DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Seyfettin BUDAK
Seyfettin BUDAK
Giriş Tarihi : 17-12-2025 15:24

Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü?

Siz hiç birine ya da bir şeye sadakat duygusuyla yaptığınız bir şeyin, aslında doğruya değil de yalnızca güçlü olana hizmet ettiğini fark ettiniz mi?

İşte tam da bu yüzden, bugün sadakati kutsal bir değer gibi görmeden önce bir an durup sormalıyız:

Bu sadakat neyi koruyor, kimi güçlendiriyor ve bizi neden koparıyor?

Bunu günlük hayatta çok sık görürüz. İş yerinde yanlış bir karar alındığında, "Ben sadık bir çalışanım" diyerek sesini çıkarmayan biri, sadece patronuna değil, haksızlığa da bağlılık göstermiş olur.

Sadakat, bir bağdan ayrıldığında, kişiyi güçlendirmez; aksine, edilgen ve pasif bir konuma iter. Oysa gerçek bir bağ karşılıklıdır, canlıdır ve kişinin kendini unutmasına izin vermez. Tam burada, modern hayatın çarpıcı bir figürü ortaya çıkar: "iç terbiyesini yitirmiş yetişkin".

Bu kişi, insan görünümündedir ama insan olmanın gerektirdiği iç çabayı göstermemiştir. Bedeni toplum içindedir, fakat kalbi ve vicdanı toplumla temas halinde değildir. Bilgisi olabilir ama bilinci yoktur; diploması vardır ama ölçüsü yoktur. İnsanı insan yapan o iç pusula/utanma duygusu, başkasını anlama yetisi, sorumluluk, vicdan ya hiç oluşmamıştır ya da çoktan kırılmıştır.

Trafikte öfkeyle direksiyon sallayan, gücü eline geçirince sınır tanımayan, "Ben ne dersem o olur" diye davranan her eylemde, bu iç terbiye eksikliğinin izlerini görebiliriz.

Bu durum belirli bir kesime özgü değildir. İç terbiye eksikliği, daha çok kişinin kendi kendine koyduğu kuralların olmamasıyla ilgilidir. Ölçünün ve dengenin zayıfladığı her yerde bu hal yayılır. Gücün sorumsuzca kullanıldığı, kimseye hesap vermenin gerekmediği, yeteneğin değil de yandaşlığın ön planda olduğu, ahlaki sınırların bulanıklaştığı ortamlarda, bu tür davranışlar su yüzüne çıkar.

Yani mesele sadece tek bir kişinin ahlak zaafı değil, toplumsal bir kopuş halidir. Ölçüsüzlük ve sorumsuzluk yaygınlaştığında, bu "içi boş" yetişkinlik neredeyse normal kabul edilir.

Peki, bu noktadan sonra bir düzeltme şansı var mı?

Evet, ama bu şansı sadece kişisel pişmanlıklara bağlayamayız. Toplumlar ölçülerini kaybettiklerinde, sadece değerlerini değil; kurumlarını, birbirine olan güvenlerini ve ortak bir gelecek inancını da kaybederler.

Bu yüzden, bir tür toplumsal ayar gerektirir. Adaletin güçlenmesi, liyakatin geri gelmesi, haksızlığın cezasız kalmaması, kamusal alanların yeniden güven veren yerler olması…

Bunlar romantik hayaller değil, düzgün işleyen bir toplumun temel şartlarıdır. Doğru düzenlemeler yapıldığında, toplumların ne kadar hızlı toparlanabildiğini tarih bize defalarca göstermiştir.

Bugün dünyada bu dengesizliğin en belirgin sonuçlarından biri de "gibi yapmak" olgusudur. Gerçekmiş gibi görünen ama gerçekle bağı zayıf olan bu durum, özellikle gerçeğin üretilmesi gereken alanlarda (siyasette, medyada ve sosyal medyada) yoğunlaşır.

Bilgi artık doğru olduğu için değil, bize iyi hissettirdiği için paylaşılır. Algoritmalar ayrıştırmayı besler; sürekli tekrar edilen her söz, parlatılan her görüntü gerçek sanılabilir. Buradaki sorun sadece teknoloji değildir. Asıl mesele, ölçüsünü kaybetmiş toplumların gerçeği taşıyamamasıdır. Gerçek ağırdır; emek ve sabır ister. Dengesini yitirmiş toplumlar bu yükü taşımakta zorlanır.

Tam da bu noktada, insanın kendi içine dönmesi gerekir. Yunus Emre’nin yüzyıllardır hatırlattığı gibi, acı bazen en güçlü öğretmendir. "Derdim bana derman imiş" sözü, acıyı yüceltmek değil, onun değiştirici gücünü kabul etmektir.

Acı, insanı yerinden oynatır. "Artık böyle gitmez" dedirtir. Kırıldığımız yerde sadece bir yara açılmaz; aynı zamanda yeni bir yol da belirir. Çoğu büyük değişim, insanın en çok zorlandığı anlarda başlar. Çünkü acı, pasif bir katlanış değil, içten gelen bir çağrıdır.

Fakat bu değişim, zihinsel bir uyanış olmadan gerçekleşemez. Bugün sıkça rastladığımız "düşünsel tembellik" büyük bir hasara yol açıyor. İnsanlar çok meşgul, çok koşturuyor ama derinlemesine düşünmüyor.

Dışarıdan bakınca çok çalışkan görünen bu hal, içeride ciddi bir durgunluk barındırıyor. Zihin hareket etmiyor, alışkanlıklar sorgulanmıyor, hatalarla yüzleşilmiyor.

Sonuç olarak, toplum aynı noktada dönüp duruyor. Gerçekle yüzleşmek zor geldiği için erteleniyor. Oysa bir toplum düşünmeyi bıraktığında, çalışkan görünmeye çok yatkın olur; çalışkan olmaya değil.

Türkiye gibi gündemin hızlı ve sert değiştiği bir yerde, kişisel ölçüyü korumak daha da zordur. Bunun için kişinin önce iç referanslarını netleştirmesi gerekir.

Gündem dışarıdan belirlenir; ölçü ise içeriden. Sürekli tetikte yaşamak, sürekli hızlı olmak, iç pusulayı bozar. Yavaşlamak, düşünmek için zaman yaratmak, bilgiyi eleyerek almak bugün bir lüks değil, bir ayakta kalma yöntemidir. Her duyduğumuz doğru değildir; her gördüğümüz gerçek değildir.

Sonunda hep şu soruya geliriz:

Hayatımızdaki kurallara, ölçülere kim gerçekten karar veriyor?

Çoğu zaman başkalarının çizdiği çizgilerle yaşarız; ailemiz, çevremiz, kültürümüz bizim için ölçüler koyar. Kendi yaşam ilkelerimizi belirleme hakkı ise, belli bir yaşta değil, bir "uyanış" anında doğar. İnsan "Ben kime göre yaşıyorum?" diye sorduğunda, o cetveli eline almaya başlar. Ölçüyü yeniden çizme cesareti, insana özgüdür. Ve bir cetvel bir kez gerçekten bize ait olduğunda, hayat da ilk kez gerçekten bize ait olur.

 

 

NELER SÖYLENDİ?
@
Seyfettin BUDAK

Seyfettin BUDAK

DİĞER YAZILARI Merhametin İnfazı Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
  • eşya depolama
  • ahsap mobilya Turkey Hair Transplant Packages ts3 satın al Anlaşmalı Boşanma Davası FUE iptv bayilik Eşya depolama iptv bayilik