Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

03-06-2022 19:17

Her birimiz hızla bireyselleşen, yalnızlaşan bir dünyanın fertleriyiz. Dünyanın global köy halini aldığı, uzağın yakın olduğu, iletişimin en hızlı çağının yaşandığı şu ortamda insanlar bu gelişmişliğin inadına hızla birbirinden uzaklaşmaktadır.    Değerlerin alt üst olup, erdemlerin ve erdemlilerin az olduğu bir dünyada, ne insan kendine yakışanın yani insan olmanın peşinde, ne de huzur ve sükûn için kurulan evlilikler mutluluk peşindedir.   Boş hayallerin peşinde koşturan, ne istediğini bilmeyen onca kalabalık, kendilerine sunulan hayat standartlarına ulaşamayınca da intihar etmektedir.    Şu unutulmamalıdır!    Dinsiz bir toplumda hayal ön plandadır. Şu an insanlar “düşün başar” ninnileriyle uyutulup, birbirinden farklı metotlarla derin uykularında rüya görmeye devam etmektedirler.   Başarının zenginliğe, makama, şana endekslendiği günümüzde bizim rüyalarımız nelerdir?   Hayâl; kafamızda tasarladığımız seraplardır. Susadıkça daha çok susar, yürüdükçe su sandığımızın göz yanılması olduğunu görürüz.   Rüya ise; gökten inen bir gerçektir, bir amaçtır, bir haktır.   Bunun farkında olan batılı düşünür Sören Kierkegaard; “İnsanın rüyası ne kadar yüceyse, kurbanı o kadar yücedir. Kurbanı ne kadar yüceyse insan o kadar yücedir” demiştir.   Hak edilmeden, hemen ve çok kazanmak peşinde olan insanlık, yolunda gitmeyen durumlarda da başarısızlığına sebep aramakta ve başkalarını suçlu göstermektedir.    Bu düşünce olunması suçlu; ya yaşadığımız ortamdır ya da karşılaştığımız insanlardır. Kurban ise hiç değişmez. Hayaline ulaşamayan bizleriz...   Halbuki seçtiğimiz hayatın figüranlığını yapmaktayız. O zaman ne isteğimizi bilmekle işe başlamalıyız. Bizler gerçekten hayattan ne bekliyoruz?   İki kapılı han olan bu dünyada seküler bir hayat yaşamak mı ya da çift dünyalı yaşamak mı?   İnsan olma ve insan kalma mücadelesi vermek mi, ya da çarkın içinde ezilip yok olmak mı?   İlişkilerimizde kavgacı olup nefret edilen insan olmak mı,  ya da uyum içinde yaşayıp sevilen biri olmak mı?   Aranan biri olmak ya da kaçılan biri olmak mı?   Birey kalmayı tercih edip yalnız kalmak mı, yoksa hayatı paylaşıp aile olmayı istemek mi?   Hasılı ikinci şansı olmayan dünyanın içinde mutlu olmak mutlu etmeye bağlıdır. Bu da sınırlar, sorumluluklar ve kurallar ile olur.   Kendimize karşı sınır koyamıyorsak yolumuzu kaybedip yalnız kalırız. Mutluluğumuzu evimizde aramamız gerekirken başka yerde ararız.   Halbuki Rahman; Nahl suresi 80. ayetinde “Allah size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptığını söylemiştir.   O zaman sorunumuz nerededir?   Evlilik belli bir hayat görüşü olan, kendi kültürünün etkisinde kalan, birbirinden farklı iki kişinin beraberliğidir.   Evliliğimiz; ortak değerlerde buluşamamamız, ortak kararlar alamamamız, farklı dillerde konuşmamız, iletişimimiz olmaması sonucunda huzur ve dinlenme yeri olmamıştır.   Bizim bu noktada tekrar insanlığımıza dönüp, bize yakışanın peşinde olmamız gerekir. Kalabalığın arkasına takılarak, koyun misali tepeden atlamamalıyız.   Düşünmeli ve  hayatımıza anlam katan değerlerin arkasında olmalıyız. Şüphesiz bu şekilde olmamız hayatımızı daha yaşanılır hale getirecektir.    Huzurumuz ve dinlenmemiz ahirete mi kalmalı?    Hâlbuki dualarımızda “Rabbim! Bana bu dünyada iyilik, güzellik ver, ahirette de iyilik güzellik ver ve bizi cehennem azabından koru” diye dua etmiyor muyuz?   Evet! Fazla söze gerek yoktur.    Mutlu aileler mutlu insanların ürünüdür. Mutsuz aileler de zaten sadece evlidir.    Öyle ise sorunlarımızı bilmeliyiz. Eğer bilmiyorsak çözüme ulaşamayız. Bataklığın olduğu yere de ev inşa etmemeliyiz.    Gayret bizden, başarı Allah’tandır. Bu hakikati unutmamalı, desteği yanlış adresten istememeliyiz. Mutluluğun ve huzurun yegâne sahibi olan Allah’a el açmalıyız.   Ves-selam... Asiye Tanrıöver Türkan          
DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı