Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

19-08-2024 19:34

Hayat, güzelliklerle dolu bir hazinedir. Ancak bu güzelliklerin farkına varabilenler, gerçekten bu hazineye erişebilirler. Doğanın sunduğu haşmetli dağlar, gizemli ormanlar, yemyeşil yaylalar, bin bir renge bürünen çiçekler ve lezzetli yiyecekler sadece gözleri değil, ruhu da besler. Gecenin karanlığında parlayan yıldızlar ve ışıl ışıl ay, her biri hayatın bize sunduğu muazzam güzelliklerdir. Ancak bu güzellikleri anlamlı kılan şey, onları fark edebilmekten geçer.

 

Hayatın en büyük nimetlerinden biri olan güneş, her sabah doğarak dünyamızı aydınlatır, yavaş yavaş gökyüzüne tırmanırken ışığını ve enerjisini her yere saçar. Akşam olduğunda ise, bu büyük yıldız batarken bize dinlenme vaktinin geldiğini hatırlatır. Peki ya bir gün güneş batmasa ve bir daha asla batmayacak dense, hayatımız nasıl olurdu? Ya da tam tersine, güneş bir daha doğmayacak, her yer karanlık kalacak dense, halimiz nice olurdu? Güneşi geri getirecek bir güç var mı? İşte bu sorular, elimizde olan şeylerin kıymetini bilmenin ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.

 

Hayatta bazen, elimizdeki nimetlerin değerini kaybetmeden önce fark etmeyiz. Kaybettikten sonra ise geri dönüşü olmayan pişmanlıklar yaşarız. Ancak, hayatın getirdiği zorluklar ve kayıplar, yeni bir başlangıcın habercisi de olabilir. Çünkü ölüm dışında her şeyin bir çözümü, bir ümidi vardır. İnsan bedeninden can çıkmadığı sürece ümit vardır. Ancak ümidin bittiği gün, manevi anlamda bir ölüm yaşanır. Bedenlerin ölümü elbette ki büyük bir acıdır, fakat manevi ölüm, sürekli tekrar eden acıların cehennemidir.

 

Hayatta mutlu olabilmek, içimizdeki huzuru yakalayabilmek, elimizdeki nimetlerin farkında olarak yaşamakla mümkündür. Ancak içindeki huzuru bulamayan, vermeyi bilmeyen, sadece almak üzerine bir hayat kuran, alamadığında ise her şeyi kırıp döken bir insan, gerçek mutluluğu asla bulamaz. Dünyadaki haksızlıklar karşısında sessiz kalan, kendi çıkarlarını başkalarının acılarından üstün tutan bir insanın da huzurlu olması beklenemez.

 

İnsanın yaşamında en büyük hatalardan biri, haklı olmanın tek başına yeterli olduğunu düşünmektir. Ancak haklı olmak, hayatımıza farkındalık katmadıktan, yaşadığımız olumsuzlukları değiştiremedikten, ailemize huzur getiremedikten sonra ne anlam taşır? Toplumda, hakkın güçlünün yanında olduğu, orman kanunlarının geçerli olduğu bir düzen içinde haklı olmanın bir değeri olabilir mi? Bu tür bir dünyada yaşanan haksızlıklar karşısında sessiz kalan, başkalarının acılarına kayıtsız kalan bir insan, gerçekten haklı olduğunu iddia edebilir mi?

 

İslam, güven demektir; emin olunan bir beldede yaşamaktır. Can, mal, nesil, inanç ve akıl güvenliğinin sağlandığı bir ortamda yaşamaktır. Kimsenin malında, namusunda, makamında, mevkiinde gözü olmayan, elinden, dilinden, belinden emin olunan bir toplum inşa etmektir. Komşusu açken tok yatmamak, temizliği iman olarak kabul etmek, düzeni ve estetiği korumak, insanın en büyük erdemlerindendir.

 

Hayatta iyilikte yarışmak, hayırda önde ve öncü olmak için dua etmek, cennetin baş köşesinde yer almak için daha çok gayret göstermek gerekir. Ancak bu güzelliklere talip olabilmek, elimizdeki nimetlerin farkında olmakla mümkündür. Asıl olan, nimetler elden gitmeden önce onları fark edebilmek, kıymetini bilmektir. Hayatın gerçek anlamını kavrayabilenler, bu dünyayı cennete çevirebilirler ve ancak o zaman ölüm ötesinde cennete girmeyi hak edebilirler.                                         

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı