Dün yağmurlu bir İstanbul trafiğiyle evime ulaşmaya çalışıyordum. Biri bana ah etmiş olmalı ki İstanbul'da yaşamaya mahkum olmuşum. Bu tür düşünceler içerisinde trafikte yol alırken akıllı arabamın navigasyon ablasından eve ulaşmak için kestirme bir yol bulmasını istedim. Adresi yazdım. Fullfortisinthestanbul recidance'min konumunu işaretledim.30 ay düşük faizle taksitle aldığım akıllı evime biran önce kavuşmaya can atıyordum. Telefonumla evimin telini aradım ve komutları sıraladım bir bir.
"Kaloriferi aç karolin. 23 derece olsun."
Karolin evime verdiğim isim. Bir kadında olması gereken... Olan demiyorum dikkat! Bütün özelliklere sahip. En azından laf dinliyor.
Arabamın radyosunu Diyanet FM'e sabitlemiştim. Yolda hep onu dinlerim. Davudi bir ses tonuyla sunucu Kuran'dan bir ayet okuyordu:
"Riba (faiz) yiyen kimseler, şeytan çarpan kimse nasıl kalkarsa ancak öyle kalkarlar. Bu ceza onlara, "alışveriş de faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Oysa Allah, alışverişi helal, faizi de haram kılmıştır. Bundan böyle her kim, Rabbinden kendisine gelen bir öğüt üzerine faizciliğe son verirse, geçmişte olanlar kendisine ve hakkındaki hüküm de Allah'a kalmıştır. Her kim de yeniden faize dönerse işte onlar cehennem ehlidirler ve orada süresiz kalacaklardır."
Nihayet çileli yolcuğum bitiverdi. Sitenin güvenlik noktasından geçerek direksiyonumu park bölgesine yönlendirdim.
Hemen site içerisinde bulunan thegavuring isimli markete akşam yemeği için alışveriş yapmak üzere dalıverdim. Raflarda envai türde ithal ürünler. Bir an için düşündüm, "Allah'ım bu nasıl bir bolluk. Gençliğimde müthiş yokluklar vardı. Okul kitaplarında yazardı ki tarımsal alanda dünyada kendi kendine yeten 7 ülkeden biriymişiz. Ama ekmek, şeker bulamazdık. Şu hale bak. Çok geliştik çok. Sırbistan'dan ithal sığır etinden yarım kilo bofile aldım. Bosna olayından dolayı gıcığım şu sırplara da ama...naparsın bizim milletimiz tembel. Köyleri terkedip doluşuverdiler büyük şehirlere. Herkes doğuştan sosyete anam. Köylerde bile ayranlar köyün marketinden alınıyor artık. Gelişmişlik bütün memleket sathında."
Kredi kartıyla 9 taksit yaptım alışverişimin bedeline. Sonra da tuttum asansörün yolunu. 21. katın düğmesine bastım. Asansörde benimle birlikte yolculuğa çıkmış bir kaç kişi daha. Hepsi de beyaz yakalı denilen türden. Şu keçisakallı doktor olmalı. Şu fötr şapkalı da avukat. Şu dekolte kıyafetli genç kız sanırım para babası bir kronun kapatması. Elinde pahalı bir markanın poşetleriyle... Lakin hiç birimiz birbirimizi adam yerine koymuyoruz, selam bile vermeksizin asansördeki dijital hatuna kulak vermişiz.
"Welcome to the 11th floor. Attention door hit."
Katıma geldiğimde asansörden inmek için kirpiklerimin ucuyla müsaade istedim doktor beyefendiden. Salisenin milyonda biri bir zaman diliminde bakışlarımız ancak bir araya gelmişti. Kaçırıverdi bakışlarını.
Geldim Karolinim. Kapıya geldiğimde sesli kilit sistemi bulunan karolin’ime seslendim. "Yiğidin geldi güzelim!" Parolam buydu. Nazikçe karolin’im kollarını... pardon kapıyı açıverdi.
İçeri girmemle evin led ışıkları beni takip ederek adım attığım her yeri aydınlatmaya başladılar. Karoline seslendim. "Itriden bir parça koy." Fonda müzik nağmeleri raksa başladılar. Ben milliyetçi adamım kardeş öyle gavurca müzik dinleyemem. İnsan kim olduğunu unutmamalı.
Fondaki müziğe Karolinin sesi iştirak etti.
"Nasılsın sahibim. Hoş geldin. Günün nasıl geçti?" Ulan bu bilim dünyası ne ilginç be. Müteahhitlik hizmetleriyle fevkaladedeler. Benim gibi yalnız yaşayan adamları düşünerek, yalnızlık hissimizi bertaraf için mükemmel bir programlama yapmışlar. Yani Karolin benimle konuşuyor. Dırdırı artacak olduğunda"kapat çeneni. Baba evine gönderirim seni" diyerek espri de yaparak yani, onu susturabiliyorum.
Elimdeki malzemeleri mutfağa bıraktım. Oturma odasına yöneldim. HD tv me seslendim. "Falanca kanalı aç!"
Yatak odama geçtim. Kıyafetlerimi çıkardım. Oradan da banyoya. Yorucu bir gün geçirmiştim. Sıcak bir duş iyi gelecekti. Karoline seslendim. "Suyun sıcaklığını 36 derece yap lütfen!"
Bir güzel yıkandım çıkarken boy abdesti almak istedim. Oda ne. Bir an için abdest almayı unuttum. Karoline yine seslendim. "Karolin boy abdesti nasıl alınıyordu?" Karolin şefkatli sesiyle tarif etti. "Önce niyet etmelisin" cümlesiyle bir bir denileni yaptım. Bursa yapımı bornozumla kurulandıktan sonra ev kıyafetlerimi giydim. Oturma odasına yani salona tekrar geçtim. Tv nin sesini kısmasını rica ettim Karolinden. Sonrada akşam namazını eda ettim. "Ey kalpleri ve gözleri çeviren Rabbim, kalplerimizi dinin üzere sabit kıl." duasıyla da namazımı bitirdim.
TV koltuğuna oturdum ve biraz TV karşısında dinlenmeye karar verdim. TV de haberler vardı. Ekranda Reis konuşuyordu:
"Size bir başarı hikayesinden bahsedeceğim vatandaşlarım. Geçtiğimiz senelerde bu kardeşimiz bizden çekeceği bir çizgi sinema filmi için destek istemişti. Biz de bu yardımı esirgemedik. Hepinizin beğeniyle izlediği Herotürk filminden bahsediyorum. Bakın bu Herotürk'e bir milyon TL yardımda bulunmuş, sponsor olmuştuk. Bugün Herotürk'ün lisanslı markaya dönüştüğüne şahit oluyoruz. O çocuklarımızı kendi değerlerimizle yetiştirmek için bir rol model oldu. Markalaştı. Tekstilinden, kırtasiye ürünlerine kadar bütün çocuklarımızın hayatlarına girdi. Bir kültür ekonomisi oluşturdu. Artık kültür ihracatına başlamış olduk. Dünyanın bütün çocuklarının gözdesi artık Herotürk. Birkaç yıl içinde tam 25 milyar dolarlık bir işlem hacmine ulaşan Herotürk'ün bu başarısını alkışlıyoruz."
Tabi anlatımımın başında Reisten bugün aldığım ödülden bahsetmemiştim değil mi? Artık Reis'in başdanışmanlarındanım. Bir de bana "sen benim Kültür Kuvvetleri Komutanımsın" diyor. İşte haberlerde izlediğim şey aslında bana dairdi.
Mutfağa geçtim. Akşam yemeğimi hazırlayacaktım. Karoline seslendim.
"Bana bir tarif ver. Ne yapayım?"
"Fehmiciğim... Şu göbeğine bir bak lütfen. Artık yediklerine dikkat etmelisin. Akşam yemeğini hafif şeylerle geçiştirmelisin!"
Karım olsa bu kadar lak lak eyler miydi acaba? "Karolin bana akıl değil tarif ver be kadın!" diye sesimi yükselttim.
Başladı elektronik nikahlım zırlamaya. Evin bütün ayarlarıyla oynamaya başladı öfkesinden. Kaloriferi açıyor, evin pencerelerini. Bütün alet edavatı devreye soktu. Karolinin ağlaması böyle.
"Tamam, tamam. Özür dilerim Karolin." "Ah ulan" dedim kendi kendime. "Nerdesin beyaz ferrarili prenses. Alıp götürsen beni buralardan. Yoruldum artık. Al götür beni Elbruz dağlarına, Kafkasya'ma!"
"Peki" dedim Karoline. Seni dinliyorum. Anlat bana neden yemelerime içmelerime dikkat etmeliyim. İkna et beni."
Biranda ev derin bir sessizliğe büründü. Bir süre sonra Karolinin o akustik sesi tane tane dökülmeye başladı.
"A be millete akıl veren adam. Dünyadaki Gıda teröründen, Tarım teröründen kitabın Dünya 5'ten Büyüktür' de bahseden sen değil misin? İlaç terörü hakeza. Hegemon güçler önce hastalandırıyorlar sonra da tedavi vaadiyle sömürmeye devam etmiyorlar mı? Bak şu marketten aldığın şeylere. Bilmezmisin bir şeyin raf ömrü uzun olsun diye üretilmişse o insan ömrünü kısaltmaya yöneliktir. Yediğin ekmekten içtiğin suya kadar kirli ellerin şeytani hevesleri uzanmadı mı?"
"Karolin" diyerek sözünü kestim bir an.
"Efendim" dedi.
Dedim "Siyasete mi hazırlanıyorsun. Ak Parti Kadın kollarında mı gözün var, Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlıkta mı?"
"Fehmiiiii" diyerek adeta çığlık attı. "Komik olmaya mı çalışıyorsun? Sus ve dinle!"
"Ah siz insanlar. Ürettiğiniz zehirlerinizle kendi sonunuzu getiriyorsunuz. Kendi zehrinden ölen yılan, akrep, örümcek yok amma... Kendi intiharlarını belirliyor insanlar."
"İyi de ne yapabiliriz ki. Dünyanın gidişatı bu. Ben tek başıma ne yapabilirim bu düzeni değiştirmek için?"
"Senin Reis'le aran iyi değil mi? Söyle ona bir çalışma başlatsın. Köye dönüş projesi. İstanbul doldu taştı. Misal Kanal İstanbul'a ayrılacak bütçeyi bu projeye aktarsın. Köyüne döneceklere teşvik versin. Köy TOKİ'leri yapılsın. Uzun uzun anlatırım sonra sana projenin ayrıntılarını. Siz Türkler Ergenekon'da Demirden dağları eritenler sizlere ne oldu da hep mazeret üretir oldunuz. Şeksiz ve şüphesiz rabbinizin sizlere ikram ettiği kitabınız ortada. Onu okumazsınız. Cehaletle ram olursunuz. Sonra da gelsin uyduruk mazeretleriniz."
"Yok" dedim Karolin'e. "Sen Diyanet İşleri Başkanlığına oyna!"
"Allah'ın eziği Fehmi. Bu kadar Milliyetçi, mukaddesatçısın. Hatırlasana bu evi aldığın günü. Bana ne isim koyacağını sormuşlardı da...Sen Karolin dedin. Bana sormadın bile. Halbuki ne kadar çok isterdim bana Elif diye seslenmeni!"
Evet anlaşılmıştı. Bu gece bana huzur yoktu. İştahım kaçtı. Yatsı namazını bile kılmayı unutarak yöneldim yatak odasına.
"Elif...Ben yatıyorum. Sabah namazına kaldır beni. Yatarken de lütfen hikayemi oku. Sana hayırlı geceler."
Yorganımı üzerime çektim. Fonda Elif’in sesiyle uykuya dalmıştım bile;
Kral vezire sormuş:
Hizmetçimin hayatta benden daha mutlu olduğunu görürüm, neden?
Oysa onun hiçbir şeyi yok.
Ben ise kralım, her şeye sahibim ancak huzursuz ve keyifsizim.
Vezir der ki:
Ona 99 kuralını dene.
Kral, 99 kuralı nedir deyince, gece bir keseye 99 dinar koyup kapısına bırak ve üzerine de bu 100 dinar sana hediyedir yazarak kapısını çal, sonra olanları izle diye cevap verir.
Kral vezirin dediğini yapar. Hizmetçi keseyi alıp dinarları sayar ancak bir tanesinin eksik olduğunu görünce ‘herhalde dışarıda düştü’ diyerek ev halkıyla birlikte aramaya koyulur. Gece biter onlar hala kayıp dinarı ararlar, eksik dinarı bulmadıkları için baba çocuklarına kızar ve sakin iken onlara saldırır hale gelir.
Diğer gün sabah hizmetçi gamlı düşünceli olur çünkü bütün gece uyumamıştır.
Asık suratlı, keyifsiz, tebessümsüz ve halinden şikâyetçi bir surette kralın yanına gider.
Böylece kral da 99 kuralının manasını anlamış olur.
Şöyle ki:
Biz, Allah Teâlâ’nın bize hibe etiği 99 nimetini unutur, bütün hayatımızı kayıp bir nimeti aramakla geçiririz!
Allah Teâlâ’nın bize takdir etmediği, bilmediğimiz hikmetlerden dolayı bizden men ettiği bir şeyin peşine düşer, kendimizi mutsuz, huzursuz eder ve içinde bulunduğumuz nimetleri unuturuz!..
Son olarak derim ki:
Doksan dokuz nimetin tadını çıkarmaya bakın ve Allah’tan faziletini isteyerek sayısız nimetine şükredin. Şüphesiz ki şükürle nimetler artar.
Fehmi Demirbağ
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)