DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Seyfettin BUDAK
Seyfettin BUDAK
Giriş Tarihi : 25-03-2026 17:38

İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi?

Bir insan neden her şey benim der?

İnsan neden sahip olduklarının efendisi olmaktan çıkıp onların esiri hâline gelir?

İnsanın sahip olma arzusu, sandığımız kadar yeni değildir. Bu duygu, modern hayatın icadı değil, insanın en eski reflekslerinden biridir. İlk insan için sahip olmak, hayatta kalmak demekti. Bir parça yiyecek, bir barınak, bir güvenlik alanı…

Bunlar olmadan yaşamak mümkün değildi. Bu yüzden sahip olma içgüdüsü, varoluşun temel bir parçası olarak insanın içine yerleşti. Ancak zamanla bu içgüdü yön değiştirdi. Hayatta kalmak için sahip olmak yerini, üstün olmak için sahip olmaya bıraktı. İhtiyaçların yerini arzular, arzuların yerini ise hırs aldı.

Bugün insan, çoğu zaman sahip olduklarıyla kendini tanımlıyor. “Ben kimim?” sorusunun cevabı, sessizce “Benim nelerim var?” sorusuna dönüşmüş durumda. Evler, arabalar, hesaplar, birikimler…

Bunlar artık sadece araç değil, kimliğin bir parçası hâline geliyor. İşte tam da bu noktada tehlikeli bir kırılma başlıyor. Çünkü insan sahip olduğu şeyi kaybettiğinde sadece bir eşya kaybetmiş olmuyor; kendine dair kurduğu anlamı da kaybediyor. Bu yüzden paylaşmak zor geliyor, bölüşmek tehdit gibi algılanıyor. Çünkü bilinçaltında şöyle bir korku oluşuyor: “Eğer verirsem, eksilirim. Eğer eksilirsem, yok olurum.”

Bu korkunun kökenine indiğimizde karşımıza derin bir güvensizlik çıkıyor. İnsan çoğu zaman malı sevdiği için değil, kaybetmekten korktuğu için ona sarılıyor. Yoksulluk korkusu, değersizleşme korkusu, kontrolü kaybetme korkusu…

Bunların hepsi, insanın iç dünyasında sessizce büyüyen ve zamanla davranışları şekillendiren duygular. Bu korkular arttıkça insan daha çok kontrol etmek ister. Daha çok kontrol ettikçe daha az güvenir. Daha az güvendikçe daha sertleşir. Ve bir süre sonra dışarıdan görülen şey “açgözlülük” olurken, içeride yaşanan aslında derin bir korkudur.

Modern dünya bu korkuları besleyen bir sistem üzerine kurulu gibidir. Sürekli daha fazlasını isteyen, yetinmeyi zayıflık olarak gören bir anlayış hâkimdir. İnsanlara açıkça söylenmese de sürekli şu mesaj verilir: “Ne kadar çok şeye sahipsen, o kadar değerlisin.”

Bu düşünce insanı bitmeyen bir yarışa sokar. Ancak bu yarışın ilginç bir tarafı vardır: Bir sonu yoktur. Çünkü her ulaşılan şey, bir sonraki hedefin başlangıcı olur. İnsan hiçbir zaman “yeter” diyemez. Ve ironik bir şekilde, sahip oldukça huzur bulması gereken insan, sahip oldukça daha huzursuz hâle gelir.

İnsanlık, mal ve güç uğruna yaşanan sayısız çatışmaya sahne olmuştur. Kardeşlerin birbirine düşmesi, toplumların bölünmesi, savaşların çıkması… Bunların çoğunun arkasında sahip olma hırsı vardır.

Antik dönemde yaşamış olan Diogenes, sahip olduğu her şeyi terk ederek neredeyse hiçbir şeyle yaşamayı seçmiş ve bu tercihini “Eşyalarım azaldıkça özgürlüğüm arttı” diyerek açıklamıştır. Bu söz, aslında insanın en büyük yanılgılarından birine işaret eder: Sahip olmak özgürleştirmez, çoğu zaman bağlar.

İnsan gerçekten neye sahiptir?

Doğarken hiçbir şey getirmeyen, ölürken hiçbir şey götürmeyen bir varlık için “benim” demek ne kadar gerçektir?

Bu noktada birçok düşünür, sahip olunan her şeyin aslında geçici bir emanet olduğunu söyler. Bu bakış açısı değiştiğinde insanın dünyayla ilişkisi de değişir. Hırs yerini dinginliğe, korku yerini kabullenişe bırakır. Sahip olmak bir amaç olmaktan çıkar, bir sorumluluğa dönüşür.

Ancak insan her zaman bu farkındalıkla hareket etmez. Bazen öyle anlar olur ki kişi adeta “gözünün dönmesi” denilen bir hâle girer. Bu durum, psikolojide duygusal körlük olarak ifade edilir. İnsan o anda ne empati kurabilir ne de sonuçları sağlıklı değerlendirebilir. Davranışlarını yöneten şey artık akıl değil, yoğun duygulardır. Bu hâlin arkasında çoğu zaman birikmiş öfke, yoğun stres, tehdit algısı ve kimlik kaybı korkusu bulunur. İnsan kendini tehdit altında hissettiğinde, en ilkel savunma mekanizmalarına döner. Bu da onu, aslında olmak istemediği birine dönüştürebilir.

Bütün bu tabloya baktığımızda şu soruyla karşı karşıya kalırız: İnsan gerçekten mal mı biriktirir, yoksa anlam mı arar?

Belki de mesele tam olarak buradadır. İnsan aslında anlam arayan bir varlıktır. Ancak anlam bulamadığında, onun yerine maddi şeyleri koyar. Para, mülk, statü…

Bunlar çoğu zaman içsel bir boşluğun yerini doldurmak için kullanılır. İçi dolu olan insan paylaşabilir, çünkü eksilmeyeceğini bilir. Ama içi boş olan insan tutunacak bir şey arar ve o şeyi kaybetmemek için her şeyi göze alabilir.

Bu noktada mesele başkalarını yargılamak değil, kendimize dönmektir. Çünkü her insanın içinde bu potansiyel vardır. Her insan, şartlar oluştuğunda sahip olduklarına gereğinden fazla anlam yükleyebilir.

Bu yüzden asıl sorular şunlar:

Sahip olduklarımız bizi mi tanımlar, yoksa biz mi onlara anlam veririz? Kaybetme ihtimali bizi neden bu kadar korkutur? Paylaşmak neden zor gelir? Ve en önemlisi, eğer bir gün elimizdekilerin hepsi giderse, geriye gerçekten ne kalır?

İnsan belki de hayatı boyunca bu soruların cevabını arar. Ama şu gerçek değişmez: Sahip olduklarımız arttıkça değil, onlara bağımlılığımız azaldıkça özgürleşiriz. Çünkü asıl zenginlik, çok şeye sahip olmak değil, az şeye ihtiyaç duymaktır. Ve belki de insanı insan yapan şey, biriktirdikleri değil, gerektiğinde vazgeçebildikleridir.

NELER SÖYLENDİ?
@
Seyfettin BUDAK

Seyfettin BUDAK

DİĞER YAZILARI Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi Merhametin İnfazı Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik