SUS GÖNLÜM!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

06-02-2026 13:35

Sessizlik! Kalabalıklar arasında, kaosa dönüşmüş dünyanın ortasında, insanın geleceğini karartan bütün korkuların altında, neredeyse gök kubbeyi çatlatacak kadar olan gürültünün altında ezilen, bir dem sessizliğe hasret yüreklerimiz!

Dış dünyanın sesinin duyulmaması iç dünyamızla konuşmaya başladığımız andır. Gürültüler, dikkat dağıtan sesler, dayatılan kimlikler çekildikçe, içimizde bir yerden ses gelir. O ses bazen bir sızı, bazen bir nefes, bazen de bir çağrıdır. Bu çağrıyı duymaya başladığımızda, büyümeye başlarız.

Peki nedir sessizlik?

Sessizlik, sadece sesin olmaması değil; iç mekânımızın yankısız kalmasıdır. Sessizlik, “olmamız”a izin verendir. Çünkü sürekli konuşan, yorumlayan, karşılaştıran bir zihin; kendi hakikatini bastırır. Sessizlikte benliğin kabuğu çatlar, öz açığa çıkar. Öz güven, öz merhamet, öz saygı ve dahi öz muhabbet bu şekilde oluşur. Artık dış seslere meydan okunmuş, iç sesle muhatap olunmuştur.

Kur’an’da Hz. Meryem’e şöyle buyrulmuştur:

“Eğer bir insana rastlarsan de ki: Ben Rahman’a oruç adadım. Artık bugün hiçbir insanla konuşmayacağım.” (Meryem, 26) Bu ayet, sadece sözsüzlüğe değil, içsel bir arınmaya davettir. Sessizlik, Rabbe yönelme farkındalığının habercisidir.

Sus gönlüm!

İç sesimiz, fıtratımıza kodlanmış hakikat bilgisidir. Ancak bu sesimiz anne babalarımızın beklentileriyle, toplumun bize dayattığı kimliklerle, içinde bulunduğumuz kitlenin alkışına ya da yargılarına maruz kalmakla, travma haline getirdiğimiz acı hatıralarla, bastırılmış duygularla edindiğimiz değersizlikle toprak altına gömülmüştir. Üstüne o kadar toprak atılmıştır ki adeta taştan bir duvar olmuştur. Artık o iç ses duyulmaz olur.

Tüm bunlar, iç sesimizi boğan çevresel gürültülerdir. Ama iç sesimiz asla ölmez, sadece sesi kısılır. Derin bir farkındalıkla ona yeniden kulak verebiliriz. Celalettin Rumi şöyle der:

“Kendi sesini değil, içindeki sesi dinle. Çünkü o ses Hak’tandır.”

İçimizdeki ses hakikatin habercisidir. Nefs, yani can, ruh, tin kavramları islamın ana temalarındandır. Karıştırılmamalıdır. O halde kavramlar yerli yerince olmalıdır.

Can (nefs): Bizi hayatta tutan yaşamsal güç. Nefes alan varlık. Ruh: Allah’ın insana üflediği ilahi sır. "Ve ona ruhumdan üfledim" (Sad, 72) Tin: Ruhun anlam ve yönelim katmanı, tohumdur. Tinsel varlık yani manevi farkındalık taşıyan benliktir.

Ben: Dünyevi algıların ve deneyimlerin toplamıdır. Ancak bu “ben” ilahi kaynağı unutursa kibirle bulanır. Oysa hakiki “ben” benliğin arkasındaki O’nun sesini duymakla, içindeki tohumuna yani fıtratına kodlanmış hakikat bilgisini, yüklenen potansiyeli ortaya çıkarmakla layık olduğu makama ulaşır.

Benliğin layık olduğu makama gelmesi, Hak üzere yaratılan insanın  asıl beniyle buluşmasıyla, içindeki sese kulak vermesiyledir. Bu durum bir başlangıçtır. Artık herşeyin farkında oluruz. Yüce yaratcının adıyla okuruz.Yaşanan her şeyi olduğu gibi kabul ederiz. Yaşadıklarımızı anlamlandırırız. Dönüştürür sonra da bütün parçalarımızla yan, geçmişimizle bütünleşiriz.

Psikolojide bu; travma iyileşmesinin temelidir. İlk özce inkar, sonra öfke, pazarlık, depresyon ve nihayet kabuldür. Kabulle birlikte dinginleşmeye geçilir. Kur’an bu dönüşümü şöyle anlatır:

“Ey huzura ermiş nefis! Rabbine dön, O’ndan razı olmuş, O da senden razı olmuş olarak!” (Fecr, 27-28)

Ves-Selam

Psiokolog, Aile Danışmanı Asiye Türkan

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı