İnsanın mizacı, düşünce yapısı, tutum ve davranışları çocuklukta şekillenir. Ahiret odaklı, helal ile haram dairesi arasında, yaradılış gayesine uygun nesiller yetiştirmek İslam coğrafyasında nedense muazzam bir sorundur; sorunların da temel sebebidir.
Aile, sosyal çevre, okul, televizyon, arkadaşlar, internet ve küresel kültür gibi bir takım unsurlar çocuğun maddî, manevî eğitimini belirleyen en önemli etkenlerdir. Burada gördükleriyle ve edindiği alışkanlıklarla kendine bir hayat anlayışı biçen çocuklar, hayat çizgilerini çizmeye başlarlar. Bu çizgi İslam’ın hedef kıldığı sırat-ı müstakim çizgisinin dışında olmaya daha meyillidir.
Elbette sınırlarda sapmaların olmaması için aileler çocuklarını eğitirken dikkatli, bilinçli olmalıdır. Tabii burada ilk ele alınması gereken husus “Nasıl bir aile?” sorusunun cevabına bağlıdır. Çocuğun ihtiyacı olan, ruhunu doyuracak bilgiler için kendini eğitmelidir her şeyden önce. Eğer kendisi bu bilgilerden yoksun ise çocuğuna verebileceği hiçbir şey olmaz.
Eğer çocuklarımızı mânen, ruhen doyuramazsak aç canavara dönüşürler.
Formal eğitim denilen metodla yani kurulu düzenin ilkeleriyle örtüşecek vatandaş profili okullarda şekillenir. Tektipleşme müfredatın ta kendisidir. İnformal dediğimiz hayat boyu eğitimin temel ilkeleri ise ninniyle başlayan, çocuk edebiyatıyla biçimlenen, çizgifilmlerle taçlanan, oyun ve oyuncaklarla şekillenen bir insan tanımı ortaya koyar.
Hz. Ali “Çocuklarınızı yaşayacakları zamana göre yetiştirin” derken, çok önemli bir noktaya işaret verir. Zaman hızla geçiyor, değişiyor. Hele son yıllarda yaşanan teknolojik ve bilişsel gelişmeler sosyal hayatımızı direkt etkilemektedir. Nesil farkı ibaresini bilmeyenimiz yoktur. Yetişen her yeni nesille beraber bir önceki nesil arasında dağlar kadar fark vardır. Tarihin değişmeyen seyri ise bu şekildedir. Ancak İslam medeniyetinin ifadelendirdiği insan tanımında nesiller arası kopukluk fazla yaşanmaz. Ta ki başka kültürlerin etkisiyle oluşabilecek yozlaşmalar söz konusu değilse. İşte ilmin kapısı Hz. Ali, nesil farkının doğuracağı sıkıntıları işaret ederek bu tavsiyede bulunmuştur.
Çocuk eğitiminde manevî değerler önemlidir. Allah inancı, ibadet algısı ve ahlâkî hasletler çocuğa şiddet ve zorlama ile değil yumuşaklıkla kazandırılmalıdır. Oynayarak eğitim çocuğun temel dilidir.Tatlı bir üslûp ile verilen her bilgiyi çocuk adeta içecektir. Baskı ile öğretilmeye çalışılan her ne olursa olsun bir kulağından girip diğerinden çıkacaktır.
Bilhassa 4-5 yaşlarında zihnen işlenmeye hazır olan çocuklarımızı bir san'at eserini süsler gibi itinayla, özenle süsleyelim. Sevgi harcıyla (ama şımartmadan!) onları şekillendirelim.
“Merak ilmin hocasıdır” der Bediüzzaman. Merak, çocukluk döneminde zirvededir. Her şeyi merak eder ve sorar. Sorularını sabırla cevaplayalım, duymamazlık hastalığına kapılmayalım. Meraklarını malumatla giderelim.
Çocuklar terbiye edilmeli, rencide değil. Eğer sözümüzü dinlemiyor, sürekli haylazlık peşinde koşuyor, hatalı davranıyorlarsa, önce kendimize bir bakalım. Hesaba çekelim nefsimizi. Tavsiye ettiklerimizi yaşamıyorsak, çocuğumuz için söylediğimiz onca güzel sözün işlevi, değeri yoktur. Biz uygulamadığımız sürece gerçekçi olmaz dudaklarımızdan çıkan tavsiyeler.
Unutmayalım ki, sadece güzel, hayırlı bir evlât yetiştirmekle kalmıyoruz. Aynı zamanda iyi bir insan, iyi bir eş ve her şeyden önemlisi iyi, hayırlı bir kul yetiştirme gayemiz var.
Çocuklarımıza şu vecizeyi ezberletebiliriz: Gerçek aydınlık, güneşin şafakta değil, İslâm güneşi kalbinde doğduğunda başlar!
Allah’ın rızasını kazanmak gayesinde olan nesilleri yetiştirmeyi hedeflemeliyiz ki yeryüzü cehennem olmaktan uzaklaşsın.
Çocuklarımız geleceğe fırlatılan canlı oklardır. Bu okların hedefini bulabilmesi onların iyi yetiştirilmesiyle sağlanabilir.
Çocuklarımız yalnızca bizim çocuklarınız değildir. Onlar yaşamın yaratıcı iradesinin kullarıdırlar. Onlar sizden değil, sizin aracılığınızla doğmuşlar. Sizlerle birliktedirler ama sizin değillerdir. Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşüncelerinizi değil. Çünkü onların kendi düşünceleri vardır. Onlar da imtihan için yaratılmış apayrı bireylerdir. Bedenlerini barındırabilirsiniz ama ruhlarını değil. Çünkü onlar, sizin düşlerinizde bile gidemeyeceğiniz Geleceğin evinde otururlar. Onlar gibi olmaya çalışabilirsiniz ama onları kendinize benzetemezsiniz. Çünkü yaşam durmaz; geriye değil, ileriye akar. Sizler birer yay, çocuklarınız da geleceğe fırlattığınız canlı oklardır...Halil Cibran’ın dizelerinde böyle tanımlanıyordu çocuklar ve biz!
Çocuksuz bir dünya düşünülebilinir mi hiç?. Biran için çocuksuz bir dünya düşünelim ne kadar gayesiz, ne kadar ilkesiz bir dünya değil mi? Dünyanın ışığı, umudu, en güzel, en değerli varlıklarıdır çocuklar. Bu değerli varlıklar insanlığın geleceğidir. Onlar geleceğin evinde otururlar. Beylik deyimle "Bugünün çocukları yarının büyükleridir."
Çocukları geleceğin bireyleri, güzel insanları olarak yetiştirirken edebiyattan yararlanmayı düşünmemek olmaz. Yani eline, diline, beline sahip çıkılan bir düşünce ve yaşam şeklinin üstüruplu ve ahlaklı bir ahenkle aktarımından bahsediyoruz.
Edebiyat (yazın), çocuğu geleceğe, yaşama hazırlarken, eğlendiren, düşündüren, öğreten bir ana unsurdur aynı zamanda.
Çocuğun kulağına okunan ezan ile başlayan yolculuğu iyi tanımlamamız gerekiyor. Ses ile, frekans ile kodlarsınız onu. Ardından gelen ninnilerle aidiyetini oluşturursunuz bir nevi. Ninniler, annelerin veya diğer yakınların genellikle bebeği uyuturken bazen de onu sevip oyalarken, kendilerine has ezgi ile söyledikleri, çoğu kere söyleyenin çocuk hakkında dilek ve umutlarını yansıtan, ayrıca çocuğun ve söyleyenin o andaki durumlarını yansıtan, genellikle dörtlüklerden oluşan, başlarında ve sonlarında ahengi tamamlayan, dolgu ve klişe sözler ihtiva eden halk edebiyatı mahsulleridir. Ninniler çoğunlukla ortak (anonim) olmakla birlikte, söyleyici o anda kendi duygularını yansıtan ninniler de oluşturup söyleyebilir. Bu nedenle ninniye “anne şarkısı” da denir. Ninnileri ilk defa söyleyen belli değildir. Söylenen ninni beğenilir, dilden dile aktarılır, söylenir. Söyleyeni unutulur. Anonim ürünler haline gelir. Ninni dinleyerek uyumaya alışmış olan çocuklar ninni söylemeden uyumazlar. Ninniyi dinlerken uykuya dalarlar.
Şiirsel halk edebiyatı ürünleri ana dili eğitiminde, Türkçenin sağlıklı öğrenilmesinde önemli katkılarda bulunur. Ninniler, türküler, mani, bilmece, tekerleme ve halk şarkıları çocukları, anadilin söz varlığıyla tanıştırır. Bu edebi ürünler, duyu-motor döneminde başlayarak, işlem öncesi dönemlerinde çocuğun ana dili Türkçe’ yi yetkin bir şekilde kullanmasına katkı sağlamaktadır. Dil eğitimi ayrıca bir kültür aktarımı olarak da, çocuklarda dil bilinci ve ulus bilincini güçlendirir. Bu halk edebiyatı ürünlerinin çocukların büyüme ve gelişme evrelerine duygu-düşünce yeterliliklerine, zevk ve alışkanlıklarına, düş dünyalarına göre sınıflandırılması, bilimsel yöntemlerle çocuk edebiyatı malzemesi olarak kullanılması ise dil eğitimcileri, eğitim bilimciler, çocuk gelişimciler ve psikologların ortak çalışmalarına bağlıdır.
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Eyüphan KAYA
AMED Spor Yönetiminin Bahçeli’ye Ziyareti Vacip Oldu
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 15. Ayeti
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Adnan ÖZ
Çarşambaspor ve Samsunspor!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Recep YAZGAN
Bütün Kitaplar Tek Kitabı Anlamak Üzere Okunur
Aydın BENLİ
Analık Sadece Doğurmak Değil
Bülent ERTEKİN
Bir Adamın Ardından Değil, Bir Dağın Gölgesinden
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
Songül KARAMAN
Mahalle Kültürü Bitiyor Mu
Burak Çileli
Sumud filosu işkencesine kısas milli haysiyet meselemizdir
Seyfettin BUDAK
Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
Mehmet BOZKURT
Maskelerin Ardından Çürümüşlük
Ömer Naci Yılmaz
Ali Kolcu Hoca’mızı Hakk’a Uğurladık
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Özlem Gürbüz
Korkudan Değil, Güvenden Doğan Eğitim
Hamdi TEMEL
Suçun Adresi: Başta Medya, Sonra Hepimiz
Gülay ÇETKİN
Okullarda Başka Bir Şiddet Modeli
Halil MERT
Türklük Tanımının Güncellenmesi
Hasan KARADEMİR
HİKMET KIVILCIMLININ DİNİ ANLAYIŞININ ELEŞTİRİSİ
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Hüseyin KURT
Yeni Neslin Görünmeyen Krizi
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)