Güne onlarca bildirimle uyanıp, gün boyu bir projeden diğerine koşturuyor, akşam olduğunda ise “Bugün ne yaptım?” sorusuna net bir yanıt veremiyorsanız, muhtemelen modern çağın en yaygın tuzaklarından birine düşmüşsünüz demektir.
Sınırsız dağınıklık…
Peki, insanlık için gerçekten iz bırakmak istiyorsak, yolumuzu aydınlatacak tek bir ışığı seçip, hayatımızın geri kalanını onun etrafında örmeye cesaret edebilir miyiz?
Bu soru bize şunu fısıldar: “İnsanlık için iz bırakmak istiyorsan, dağınık halden vazgeçip tek bir ana hedef seçip geri kalan her şeyi onun etrafında birleştirmek.”
Bu, sıradan bir verimlilik tavsiyesinden çok daha derin bir varoluşsal manifestodur. Dağınıklık sadece masamızın karışıklığı değil; zihnimizin, enerjimizin, zamanımızın ve nihayetinde kimliğimizin sayısız parçaya bölünmesidir.
Tek bir ana hedef ise, bir kara delik gibi, bu parçaları kendi merkezine çekip onlara yeni bir anlam ve yön kazandıran bir kütleçekim merkezi yaratır.
Gündelik hayatta bu dağınıklığın tezahürlerini sıkça görürüz. Bir yandan kariyerinde yükselmeye çalışan, diğer yandan mükemmel bir ebeveyn, iyi bir arkadaş, sağlıklı bir sporcu ve aynı zamanda sosyal sorumluluk projelerinde aktif bir gönüllü olmaya çalışan biri, zamanla tüm bu alanlarda buğulanmış bir cam ardından hareket eder hale gelir. Enerjisi seyrelir, etkisi sığlaşır.
Oysa tek bir “ana hedef” belirlemek – örneğin “insanlarda eleştirel düşünmeyi” veya “çocuklara bilim sevgisi aşılamak” – bu alanları birbiriyle konuşturmayı mümkün kılar.
İşiniz bu hedefe hizmet eden projeler üretir, sosyal çevreniz bu amaç için bir ağa dönüşür, okuduklarınız, izledikleriniz bu merkeze yakıt olur. Da Vinci gibi “her şey” olmaya çalışmak yerine, Michelangelo gibi “tek bir şeyi” kusursuza yakın yontmaya odaklanmak, izin kalıcılığının sırrıdır.
Tarih, derinlemesine odaklanmış isimlerle doludur:
Newton yerçekimi ve hareket yasalarına, Marie Curie radyoaktiviteye adadığı ömürleriyle, evren anlayışımızı değiştirdiler. Onların gücü, her şeyi yapabilme kapasitelerinden değil, neredeyse her şeyi bir kenara bırakarak tek bir şeye kök salma cesaretlerinden geldi.
Bilimsel veriler de bu felsefeyi destekler. Psikolojideki “odaklanmış uygulama” (deliberate practice) kavramı, uzmanlığın ancak dar, spesifik bir alanda derinlemesine ve sürekli çaba ile geldiğini gösterir.
Nörobilim ise “multitasking (aynı anda fazla işlem yapma)” efsanesini çürütür; beynimiz görevler arasında hızla geçiş yaparken performans düşer, hata oranı artar ve öğrenme yüzeysel kalır.
Kalıcı iz, geniş ama sığ bir alana değil, dar ama derin bir kanala akıtılan su gibi, en güçlü akışını yaratır. Bu odak, aynı zamanda "sinyal-gürültü oranını" lehimize çevirir.
Dünya bize sürekli sinyaller (fırsatlar, bilgiler) ve gürültü (dikkat dağıtıcılar, anlamsız talepler) gönderir. Merkezi bir hedef, mükemmel bir filtre görevi görerek, ilgili sinyalleri yakalamamızı, geri kalan her şeyi ise etkili bir şekilde görmezden gelmemizi sağlar.
Felsefi sorgulamalar ise bizi daha temel bir soruya götürür: Bu “tek hedef” kimliğimizi sınırlar mı, yoksa özgürleştirir mi?
Varoluşçuluk bize seçim yapmanın ve bu seçimle sorumluluğu üstlenmenin insan olmanın özü olduğunu söyler. Dağınıklık, seçim yapmaktan kaçmanın, dolayısıyla sorumluluktan kaçmanın bir yolu olabilir mi?
Tüm kapıları açık tutma arzusu, aslında hiçbir odanın derinliğini yaşayamama pahasına gelir. Nietzsche’nin “kendi olma” çağrısı, kendi değerlerimizi yaratıp onun etrafında bir yaşam inşa etmeyi gerektirir. Stoacılık ise kontrol edebileceğimiz tek şeyin kendi irademiz ve eylemlerimiz olduğunu hatırlatarak, dışarıdaki gürültüyü değil, içerideki pusulayı dinlemeye davet eder.
Bu bağlamda, merkezi bir hedef seçmek, özgürlüğümüzü kısıtlayan bir pranga değil, bizi anlamsız seçim denizinde boğulmaktan kurtaran bir can simididir.
Peki, bu pratikte nasıl işler?
Diyelim ki ana hedefiniz “toplumsal bir farkındalık yaratmak” olsun. İşinizde bu konuda projeler geliştirebilir, okuduklarınız bu alana odaklanabilir, boş zamanlarınızda ilgili sivil toplum kuruluşlarına destek olabilir, sosyal medya paylaşımlarınızı bile bu merkezde şekillendirebilirsiniz. Bu, hayatınızı tekdüzeleştirmek değil, tüm renklerinizi aynı resmin tonları haline getirmektir. Karşılaştığınız her yeni insan, deneyim ve bilgi, bu merkezi hedefe yakınsayarak anlam kazanır.
Başlangıç için kendinize şu üç soruyu sorun:
1) Öldüğümde insanlar benim hangi tek katkımla anılsın isterdim?
2) Hangi faaliyet beni en derinden “akış” haline sokuyor?
3) Dünyadaki hangi dar alanda, benzersiz birikimimle en keskin farkı yaratabilirim? Cevaplar, merkezinizin koordinatlarını verecektir.
Sonuç olarak, insanlık için iz bırakmak, tarihin kumlarına sayısız sığ ayak izi değil, derin bir çukur açmaktır. Bu da ancak tüm ağırlığımızla, sürekli aynı noktaya basarak mümkün olur. Bu bir fedakârlık değil, bir bütünleşme çağrısıdır.
Zamanımızın, enerjimizin ve tutkumuzun kıymetini bilerek, onları bir lens yardımıyla tek bir noktaya odaklamak, ancak o zaman yakıcı ve kalıcı bir ışık hüzmesi yaratabiliriz. Dağınık bir mum alevi elinizi ancak ısıtır, oysa aynı mum ışığı bir büyüteç altında odaklandığında ateş yakabilir.
Siz, hayatınızın dağınık parçalarını hangi ana hedefin kütleçekimi etrafında birleştireceksiniz? Cevabınız, bırakacağınız izin derinliğini belirleyecek. Bu seçimi yapma cesareti, sıradan bir varoluştan, miras bırakan bir yaşama geçişin ilk ve en önemli adımıdır.
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Aynı Evde Büyüyen Yalnızlık: Narsistik Ebeveynlik Ve Görünmeyen Çocuklar
Hamdi TEMEL
Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor
Adnan ÖZ
Bu kadro ile bu kadar!
Seyfettin BUDAK
Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi?
Mehmet BOZKURT
Üzgünüm Ey Milletim!
Fatih ORUÇ
Amerikaʼnın Kızılderili Soykırımı
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Erol AYDIN
Köyden Kente Sosyolojik Dönüşüm
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)