Yok Deve!

Fehmi DEMİRBAĞ

15-01-2020 10:42

Avustralya’daki develerin tarihi 1860’lı yıllara dayanıyor. Avrupalı kolonistler, ülkenin iç kesimlerini keşfetmek, ülkeyi güneyden kuzeye boydan boya geçebilmek amacıyla develerden faydalanmayı düşünmüş. 1860’te Afganistan’dan Dost Muhammed ve iki arkadaşı ile 24 deveyi ilk kez bu amaçla Avustralya’ya getirmişler. Ardından 1866’da 120 deve ile birlikte 12 Afganistanlı daha getirilmiş. Her yıl yeni gelenlerle birlikte bu sayı giderek artmış. Deve bakıcıları kendi adlarıyla anılan ‘Gan Town’ adlı bir kasaba da kurmuşlar. Karayolu ve tren hatları gelişince develer boşa çıkmış, doğaya salınan hayvanların sayısı yıllar içinde yüz binleri bulup, çiftliklere zarar verir hale gelince de ülkenin önemli bir sorunu haline gelmiş.

2010 VE 2013 yılları arasında 200 bine yakın deve helikopterli keskin nişancılar tarafından katledilmişlerdir.

Son deve katliamına ne gerekçe gösterilmiş peki?

Develer çok su tüketiyormuş!

İddia bu.

 

Golf sahalarıyla meşhur Avustralya'nın bu iddiasını hele bir masaya yatıralım bakalım.

Ortalama 1 golf sahası günde 1200 ton su harcıyor, yılda 43.800 ton eder.

 

Avustralya'da çalışır durumda 1800 golf sahası varmış. Bunların yıllık toplam su tüketimi yaklaşık 80 milyon ton.

 

Bir deve günde 90 litre su içer ve 2 ay susuz yaşayabilir. Bu hayvana günde 1.5 litre su yetiyor.

 

En abartılı tahminle bir devenin yılda 1000 litre (1 ton) su içtiğini varsayın.

 

Bir avuç zengin golf oynasın diye 80 milyon ton suyu heba eden, golf sahaları açmak için ormanlık alanları talan eden Avustralyalı "beyaz"lar, devenin içtiği suya göz dikip deve soykırımı yapıyorlar.

 

Bu alçaklar yarın su daha azalınca yoksul insanları da helikopterle vururlar ama golf oynamayı yine de bırakmazlar.

 

Siz Avustralya'da su içen koalaya bakıp üzülürken, bir tek golf sahası kapanmadı, bir tek yüzme havuzu boşaltılmadı, kimse eğlencesinden, dansından, duşundan mahrum kalmadı.

Aborjinleri yok etmekten kaçınmayan İngiliz kafalı Avustralya'lılardan daha ne beklenilir ki?

 

Avustralya’nın yerlileri, 18. yüzyılda kaşif ve sömürgeci güçlerin geldiği zamana kadar dış dünyadan tamamen kopuk yaşadı. O güne kadar geleneksel yaşamlarına devam ediyorlardı. Okyanusya’da, Paskalya adasının sakinleri dışındaki tüm kültürler, yazısız ve sözlü kültüre bağlı bir şekilde yaşıyordu. Bu yüzden bu kültürlerde bilgiler, şarkılar ve hikayelerle nesilden nesile aktarılıyordu.

 

18. yüzyılda buraya gelen sömürgeciler, Avustralya’nın yerlisi Aborjinleri “barbar vahşiler” olarak tanımladı. Bunun sebebi, Aborijinlerin sosyal bir düzene ve klan hiyerarşisine sahip olmamasıydı. Fakat bu klanlardaki yaşama ve evliliğe yön veren karmaşık kurallar çok daha sonra anlaşılabildi.

 

Aborjinlerin efsanelerinin birçoğu hala yazıya geçirilemedi. Fakat günümüzde de yaşayan bu halk, kısmen de olsa kültürünü korumaya devam ediyor.

 

Yapılan bir araştırmada, Avustralyalı Aborjin erkeklerinin tüm Y kromozomu dizilimi incelendi. Bu dizilim, Aborjinlerin yerel genetik tarihinin kıtaya 50.000 yıl önce ayak basan ilk yerleşimcilere dayandığını ortaya koydu. İnsanlar Avustralya kıtasına ilk defa 50.000 yıl önce ulaştı.

 

Çalışma, daha önce ortaya atılmış olan Hindistan’dan Avustralya’ya günümüzden 4-5 bin yıl önce büyük bir göç yaşandığına dair teorileri çürüttü. Bu yeni DNA dizilimi çalışması, prehistorik dönemde böyle bir göçün yaşandığına dair herhangi bir kanıt bulamadı. Ama sonuçlar Avustralya’da uzun süreli bağımsız bir genetik tarihin olduğunu gösterdi.

 

2016 yılında Batı Avustralya’nın Kimberley bölgesinde MÖ. 44,000 yıl öncesine tarihlenen, kanguru kemiğinden yapılmış bir süs eşyası bulundu. (Göbeklitepe 12.000 yıl öncesine ait) Avustralya’da bulunan 46,000 yıllık işlenmiş bir kanguru kemiği, eğer gerçekten burna takılmak için tasarlandıysa, insana ait şimdiye kadar bilinen en eski kemik takı olma özelliğini taşıyor.

 

Bu takı, 50,000 yıl önce Avustralya’ya ilk gelen insanların, Afrika ve Avrupa’daki çağdaşları kadar kültürel açıdan gelişmiş olduğunu gösteriyor. Parçanın, kanguru kemiğinden yapıldığı ve yerliler tarafından buruna takılan hızma benzeri bir işlev gördüğü düşünülüyor.

 

Avustralya’da daha önce bu kadar eskiye tarihlenen bir kemik takı bulunmaması, Afrika’dan Avustralya’ya gelen ilk insanların yolculukları sırasında kemik alet yapma bilgisinin kaybolduğu şeklinde yorumlanıyordu.

 

Nesilden nesile binlerce yıllık kesintisiz bilgi aktarımı

Avustralya Aborjinlerinin sahip oldukları bilgileri nesilden nesle aktarmak için ezber yeteneklerini kullandıkları biliniyor. Aborjinler, yaşadıkları dünya ile ilgili sahip oldukları bilgileri hafızalarında saklayıp, binlerce yıl korumayı başarabiliyor.

 

Aborjinler hayvan türleri, fiziksel özellikleri, hayvanların diğer türler ve bitkilerle ilişkileri hakkında detaylı bilgilere sahipler. Araştırmacılar ise Aborjinlerin binlerce yılın birikimi olan bu bilgilere nasıl sahip olduklarını merak ediyordu. Bu konu üstüne yapılan çalışmalar için Aborjinler ile yapılan görüşmelerde, kabile yaşlıları, sahip oldukları bilgileri dansların, öykülerin, şarkıların ve mekanların içinde nasıl şifrelediklerini anlattı.

 

Hafıza ile ilgili çalışmalarda insan beyninin hafıza ve mekan arasında bir ilişki kurarak evrildiği biliniyor. Çocukluğumuzu geçirdiğimiz mekanları tekrar ziyaret ettiğimizde normalde aklımızda olmayan anıların bir anda ortaya çıkması da bu hafıza ve mekan ilişkisinden kaynaklanıyor. Mekan, hafıza ile bağlantı kurulabilecek ayırt edici özellikleri olan herhangi bir yer olabilir. Bunlar yeryüzü şekilleri, kutsal alanlar ve hatta soyut tasarımlar olabilir.

 

Aborjinlerde kabilenin en yaşlıları en derin bilgileri hafızalarında saklıyor. Aborjin kültüründe bilginin gelecek nesillere aktarılması için kutsal ve gizli bölgeler bulunuyor. Örneğin Anangu Kabilesi, Uluru’da bulunan neredeyse her çentik, yarık ve tümseği ezbere biliyor.

 

Aborjinler kendilerini yaşadıkları toprakların sahibi olarak görmüyorlar. İnançlarına göre, bu toprakları ataları ve efsanevi varlıklar adına kolluyorlar ve kullanıyorlar. Bu efsanevi varlıklar, Aborjinler için kişileştirilmiş tanrılar değil, “Düş Zamanı” varlıkları olarak adlandırılıyor.

 

Düş Zamanı varlıkları ilk olarak boş dünyayı, sonra yüzey şekillerini, daha sonra ise dağları, nehirleri, hayvanları ve insanları yarattı. Aynı zamanda insanlara ateşi kontrol etme, silah kullanma, avcılık, klan düzeni, evlilik kuralları gibi yaşama dair bazı kurallar getirdiler.

 

Bu varlıklar dünyayı yarattıktan sonra buraya bakma görevini insanlara bıraktılar ve geride bazı izler bıraktılar. Düş Zamanı varlıklarının dünyayı dolaşırken izledikleri yollara “düş yolları” adı veriliyor ve bu yollar kutsal kabul ediliyor. Aborjinler ritüelleri sırasında, Düş Zamanı yollarını izleyerek, düş zamanı varlıklarınca açılmış patikalarda yürüyor. Bu yolculuklar sırasında şarkılar söylüyor. Bu yüzden bu yollara Şarkı Yolları da diyorlar. Bu şarkılarda genellikle Düş Yolları tarif ediliyor.

 

Düş zamanı varlıkları, hala Aborjinlerin dünya anlayışları için bir temel oluşturuyor. Bu varlıklar, mağara duvarlarında, kayalarda, hayvan postlarında, ağaç kabuklarında, kısmen hayvan, kısmen insan biçiminde resmedilmişler.

 

Aborijinler Düş Zamanı varlıklarını ataları sayıyor. Bu yüzden uzun bir süre Avrupalılar, Aborijinleri “tarihsiz bir halk” olarak tanımlamışlar. Bazı Aborijin halkları atalarını hayvanlara dayandırıyor. Atalarının kendi çocukları için belli yerlere manevi güç bıraktıklarına inanılıyor. Kabile mensupları genellikle kendi bağlı oldukları klanın totem hayvanına göre atalarını anar (kuşkadın, kanguruadam).

 

Yaratılış döneminin ata varlıkları Wandjina olarak adlandırılıyor. Bu bulut ve yağmur ruhlarının denizden çıkıp gölcüklere ve pınarlara girdiklerine inanılıyor. Mağara resimlerinde betimlenen Wandjinaların gözleri ve burunları abartılı bir şekilde büyük fakat ağızları yok. Aborjinler, insanlardan memnun kalmayan Wandjinaların ağızlarını açtıklarında büyük su taşkınlarına neden olabileceklerini ve kayalardaki resimlerini de Wandjinaların bizzat kendilerinin yaptıklarını düşünüyor.

 

Aborjin efsanelerinin birçoğunda, Yurlungur ya da Wollunqua adlı Gökkuşağı Yılanıyla ilgili hikayeler yer alıyor. Bu yılan, Avustralya’nın en değerli kaynaklarından suya hükmetmesinden dolayı, en önemli Düş Zamanı varlıklarından biri sayılıyor. Düş Zamanı sırasında sudan çıktığı düşünülüyor ve Aborjinler için bereketi simgeliyor. Bu yılan aynı zamanda Düş Zamanı sırasında dünyadan ayrılmayan tek varlık olarak kabul ediliyor. Güney Avustralya’da Akuru adıyla anılan bu yılanın, burada pınarlarda yaşadığına ve onları koruduğuna inanılıyor. Sular taştığında yılanın rahat edemediği ve gerindiği düşünülüyor. Pınardan su almak isteyen bir kişi, önce yılanı uyarmazsa yutulabilir.

 

Aborjin klanları, öte dünyayla bağlantı kurduklarına verdikleri isim olan Korrobori adı verilen ve önceden belirlenmiş bir düzenle dans ederek, müzik çalarak ve şarkı söyleyerek Düş Zamanı varlıklarıyla bağlantıya geçiyorlar. Bu törende sahnelenen oyunlar, müzikler, danslar her klanda farklı oluyor ve kutsal sayılıyor. Bu yüzden korrobori’ye başkalarının katılması ya da izlemesi yasak. Gösterilerde Düş Zamanı sahneleri canlandırılıyor.

