Evren nasıl oluştu ve biz burada neden varız?
İlk insanlar gökyüzüne baktı. Filozoflar düşündü. Bilim insanları atomları parçaladı. Teleskoplar galaksilerin milyarlarca yıl önceki hâllerini gösterdi. Modern fizik ise sonunda evrenin en temel yapı taşlarından biri olarak görülen Higgs Bozonu’nu keşfetti. Bazıları ona “Tanrı parçacığı” dedi. Çünkü bu keşif, maddenin neden kütleye sahip olduğunu anlamamızda büyük rol oynuyordu.
Bu küçük parçacığın peşine düşen insanlar aslında yalnızca fizik yapmıyordu. Onlar varlığın temel kodlarını anlamaya çalışıyordu. Eğer Higgs mekanizması olmasaydı atomlar oluşamazdı. Yıldızlar yanamazdı. Gezegenler ortaya çıkamazdı. İnsan bedeni var olamazdı. Yani mesele sadece küçük bir parçacık değildi. Aslında mesele, varlığın neden var olduğu sorusuydu.
Fakat tam bu sırada dünyanın başka bir yerinde farklı bir arayış yükselmeye başladı.
Silikon Vadisi… Kodlar… Algoritmalar… Yapay zekâ sistemleri… Sosyal medya ağları… Veri merkezleri…
Bir tarafta evrenin sırlarını çözmeye çalışan bilim insanları vardı. Diğer tarafta insan zihninin sırlarını çözmeye çalışan teknoloji imparatorlukları yükseliyordu.
Ve belki de modern çağın en sessiz savaşı tam burada başladı.
Çünkü artık savaşlar yalnızca toprak işgal ederek yapılmıyor. Eski çağlarda ordular şehirleri ele geçirirdi. Bugün ise dikkat ele geçiriliyor. İnsan zihni ele geçiriliyor. Duygular yönlendiriliyor. Düşünce akışları şekillendiriliyor.
Belki de bu yüzden modern dünyanın en büyük güç savaşlarından biri laboratuvarlarla algoritmalar arasında yaşanıyor.
İnsanlık ise çoğu zaman bu savaşın farkında bile değil. Çünkü modern çağın en büyük kontrol mekanizması bazen baskıyla değil, dikkat dağıtmayla çalışıyor olabilir.
Sürekli akan videolar… Bitmeyen magazin gündemleri… Saatler süren kısa videolar…
Öfke üreten tartışmalar… Sanal kutuplaşmalar… Dijital bağımlılıklar… Oyun ekonomileri…
Sürekli tüketilen içerikler…
Bütün bunlar yalnızca eğlence mi? Yoksa insan zihninin derin düşünme kapasitesini ve yaratıcı gücünü yavaş yavaş aşındıran görünmez bir sistemin parçaları mı?
Çünkü düşünen insan tehlikelidir. Sorgulayan insan kolay yönetilemez.
İnsanlar sabah uyandığında ilk neye bakıyor? Telefona…
Peki o ekranda ne göreceğimize kim karar veriyor? Çoğu zaman biz değiliz.
Algoritmalar hangi videoyu izleyeceğimizi, hangi haberi okuyacağımızı, hangi müziği dinleyeceğimizi, hatta bazen neye öfkeleneceğimizi bile belirliyor. Daha korkutucu olan ise şu olabilir: Algoritmalar bizi bizden daha iyi tanımaya başlıyor olabilir.
Çünkü sistem sürekli öğreniyor. Neye baktığımızı… Nerede durduğumuzu… Hangi korkulara sahip olduğumuzu… Hangi cümlelerin bizi öfkelendirdiğini… Hangi yalnızlıklarımızın bulunduğunu…
Ve burada çok kritik bir soru ortaya çıkıyor. Bilgi arttıkça insan özgürleşiyor mu, yoksa daha mı kolay yönlendiriliyor? Çünkü bilgi ile bilinç aynı şey değildir.
Bugün çok çarpıcı bir tabloyla karşı karşıyayız. Kendini belli bir entelektüel seviyede gören insanların bile farkında olmadan dikkatlerinin dağıldığını görüyoruz. Saatlerce ekranların içinde kaybolan, sürekli içerik tüketen, bir düşünceden diğerine savrulan insanlar artık yalnızca sıradan kullanıcılar değil. Akademisyenler, yazarlar, yorumcular, sanatçılar, düşünce insanları bile aynı dijital akışın içine çekiliyor.
Daha da ilginç olanı aynı düşünceye sahip insanlar bazen hakikati aramak için değil, birbirlerine özsaygı kazandırmak için bir araya geliyor. Zamanla düşünceler sorgulanan fikirler olmaktan çıkıp sorgulanamaz inançlara dönüşebiliyor. Ardından bu yapı ideolojik bir kimlik kazanıyor. İnsan artık gerçeği aramaktan çok kendi grubunu savunmaya başlıyor.
Sosyal medya burada görünmez bir hızlandırıcı gibi çalışıyor olabilir.
Çünkü artık birçok insan insanlık adına gerçek sorumluluklarını bırakıp beğeni, paylaşım ve tıklanma ekonomisinin içine sürükleniyor. Bir fikrin doğru olması değil, ne kadar dikkat çektiği önem kazanıyor. Bir düşüncenin derinliği değil, kaç saniyede tüketildiği belirleyici oluyor.
Bugün yapay zekâ sistemleri milyonlarca kitabı saniyeler içinde tarayabiliyor. İnsanlardan daha hızlı analiz yapabiliyor. Hastalık teşhis edebiliyor. Görseller oluşturabiliyor. Şarkılar besteleyebiliyor. Ama hâlâ cevaplayamadığımız temel bir soru var:
Bir makine gerçekten “anlıyor” mu? Yoksa sadece insan davranışlarını kusursuz şekilde taklit mi ediyor?
İnsan bazen gece gökyüzüne bakıp kendi varlığını sorgular. “Ben neden varım? Özgür müyüm? Ölüm nedir? Hayatın anlamı ne?”
İşte bilinç tam burada başlıyor. Çünkü bilinç yalnızca veri işlemek değildir. Kendini fark etmektir. Kendi varlığını sorgulamaktır. Acısını, korkusunu, yalnızlığını anlayabilmektir.
Algoritmalar ise çoğu zaman örüntüleri takip eder. Onlar dikkat ekonomisiyle çalışır. İnsan zihnini uzun süre ekranda tutan şey neyse onu büyütür.
Bu yüzden modern dünyanın en büyük yanılgılarından biri şu olabilir: Çok fazla bilgi üretmenin otomatik olarak bilgelik üreteceğini sanmak…
Oysa tarih tam tersini de gösteriyor. Bilgi arttı ama savaşlar bitmedi. Teknoloji gelişti ama yalnızlık azalmadı. İnsanlık dijital olarak bağlandı ama ruhsal olarak parçalanmaya başladı.
Belki de sorun teknoloji değil. Sorun, insan bilincinin aynı hızda gelişememesi…
Bugün birçok insan algoritmaların tarafsız olduğunu düşünüyor. Ama gerçekten öyle mi?
Bir algoritma hangi verilerle eğitilirse ona göre davranır. Eğer sistem öfkenin daha çok tıklama getirdiğini öğrenirse öfkeyi büyütür. Korku daha çok dikkat çekiyorsa korkuyu yayar. Sansasyon daha fazla reklam getiriyorsa sansasyonu öne çıkarır.
Böylece insan zihni görünmez bir ekonominin hammaddesine dönüşebilir. Belki de modern çağın en büyük sömürüsü petrol değil, insan dikkatidir.
Çünkü dikkatini kaybeden insan, zamanla düşünme derinliğini de kaybedebilir.
Eskiden insanlar baskıyı daha net görüyordu. Sansürler, yasaklar, fiziksel güçler, açık otoriteler… Bugün ise kontrol çok daha görünmez hâle geldi.
Bir bildirim… Bir öneri sistemi… Bir reklam… Bir içerik akışı…
Küçük gibi görünen bu şeyler zamanla düşünce biçimini şekillendirebilir.
Ve en tehlikeli nokta kişinin artık kendi düşüncesiyle sistemin ona sunduğu düşünceyi ayırt edememesi… İşte bu yüzden modern çağın en büyük savaşı belki de teknoloji savaşı değildir. Belki asıl savaş, insan bilinci ile dijital yönlendirme arasındaki savaştır.
Fakat burada çok önemli bir denge var. Teknoloji düşman değildir.
Yapay zekâ hastalık teşhis edebilir. Engelli bireylere yardım edebilir. Bilimsel keşifleri hızlandırabilir. Eğitimi erişilebilir hâle getirebilir. İnsanlığın büyük problemlerine çözümler sunabilir.
Sorun teknoloji değil. Sorun, teknolojinin hangi bilinç seviyesinde kullanıldığı…
Çünkü aynı teknoloji bir insanı özgürleştirebilirken başka bir insanı manipüle etmek için de kullanılabilir. Bu yüzden mesele cihazlar değil, bilinçtir. Eğer bilinç gelişmezse teknoloji büyüdükçe insan küçülebilir. Belki de bugün insanlığın yeniden öğrenmesi gereken en önemli şey sorgulamaktır. Bir bilgi gördüğümüzde durup düşünmek…
Bu neden karşıma çıktı? Bu içerik beni nasıl etkiliyor? Bunu kim öneriyor? Gerçekten ben mi karar veriyorum? Ben düşünüyor muyum, yoksa benim yerime sistem mi düşünüyor?
İşte bu sorular modern çağın en önemli savunma mekanizması olabilir. Çünkü sorgulayan insan tamamen kontrol altına alınamaz.
Algoritmalar alışkanlıkları tahmin edebilir. Ama bilinçli farkındalık insanı otomatik davranışlardan çıkarabilir. Belki de modern çağın gerçek direnişi budur. Sürekli akan içeriklerin içinde düşünmeyi kaybetmemek…
Eğer insan sadece tüketen, dikkatini kolayca kaybeden, sürekli yönlendirilen bir varlığa dönüşürse görünmez sistemler güç kazanacak.
Ama insan sorgulamayı, derin düşünmeyi, bilinç geliştirmeyi başarırsa teknoloji insanı küçülten değil büyüten bir araca dönüşebilir.
Çünkü bilinç gelişmezse insan kendi ürettiği sistemlerin içinde kaybolabilir. Ve belki de gerçek özgürlük tam burada başlıyordur.
Görünmez sistemlerin içinde bile kendi zihninin farkında olabilmekte…
Seyfettin BUDAK
İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi?
Ömer Naci Yılmaz
Çilekeş Bir Annemizdi…
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Recep YAZGAN
İş bankası’nın kapısına ‘haram’ yazılacak mı!
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Eyüphan KAYA
Ailenin selameti için 7-S
Öztürk Samuk
Proje Derin
Mehmet Ali Çamoğlu
Sisli Meydan: At İzi İt İzine Karıştı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Aydan KURT
Bir yolculuktan fazlası...
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Songül KARAMAN
Aile İçi İletişimde 10 Altın Kural
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)