Ayrılığın ve kavuşmanın 4 ayrı adresinden biriydi Sirkeci Garı. Haydarpaşa Garı, Topkapı ve Harem Otogarları ve Yeşilköy Havalimanı.
Venedik’ten yola çıkan Oriant Expres'in varış yeriydi. Alamanya acı vatan'a oradan yol almışlardı Mazlum Anadolu'nun gariban-çilekeş insanları. Sonra Sirkeci-Halkalı banliyösünü bildik son zamanlara kadar. Şimdilerde nedense berbat İstanbul trafiğini rahatlatacak bir pozisyonu olmasına rağmen işlerlik kazanamayan metruk proje sathı.
İşte ben dün oradaydım; Sirkeci Garı'nda. Anlatacaklarımı dikkatle dinleyin lütfen. Bu anlatacaklarım aramızda kalsın istiyorum. Kimseyle de paylaşmanızı istemiyorum. KIYMETİNİ BİL. 7 MİLYAR İNSAN ARASINDAN SENİ SEÇTİM, AZ SAYIDAKİ KİMSELERDENSİN.
İkindi Namazını hemen garın girişindeki sonradan Turgut Özal zamanında yeniden yapılan camide eda ettim. Cumhuriyetin ilk yıllarında imhası gerçekleştirilen camilerden biriydi burası. Uzun yıllar gazino olarak çalıştırılmıştı.
Namazdan hemen sonra garın içerisine yöneldim. Ray boyunca Topkapı Sarayının hemen eteğine kadar geldim. Yakın zamanda medyada tarrtışılmıştı, Topkapı Sarayında kayma var diye. Ki yine aynı tartışmaların Süleymaniye Camii ve Yeni Camii içinde olduğunu söylemeliyim. Bu konuya ilerde temas etmeye çalışacağım. Süleymaniye Camii mühim. Hani Mimar Sinan'ın kalfalık dönemi eserim diye bahsettiği Camiden söz ediyorum. 50 yaşından sonra mimarlığa başlayan Sinan. 92 yaşında vefat ettiğinde geride 400 e yakın eser bırakan Sinan. O Sinan'ın torunları bizler yaşadığımız şehirleri gece yada gündüz kondulara çevirenler ne kadar da bizarız bilme hususunda. Mesela bilmeyiz yine Karaköy'de ki Kılıç Ali paşa Camiini. Ki üstad Ayasofya'ya nazire olsun diye yapmıştır orasını. Ben olsaydım Ayasofya'yı nasıl yapardım diye bir modelleme yapmıştır. Ki caminin inşaasında şöhretleri çalıştırmıştır. Bunlardan birisi Cervantes'tir. Donkişot isimli meşhur eserin yazarı. Yine bilmeyiz misal Leonardo Vinci'nin iş aramak için 2. Beyazıt'a başvurduğunu. CV si Topkapı Müzesinde.
Allah'ım! Çok haklısınız...Yazıyı uzattıkça uzatıyorum. Asıl konuya giremedim bir türlü. Sıkılan varsa geri dönsün yazıdan. Bundan sonrasına sadık okurlarımla devam edeceğim.
Yürüdüm demiryolu boyunca demiştim. Tam 789 adım attım varacağım yere ulaşmak için, 0 noktasından başlayarak.
Büyükçe bir daire şeklinde demir levhanın üzerine geldim. Sağ ayağımın topuğula hızlıca 5 kez kuvvetlice vuruverdim. Bir taraftan da etrafımı kolaçan ediyordum. Mahzenin altından bir ses geldi. "סן כמסין בירדר!" İbranice "sen kimsin birader" dedi. "אני מתעורר ישנים" dedim ben de sese karşılık olarak. " Uyuyanları uyandırmaya gelenim!"
Koca demir levha gıcırtıyla ikiye doğru ayrıldı. Taş basamakların olduğu aşağıya doğru inen bir merdivenin başında sesin sahibi olan devasa bir adam belirdi. Adam diyorum ama işin aslı ne kadın ne erkek birisi. Aslında tam insanda diyemeyeceğim. Yüzüklerin Efendisi filminden bir karakter misali biri işte.
Biz aşağıya doğru inerken üzerimizdeki kapak aynı gıcırtıyla usulca kapandı. Yol boyu ateşböceklerinin aydınlattığı dehlizlerden de geçiverdik yosunlu taşlara basarak.
"Şu an Kız Kulesinin altından geçiyoruz" dedi rehberim. "
अब हम लड़की के टॉवर के नीचे गुजर रहे हैं" Bu kez Hintçe konuşmuştu. "Yakında Galata Kulesiyle Kız Kulesinin Nikahları olacak. Bekleriz. Davetiyeni Yuşa Tepsindeki asırlık köknar ağacının altına bırakacağım. Oradan alırsın."
Bir süre daha yol aldık birlikte. Rehberim pek konuşmayı sevmiyordu. Sadece belli menzile ulaştığımızda kısa bilgiler vermekle yetiniyordu. Herbir defasında da başka bir dille konuşuyordu.
"Şu an Büyükadanın altındayız. Az bir mesafe sonrasında Zaman Nehrine geleceğiz. Bir mühlet yol alacağız orada. Sonra da Meçhuller ülkesine varmış olacağız. Tarih Dede bizi bekliyor olacak Umarım getireceğin şeyi unutmamışsındır."
Tarih Dede bir hekim. Çaresiz, dermansız hastalıkların şifacısı. Önceki gece rüyamda benden birşey rica etmişti. Onu tedarik ettim ve kendisine ulaştırmak için bu yolculuğa çıktım.
Buraya ilk kez gelmiyorum aslında. Her bir gelmemde değişik giriş kapılarıyla ve değişik görevlerle gelmişimdir.
İsminin Heva olduğunu bildiğim rehberim "hazır mısın" dedi büyük bir ciddiyetle.
Yolculuğun en meşakkatli kısmına gelmiştik. Tarih dedeye varmak için çok çetin yollardan geçtik ama.... ki sıkılmayasınız okurken diye buraları es geçtim.Muhteris Satıcılar sokağından geçmek durumundayız. Meçhuller ülkesinin hemen girişinde yer almakta bu sokak...Sokaktan daha içeri adımınızı atar atmaz müthiş bir gürültüyle karşıkarşıyasınızdır. Kazara bu satıcılardan biriyle muhatap olmaya kalkışırsanız zamanda bir atlama olayı gerçekleşir ve geldiğiniz bütün o yolu tekrardan...silbaştan, yeniden...yaşamak durumunda kalırsınız. Onun için bütün tekliflere kulak vermemelisiniz.
Heves tezgahlarında nice albenili ürünler. Çin malı değil lakin. Herbiri nefs tezgahında üretilmiş. Öyle güzel satıcı kadınlar var ki gözlerine temas ettiğinizde aklınız başınızdan gider. Haramdan kaçınır gibi saklamlısınız bakışlarınızı. Öyle nağmeli sesler var ki kulaklarınızı tıkamalısınız. Öyle ikna edici pazarcılar var ve öyle cazip ürünler sunarlar ki size aklınız şaşar. Şöhret, servet, şehvet dolu ürünler...Yanmaz kefen satanından vatan satanına kadar...Ademin babası yok diyenden, ümmü sübyan duası satana kadar... Mesihler, mehdiler hep burada. Bilim madrabazları, dinbazlar herkes yolunu keserler. Seni bir överler ki sanırsın mısıra sultan olan Süleyman sensin. Taksit önerirler ürünlerinden alman için, bir ömür süre tanırlar borçlandırmak için.
Rehberim Heva tam sokağın sonuna yaklaşmışken biranda titremeye başladı. Yüksek sesle kahkahalar atıyordu.
"Hah hah ha! Sayın Fehmi efendi. Seni kandırdım. Senin rehberin ben değilim. Rehberin "Akıl"ın yerine geçtim. Buraya kadar seni getirmek zorundaydım...Ama...Sana tavsiyem bırak şu fantestik hikayeleri. Geri dön. Hem bu anlatacaklarına kim inanır ki? Seni kimse okumuyor. Zaten yaşadığın toplumda okuyan da yok. Bırak ucuz kahramanlığı. Al bu pazardan dilediğin ürünü. Dön geri, dünyana."
Kafam karıştı. "Madem rehberim akıl'ı elemine ettin ey Heva" dedim. "Asıl rehberim Vahiy'dir. Ona nasıl engel olacaksın ki" dedim.
Ben de yüksek sesle Fatiha suresinin mealini okumaya başladım:
Rahman ve Rahim olan Allah'ımın adıyla! Hamd, Âlemlerin Rabbi, Rahmân, Rahîm, hesap ve ceza gününün (ahiret gününün) maliki Allah'a mahsustur. (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil. (Amin)
Dua niyetine okuduğum surenin bitimiyle bir anda bembeyaz boşluğa büründü herşey. Kocaman bir salonun ortasındaydım Salonun tam ortasında kocaman bir yatak, yatakta beyaz örtüler içinde yatan bembeyaz sakallı bir ihtiyar yatıyordu. İhtiyarın başında da Hekim Tarih Dede. O da beyazlar içerisinde.
"Getirdin mi?" diye sordu. "Senden istediğim şeyi"
Küçük bir kavanoz içerisinde sakladığım şeyi uzattım bir kadim sükunetle Hekim Dede'ye. Hasta yatağında iniltiler içerisindeki ihtiyara baktım. Bakmamla şaşkınlığım bir oldu. İhtiyar tıpkı ben.Adeta benim yaşlı halim.
"Hastanın adı" dedi Tarih Dede, "Osman." "Onun hastalığı sana genetik olarak geçmesin diye istedim senden ilacı."
Bir taraftan getirdiğim ilacı hastaya içiriyor bir taraftan da benimle konuşmaya devam ediyordu.
"Cehalet ve kibir hastalığına yakalandı senin deden. Önce kafasına darbeler aldı. Parkinson hastalığı gibi Kafası ayrı düşünür uzuvları ayrı hareket eder oldu. Adalet, eğitim, diyanet, emniyet uzuvları çalışmaz oldu. Kendi hücreleri koskoca vücudun düşmanı oldu. Hastalık ilerledi ve Alzeimer hastalığına dönüştü. Yani unutmaya başladı herşeyi. Kim olduğunu, nerden geldiğini unuttu. Sanki kimliğini yitirdi. Hastalık bir başka safhaya geçti sonra. Felce dönüştü. Uzuvları bir bir kilitlendi. Kasları çalışmaz oldu. Bundan sonrası artık ölüm. Kendisini tarihe yazacağız artık. Vazgeçilmezler kabristanına defnedeceğiz. Senden istediğim ilaç ona hayat vermeyecek. Ama soyuna aksetmesin diye kullanacağım ilacı."
Alelacele ilacı teminle geçti son birkaç günüm. Demişti ki tarih dede;
"Çocuk masumiyeti doldur cam şişeye. Onların gözyaşlarını birirktir. Özellikle suriyeli yetim çocuklarından derle. Bir de ilkokul çocuklarından."
Dediği gibi yapmıştım. Cam kavanozun ağzını kapatırken kufi hatla yazdığım bir hadiside şişenin içine koyuvermiştim;
"Allah'a yemin ederim ki, Cenab-ı Hakkın senin aracılığınla bir tek kişiyi hidayete kavuşturması, en kıymetli dünya malından, kırmızı develere sahip olmaktan daha iyidir.) [Buhari, Müslim]
Selam sana olsun ey Allah'ın nebisi! Hani buyurmuştun ya; (Bütün ibadetlere verilen sevap, Allah yolunda cihada verilen sevaba göre, deniz yanında bir damla su gibidir. Cihad sevabı da, emr-i maruf ve nehy-i anil münker [dinin emir ve yasaklarını herhangi bir şekilde yaymaya çalışma] sevabı yanında, denize nispetle bir damla su gibidir.) [Deylemi]
Fehmi Demirbağ
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)