Zaman Ahir Zaman!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

21-03-2022 12:27

Şeytani sistem gerçekten çok güzel çalışıyor. Bizler de bu sistemin gönüllü askerliğini yapmaktayız.  

Açık hava tımarhanesine dönüşen dünyada her gün yenilerinin eklendiği, sıkıntıların yanında içinden çıkamadığımız kendi hayat yükümüzünde altında ezilmekteyiz.  

Bir yandan Rabbimizin bizim yardımıcımız, dostumuz ve velimiz olduğunu söylerken diğer yandan Allah’dan başkasından yardım diliyor, O’ndan başka onlarca dost ediniyoruz.  

Allah’ın bilmesi, görmesi, duyması, her şeyi kayıt altına aldığı bilgisi olduğu halde doğru hareket etmediğimizden, oyunu kuralına göre oynamayıp “kader” diye bir kavram uydurup kendimizi “kader mahkumu” görüyoruz.  

Hayatımızın sorumluluğu üstlenmediğimizden, dünya tutkumuzun bizi sarmasından dolayı da bütün işlerimizde Allah’ı vekil tayin edemiyoruz. 

Aslında iman ettiğimizi söyleyerek hem kendimizi hem de Rahman’ı aldatacağımızı, “iman ettim” demekle imtihan edilmeyeceğimizi sanıyoruz.  

Bu imtihanımızın da öncelikle yakınlarımızla akabinde çevremizdekilerle bire bir olduğunu da unutuyoruz. Sonucunda bize düşenin doğru hareket etmek olduğunu bildiğimiz halde işimize göre hareket etmeyi seçiyoruz. 

Halbuki Hak Teala Nisa suresi 36. Ayetinde sadece kendisine kulluk etmemizi, kimseyi kendisine ortak koşmamamızı, anne babamıza iyilik etmemizi, yetimlere, çaresizlere, yakın ve uzak komşuya, arkadaşa, yolcuya ve hakimiyetimiz altındakilere iyilik etmemizi emretmişti. Bu şekilde hareket etmemeyi büyüklük taslamakla eş tutup bu kişileri sevmediğini de vahyinde buyurmuştu.  

Hal böyle olunca inananlar olarak bize düşen Rahman olan Allah’a güvenmek ve teslim olmak, gerekeni yapmaktı.  

Aksi takdirde Allah Resulünün Tirmizi den nakledilen “Canımı gücü ve kudretiyle elinde tutan Allah’a yemin ederim ki, ya iyilikleri emreder ve kötülüklerden nehyedersiniz, ya da Allah kendi katından yakın zamanda üzerinize bir azap gönderir. Sonra Allah’a yalvarıp dua edersiniz ama duanız kabul edilmez.” durumuydu.   

İyiliği emretmek, kötülüğü nehy etmek! 

Vahyin içinde ehli kitap olan Yahudiler üzerinden “Sebt ” tabiri ile anlatılan olay üç türlü insanların var olduğu hakikati sunar.  

Yasağa uyulmaması sonucunda şeklen mi yoksa ruhen mi diye faklı yorumlanan maymunlaşma hadisesinde bu üç tip insanın varlığı hatırlatılır.  

Birinci tip insanlar; doğru hareket etmezler, haktan yüz çevirirler. Kendi isteklerini dinleri edinip kitaba değil hevâlarına uyarlar.   

İkinci tip insanlar; doğru hareket ederler, haksızlık yapanları dillerinin ucuyla ikaz ederler lâkin dünya menfaati elde etmek için onlarla oturup kalkarlar.  

Üçüncü tip insanlar ise doğru hareket ederler, haksızlık yapanlara engel olurlar, bu kişilerden de uzak dururlar.  

Hak Teala Araf suresinin 16. Ayetinde şöyle buyurur;   

“Ne zaman ki onlar, kendilerine hatırlatılanı unuttular, biz de kötülükten men edenleri kurtardık; zulmedenleri de, yoldan çıkmaları yüzünden çetin bir azap ile yakaladık.”   

Acaba yaşanan onca zulümler bu ayete uyulmadığından mıdır? Bu kadar zulüm, kadın ve erkeğiyle bu davete icabet edilmediğinden midir? Kendimizi kader mahkûmu görmemiz, bizi bu sorumluluklardan kurtarabilecek midir? 

Yoksa Allah Resulü (a.s.)

“Kim kötü ve çirkin bir iş görürse onu eliyle düzeltsin; eğer buna gücü yetmiyorsa diliyle düzeltsin; buna da gücü yetmezse, kalben karşı koysun. Bu da imanın en zayıf derecesidir.” dememiş midir?

Yanlışları görüp, kınayanın kınamasına bakmadan, yalnız kalacağımızı da bilsek düzeltme yolunda gayretli olmalı değil miydik?

Zaman ahir zaman! Zulümlerin ayyuka çıkıp mazlumların gözyaşları ile yeryüzün yıkandığı zaman! 

Durum ortada.

Bu üç tip insandan hangisi olacağımızı seçmeli, tarafımızı belirlemeliyiz. Aksi takdirde çok geç kalmış olabiliriz... 

Ves-Selam

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı