Kuyuya atılan taşlar!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

31-08-2022 11:33

Atalar “Bir deli kuyuya bir taş atar kırk akıllı çıkaramaz” derler. Anlam veremediğimiz, içinden çıkamadığımız olaylara bu sözü ekleriz. Bu söz hayata yön çizen felsefecilerden biri olan Behlül’e atfedilmiş. Hiç gülmeyen bir gülüşüne bir kese altın verileceği vaad edilen Behlül, kırk akıllının kuyu başına gelip deli birinin kuyuya taş atıp çıkaramaması ve kara kara düşünmeleri üzerine gülmüş.

Düşündüm de bir kuyuya o taşı bir aklıllı atarsa ne olur?

Televizyon, Dünyada 1927’lerde Türkiyede’de 1960 sonlarında yer bulan sihirli bir kutudur. Günümüzde de sanal dünya yani dijital dünya olarak karşımızda durmaktadır. “Metaverse” planlarıyla da gerçekliliğin ne demek olduğu sorgunır duruma gelmiştir. Herakleitos: “değişmeyen tek şey var değişimin kendisi” diyerek herşeyin ve  var olma mücadelesi veren herkesin bu evrimden etkilenmesine, bu gerçeklilik üzerine düşünmesine sebep olmuştur.

Televizyon, neslerin kalıcı olmayan görüntüleri ile gerçeğe uygun biçimde renkli ve sesli olarak elektirik akımıyla bize iletirken, sanal dünyanın verdikleri ise hislere etki yaparak insanın zihni ve duyguları ile oynanmasıdır.

Bütün haz süreçlerinin öncelikle beyinden geçtiği bilgisiyle hızzın da etkisinde kalan bizler bu durumdan ancak “sultan bir güç”le çıkabileceğimizin umarım farkına varırız. Zira bir kuyuya değil binlerce kuyuya, deliler tarafından değil akılıllılar tarafından binlerce taşlar atılmaktadır. Atılan bu taşlar artık bir çığ olmuş, altında milyonlarca insanlar ya gönüllü kölesi olmuş ya da çağa ayak uydurmak adına tam da ortasında etken olma durmuna düşmüştür.

Evrende var olan su, toprak, hava ve ateş yaratılan her şeyin ana maddesidir. Evrene gönderilen mesajların bize geri dönüşümü bilinen bir hakikakttır. Tıpkı dağa seslenmenin akabinde bize aynı şekilde geri cevap gelmesi, ne ekersek onun toplanılması, ne verirlirse karşılığında onun görülmesi, emek vermeden yemek yenilememesi gibidir.

Buraya kadar sorun yok. Peki, su ile hayat bulan beden toprağımıza güzel bilgileri veren, ses dalgalarını iletme görevi olan havaya izin veren, her söylem ve eylemi ateşleyerek karşılığının görülmesini sağlayan güç kime aittir?

İşte bu noktada bizler gördüklerimizin, yerde ve gökte ve ikisi arasında ne varsa Hak ile yaratıldığını bize sunan ( Ankebut 44), yerleri ve gökleri kim yarattı desen Allah’tır derler. ( Ankebut 61) sözünün anlam düyamızda yer bulması için gayret içine girmeliyiz. Aksi takdirde “meta” olarak nitelenen dünyanın içinde “metaverse” cennetine tabi olara,k mutlak mutluluğun ya da multak bahtsızlığın hakim olacağı ve geri dönüşümü mümkün olmayan ölüm akabindeki hayatta adımımızı ölmeden atmış olacağız.

Sihir, büyü yani ilizyon gözümüzün önünde yapılan ve bizi etkisi altında bırakandır. Sihirli kutu olan televizyon hayra kullanılırsa vereceği güzellikler de malumumuzdur. Lakin her zaman şer güçlerin elinde olmuş, bizler de bu şer güçlerin bize verdikleri imkanlar ile şuan da benim yaptığım gibi kendimizi anlatmaktayız.

Martix filminin “mavi ve kırmızı hap” metaforü ile aslında bize sunulan hayat “gerçekten seçimininde özgür müsün?” olmuştur. Tarih içinde de bizim seçtiğimiz hayatı yaşamak zorundasınız diyen zalim Firavunlar, Nemrutlar vahyin ana konularıdır. Memleketteki en iyi sihirbazları toplayarak sihirle kendini desdeklemek isteyen Hz. Musa karşısındaki Firavun’un, acziyetini ifade edişi şu şekilde olmuştur;

“Size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi? Şüphesiz ki o, size sihir öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ayaklarınızı çaprazlama kesecek ve sizi hurma kütüklerine asacağım. Hangimizin azabının daha çetin ve kalıcı olduğunu da bileceksiniz.” (20/Tâhâ 71)

Sihirbazlar, Firavunun gücü karşısında sihir öncesinde yaptıkları anlaşma gereği dolgun bir ücret alacaklarken ölümü tercih etmişler, hakkı anlamışlar ve secdeye kapılmışlardır. (Şuara 46)

O halde bizler ne zaman Hakkı görüp secdeye kapanacağız?

Aile danışmanı: Asiye Tanrıöver Türkan

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı