Ey Ashabım !
‘Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Adem'in çocuklarısınız, Adem ise topraktandır.
Allah yanında en kıymetli olanınız, ona en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arab olmayana
takva ölçüsünden baska bir üstünlügü yoktur.’ Hz. Muhammed
Genç yaşında şehit edilmiş olan Malcolm X Amerika ‘da ki Afrika kökenli Müslümanlara kazandırdığı bilinç ve haklı davada ki mücadele, hakkı savunma şekli ve konuşmaları günümüz Müslümanlarına bir rehber niteliğindedir. O zamanlar batının en zor günlerinden bir zamandır. Sadece Müslümanlar olarak değil; zenci insan ikinci sınıf bir vatandaştı. Uygar batının en karanlık günleridir. Medeniyetin beşiğinde insanlığa sığmayan bir bağnazlık, insanı sadece dersinin renginden dolayı aşağılamak. Medeni dünyanın yüzkarası dönemler.
‘Ben gençken, Amerika’da hiç zenci itfaiyeci yoktu. Ben gençken, hayal edebileceğiniz tek şey, iyi bir garson olmaktı. İyi bir otobüs biletçisi veya iyi bir ayakkabı boyacısı. Beyaz adamdan uzak kaldım. Nerede ‘pis zenci’ diye arkamdan küfredilse, şimdi de nerde duysam bunu, duraklar ve bunu söyleyen kimdir diye döner bakarım’ Malcolm X
1929 yılı soğuk ve zor geçen kış aylarından birinde, gecenin en karanlık anında çığlıklara karışan korku ve çaresizlik içinde yanan evin bir enkaza dönüşünü görmek. Bu o yıllarda batının insanı renginden dolayı Afrika kökenli ‘siyah insana’ karşı düşmanca tavırlardan sadece biriydi. Her gece bir evi enkaza döndürmek ve bu insanları sindirmek korkutmak, susturmak ve en önemlisi ataları gibi siyah insanı sadece köle olarak kullanmak.
Böyle bir toplumda çocuk olmak, genç olmak kadın olmak veya insan sayılmak mümkün değildi. Siyah beyaz ayrımı yapan beyaz adam siyaha göre, beyaz adam kötü adamdı. Ellerinden tüm yaşam haklarını alan ve siyahları bir köle gibi gören beyaz adam!
Malcolm X böyle bir toplumda önce bir kimlik mücadelesi vermiş. Kendini arama yolunda önce kaybetmesi gerekirdi. Gençlik yıllarına dair kendini kaybeden bir Malcolm görüyoruz. Yaşadığı dönemin sorunlarıyla belki nasıl mücadele edileceğini bilmemekti. Onu o kaybolmanın eşiğine getiren. ‘şehrin bir köşesinde, gettoda sıkışmış, bir akbabaya bir hayvana dönüştüğünde, yalnızca güçlü olanın ayakta kaldığı hayvanların ve akbabaların dünyasına dalıverirsin. Tıpkı benim gibi..’ Der genç Malcolm. Bunları söylerken de ruhunda ki derin acıyı dillendirir aslında.
İslam birçok şeyi anlamasını sağlar. Kendi halkı için mücadele etmeyi, onları köleleştiren zihinlere ve insanı insana köleleştiren sisteme karşı durmuş, onlardan intikam almak için yeminler etmiş ve aktif bir mücadele etmiş. Mücadelesi gerçek İslam anlayışına sahip olduktan sonra daha bir anlam kazanmış yaptığı yanlışları tüm insanların huzurunda ‘evet yanlış yapmışım’ diyecek bir olgunluğa sahip olmasıydı. Hiç durmadı otuz sekiz yaşında şehit edilinceye kadar aktif bir Müslüman olarak omuzlarında ki sorumluğun bilinciyle haklı bir hak arayışı ki Allah’ın insana verdiği ama yine insanın ellerinden çalan zihniyetleri ile mücadele ediyordu.
Aslında Malcolm X şimdi ki zaman da yaşamış olsaydı Batının insanı nasıl ‘özgürlüğü ile aldatan ‘modern köleler haline getirdiğini dile getirir ve büyük ihtimalle bu düşünceyle mücadele ederdi. Müslümanın, Müslüman bir kimlikten çıktığını ve bu kimliği kaybettikçe sesini ve soluğunu çıkaramayan Müslüman köleler olduğumuzu ve bu kölelikten nasıl kurtulur bunu öğretirdi kim bilir…
Derinizin renginin bir önemi kalmamıştır artık sizi modern köleler haline getirenlerin emrine girmiş oluyorsunuz. Bunun farkındaydı Malcolm X. Aktif bir Müslüman oldu insanları örgütledi, hakkı savunmak için durmadı yılmadı ama onun ifadesiyle ‘Özgürlüğün bedeli ölümdür’ demişti. Dediği gibi özgürlüğün bedelini şehadeti ile ödemişti.
Malcolm X bir lider, bir baba bir eş, bir Müslüman olarak ayrı ayrı incelense sayfalarca anlatmakla bitiremeyiz. Günün birinde gene ülkesinin, günümüz Müslümanlarını yani bizleri tüm dünyayı bir esir edercesine tek tip yaşam şekli tek tip harcama, tek tip eğlenceye mahkum eden bir zihniyetle nasıl mücadele ederdi? Hakikati gören bir göz, sağlam bir imanla hiç vakit geçirmez köklerine sahip çıkmak için, yerinde durmaz harekete geçerdi. Batının ikiyüzlülüğünü ve yaptığı zulümler için insanlığın yükselen sesi olurdu.