Kendilerine "Tazakka" diyorlardı. Yani "zekayı rehber edinenler." Oysa içinde bulundukları toplum onları bozguncu, sihirbaz, büyücü olarak lanse ediyorlardı.
Onlar, onların inandıkları değerlere "La ilahe illallah" diyerek tepkimede bulunuyorlardı. Allah'tan başka olan Lat, Menat, Uzza ve Hübel olarak isimlendirdikleri... Ve onlar Allah'ın kızları diye betimlemede bulundukları pıtları re etmekteydiler. Servet düşkünlüğünü, serveti, şöhreti ve iktidarın karşılığı olan bu putların yıkılmaları ve otoritenin gerçek sahibi olan Allah'a gücün teslim edilmesi gerektiğini ifade ediyorlardı.
Bulundukları toplum dindardı aslında. Misal Hac ibadetini yapıyor İbrahimi dine mensup olduklarını ifade ediyorlardı. Başlarındaki Ebu Leheb bu cahiliyye organizasyonunun başıydı ve bu çocuk-genç ve fakirlerden ibaret olan topluluğa kin kusmaktaydı. Hele bu grubun başı olan yeğenine bile tahammülsüzdü. Kendisine Ebu Cehil diyen bu grubun bozgunculuğu huzurlarını bozmuştu. Susması adına "Muhammedür resulullah" olan yeğenine çılgınca tekliflerle girmişlerdi. O ise kendisine vaad edilen bütün tekliflere karşılık, "Vallahi sağ elime güneşi, sol elime ay'ı verseniz ben davamdan vazgeçmem" demişti.
Her şey bir zamanlar Mekke'de bulunan Erdemliler hareketinin öncü isimlerinden olan yetim ve ümmi olan Muhammedin 35 yaşından ibaret Hira mağarasına çekilmesiyle başlamıştı.
Denilen o ki o Rabbini son 5 yıldır sevgili edinmişti. Kabilesindeki kız çocuklarını bile diri diri toprağa gömen zihniyetten nefret ediyordu. Kabilesindeki zinaya, kumara, içkiye ve faize olan düşkünlük rahatsızlığının en amil sebepleriydi. Enformatik cehalet... Her şeyin en iyisini-en doğrusunu ben bilirim hastalığı tansısallık adına yaşadığı yerin, Arap yarımadasının en belirgin özelliğidir. Heva ve heveslerini rab edinmiş insanlığın ahvali endişe edici boyutlardaydı. Bencillikte alem-i insanlık zirve yapmıştı.
"İkra" demişti Allah'ın meleği Allah'ın peygamberi olacak bu güvenilen insana. Yani "oku" demişti. İnen surenin adı "Alak Suresiydi." Yani "yaradılış."
"Ben okuma bilmem" demişti doğal olarak bu mümtaz şahsiyet. İnsanlığın yüz akı. Hem neyi okuyacaktı ki, henüz inmiş bir kitap yoktu ortada! "Düşünmeye" davet vardı aslında bu ilk mesaj ile. Ki 700 küsur ayet ile bu düşünme fiili desteklenecekti. "Akletmiyor musunuz? Düşünmüyor musunuz? Düşünüp öğüt almayacak mısınız? Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?" gibi yüzlerce ayet insanlığı yaradılışının gereği olan aklı nimetini kullanmaya davet ediyordu. Ki "bir anlık tefekkürün 1000 yıllık nafile ibadetten evla olduğunu da " kendisi mübarek dudaklarından şerh etmektedir.
Yine okumayı işaret eden surenin dördüncü ayeti de kalemden bahseder. Yine ikinci sırada nüzul olan sure de "Kalem suresidir." Yani eşittir Müslümanın birinci kimliği okur-yazar olmasıdır.
Okumak mühim. Okumak, Tanrıyla-yüce yaratıcıyla konuşmaktır. Hatta okursanız ölmüş insanlarla iletişime geçersiniz.
Yazmak ta mühim. Yazarsanız doğmamış insanlarla konuşursunuz. Okuryazarsanız bir zaman makinasının yolcusu olursunuz.
Okumazsanız; yalan okursunuz, mazeret okursunuz. Yazmazsanız birileri size alın yazısı yazar. Siz ona kader der bir de Rabbinize iftirada bulunursunuz. Cehalet kader olamaz Müslümanlar.
Ki...
Türkiye toplumu...80 milyonluk nüfusuyla okuma alışkanlığı olan %3 nüfus barındırmaktadır. Yani 25 milyon öğrencisi olan bir ülkede okumak akıllara seza.
Ki ülkede basılan kitapların da %90 ı tercüme kitaplardan ibaret. Okullarda okuttuklarımız bile artık geçersiz bilgilerden ibaret. Pisa yönetim kurulu başkanı geçenlerde bunu ifşa etti. Cehaletimizle her şeyimizi kaybetmeye başladık. Başta imanımızı... ahlakımız ve topraklarımızı da!
Bir Yahudi tekerlemesi tutturduk. Ezildik, büzüldük... Zavallılara dönüştük. Batı da bizi hırpaladı da hırpaladı.
Tarihimizden kopartıldık... Barbar batıyı medeni olarak bildik, belletildik.
Parkinson hastası gibi kafalar ayrı düşünür uzuvlar ayrı hareket eder olduk. Kadan darbe ala ala bu halle düştük. Allezaimer hastalarına benzedik. Mazimizi unuttuk. Felç hastalığına yakalandık. Elimiz ayağımız tutmaz oldu. Altımıza bile pisler olduk. Tarihimize ya sövdürdüler ya da unutturdular.
Ortaokul kitaplarında batıdan gelen tercümelerle bir nesli mahvettiler.
Halbuki neredeyse Avrupa’nın yarısını fethetmiş bir Osmanlı İmparatorluğunu övecek bir batı bekleyemezdik.
Bir imparatorluğu parçalamak için varını yoğunu harcayan bir batıdan objektif tarihi öğrenmeyi beklemek saflıktı.
Evet bize bu saflığı yedirdiler.
Eğer onlar “Amerika’yı Kristof Colomb keşfetti” diyorsa öyleydi.
Zaten onlara göre de “İslam” demek gericilik, bilimden fenden uzak demekti.
Türkiye’de öyle bir eğitim sistemi kurdular ki, Müslümanlıkla gericiliği aynı kefeye koyan entelektüeller yetiştirdiler.
İngiliz Newton’un başına elma düşmüştü. Yer çekimini bulmuştu. Hikayeler çok güzeldi, satardı. Arşimed de çırılçıplak banyodan fırlamıştı zaten. İnandırıcılığı hikayelerle süsleme sanatında çok ilericiydiler.
Meşhur bilim tarihçileri Sigrid Hunke, Carr de Vaux ve Will Durant…
Üçü de Newton’dan asırlar önce Kindi, Razi, Biruni, Hazini ve İbni-Heyseme’nin yazdığı eserlerde yerçekimi kanunu anlattığını belirtiyordu. “Avrupalılar bu eserleri önce anlamadılar.
Yerçekimi onlara uzak geliyordu.
Asırlar sonra Newton’la kendilerine malettiler” diyorlardı.
İngiltere’nin Telegraph gazetesi dün İçişleri Bakanı Theresa May’ın açıklamalarını yayınladı.
İngiltere’ye karşı artan terör tehditlerine karşı birinci çözüm yolunu anlatıyordu Theresa; “Çocuklarımıza Birleşik Krallık Değerlerinin öğretilmesi” diyordu.
Maalesef biz değerlerimizi göz ardı ettik, aktaramadık evlatlarımıza.
Galile’den, Kopernik’e, Newton’dan Colomb’a ne varsa ezberlettik.
Kızamık ve çiçek hastalığını ilk keşfeden ve yerçekimini ilk bulan Türk Razi’yi bilenimiz yoktu.
Ama cüzamın tedavisini bulan İbn-i Cessarı anlatacak biri yoktu içimizde.
Verem mikrobunu bulan İbn-i Hatip, Retina tabakasını ilk gören İbn-i Rüşt kimdi?
İlk kanser ameliyatını Ali bin Abbas’ın yaptığını biliyor muyduk?
Sıfırı ilk kullanan Harizmi’yi, Trigonometri’yi ilk bulan Battani’yi okuyan veya okutan var mıydı?
Tanjant, kotanjant, ve kosekantı ilk dünyaya duyuran Ebul Vefa’yı kaç kişi tanıyordu?
Dünyanın döndüğünü ilk keşfedenin Biruni olduğunu anlatacak cesurlar neredeydi?
Dünyanın çevresini ilk ölçen Musa kardeşlerin, mikrobu ilk tanımlayıcısı Akşemseddin’in kitaplarına ulaşacak kaç meraklımız vardı?
İlk göz ameliyatını yapan Ammar’a neden kör kalmıştık?
Sabit bin Kura’nın ilk diferansiyel kitabını yazdığını, Sibernetiği ilk kuranın İsmail el Geziri olduğuna bu topraklarda kaç kişi vakıftı.
Önümde liste var, uzayıp gidiyor.
Yüzlerce, binlerce Türk ve İslam bilgini, dünya uyurken ilklere imza atmış durumda.
Ama dedik ya biz “Kendi imzamızı” reddeden bir ülke haline getirildik. “Zulüm 1453’te başladı” diyebilecek evlatlar yetiştirdik. "Lut kavminin Çocuklarız" diyecek kadar alçalan evlatlarımız oldu. Ensest, lgbti, deistlik, uyuşturucu, terör evlatlarımızın yol ve yordamları oldu.
Fatih Sultan Mehmet’in ilk havan topunu bulan kişi olduğunu bilen bir elin parmaklarını geçer miydi bu ülkede?
Yüzlerce, binlerce bilginimizin eserlerini kütüphanelerin raflarında çürüttük.
Tercüme edip, okutmadık, anlatmadık çocuklarımıza. Ve karaladık, karalattık geçmişimizi. Bir karış toprak vermeyenleri, “Kan ve can veririz ama asla toprak satın alamazsınız” diyenleri “Hain” ve “Kızıl Sultan” olarak soktuk kitaplarımıza.
Tarihçi geçinenler, adının başında “Prof” olanlar, ne zaman “BİZDEN” birilerinin buluşları gündeme gelse “Efendim bunlar martaval…
Bilim dünyasııı” diye söze başlıyordu.
Halbuki gerçek bilim adamı bir iddia varsa gidip araştırandı.
Araştırmaya bile baştan “REDÇİ” orijinal bilim adamları doğurduk.
Onun içindir YENİ TÜRKİYE’ye Fransız kalıyor gençlerimiz.
Onun içindir ülkemizin başına eklenen “BÜYÜK” lafına İngiliz takılıyor evlatlarımız.
Kafamıza elma düşmesini bekleyemeyiz!!!
Milli Eğitim Bakanlığı seferberlik ilan etmeli. Yazma seferberliği başta. Çocuklarımızı kendi ninnilerimizle uyutalım, kendi hikayelerimizle uyandıralım. Kendi çizgi filmlerimiz olmalı. Ellerine tutuşturduğumuz oyuncaklar bizden olmalı.
Ve gerçek tarihi anlatmalı çocuklarımıza.
Hitler’in meşhur bir sözü vardır; “İnanılmayacak tarih yoktur Yeter ki yalan büyük olsun.”
Raflarda tozlanan kitaplar indirilmeli…
Ve “BÜYÜK YALANLAR” kalkmalı artık raflara!
Var mısınız tam ve bağımsız Müslüman Türkiye sözünü gerçek kılmaya?!
Fehmi Demirbağ
Öztürk Samuk
Düşmanın bile sinsi olmasın!
Seyfettin BUDAK
Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik?
Mehmet Ali Çamoğlu
Çöpteki Ekmek, Raftaki Vicdan ve Kaçan Bereket
Aydın BENLİ
15 Temmuz Öncesi ve Sonrası Darbelerle Sınanan Türkiye
Ahmet SAĞLAM
Herkes doğru mu!
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Mehmet Nuri BİNGÖL
Son Emir- Öykü
Halil MERT
Askeri darbe ne ki!
Adnan ÖZ
Süper lig fikstürü çekildi!
Bülent ERTEKİN
Maskeler Düşerken…
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Recep YAZGAN
Agape hause - Sevgi Evi’nden, Samsun Protestan Kilisesi’ne!
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Ömer Naci Yılmaz
Hûd 112’den Rahatsız Olanlar
Mehmet BOZKURT
İnsanlık Tarihi Acılarla Dolu
Hüseyin KURT
NATO Zirvesinde Bir Tabanca
Nihat Güç
Dine değerlere düşman olarak yetişen bu nesil yurt dışından mı ithal edildiler?
Vehbi KARA
Kurtuluş Savaşı Yerine Milli Mücadele
Eyüphan KAYA
Risale-i Nur Nurculuktan büyüktür!
Songül KARAMAN
Tefekkür Ve Nörobilim
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)