Dünyanın bize ihtiyacı var!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

21-04-2022 15:59

İnsan, mutluluğu için istediği her şeyi yapandır. Her istediğine sahip olduğunda da mutlu olacağını sanandır. Kendi elleri ile kendini mutsuzluğa hapseden garip bir mahluktur. Ölümsüz olmak ve her şeyin sahibi olmak da en büyük arzusudur.

Bir çok deneyler  bu doğrultuda yapılmıştır. Teknolojinin ve gücün artmasıyla bu denemelere zulümler de karışmış, içindeki yaşadığı toplumla mücadele içine girmiş, çoğunlukla da adalet düşüncesi ötelenmiştir.

Halbuki bir toplumda yaşamak, o toplumdaki düzeni sağlayan kanunlara uymayı gerekli kılar. Bu o topluma verilmiş bir sözdür. Toplumun düzenini sağlayan kanunlar, o toplumda yaşayan her birey için aynı olmalıdır.

Kuralların kişiden kişiye değişmesi, o toplumu adaletsizliğe iter. Bundan dolayı anarşi oluşur. Haksızlığa uğradığını düşünen insan da isyana daha çok meyillidir.

Yaşadığımız toplum anlaşma yaptığımız toplumdur. Bu toplumda inanan insan dinini rahatça yaşayabiliyor, yaşadıkları yerlerde din uğrunda savaşılmıyor ve yaşanılan yerlerden  çıkartmıyorlarsa iyilik yapmalı ve adil olmalıdırlar. Bu hakikat Mümtahine suresinin konusudur.

Her inanan insan Allah tarafından sevilmeyi ister. Sevilmek için şart: iyilik yapmak ve her zaman adil olmaktır.

 Eğer yaşadığımız toplumdaki fertler din hususunda bizlerle savaşmıyor, bizi yaşadığımız ortamdan çıkarıcı hareketler yapmıyor ve bu şekilde olanlara yardım etmiyorlarsa onları dost edinmemiz gerekmektedir.

Dost olmak daima ihsanda bulunmayı yani iyilik yapmayı ve adaleti ayakta tutmayı gerekli kılar.

Allah’ın azabından ve gazabından hem bu dünyada hem de ahirette kaçmak isteyenler bu çağrıya kulak vermek zorundadırlar.

Yasin suresinin 65. Ayetinde Rabbimizin buyurduğu üzere her yaptığımızın kayıt altına alındığı, yaşadıklarımıza ellerimizin, ayaklarımızın,  gözlerimizin şahit olup  konuşturulacağı o günde mahcup olmamak gerekir.

Büyük güce yakın olmak ve bu dünyada da ölüm sonrasında da mutlu olmak ancak Allah’ın istediği şekilde yaşamakla mümkündür. Sözlerinde duranlar, kendilerinden emin olunanlar iyilerdendir.

Ancak Hak Teala’ya karşı savaş açanlara yine kendi nefisimizin yada içinde bulunduğumuz toplumun söylemleri ile değil, Allah yolunda savaş açılabileceğini bilmeliyiz. Bu durumun sınırını da yine Allah belirlemiştir. Aşırılık yapanı sevmeyeceğini de kitabında bildirmiştir.

Haddini bilmek insanı dengede tutar, adil yapar. Adaletin olmadığı yer kaosun olduğu yerdir.

İslam; bütün insanların din, akıl, namus, can ve mal  güvenliğinin teminat altına alındığı, Allah’ın yeryüzüne koyduğu ve tek razı olduğu mükemmel dindir. Bu dine tabi olmak, ancak adaleti ayakta tutmakla olur.

Allah bizleri verdiğimiz yeminlerle imtihana tabi tutmaktadır. İhtilafa düştüklerimizi de bize kıyamet gününde muhakkak açıklayacaktır.

 

Eğer yapılan anlaşmalara uyulmazsa Allah bu dünyada da azabı tattıracaktır. Bu imtihanda zorlanacağımızı, kötü sözler duyduğumuzda da sabretmemiz ve iyilerden olmanın daha hayırlı olduğu hatırlatılmaktadır.

Sabır: Aklın ve kuralların gerektirdiği hallerde nefsi hapsetme, kendine hakim olmaktır. Zorlukta da kolaylıkta da Allah ile olan irtibatı devam ettirmektir. Kendini tutmaktır. İyilikle kötülüğün bir olmadığını bilmek, kötülüğü en güzel bir tavırla önlemektir.

Zafer ve galebe anlarında kudret ve samimiyet demlerinde kendine hakim olmaktır. Bolluk ve bereket günlerinde de şükür ve tevazu göstermektir. Gevşememektir. Yürümek, durmamak,  pes etmemektir.

Zira inanarak doğru hareket edenler için hoş bir hayat ve güzel bir istikbal vardır. Bunun içinde erkek ya da kadın olmak arsasında hiç bir fark yoktur. Mükafatı en güzeli ile verileceği vaadi vardır.

Güzel bir hayat dünyada yaşanan hayattır. Evlerimizi huzur ve sükun yeri kılan Allah doğru hareket edilirse gönüllerin fethedileceğini, yeryüzünde huzurun hakim olacağını vaadi vardır.

Kalplerde sevgi hakim olması sevdiklerine iyilik yapmayı gerekli kılar. Sevgi, sevdiğine zarar verdirmeyecek kadar etkindir. Sevginin ve merhametin hakim olduğu her yerde sakinlik vardır . Bundan dolayı önce sev, merhamet et. Seven ve merhamet eden her hareketinde adil olacaktır.

UNUTMAYALIM Kİ, DÜNYANIN BİZE İHTİYACI VAR!

 

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 İffetini koruyup kendini adayan seçilir! 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber medya kadın