Bir zamanlar bir davulun sesiyle toplanan insanlar, bugün neden aynı apartmanda birbirini tanımıyor?
Kayısının kokusunun sokağa sindiği, doğal gazın olmadığı, soba dumanlarının göğe yükseldiği 1975-1985 arası Malatya mahalleleri… O yıllarda eksik olan teknoloji miydi, yoksa bugün eksik olan insan mı?
Malatya denildiğinde akla önce kayısı gelir. Ama 70’li ve 80’li yılların Malatya’sı yalnızca kayısının başkenti değil; aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın ve birlikte yaşamanın da başkentiydi. Doğal gaz yoktu. Kış, sertti. Sobalar yanar, bacalardan çıkan duman mahallelerin ortak manzarası olurdu.
Ramazan ayında buzdolabı olmayan evlere buz dağıtılırdı. O buz sadece bir serinlik değil, bir şefkat göstergesiydi. Televizyonu olmayanlar, olan komşuya giderdi. Kapılar çalınmazdı bile; çünkü o kapılar zaten açıktı. Kimse “Neden geldin?” demezdi. Çünkü “gelmek” doğal, “misafir olmak” olağandı.
Bugün düşünelim!
Aynı apartmanda oturduğumuz komşunun adını biliyor muyuz?
Her ev kayısı çekirdeği fabrikasından kırılmış ama içinden ayrılmamış çekirdek getirirdi. Bazen bir ton. Sonra mahallede bir ev belirlenir, geceleri toplanılırdı. Çekirdek kabuğu ayıklanır, sohbet edilir, çay içilir, türküler söylenirdi. İş bittiğinde sıradaki eve geçilirdi.
Bu sadece ekonomik bir faaliyet değildi. Bu, kolektif emeğin ve kolektif bilincin tezahürüydü. Birlikte çalışmak, birlikte konuşmak, birlikte gülmek…
Emek, insanı yalnızlıktan koruyan bir bağdı.
Bugün üretim bireyselleşti; ekran başında, kulaklıkla, sessizce…
Ama üretim yalnızlaşınca, insan da yalnızlaştı mı?
Yağmur yağdığında çocuklar kapı kapı dolaşır, yağ ve bulgur toplardı. Çünkü yağmur bereketti. Toplanan malzemeler bir evde pişirilir, birlikte yenirdi. Mahallede bir bahçeden duman yükselirse bilinirdi ki bulgur kaynıyor. Eline tası alan koşar, “Hedik var mı?” derdi. Tas doldurulur, geri dönülürdü.
Paylaşmak için davet gerekmezdi. Çünkü hayat zaten ortaktı.
Bugün yağmur yağdığında çocuklar pencereye bakıyor mu, yoksa telefona mı?
Kış geceleri bir evde toplanılırdı. Mahallenin hikâyecisi aynı hikâyeyi defalarca anlatırdı. Her seferinde küçük değişikliklerle. Kimse “Bunu daha önce dinledik” demezdi. Çünkü hikâye sadece olay değil, birlikteliğin bahanesiydi.
Mahallenin ozanı sazını alır, türkü söylerdi. Sözler bazen hüzün, bazen sevinç taşırdı. Müzik, insanları ortak bir duyguda birleştirirdi.
Bugün aynı şarkıyı kulaklıkla, tek başımıza dinliyoruz.
Peki birlikte hissetmeyi kaybettik mi?
Düğünler bahçelerde, boş alanlarda yapılırdı. Kazan kazan yemek pişerdi. Davetiye yoktu. Davulun sesi davetti. O sesi duyan gelir, oynar, yer, dua ederdi.
Düğün, sadece iki kişinin evliliği değil; mahallenin sevinciydi. Ortak bir mutluluktu.
Bugün davetiyesiz bir düğüne gider miyiz? Gitsek hoş karşılanır mıyız?
Mahalle kahveleri sorunların çözüldüğü yerlerdi. İnsanlar dertlerini orada paylaşır, çözüm arardı. Mahalle camisinin imamı, berberi, bakkalı, öğretmeni bir bütünün parçalarıydı. Toplumsal yapı hiyerarşik değil; iç içe geçmiş bir ağ gibiydi.
Güven vardı. Herkes birbirini tanırdı. Çocuklar tüm mahallenin çocuğuydu.
Bugün güven neden bu kadar kırılgan? Ne oldu da bitti?
Modernleşme mi? Ekonomik büyüme mi? Teknoloji mi? Yoksa insanın iç dünyasında bir dönüşüm mü?
80’lerden sonra şehirleşme hızlandı. Apartmanlar yükseldi. Televizyon her eve girdi. Sonra bilgisayar, internet, sosyal medya… Artık eğlence için bir araya gelmeye gerek kalmadı. Hikâyeyi ekrandan dinledik, türküyü dijitalden dinledik, düğünü salonda yaptık.
Kolaylık arttıkça yakınlık azaldı mı?
Modern insan, özgürleştiğini düşündü. Bireyselleşti. Kendi alanını, kendi zamanını, kendi konforunu öncelik yaptı. Bu kötü mü?
Belki değil. Ama bireysellik, dayanışmayı zayıflattıysa; özgürlük, yalnızlıkla sonuçlandıysa; burada düşünmemiz gereken bir şey var.
İnsanlık, iyilik ve erdem kavramları mutasyon mu geçirdi?
Yoksa anlam mı değiştirdi?
Eskiden iyilik görünmezdi; sıradandı. Şimdi iyilik paylaşılıyor, beğeni alıyor. Eskiden yardım sessizdi; şimdi çoğu zaman görünürlük istiyor. Bu dönüşüm doğal mı, yoksa değerlerin aşınması mı?
Gençler suçlanabilir mi?
Hayır! Çünkü onlar bu kültürün içinde büyümedi. Onlara anlatılan mahalle hikâyeleri nostaljik bir masal gibi geliyor olabilir.
Çünkü onların gerçekliği başka… Hız, rekabet, performans, dijital kimlik…
Ama gençlerin aradığı şey aslında aynı değil mi?
Aidiyet, anlaşılmak, görülmek, değerli hissetmek…
Belki de mahalle kültürü bir biçim olarak değil ama öz olarak yeniden üretilebilir. Dijital çağın içinde yeni bir dayanışma dili mümkün olabilir mi?
Belki mahalle kültürü tamamen yok olmadı. Sadece mekân değiştirdi. Belki artık fiziksel sokaklarda değil; farklı platformlarda yaşıyor.
Ama şu soru önemli: O eski güven ve samimiyet duygusu da taşındı mı?
Malatya’nın kayısı bahçelerinde yankılanan çocuk sesleri, soba başında anlatılan hikâyeler, davulun çağrısı…
Bunlar sadece geçmişe ait romantik anılar mı? Yoksa insan doğasının vazgeçilmez ihtiyaçlarının işaretleri mi?
İnsan sosyal bir varlık. Aristoteles’in dediği gibi “zoon politikon” yani toplumsal bir varlık. Eğer insan toplumsal bağlardan koparsa, geriye ne kalır?
Belki mesele geçmişi geri getirmek değil. Çünkü zaman geri dönmez. Ama geçmişin özünü bugüne taşımak mümkün olabilir. Paylaşmayı, dayanışmayı, güveni, ortak sevinci…
Belki yeniden şu soruyu sormalıyız:
Teknoloji bize hız kazandırdı ama kalbimizi yavaşlatmayı unutturdu mu?
Malatya’nın 1975-1985 mahalleleri bize şunu hatırlatıyor: İmkân az olabilir, ama insan çoksa; eksik yoktur. Buzdolabı olmayabilir ama kapı açıksa; yalnızlık yoktur. Davetiye basılmayabilir ama davul çalıyorsa; kimse dışarıda kalmaz.
Şimdi soralım!
Biz bugün hangi davulun sesini duymuyoruz?
Ve gerçekten duymak istiyor muyuz?
Mehmet BOZKURT
İran Yalnızlaşırken, Ortadoğu Yanıyor!
Seyfettin BUDAK
Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında
Songül KARAMAN
Oruç İbadetinin Faydaları
Halil MERT
İslam Dünyası Neden Paramparça?
Mehmet Nuri BİNGÖL
ABD, İran, Vekâlet Savaşları ve Caydırıcılık Meselesi
Eyüphan KAYA
Bir İslam Toplumunun devleti laik olamaz!
Levent ERTEKİN
Karatüre Üzerinden Kültürel Restorasyon (3)
Adnan ÖZ
Samsunspor böyle oynarsa önümüz açık!
Fatih ORUÇ
ABD-IRAK savaşı veya I. Körfez savaşı
Aydın BENLİ
İran’a saldırı, bölgeye saldırıdır!
Aydan KURT
Oyunlar…
Hamdi TEMEL
Ramazan’da Baş Ağrısı ve Böbrekler
Özlem Gürbüz
Evren tek mi?
Nihat Güç
Rü’yet-i Hilal Meselesi Ve Diyanet İşleri Başkanlığı
Ravza ZEYBEK
Ramazan Ayı Özgürlüktür
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Z kuşağı daha az zeki mi, yoksa daha fazla yorgun mu?
Fatma Saçak Akbulut
Sevmek
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 76
İsa ÇOLAKER
Şiirin Gürültülü Sessizliği
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Matematik Eğitiminin Önemi
Bülent ERTEKİN
EŞKİYA DÜNYAYA HÜKÜMDAR OLMAZ
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)