 

Orta Avustralya’daki bir çölün ortasında yer alan ve doğal olarak oluşmuş dev bir kayaç olan Uluru kutsal sayılıyor. Anangu halkına ait olan bu kaya oluşumu, 1985 yılında Anangulara geri verildi. Kutsal olduğu için tırmanmak yasak. Kayanın biçimi, Düş Zamanı efsaneleriyle açıklanıyor. Efsaneye göre kırmızı kertenkele Tjati’nin bumerangı kayaya saplanıyor. Tjati bunu çıkarmaya çalıştığında ise kayanın kuzeybatı tarafında anahtar biçiminde oyuklar oluşuyor.

 

Avustralya yerlilerinin hikayeleri, deniz seviyesindeki değişimler ve kara parçalarının kaybolması gibi 10,000 yıldan daha önce gerçekleşen olayları oldukça doğru bir şekilde anlatıyor. Bir araştırmada, Avustralya’nın genelinden yerli halkların hikayeleriyle, son 20,000 yılda deniz seviyesindeki yükselmelerin bilimsel kronolojisi karşılaştırıldı. Yerli halkların sözlü geleneklerinin, bilinen deniz seviyesi değişimlerini ve kara kütlesindeki azalmaları doğru olarak belgelediği keşfedildi.

 

Aborjin hikayelerinde, Avustralya’da çoğunun nesli Pleistoesen (16,000-50,000 yıl önce) döneminde tükenen büyük hayvanlardan ve kuyruklu yıldızlardan da bahsediliyor. Bu durum, yerli Avustralyalıların kültürünün devamlılığını gösteriyor.

 

Hikayeler 10,000 yıldan uzun bir süre boyunca sözlü anlatım sayesinde günümüze kadar gelmiş. Eğer insanlar 10,000 yıl önce bu hikayeleri anlatıyorduysa ve bugün hala anlatmaya devam ediyorlarsa, bu kültürün devamlılığının bir kanıtı. Bu örnekte aynı hikayenin 500 nesil boyunca aktarımı söz konusu.

 

Avustralya Aborjinlerinin efsaneleri binlerce yıl önce gerçekleşen meteor düşmesi gibi doğa olaylarına dair izler barındırıyor. Aborjinlerin meteor olaylarından bahseden hikayeleriyle 4700 yıl önce gerçekleşen çarpışmalar sonucu oluşmuş kraterler arasında bağlantı kuruldu. 4700 yıl önce Kuzey Bölgesinde bulunan Henbury’de meteor yağmuru yaşandı. Araştırmacılar, sözlü geleneklerin bu kadar ayrıntılı olmasının, Aborijinlerin Henbury olayına tanık olduklarını ve bunu efsane haline getirerek binlerce yıl boyunca nesilden nesile aktardıklarını söylüyor.

 

Aborjin erkekler krater topluluklarının yakınına gitmeyi reddediyor, çünkü burası ateş şeytanının güneşten gelip yere çarparak herkesi öldürdüğü yer. “Ateş şeytanı insanları kutsal yasaları çiğnedikleri için yaktı”.

 

Avustralya’nın her yerindeki Aborjin geleneklerinde ateşten yıldızların gökyüzünden düşerek kulakları sağır edici bir ses çıkardığı, oluşturduğu yıkıntıyı bölge boyunca savurduğu ve yeri ateşe verdiği ile ilgili benzer hikayeler bulunuyor.

 

Aborjin sözlü gelenekleri doğayla ilgili ayrıntılı bilgi birikimi içeriyor. Bunların arasında tsunamiler, depremler, volkan patlamaları, meteor düşmesi ve güneş tutulması gibi çok seyrek gerçekleşen olaylar da var. Henbury hikâyesi, sözlü geleneklerin 200 nesilden daha uzun süre aktarıldığının bir örneği.

Aborjinler gelecek nesillere aktaracakları hikayelerine elbette develeri de eklemişlerdir.

DİĞER YAZILARI ÇÖKÜŞ 01-01-1970 03:00 Neler Oldu Neler, Bir Bilseniz! 01-01-1970 03:00 Washington Portakal...Orda Kal! 01-01-1970 03:00 Ormanda Salgın Hastalık Var 5 01-01-1970 03:00 ORMANDA SAĞLIKLI BESLENME -4- 01-01-1970 03:00 Ormanda Eğitim -3- 01-01-1970 03:00 Orman Düzeni -2- 01-01-1970 03:00 Orman 5’ten Büyüktür! 01-01-1970 03:00 O Rab Ki Kalemle Yazmayı Öğretti! 01-01-1970 03:00 Medeniyetsiz Miyiz? 01-01-1970 03:00 Çocuk Edebiyatının Önemi (1) 01-01-1970 03:00 Tarihin En Büyük Terörizm Hareketi Bütün İnsanlık Tehdit Altında 01-01-1970 03:00 Noel yaklaşırken! 01-01-1970 03:00 En çok akıl nimetini israf ediyoruz! 01-01-1970 03:00 İşi sulandırmayalım lütfen! 01-01-1970 03:00 Bir medeniyetin olmazsa olmazları! 01-01-1970 03:00 Gençlerin dilini okuyabiliyor muyuz! 01-01-1970 03:00 Milli öğütüm iş başında! 01-01-1970 03:00 Endülüs'ü hatırlamak! 01-01-1970 03:00 Korku Masallarındaki Yamyamlar 01-01-1970 03:00 Madem kapanası okullar açıldı; Acilen milli çizgi film, milli edebiyat, milli oyuncak! 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin ve cehaletin kıskacındaki milli eğitimimiz! 01-01-1970 03:00 Dikkat Dikkat! 01-01-1970 03:00 Geleceğe Mektup 01-01-1970 03:00 Tudors! 01-01-1970 03:00 Gerçekten Ay’a gidildi mi? 01-01-1970 03:00 Hayat iman ve cihad'dır! 01-01-1970 03:00 Eğitsel Araç Olarak Çizgi Romanın Önemi 01-01-1970 03:00 Sanatçılarınız kadar varsınız! 01-01-1970 03:00 Korku Masalları (2) 01-01-1970 03:00 Korku Masalları (1) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (11) 01-01-1970 03:00 Üleştirelim ki eleştirilmeyelim! 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (10) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (9) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (8) 01-01-1970 03:00 Biz yaptık biz! 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (7) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (6) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (5) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (4) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (3) 01-01-1970 03:00 Gençlerin Çığlıkları Çarpıyor Tarihin Dehlizlerinden Suratlarımıza 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler (2) 01-01-1970 03:00 Emperyalist Kelebekler -1 01-01-1970 03:00 Her şer güzel olcek! 01-01-1970 03:00 Ramazan geldi hoş geldi! 01-01-1970 03:00 Taksim Putuna Tapınacakların İbadet Tarihi 1 Mayıs 01-01-1970 03:00 Çukurdayız; ipsiz sapsız adam çok! 01-01-1970 03:00 Olmak Ya Da Olmamak 01-01-1970 03:00 Hegemonlar diyor ki! 01-01-1970 03:00 Organize İşler Bunlar 01-01-1970 03:00 Başörtüsü farz mı olmalı, tarz mı? 01-01-1970 03:00 Yeni Zelanda Katliamı Ve Turkısh Dondurma 01-01-1970 03:00 Zor zamanlarda konuşmak bir sanattır! 01-01-1970 03:00 Millî Görüş 50 yaşında! 01-01-1970 03:00 Yakın Tarihi Anlamak İçin Bazı İsimleri Araştırınız 01-01-1970 03:00 Zenci Musa! 01-01-1970 03:00 Siz dâvâ nedir bilir misiniz? 01-01-1970 03:00 Şeytan İmparatorluğu 01-01-1970 03:00 ​İnsanlık tehdit altında! 01-01-1970 03:00 Bu kadar cehalet ancak tahsille mümkün olur 01-01-1970 03:00 Nasıl Bir Medeniyete Aitiz? (2) 01-01-1970 03:00 Nasıl bir medeniyete aitiz? -1 01-01-1970 03:00 Dâvâm! 01-01-1970 03:00 Düşmanlarımızı iyi tanıyalım! 01-01-1970 03:00 Kültür Kuvvetleri Komutanlığı 01-01-1970 03:00 Cinsiyetçilik terörü! 01-01-1970 03:00 Uyumaya devam edecek misiniz? 01-01-1970 03:00 Noel Baba'yla Görüştüm 01-01-1970 03:00 Torunlarımıza da acımıyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsanın Yaratılışı 01-01-1970 03:00 Noel Baba'ya Mevlid mi okutsak ne? 01-01-1970 03:00 Amerikan Vahşilerinin Gerçek Hikayesi 01-01-1970 03:00 Bozuk düzen! 01-01-1970 03:00 Sarıkamış! 01-01-1970 03:00 Yılın "haklılık ödülü" nü reis’in elinden aldık! 01-01-1970 03:00 Kasabanın şerifi acun efendinin psikopat master şefi mr. Papağan 01-01-1970 03:00 Son dakika! 01-01-1970 03:00 Noel’de... Ne elde var ne ayakta! Ayakta uyutuluyoruz! 01-01-1970 03:00 Cesaretiniz var mı gerçeklerle yüzleşmeye! 01-01-1970 03:00 Tırımtırak! 01-01-1970 03:00 Mavi dünyam benim, ömre bedeldir! 01-01-1970 03:00 Sinek Küçüktür Ama Mide Bulandırır 01-01-1970 03:00 İşi sulandırmayalım lütfen! 01-01-1970 03:00 Hızlı yaşa genç öl, cesedin yakışıklı olsun! 01-01-1970 03:00 Şükretmeyi bilmiyoruz! 01-01-1970 03:00 Bir Medeniyetin Olmazsa Olmazları 01-01-1970 03:00 Yıllardır tek başımıza yaptığımız mücadeleye destek göremeyen bizi son kertede haklı çıkarttı, devlet başkanımız... 01-01-1970 03:00 Eleştirelliştirdiklerimizden misiniz? 01-01-1970 03:00 Neden bu haldeyiz? 01-01-1970 03:00 Hakkının hakkı! 01-01-1970 03:00 Kişisel anayasam! 01-01-1970 03:00 Mütereddid kalmış eski bir mücahidin müteahhit oluncaya kadar ki müteaddit hikayesinden bir bölüm! 01-01-1970 03:00 Dile Düştük 01-01-1970 03:00 Memleket tımarhane! 01-01-1970 03:00 Eğitim Meselesi Hep Mesele 01-01-1970 03:00 Türk siyaseti nasıl işliyor? 01-01-1970 03:00 Big Brother Bizi Gözetliyor 01-01-1970 03:00 Gençlerin dilini okuyabiliyor muyuz? 01-01-1970 03:00 Atatürk'ü Anlamak 01-01-1970 03:00 Deistlere kızmayın, kendinize kızın! 01-01-1970 03:00 Sorgulayana Dünya Güzel 01-01-1970 03:00 Yalan Söylediğimizin Bile Farkında Değiliz 01-01-1970 03:00 32 Mart Kapıda! 01-01-1970 03:00 Ne hapy türküm diyene, ayol! 01-01-1970 03:00 Kırılır Bir Gün Dönen Bütün Dişliler 01-01-1970 03:00 Ne mi yapmalıyız! 01-01-1970 03:00 Makus talih nasıl değiştirilir? 01-01-1970 03:00 Devlet, sen affetsen de Ben affetmiyorum! 01-01-1970 03:00 Çocuk nasıl yetiştirilir! 01-01-1970 03:00 Batının .oktan Tarihi 01-01-1970 03:00 Aile yapımız dağılırsa Bizi hiçbir şey toparlayamaz! 01-01-1970 03:00 Kapatın Okulları Da Dünyaya Huzur Gelsin! 01-01-1970 03:00 Aile Yapımız Dağılırsa Bizi Hiç Birşey Toparlayamaz! 01-01-1970 03:00 Ali dopu dep! 01-01-1970 03:00 Okullar Açılırken… 01-01-1970 03:00 Özetle Ahvalimiz 01-01-1970 03:00 Ölümsüzlük Yolunda (1) 01-01-1970 03:00 12 Eylül' De 15 Yaşında Bir Çocuktum 01-01-1970 03:00 Anlamıyorum - Anlayamıyorum 01-01-1970 03:00 İyi İnsan Olmanın Kodları 01-01-1970 03:00 17 Ağustos Depremi 01-01-1970 03:00 Neden herotürk! 01-01-1970 03:00 Kabile Devleti 01-01-1970 03:00 ​Gökten yağan yağmur değil! 01-01-1970 03:00 Korku Yazarı Bay X’le Görüştüm 01-01-1970 03:00 Eşeklik biz de kalsın! 01-01-1970 03:00 Bugün 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Bu hikayeyi çocuklarınızla da paylaşın! 01-01-1970 03:00 Uzayda hayat var! 01-01-1970 03:00 Mankurtlaştırmanın Amentüsü 01-01-1970 03:00 Seçimi, Matematiği Seven Millet Kazandı 01-01-1970 03:00 Vatandaştan Vatandaşa Bildiri 01-01-1970 03:00 Allah'tan başka ilah yok! 01-01-1970 03:00 İnsanlık Adına Yeni Genelge Yayınlandı 01-01-1970 03:00 Fenerbahçe cumhuriyeti'nde "tevhidî mukaddesatçılık" ve reisi anlamak! 01-01-1970 03:00 Tanımanızı istediğim biri var! 01-01-1970 03:00 Ne mutlu mutluyum diyene! 01-01-1970 03:00 Rüyet- i Hilal’den rüyet- i Nihat' a... 01-01-1970 03:00 Kudüs hak edenlerindir! 01-01-1970 03:00 Cezaevleri özelleştirilmeli mi? 01-01-1970 03:00 Tokat Valisi Recep Yazıcıoğlu’ndan Tokatlı vali Kemal Yurtnaç'a... 01-01-1970 03:00 Sakin Olun, Sinirlerinize Hakim Olun! 01-01-1970 03:00 ​Birbirimizi Düşman Görmek Ancak Düşmanlarımızı Sevindirir 01-01-1970 03:00 Taksim Putuna Tapınacakların İbadet Tarihi 1 Mayıs 01-01-1970 03:00 Ülen Eşşek Sıpaları 01-01-1970 03:00 Devresi yananlar servise lütfen! 01-01-1970 03:00 Tuhaf ama Türkiye... 01-01-1970 03:00 Türkiye'de çocuk olmak! 01-01-1970 03:00 Umre'ye Beleş Bir Yolculuk Yapmak İster Misiniz? 01-01-1970 03:00 Harflerden uygun olanları bir araya getirin başlığı siz yazın 01-01-1970 03:00 Washington portakal.. . orda kal! 01-01-1970 03:00 Carolin Artık Seni Sevmiyorum 01-01-1970 03:00 Maklubenin Ölümcül Sırrı 01-01-1970 03:00 Ali babanın bir çiftliği var! 01-01-1970 03:00 Fehminizm' de Dinde Güncelleme Konusu 01-01-1970 03:00 Ortadoğu’yu Anlamak 01-01-1970 03:00 Kültür kuvvetleri komutanlığından kamuoyuna önemle duyurulur! 01-01-1970 03:00 Izdırabı gül suyuna bastılar! 01-01-1970 03:00 Deistlik tehlikesine karşı ne yapıyoruz? 01-01-1970 03:00 Bipneliğin lüzumu yok! 01-01-1970 03:00 Numan Kurtulmuş Bey'le Görüştüm 01-01-1970 03:00 Doğumumdan önce: 01-01-1970 03:00 Genelkurmay başkanımızla görüştüm! 01-01-1970 03:00 Acun Ilıcalı Gerçeği 01-01-1970 03:00 O Rab ki kalemle yazmayı öğretti! 01-01-1970 03:00 Bir cahillik ettim! 01-01-1970 03:00 Aman ne İslamcıyız amma... 01-01-1970 03:00 Şeytan İmparatorluğu 01-01-1970 03:00 Teşekkürler reis! 01-01-1970 03:00 Bas git lan! 01-01-1970 03:00 Kaybedecek vakit yok! 01-01-1970 03:00 Midesi el verecek, yüreği yetecekler okusun bu yazımı! 01-01-1970 03:00 Arvalap adası yolcusu kalmasın! 01-01-1970 03:00 Uyuşturucu Konusuna Gireceğim Ortak Arıyorum 01-01-1970 03:00 Ucuz zeytin yemeyin. İçinde hilesi vardır 01-01-1970 03:00 Berkecan Yehova’nın şahitlerinden olmuş. Bizim Memed olmaz deme! 01-01-1970 03:00 Sirkeci garında neler oluyor! 01-01-1970 03:00 Karolin seni de seviyorum! 01-01-1970 03:00 Kanal İstanbul mu, kanalizasyon mu? 01-01-1970 03:00 Biz destan yazıyoruz, okur musun kardeşim? 01-01-1970 03:00 Bir masal anlat bana baba, içinde nikah olmasın! 01-01-1970 03:00 Yıl 2071 01-01-1970 03:00 Wıshhh! Duydun mu gı; Gastamonu Türk Dünyası Kültür Başkenti Olmuş! 01-01-1970 03:00 Bir sorum var arkadaşlar! 01-01-1970 03:00 Aklını kiraya vermeyen, kardeşlerim! Birileri de hayatlarımızla ve hayallerimizle kumar oynamasın artık! 01-01-1970 03:00 Amerika’da Müslüman bir lider dua bekliyor! 01-01-1970 03:00 Mezarlıklar müdürlüğünde tanıdığı olan var mı? 01-01-1970 03:00 Dökülecek gözyaşımız kaldı mı? 01-01-1970 03:00 Reisle görüştüm! 01-01-1970 03:00 İnsanlığın alemi yok! 01-01-1970 03:00 Eğitebildiklerimizden misiniz? 01-01-1970 03:00 Siz hiç at sidiği içtiniz mi? 01-01-1970 03:00 Tam bağımsız ve Müslüman Türkiye! 01-01-1970 03:00 Son Eşeğin Ölümü 01-01-1970 03:00 Herotürk Süperman'a Karşı 01-01-1970 03:00 Kültür kuvvetleri komutanlığına atandım! 01-01-1970 03:00 Mr. Nosam ve Bay Trump Kudüs’te cenaze namazındalar... 01-01-1970 03:00 Ne biliyoruz ki? 01-01-1970 03:00 Rüyama kurşun girdi, annneee! 01-01-1970 03:00 Kudüs ve tüm kutsallarımız işgal altında! 01-01-1970 03:00 Bu mesaj kendisini arayanlara ithaf edilmiştir! 01-01-1970 03:00 Noel Yaklaşırken 01-01-1970 03:00 Amerika'dan mektup var! 01-01-1970 03:00 Reis, niçin rezevr para altın olsun dedi? 01-01-1970 03:00 Çığlıklara kulak veren yok! 01-01-1970 03:00 Yeniden Samsuna Ayak Basalım, Milli Mücadele Başlatalım 01-01-1970 03:00 Bak gardaş! Bak bacım! 01-01-1970 03:00 Müslüman kafaları batı şekillendiriyor... 01-01-1970 03:00 Öğretmenler günü kurtlu olmasın! 01-01-1970 03:00 Siz hiç bebek öldürdünüz mü? 01-01-1970 03:00 Ayla Seni Seviyorum 01-01-1970 03:00 Beyaz zenciler modern köleler! 01-01-1970 03:00 Fetullahın Rüyaları 01-01-1970 03:00 Naim Süleymanoğlu öldü de Sanki Biz Ölmeyeceğiz! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı