1) Yerli araba
Yerli uçak
Yerli motor
Yerli silah üretilir, üretiliyor da.
Fakat "yerli genç ve yerli insan" kalmayıp azaldığı gün vatan düşer. Her şey biter. Birgün teknoloji tamamen yerli olur, fakat yerli insan kalmazsa o teknoloji birşey ifade etmez.
2) Amerika'daki bir gençle, Türkiye'deki bir gencin yaşam tarzı, anlayışı, düşünüşü, beslenmesi, giyinmesi, zevkleri benzediği zaman ülkeniz işgal edilmiş veya yıkıma hazır demektir. Bu engellenmiyorsa iktidarda kimin olduğunun önemi yoktur. Aileler de umursamıyor.
3) Türk parasının değeri düşerken isyan ve şikâyetteyiz.
Kültürün değeri düşerken
Dinin değeri düşerken
Ahlâkın değeri düşerken
Vicdanın değeri düşerken
İnsanlığın değeri düşerken kılımızı bile kıpırdatmıyoruz.
Anne babalar çocuğunun ahlaki-dini değeri düşerken umursamıyor bile.
4) Zamlara, dolara verdiğimiz tepkiyi çocuğumuzun dinden, kültürden, ahlaktan uzaklaşmasına vermiyoruz. Anne babalar zamlara, doların çıkmasına üzüldüğü kadar çocuğunun diploma, maaş, konfor uğruna kültürsüzleşmesine üzülmüyor. Hatta umrunda değil. Başıboş bırakılmış halde.
5) Çocuğuna her türlü maddi imkanları sağlayan aileler, ahlak ve kültürel olarak çocuklarının ne durumda olduğuna dikkat bile etmiyor. Pazardaki soğan ve domates kadar değeri yok. Çocuğunun yarın ailesine, vatana, millete faydası olmayacağı gibi ahirette de başına bela olacak.
6) Vatanı, devleti İngiliz, Yunan, Amerika işgali yıkmaz, yıkamadı da! Fakat İngilizleşmek, Yunanlaşmak, Amerikanlaşmak yıkar, yok eder. Yaşantı olarak, Yunanı denize döküp Yunanlaşmışsak, İngilizi İstanbul'dan defedip İngilizleşmişsek işgal bitmedi demektir. Şekil değiştirmiş.
7) 1800'lü yıllarda "toprak işgali" başladı.
Ardından "ekonomik işgal" başladı. Borçlandırma oldu.
Ardından "ideolojik işgal" başladı. İdeolojilerle halk bölündü.
Ardından "zihin işgal" oluşturuldu. Ağır hasar aldık.
Şu an "biyolojik işgal" başladı. Son hızla devam ediyor.
8) Türkiye'de "aydın, sanatçı ve şarkıcıların" çoğu;
Seküler hayat tarzının
Batılı kültürün
Kapitalist değerlerin
Çürümüş liberal ahlâkın
Yabancı düşünüş biçiminin taşıyıcısı oldular.
Aydınların fikri
Sanatçının tarzı
Şarkıcıların klip ve sözleri durumu anlamaya yetiyor.
9) Şarkı, müzik, sanat sektörü milleti emperyalizmin istediği doğrultuda dönüştürme aracı olarak tasarlanmış. Ekonomist diye dikkate alınan çoğu uzman, emperyalist gücün iktisat sistemini korumakla görevli "mankurt ajan." Sömürge aydınları ise ülkeyi komple köle edenlerdi.
10)Tekrar edelim.
Yerli araba, yerli uçak, yerli silah, yerli her teknoloji üretilir. Fakat "yerli insan" kalmadığı gün hiçbir şey ifade etmez. Devlet de aileler de iktidarlar da dikkat etmelidir.
...
Detaylandıralım mı ne demek istediğimizi?
...
Derin sorgulamalara ihtiyacımız var.
Misal, deistlik dedik...
Ensestlik dedik...
Lgbt' ye işaret ettik.
Endişelendik. Uyuşturucu ve terör tehlikesini ise hep hatırlattık.
Dünyevileşme, hazcılık harman yeri eyledi musluman cografyaları.
Kültürel işgali görmezden geldik.
Ayrıntiları görmezden gelmeyelim.
Deizmin gençler arasında yayıldığı düşüncesi doğru değil. Deizm, İslam’dan dünyevi yarar uman yetişkinlerin oluşturduğu kültürel havzada yerleşiktir.
İleri teknoloji toplumuna geçildikçe büyük maliyetlerle ulaşılan emtiaları koruyan bir kainat tasavvuru gelişiyor. Böyle bir kişi otomobiline hasar gelmesi ihtimali nedeniyle veya akışkan iş düzeninin sekteye uğraması korkusuyla kışın kar yağmasını istemiyor.
Kar yağmasını maddi dünyasına tehdit olarak algılayan “dindar birey” de gerçekten deizme kaymıştır.
İleri teknoloji toplumunda dini değerlerde bazı aşınmalar oluşuyor. Örneğin kişi kurban kesmek istiyor ama kredi kartıyla taksitlendirmenin “kazancı”nı bırakmak istemiyor.
Gençler ebeveylerinin bu “yamukluklarını” görüyor. Böylece “faydacı” bir kültürel havza oluşuyor.
Asıl mesele gençler değildir. Deizm, dindar bir hayat seçtiği için dünyevi kayıplarını rövanşist niyetlerle geri almaya çalışan yetişkinlerde “yerleşik”tir.
Bu yetişkinlerin pratiklerine “dünyaya saldıran dindarlık” diyebiliriz.
Gençler “örnek” görmek istiyor. Yetişkinler bu “örnekliği” gösteremiyor.
Yetişkinler arasında İslami değerleri savunduğunu beyan edenlerin önemli bir kısmı namaz kılmıyor. Kredi çekiyor. Arabasının otopark problemi nedeniyle komşularıyla kavgalı.
Gençler ebeveynlerinin fazlaca materyalist/kavgacı/değer yüksüz bu eylemleri nedeniyle şemsiyesi altına girebilecekleri “ilkelerle yaşama” alanı göremiyor.
Yetişkin dindarlığı “sana yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmama” ilkesine göre bile yaşamıyor.
Yerleşme düzeni gençlerin bağlı olması gereken değerleri hatırlatan aktörlerden yalıtılmıştır. Çünkü gençler doğdukları yerde yaşamıyorlar.
Ahlak değerleri salt normatif/emperatif (koşulsuz emir) yüklenimler değildir. İyilik, yapıldıkça hayata açılan ve genişleyen bir rahmettir. İnsanlar “iyilik” görmüyor, o nedenle “iyilik” yapamıyor.
Geleneksel hayatta ahlâk değerlerinin yaşam alanı mahallelerdi. Bugün “silo” tipi yaşam alanları oluşturuldu. Gençler kampüslerde yaşıyor. Yaşlılar huzur evlerinde. Bu ayrışma değerlerin aktarılmasını engelliyor.
Kur’an’da “Anne babana öf bile deme” emrini okuyan ve annesini huzur evine terk eden bir yetişkin dindarlığı var. Bunlar dünyaya saldırmakla meşgul oluyor.
Kendi ebeveynini dahi evine alamayan ona yakın olamayan yetişkinler “kariyerist özne” egolarıyla deizmin kültürel temellerini inşaa ediyor.
Modern insan ileri teknoloji toplumunun fertleri “özne” olma peşinde yürüdükçe evlatlarını TV’ye, bakıcıya, okullara, etütlere terk etmenin kendilerine iyi geldiğini düşünüyor.
Kimse akrabasını mümkünse hafta içi görmek onlarla yardımlaşmak istemiyor. İnsanlar apartmanlarda komşularıyla karşılaşmaktan kaçıyor.
Demem o ki; deist olduğu düşünülen gençlerin ebeveynleri dindarlığı deizm gibi yaşıyor.
Yetişkinler dindarlık değerlerini hayata aksettirmek konusunda yenildi.
Yenilmiş yetişkin nesilin deizmine gençler ayna tutuyor.
Gençlerin deizme kaymasın söz konusu değil. Onlar ebeveynlerinin inanç durumunun yansıtıcısıdır.
Gençlikte umut vardır. O yüreklerden nice ulu dağlar gibi kalpler uyanacaktır.”9
Lütfi Bergen böyle diyor suflileşmenin getirdiklerine. Modernizmin kıskacına düşmüş müslümanların aczziyetidir aslında deizm. Abdestli kaptalizmin meyvesidir yani.
Tabi bugünün gençliğini sorgularken yakınzaman ebeveynlerinin geçmişinide doğru hatırlayalım.
BB (baby boomer)kuşağı dediğimiz 1944-1960 doğumlu insanların;
– Delinen pantolo nlarına yama vurmaları,
– Yıpranan giysilerini onarmaları,
– Sökülen ayakkabılarını dikmeleri,
– Patlayan futbol topunu sağlamlamaları,
– Bozulan radyoyu tamir ettirmeleri, sırf yoksulluktan değildi. Sadece tutumluluktan da değildi.
Onlar bunları yapmakla, kendinden sonraki nesile çok önemli bir mesaj veriyorlardı. Onlara;
– Eşleriyle araları açıldığında, alternatiflere yönelmeden aralarını düzeltmelerinin mümkün olduğuna,
– Çocuklarıyla aralarına kara kediler girdiğinde bu durumun vakit geçirmeden telafi edilmesinin gerekliliğine,
– Arkadaşlarıyla, komşularıyla, dostlarıyla bağları koptuğunda; yenilerini aramakla vakit kaybetmeyip, aralarındaki bağları tekrardan bağlamalarının kaçınılmaz olduğuna…müthiş bir örnek olması için, onların böyle bir yetenek geliştirmeleri için onlara “prototip” olmaya da çalışıyorlardı.
Yani bir yandan yeni neslin;
– Onarıcı,
– Telafi edici,
– Tamir edici,
– “Arabulucu” özellik kazanmasına önayak oluyorlardı.
Onların bu çabalarının “çaresizlikten”, yokluktan, fakirlikten, cimrilikten ileri geldiğini düşünen 1965-2000 kuşağı olan “X” ve “Y” nesli, bu sinyali alamadı. “Z” jenerasyonu da bu atıcı, değiştirici, vazgeçmeye hazır, çabuk sıkılan neslin özeti olarak hayata girdiler.
Bu nedenle yeni kuşak nesil;
-Aşırı alıngan
-Aşırı özgürlükçü
- Kendi ne kadar verdiğini değil de, ne kadar aldığını önemseyen
– Eşiyle bozuştuğunda,
– Arkadaşıyla atıştığında,
– Komşusuyla kavga ettiğinde, ortamı yumuşatmayı, aralarını düzeltmeyi, barışabilmeyi düşünemediğinden, beceremediğinden onları “değiştirmeyi” seçmek gibi stratejik bir hatanın içine düşebiliyor.
Söz gelimi;
– Bana arkadaş mı yok?
– Başka komşu mu yok sanki.
– Hiç dert değil, elimi sallasam ellisi.
– Küserse küssün…gibi “sanal efelik” taslayarak fıtratını bozabilmektedir. Bu nedenle önceki kuşak onlar için “Nereden türedi bu nesil?” diyerek hayretini ifade etmek zorunda kalabiliyor. Yani onların beceriksizliğine vurgu yapıyor.
Galiba;
“Tamirciliği” unutan yeni kuşağı gelecekte zor günler bekliyor.
Bu yazıyı güzel mirası için 1944-1960 doğumlulara ve tamirciliği unutan gençlere hatırlaması için gönderin….
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Songül KARAMAN
Bir Yağmur
Nihat Güç
Rol Modellerimz (!)
Halil MERT
İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması
Seyfettin BUDAK
İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur?
Adnan ÖZ
Kupada iki de iki yaptık!
Önder GÜZELARSLAN
Muğla Şehit Ziya İlhan Dağdaş Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Fatih ORUÇ
Abd-Cıa ve Darbeler
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Erol AYDIN
İnsan Olmanın En Ağır Yükü
Gülay ÇETKİN
Denizlide okullar kaosa mı sürükleniyor?
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Aydın BENLİ
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
Mehmet BOZKURT
Suçlu Kim? Müslümanlar mı?
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Hamdi TEMEL
Limon Tuzu: Masum Bir Ekşilik mi, Bilinmesi Gereken Bir Kimya mı?
Ravza ZEYBEK
Bizim çocukları ateşe atan kim?
Ahmet SAĞLAM
Kaçınılması Gerekenler
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Özlem Gürbüz
Geçmişten Ders, Geleceğe Umut
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Adnan İPEKDAL
Dijital İçerik Üretme Seferberliği
Bülent ERTEKİN
Bayraklı’daki Söyleşi Üzerinden Ciddi İddialar
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet DÜZGÜN
Kimse mucize beklemesin
Vehbi KARA
Kocatepe Olayı
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Sevgi Mi Bağ, Yoksa Görünmez Bir Kafes Mi!
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Servet ZEYREK
Yedinci Oğul Nerede?
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Hasan KARADEMİR
Giriş: Foucault'nun Eleştirel Soykütüğünün Temelleri
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)