal aşınma oluyor.

Belki de bugün üzerinde en çok düşünmemiz gereken soru şudur:

İnsanlar neden başka ülkelerde gelecek arıyor?

Bu sorunun elbette tek bir cevabı yoktur. Fakat insanların emeklerinin karşılığını adil biçimde alacaklarına duydukları güven, bu cevabın en önemli parçalarından biridir.

Liyakat tam da burada devreye girer. Çünkü liyakat sadece başarılı insanları ödüllendirme sistemi değildir. Toplumun tamamına verilen bir güven sözüdür.

"Çalışırsan karşılığını alırsın."

Bu cümleye insanların inanması, ekonomik kalkınmadan bilimsel gelişmeye kadar birçok alanı doğrudan etkiler.

Bugün gelişmiş ülkelerin en büyük doğal kaynağı petrol değildir. Altın değildir. Doğalgaz değildir. Onların en büyük sermayesi güçlü kurumlardır. Güçlü kurumların en sağlam temeli ise liyakattir.

Dünya Kupası'ndaki erken veda belki birkaç ay sonra unutulacaktır. Ancak bize hatırlattığı ilke unutulmamalıdır. Çünkü yanlış oyuncu seçiminin bir turnuvaya mal olduğu yerde, yanlış insan seçiminin bir ülkeye neler kaybettirebileceğini düşünmek zorundayız.

Belki bu Dünya Kupası'nı geri getiremeyiz. Ancak bu turnuvadan doğru bir ders çıkarabiliriz.

Başarı, tesadüflerin değil; doğru insanı doğru yerde görevlendirebilen toplumların eseridir. Ve unutulmamalıdır ki güçlü devletler yalnızca büyük hedefler koyarak değil, o hedeflere ulaşacak kadroları adaletle seçerek yükselir. Bir turnuvanın kaderini değiştiren doğru kadro tercihleri nasıl kupalara uzanan yolu açıyorsa, bir ülkenin kaderini değiştiren de bilgiyi, emeği ve ehliyeti esas alan liyakat kültürüdür. Çünkü sonunda kazanan sadece bir takım değil, adalet duygusunu koruyabilen bütün bir toplum olur.

DİĞER YAZILARI Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi? 01-01-1970 03:00 Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne? 01-01-1970 03:00 Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin! 01-01-1970 03:00 İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi? 01-01-1970 03:00 Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı 01-01-1970 03:00 Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine 01-01-1970 03:00 Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa 01-01-1970 03:00 Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi 01-01-1970 03:00 Merhametin İnfazı 01-01-1970 03:00 Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler 01-01-1970 03:00 Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? 01-01-1970 03:00 Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? 01-01-1970 03:00 İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? 01-01-1970 03:00 İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? 01-01-1970 03:00 Görünmek mi, var olmak mı? 01-01-1970 03:00 Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında 01-01-1970 03:00 Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? 01-01-1970 03:00 Neden Lise Yılları Unutulmaz? 01-01-1970 03:00 Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? 01-01-1970 03:00 Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? 01-01-1970 03:00 İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? 01-01-1970 03:00 Tek bir taşla kaç kuş vurulur? 01-01-1970 03:00 Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? 01-01-1970 03:00 “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” 01-01-1970 03:00 İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! 01-01-1970 03:00 Neden Doymuyoruz? 01-01-1970 03:00 Neden iyi olan kaybeder! 01-01-1970 03:00 Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? 01-01-1970 03:00 Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? 01-01-1970 03:00 Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? 01-01-1970 03:00 Dahilik mi, Delilik mi? 01-01-1970 03:00 Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? 01-01-1970 03:00 Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? 01-01-1970 03:00 Ölümün Tesellisi 01-01-1970 03:00 Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! 01-01-1970 03:00 Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? 01-01-1970 03:00 Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? 01-01-1970 03:00 Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu 01-01-1970 03:00 Hikâyelerim Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği 01-01-1970 03:00 Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? 01-01-1970 03:00 Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! 01-01-1970 03:00 Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? 01-01-1970 03:00 Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? 01-01-1970 03:00 Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? 01-01-1970 03:00 Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları 01-01-1970 03:00 Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! 01-01-1970 03:00 Zamanın Dili 01-01-1970 03:00 Ne Zaman İnsan Uslanacak? 01-01-1970 03:00 Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? 01-01-1970 03:00 Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? 01-01-1970 03:00 Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? 01-01-1970 03:00 Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu 01-01-1970 03:00 İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü 01-01-1970 03:00 Geçmiş mi Gelecek mi! 01-01-1970 03:00 Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler 01-01-1970 03:00 Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi 01-01-1970 03:00 Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? 01-01-1970 03:00 Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 01-01-1970 03:00 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 01-01-1970 03:00 İnsanlar Eşit Midir? 01-01-1970 03:00 Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! 01-01-1970 03:00 Varlık özgürlüğü kısıtlar mı 01-01-1970 03:00 İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 01-01-1970 03:00 Gelenek Bir İnanç Mıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? 01-01-1970 03:00 Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? 01-01-1970 03:00 Akıl Mı Fikir Mi Karışır? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi 01-01-1970 03:00 Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? 01-01-1970 03:00 İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Tükenmişlik Hissini Yaşamak 01-01-1970 03:00 İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi 01-01-1970 03:00 Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek 01-01-1970 03:00 Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek 01-01-1970 03:00 Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? 01-01-1970 03:00 İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? 01-01-1970 03:00 Giysiye Bakıp Aldanmamak 01-01-1970 03:00 Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? 01-01-1970 03:00 Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? 01-01-1970 03:00 Platon’a Göre Eğitim 01-01-1970 03:00 Zevkimiz okumaya dönüşür mü? 01-01-1970 03:00 Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar 01-01-1970 03:00 Kötüden İyi Çıkar Mı! 01-01-1970 03:00 Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? 01-01-1970 03:00 “Ben” bilinci Üç pizzacı 01-01-1970 03:00 Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? 01-01-1970 03:00 Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! 01-01-1970 03:00 İnsanın Sorularla Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy 01-01-1970 03:00 Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew 01-01-1970 03:00 Sözün Özleri 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar 01-01-1970 03:00 Erken Karar Verme Hastalığı 01-01-1970 03:00 Özel Bireylerin Dünyası 01-01-1970 03:00 Otizmli Yağmur Adam Raymond 01-01-1970 03:00 Aklın Tarihsel Gelişimi 01-01-1970 03:00 Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? 01-01-1970 03:00 Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Aforizmaları 01-01-1970 03:00 İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua 01-01-1970 03:00 Altıncı His 01-01-1970 03:00 Gençler için ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? 01-01-1970 03:00 Ölüme Teselli Aramak 01-01-1970 03:00 Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? 01-01-1970 03:00 Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam 01-01-1970 03:00 Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia 01-01-1970 03:00 Dert İnsanı Olmak 01-01-1970 03:00 Aşk imanın özgürlük bedeli midir? 01-01-1970 03:00 Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı 01-01-1970 03:00 Kurban bayramınız mübarek olsun! 01-01-1970 03:00 Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim 01-01-1970 03:00 Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak 01-01-1970 03:00 Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak 01-01-1970 03:00 Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… 01-01-1970 03:00 Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… 01-01-1970 03:00 Gönül Bahçesinde Yürümek 01-01-1970 03:00 Gözyaşım Düştüğü An 01-01-1970 03:00 Gönül Bahçesinde Yürümek 01-01-1970 03:00 Tefekkürün Serencamı 01-01-1970 03:00 Denizde Yürümek 01-01-1970 03:00
haber medya kadın