1926...32 yılları arasında dünya eroin imalatının %65 i Türkiye de üretilir.
Şimdilerde dünya eroin imalatının %94 ü Afganistan'da...
Mütareke yıllarında İngilizler İstanbul'da tohumunu atmıştır ümmete dünyevileşmenin...ve şeytani oluşumların...bugünlerin yani...
Sonra dövünürüz, filistin, suriye filan diye...
cehalet köklerimize kadar işlemiştir ve tezahürü fakirlik...bir de hamaset dolayısıyla...kör cehaler ve enformatik olanı bir de...
Ve kader der, durumumuzla igili tembelliğimize/beyinsizliğimize Rabbimizi de ortak katmak isteriz.
"Türkiye cumhuriyeti, lozan anlaşması'nda bu sözleşmelere taraf olacağını söylemişti, ama daha sonra düzenlenen devletlerarası konferanslara katılmakta hep çekimser davrandı. iktidardaki yeni seçkinlerin ceplerini doldurması için afyon üretimi önemli bir kaynaktı.
"Bu topraklarda 62 ilde afyon üretimi yapılıyordu. dünyadaki kısıtlama, yoğunlaşmanın türkiye'ye yönelmesine neden oldu, ülke tam bir serbest bölgeye dönüştü, çünkü afyon üretim ve ticareti serbestti, afyon da kaliteliydi.
İstanbul'da eroin fabrikaları kurulur.
"dünyanın eroin tacirleri türkiye'ye yöneldi ve yeni cumhuriyetin iktidarlarına bu topraklarda eroin üretimi işine girilmesini teklif etti. bunun üzerine istanbul'da 1926-1929 arasında üç eroin fabrikası kuruldu.
"Japon sermayesi 1926 yılında taksim'deki mecidiye kışlası'nda istanbul'un ilk yasal eroin fabrikasını kurdu. mayıs 1929'da, eyüp'ün bahariye semtinde ikinci eroin fabrikası kuruldu. şirketin adı eczayı tıbbiye ve kimyeviye idi. aralık 1929'da kuzguncuk'ta kurulan üçüncü fabrika ise yönetim kurulundaki "kahraman" ve "seçkin" isimlerle daha da ilgi çekiciydi: türk ecza-yı tıbbiye ve kimyeviye şirketi adını taşıyan şirket, fransızca isminden dolayı sico olarak tanınıyordu ve yönetim kurulunda kurtuluş savaşı kahramanı ismail hakkı ile tbmm başkan vekili ve trabzon milletvekili hasan saka (1947'de başbakan oldu) vardı. diğer beş üyeden ikisi (belçikalı michelaere ve meksikalı lapin) tanınmış uyuşturucu tüccarlarıydı.
"Cumhuriyetin imzalamadığı 1925 cenevre sözleşmesi ile eroin dünyada artık "ilaç" sayılmıyordu. ama türkiye devleti bunu imzalamadığı gibi, kurulan fabrikalarla istanbul "eroinin başkenti" haline geldi. bu fabrikaların yıllık cirosu 10-15 milyon lira civarındaydı. eroinin maliyeti çok düşük olduğu için, bu şirketlerin cirolarının önemli bir bölümü kârdı. 1929 yılında türkiye'de bulunan 27 sanayi şirketinin toplam sermayesinin 10 milyon lira, kârlarınınsa sadece 2 milyon lira olduğu düşünülürse, tüm dünyayı kasıp kavuran 1929 ekonomik buhranından türkiye'nin sağ salim çıkabilmesinin nedeninin "milli duygular" değil, eroin olduğu ihtimali de görülebilir.
"Aynı dönem, başta istanbul olmak üzere eroin ve morfin bağımlılarının sayısında büyük bir artışın gözlemlendiği dönem oldu. fabrikalarda çalışan işçilerde başlayan bağımlılık, uyuşturucu maddelerin ucuzluğu nedeniyle, toplumun her sınıfına yayıldı. alt sınıflar da, dönemin seçkinleri ve sosyetesi de bağımlılaştı. örneğin 1920'den sonra ankara'nın sağlık bakanı rıza nur'un eşi ile ünlü tiyatrocu afife jale morfinmandı.
"1930'lu yıllarla birlikte, toplumdaki bağımlılık sorun oluşturmaya başlarken, tüm dünyada türkiye ismi eroinle birlikte anılmaya başladı. mustafa kemal ve ismet paşa'nın doğrudan uyuşturucu tüccarı gibi gösterildiği karikatürler çeşitli ülkelerde yayınlanıyordu. dünya nezdin-deki bu imaj cumhuriyetin yönetici kadrolarını rahatsız etmeye başladı. devlet, afyon üretimi ve ihracatının daha kontrollü yapılması için düzenlemelere gitmeye karar verdi.
"Ekim 1930'da londra'da düzenlenen konferansa türkiye de heyet gönderdi. ama heyetin yaptığı bir "hata" sonucu, dünya uyuşturucu kaçakçılığının kaynağının türkiye'nin yasal ticareti olduğu ispatlandı.
"Bundan sonra, başta abd olmak üzere pek çok yerde türkiye'ye tepkiler oluştu.
"Mustafa kemal, gündemin türkiye'nin uyuşturucu üretimi ve trafiğindeki rolü olduğu 1931 cenevre konferansı'na heyet göndermeye karar verdi. meselenin imaj düzeltme olduğu öyle belli ki, heyette, sico fabrikası yönetim kurulu üyesi hasan saka vardı! konferansta ambargodan bahsedilince, türkiye kısa zamanda düzenlemelere gitme sözü verdi.
Kurtuluş savaşi gemileri
"bu dönem, türkiye'den kalkan yük gemileri daha dikkatli izlenmeye başladı. bu gemiler arasında, mondros mütarekesi'nden sonra istanbul'dan anadolu'ya silah kaçırmakta kullanılan pierre loti, lamartine, bulgaria ve vesta isimli gemiler de vardı. kurtuluş savaşı'nın "şanlı" gemileri, on yıl sonra kayıtlarda eroin kaçakçılığında kullanılan gemiler olarak geçiyordu!
"Denetimler sıkılaşsa da, fabrikalardaki üretim sürüyordu. türkiye, uyuşturucu konusunda resmî tekel oluşturmaya karar verdi. tekel hazırlıkları, bunu ele geçirmek isteyen uyuşturucu sermayesini heyecanlandırdı. 1931 ekiminde, hasan saka, siirt milletvekili ve milliyet gazetesinin sahibi ve iş bankası yönetim kurulu başkanı mahmut bey (soydan), michelaere, lapin ve başka siyasetçilerin katıldığı bir uyuşturucu toplantısı düzenlendi. amaç, afyon üretiminin darbe almasını engellemek ve resmî korunma yollarını kurmaktı.
"Aynı yıl devlet, göstermelik bir hamleyle michelaere'i sınır dışı etti, kuzguncuk'taki sico'nun yönetimini uyuşturucu kaçakçılığıyla nam salmış taranto ailesi ele geçirdi. tarantolar, fabrikayı güvence altına almak için şirketin başına "mustafa kemal'in milletvekili" olarak bilinen, cumhuriyet gazetesi sahibi ve başyazarı yunus nadi'yi geçirmek istedi. yunus nadi, siyasî nüfuzunu kullanarak elde ettiği rantla tanınıyordu. 1922'de, aralarında kılıç ali, şükrü (kaya), tu-nalı hilmi gibi isimlerin bulunduğu 54 milletvekili ve 37 tüccarla birlikte türkiye millî ithalat ve ihracat aş'yi kurmuştu. ilişkilerini kullanarak almanya'dan ithalat ayrıcalığı elde etmişti ve karşılığında cumhuriyet gazetesinde nazizm propagandası yapıyordu. ancak nadi, iktidarı da sıkça eleştiren arif oruç gibi gazetecilerden gelen tepkiler üzerine uyuşturucu şirketinin yöneticisi olmaktan vazgeçti.
"chp, aralık 1932'de dünyada uygulanan politikalarla paralel bir dizi düzenleme yaptı. bunların yasalaşması ve milletler cemiyeti'ne bildirilmesi süreci, uyuşturucu lobisiyle karşı-lobi arasında büyük bir çekişme sonucu zorlukla gerçekleşti. özellikle içişleri bakanı şükrü ka-ya'nın engelleme gayretleri kayda değerdir. sonunda, 31 mayıs 1933'te tc uyuşturucu maddeler inhisarı kuruldu. uyuşturucu satışı devletin tekeline geçti; devlet artık resmen uyuşturucu satıyordu. bu tekel, 1937'de, toprak mahsulleri ofisi'ne dönüştürüldü."
*
Yıl İÖ 3400… Sümerlerin, “haşhaş bitkisinden eğlence için yararlandıklarını” dönemin tabletlerinden öğreniyoruz.
Yıl İÖ 1600… Mısır Firavunu Tutankamon’un, afyonu kişniş ve balla karıştırarak kullandığı biliniyor.
Yıl İÖ 1500… Hititler haşhaşa buğday kadar önem veriyorlardı. Tanrıça Kubaba ile özdeştirmeleri sonraki yüzyıllarda Hitit kabartmalarına da yansıdı.
Yıl İÖ 5. yüzyıl… Tıbbın babası Hipokrates, Anadolu’da gezdikten sonra İstanköy adasına yerleşirken, afyonun ağrı kesici özelliğini tedavisine soktu.
*
Yıl 1887… Alman Bayer ilaç fabrikası kimyageri Feliks Hoffman, ağrıları kesen bir ilaç üretmeye çalışıyordu. İki yıl sonra “eroini” keşfetti. Almanca “heroisch (kahraman)” sözcüğünden dolayı ilaca “heroin” adını verdi.
Bayer firması “eroini” toz olarak 25 gramlık paketler halinde pazarladı. İlaç, eczanelere geldiği gün bitiyordu. Ağrısı olanların yanı sıra bazıları da öksürük için kullanıyorlardı. Öteki ilaç firmaları da “eroini” şurup ve tablet olarak üretmekle kalmayıp kadınlar için “eroinli tampon” bile yaptılar!
Bayer, yine Hoffman’ın bulduğu “aspirini” de piyasaya vermekle kalmadı, ikisinin birlikte reklamlarını yaptı. Bayer’in kârının yüzde 5’i eroin satışından geliyordu.
Yıl 1910… ABD “eroini” resmen ilaç listesine aldı. Ancak eroin bağımlılığını fark edip 10 yıl sonra listeden çıkardı. 1924’te de tümden yasakladı. Bayer firması eroin ve hatta aspirin üretimini durdurmakla kalmadı, güç günler yaşadı.
*
Yıl 1910- 1920’ler… İstanbul’da eroin, kokain bağımlılığı ve fuhuş ve suçlar yaygınlaşmıştı. Günümüzde “Nataşa” denilen Rus kadınlara o tarihlerde “Haraşo” deniliyordu. Rus kadınları ile birlikte çekilen kokainin adı “Rus enfiyesi” idi. Kırım Savaşı’nda İngiliz askerlerinden “morfini” öğrenen Türk subayları arasında da yaygınlaşmıştı.
Amerikalı yazar Ernest Hemingvay o günlerin İstanbul’u hakkında “İstanbul bir çeşit ölüm dansına dalmış!” diye yazdı.
Yıl 1925… Cenevre Uluslararası Sözleşmesi tıbbi gereksinim dışındaki afyonun üretimini yasakladı. Haşhaşında dünyada en yüksek oranda afyon bulunan Türkiye bu anlaşmayı imzalamadı. Türkiye’nin 62 ilinde haşhaş üretimi serbestçe yapılıyordu.
Aynı yıl bir kararname ile Türkiye’de “kokain ve sair narkotiklerin” üretimi yasaklandı.
Yıl 1926… Türk Ceza Kanunu’na esrar, eroin gibi narkotik maddelerin üretimi, ticareti ve kullanımıyla ilgili hükümler getirildi.
Ama aynı yıl Türkiye’de ilk “eroin”, Taksim Gezisi’ndeki Mecidiye Kışlası’nda Japonların kurduğu fabrikada, ayda 200 kilo üretildi. Üç yıl sonra iki ayrı şirketin eroin üretimi izledi. Üçüncüsünün ortakları arasında, daha sonra Başbakanlık yapacak olan Hasan Saka da vardı.
O yollarda Türkiye’deki 27 sanayi kuruluşunun toplam kârı 2 milyon lira iken, bu üç eroin fabrikasının kârı 15 milyon idi! Üç fabrikada ayrıca afyondan kodein, morfin, dionin de üretiliyordu.
Yıl 1930… Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin kurucusu Ord. Prof. Mazhar Osman “eroin kullanımının yaygınlaştığını saptayan” ilk tıp adamı oldu. “Japon kıyafetlerinde bir şeytan önümüze çıktı!” demesinin nedeni, ilk hastaları Japonların eroin fabrikasının işçileriydi.
*
Yıl 1931… Bu salgına son vermek isteyen O, eroin fabrikalarının kapatılmasına karar verdi. Karar Halk Fırkrası’ndan geçti. Ancak fabrikalardan girdileri olan bazı milletvekillerinden dolayı TBMM’ye takıldı.
Yıl 1933… O, dediğini yaptı. Üç fabrikayı da kapattı. Bunu kanıtlamak için İstanbul’daki bir Amerikan kadın gazeteciyi de kapatılan fabrikalarda gezdirdi.
Kadın gazetecinin kimliğine ulaşmak olanağım olmadı. Ancak Louise Bryant olduğunu sanıyorum. Rusya’daki devrimi izlemiş olan, Vladimir Lenin ve Leon Trotsky ve hatta orada Enver Paşa, Türkiye’ye gelmeden önce de İtalya’da Benito Mussolini ile mülakatlar yapmıştı.
Bağımsızlık Savaşı’nı İstanbul ve Ankara’da izlemiş, Atatürk ile görüşmüştü. O’nun Latife Hanım ile boşanmasını “Bir Türk Boşanması” diye yazmıştı.
İlk evliliğini Amerikalı komünist yazar John Reed ile yaptı. Bu evliliği “The Reds (Kızıllar)” adıyla filme konu oldu. Bryant üçüncü eşi William Christian Bullitt ile İstanbul’da yaşadı. Eşi sonra Moskova’ya ABD büyükelçisi olarak atandı. 51 yaşında beyin kanamasından öldü. Aynı yıl O, Lahey ve Cenevre Anlaşmaları’na imza koydurdu. Haşhaş ekimini 17 ile indirdi. Beş yıl sonra devlet tekeline alınan haşhaşın denetimi, kurulan Toprak Mahsulleri Ofisi’ne verdirdi.
*
Yıl 2011… Türk gençliği “bonzai” denilen bir uyuşturucu ile tanıştı! 2.5 yılda 40 ile yayıldı.
“Ottur günahı yoktur!” söylemi ile pazarlanan “bonzai” ot olmayıp yavşan otuyla fare zehiri, böcek ve tarım ilaçları bulunan 28 değişik yöntemle üretilen “cannabinoid” adlı bir kimyasal uyuşturucudur.
Kilosu 60 bin liradan Türkiye’ye giren bonzainin 3 gramı Avrupa’da 75-90 lira iken Türkiye’de 5 lira… Özellikle liseli gençler arasında yaygınlaşan, hatta internetten de satılan bonzaiden bir ayda 300 kişi öldü!
Ailesinden para alamayan çocuklar ya hırsızlık ya da “torbacılık” yaparak tüketimlerini karşılarken, yeni gençlerin zehirlenmelerine de yol açıyorlar. Kızlarda ise fuhuş öne çıkarken, bonzai türban bile dinlemiyor!
Yetkililer 2 bin gencin tedavi edilmek için başvurduğunu söylüyor. “Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu (UBAM)” Başkanı Dila Temizer Ankara’da bağımlılık köyü kurularak gençlerin burada tedavilerini planladıklarını açıkladı.
Bugün ise bonzai ile “mücadele” yerine adeta“yaymaya” yönelik çalışıyor! Hâlâ bonzai için Türk Ceza Yasası’nda, eroin, kokain, esrar gibi bir hüküm düşünülmüyor.
Kaynak: Cengiz ERDİNÇ - Overdose Türkiye, Türkiye'de Eroin Bağımlılığı Kaçakçılığı ve Politikalar
Öztürk Samuk
Devlet Bazen Ölü Taklidi Yapar
Hamdi TEMEL
Kaynatılan Su Mikroplastiklerden Kurtulabilir mi!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Recep YAZGAN
Gerçekten tuhaf değil mi!
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Eyüphan KAYA
Koç alnına bir kara leke sördü!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Seyfettin BUDAK
İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi?
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Nihat Güç
Zuhruf Suresi 37. Ayet
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mehmet BOZKURT
Türkiye'nin CHP ile tarihi yolculuğu...
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Kadir Erol
İnsan Olmak....!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
İsa ÇOLAKER
YAZAR TIKANIKLIĞI
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ahmet DÜZGÜN
Artık seviye eğitim sistemi şart
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)