İffetini koruyup kendini adayan seçilir!

Asiye Tanrıöver TÜRKAN

25-11-2024 12:17

Allah’ın seçtiği kulların hayatları, insanlık için birer rehberdir. Kur’an, bize yalnızca tarihi olaylar anlatmak için değil, bu olayların sembolik ve manevi anlamlarıyla insanın yolculuğuna ışık tutmak için kıssalar sunar. Bu kıssalarda iffet, teslimiyet ve ilahi göreve adanmışlık, insanın dünya ve ahiret dengesini korumasına rehberlik eder.

 

Ali İmran Suresi 42. ayeti, Hz. Meryem’in seçilmişliğini bize aktarırken, bunun ardındaki manevi derinliği gözler önüne serer: "Ey Meryem! Allah seni seçti, tertemiz kıldı ve seni âlemlerin kadınlarına üstün kıldı." Bu üstünlük, dünyevi statüyle değil, Allah’a adanmış bir hayatla kazanılmıştır. Seçilmişlik, aynı zamanda insanın yükümlülüklerini artıran bir sorumluluktur.

 

Seçilenlerin temel özelliği, fıtratlarındaki temizliği muhafaza etmeleri ve zorlu sınavlardan bu temizlikle geçmeleridir. Hz. Meryem’in iffetli duruşu, yalnızca bireysel değil, insanlığa örnek olacak bir duruştur.

Bugün her birimiz, hayatımızda iffetimizi ve manevi temizliğimizi koruyarak, seçilmiş bir kul gibi yaşamaya çalışabiliriz. Zira bu, yalnızca peygamberlere veya özel kullara has bir çağrı değil, her müminin sorumluluğudur.

 

Kur’an’da kıssalar, peygamberlerin ve diğer seçilmiş kulların hayat hikâyelerini, iffet ve adanmışlık üzerinden aktarmaktadır. Hz. Yusuf, iffetiyle bir ahlak sembolü olmuş; Hz. Meryem, iffetini koruma mücadelesiyle Allah’a teslimiyetin doruk noktasına ulaşmıştır.

 

Hz. Yusuf’un Züleyha’nın tuzağına düşmemesi, onun iffetli duruşunun bir tezahürüdür. Yusuf, bu sınavdan geçerek hem kendi manevi yolculuğunu güçlendirmiş hem de çevresine örnek olmuştur: "Zindan, onların beni çağırdığı şeyden daha hayırlıdır." (Yusuf, 12:33).

 

Yusuf’un hikâyesi, iffetini koruyanların ilahi görevlerde nasıl güçlendirildiğini anlatır. Bu kıssa, aynı zamanda iffetli duruşun insana dünyevi başarı ve uhrevi huzur kazandırdığını gösterir.

 

Hz. Meryem’in masumiyetine rağmen iftiralarla karşılaşması, iffetin korunmasının zorluklarını hatırlatır. Ancak onun Allah’a tevekkülü, bu zorlukları aşmasını sağlamıştır: "Keşke bundan önce ölseydim ve unutulup gitseydim!" (Meryem, 19:23).

 

Bu kıssa, özellikle kadınlar için iffet kavramının hem bireysel hem toplumsal bir mücadele olduğunu gösterir.

 

Modern çağ, insanın fıtri temizliğini tehdit eden pek çok unsuru barındırıyor. Teknoloji, medya ve hızla değişen değerler, iffeti yalnızca bedensel bir erdem olarak değil, göz, niyet ve kalbin korunmasıyla ilgili bir mesele haline getirmiştir.

İnsanın yaratılışında var olan temizliği korumak, modern çağda daha büyük bir mücadele haline gelmiştir. "Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir." (Şems, 91:9).

 

Bu çağrının farkında olmak, her mümin için bir görevdir.
İffet, bireyin sadece kendini değil, toplumun huzurunu da koruduğu bir değer sistemidir.

Ahlaki yozlaşmanın temelinde, bireysel iffetsizlikler yatar. Bu yüzden Allah, insanları uyarır: "Fuhşiyatın (ahlaksızlığın) açık veya gizli olanına yaklaşmayın." (En’am, 6:151).

 

Allah’ın seçtiği kullar, kendi hayatlarında ilahi ahlakı sergileyerek diğer insanlara örnek olmuşlardır. Bu örnekliği yalnızca peygamberlere atfetmek, insanın kendi sorumluluğunu görmezden gelmesi demektir.

 

Seçilmişlik, yalnızca peygamberlerin veya özel kulların ayrıcalığı değildir. Allah’a iman eden her birey, kendi hayatında iffetini ve ahlakını koruyarak birer “örnek” olabilir. "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız." (Ali İmran, 3:110).

 

İffet, insanın Allah’a adanmışlığını göstermek için bir anahtardır. Hz. Yusuf ve Hz. Meryem’in hayatları, bu adanmışlığın nasıl bir teslimiyet ve mücadele gerektirdiğini bize öğretir. Bugün bizler de bu ilahi örneklerden ilham alarak, iffetimizi koruyup topluma örnek olarak,

Hz. Meryem gibi iffetimizi koruyabilir, Hz. Yusuf gibi zorluklar karşısında sabrederek Allah’a sığınabilir miyiz? Bu sorulara evet diyebilmek, insanın hem dünya hem de ahiret saadetine ulaşmasının yoludur.

 

"Rabbim! Bizi iffetli

bir hayatla sana adanmış kullarından eyle. Nefsimize ve şeytanın vesveselerine karşı direnç ver. Hz. Meryem gibi teslimiyet, Hz. Yusuf gibi irade ile bizi güçlendir."

Kün fe ye kün!

İffetini koruyup kendini adayan seçilir!

 

Allah’ın seçtiği kulların hayatları, insanlık için birer rehberdir. Kur’an, bize yalnızca tarihi olaylar anlatmak için değil, bu olayların sembolik ve manevi anlamlarıyla insanın yolculuğuna ışık tutmak için kıssalar sunar. Bu kıssalarda iffet, teslimiyet ve ilahi göreve adanmışlık, insanın dünya ve ahiret dengesini korumasına rehberlik eder.

 

Ali İmran Suresi 42. ayeti, Hz. Meryem’in seçilmişliğini bize aktarırken, bunun ardındaki manevi derinliği gözler önüne serer: "Ey Meryem! Allah seni seçti, tertemiz kıldı ve seni âlemlerin kadınlarına üstün kıldı." Bu üstünlük, dünyevi statüyle değil, Allah’a adanmış bir hayatla kazanılmıştır. Seçilmişlik, aynı zamanda insanın yükümlülüklerini artıran bir sorumluluktur.

 

Seçilenlerin temel özelliği, fıtratlarındaki temizliği muhafaza etmeleri ve zorlu sınavlardan bu temizlikle geçmeleridir. Hz. Meryem’in iffetli duruşu, yalnızca bireysel değil, insanlığa örnek olacak bir duruştur.

Bugün her birimiz, hayatımızda iffetimizi ve manevi temizliğimizi koruyarak, seçilmiş bir kul gibi yaşamaya çalışabiliriz. Zira bu, yalnızca peygamberlere veya özel kullara has bir çağrı değil, her müminin sorumluluğudur.

 

Kur’an’da kıssalar, peygamberlerin ve diğer seçilmiş kulların hayat hikâyelerini, iffet ve adanmışlık üzerinden aktarmaktadır. Hz. Yusuf, iffetiyle bir ahlak sembolü olmuş; Hz. Meryem, iffetini koruma mücadelesiyle Allah’a teslimiyetin doruk noktasına ulaşmıştır.

 

Hz. Yusuf’un Züleyha’nın tuzağına düşmemesi, onun iffetli duruşunun bir tezahürüdür. Yusuf, bu sınavdan geçerek hem kendi manevi yolculuğunu güçlendirmiş hem de çevresine örnek olmuştur: "Zindan, onların beni çağırdığı şeyden daha hayırlıdır." (Yusuf, 12:33).

 

Yusuf’un hikâyesi, iffetini koruyanların ilahi görevlerde nasıl güçlendirildiğini anlatır. Bu kıssa, aynı zamanda iffetli duruşun insana dünyevi başarı ve uhrevi huzur kazandırdığını gösterir.

 

Hz. Meryem’in masumiyetine rağmen iftiralarla karşılaşması, iffetin korunmasının zorluklarını hatırlatır. Ancak onun Allah’a tevekkülü, bu zorlukları aşmasını sağlamıştır: "Keşke bundan önce ölseydim ve unutulup gitseydim!" (Meryem, 19:23).

 

Bu kıssa, özellikle kadınlar için iffet kavramının hem bireysel hem toplumsal bir mücadele olduğunu gösterir.

 

Modern çağ, insanın fıtri temizliğini tehdit eden pek çok unsuru barındırıyor. Teknoloji, medya ve hızla değişen değerler, iffeti yalnızca bedensel bir erdem olarak değil, göz, niyet ve kalbin korunmasıyla ilgili bir mesele haline getirmiştir.

İnsanın yaratılışında var olan temizliği korumak, modern çağda daha büyük bir mücadele haline gelmiştir. "Nefsini arındıran kurtuluşa ermiştir." (Şems, 91:9).

 

Bu çağrının farkında olmak, her mümin için bir görevdir.
İffet, bireyin sadece kendini değil, toplumun huzurunu da koruduğu bir değer sistemidir.

Ahlaki yozlaşmanın temelinde, bireysel iffetsizlikler yatar. Bu yüzden Allah, insanları uyarır: "Fuhşiyatın (ahlaksızlığın) açık veya gizli olanına yaklaşmayın." (En’am, 6:151).

 

Allah’ın seçtiği kullar, kendi hayatlarında ilahi ahlakı sergileyerek diğer insanlara örnek olmuşlardır. Bu örnekliği yalnızca peygamberlere atfetmek, insanın kendi sorumluluğunu görmezden gelmesi demektir.

 

Seçilmişlik, yalnızca peygamberlerin veya özel kulların ayrıcalığı değildir. Allah’a iman eden her birey, kendi hayatında iffetini ve ahlakını koruyarak birer “örnek” olabilir. "Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz, iyiliği emreder, kötülükten men eder ve Allah’a inanırsınız." (Ali İmran, 3:110).

 

İffet, insanın Allah’a adanmışlığını göstermek için bir anahtardır. Hz. Yusuf ve Hz. Meryem’in hayatları, bu adanmışlığın nasıl bir teslimiyet ve mücadele gerektirdiğini bize öğretir. Bugün bizler de bu ilahi örneklerden ilham alarak, iffetimizi koruyup topluma örnek olarak,

Hz. Meryem gibi iffetimizi koruyabilir, Hz. Yusuf gibi zorluklar karşısında sabrederek Allah’a sığınabilir miyiz? Bu sorulara evet diyebilmek, insanın hem dünya hem de ahiret saadetine ulaşmasının yoludur.

 

"Rabbim! Bizi iffetli

bir hayatla sana adanmış kullarından eyle. Nefsimize ve şeytanın vesveselerine karşı direnç ver. Hz. Meryem gibi teslimiyet, Hz. Yusuf gibi irade ile bizi güçlendir."

Kün fe ye kün!

DİĞER YAZILARI SADAKAT: RUHUN CENNETİ! 01-01-1970 03:00 Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş! 01-01-1970 03:00 SUS GÖNLÜM! 01-01-1970 03:00 Mahremiyet, insanın özgür iradesiyle var oluşu! 01-01-1970 03:00 Ruhsal Arınma Ve Kendimizi Keşfetme Yolculuğunda Ramazan’ın Etkisi 01-01-1970 03:00 Kutsal Topraklarda İçsel Gücün Keşfiyle Dengeye Gelmek 01-01-1970 03:00 Müslüman Kadın ve Minimalizm 01-01-1970 03:00 Nokta Aşk 01-01-1970 03:00 Farkındalık ve Hayatın Güzellikleri Elimizdeki Nimetlerin Kıymeti 01-01-1970 03:00 Nokta ve Biz 01-01-1970 03:00 Neyi Niçin İsteriz? 01-01-1970 03:00 Bayram ve zaman! 01-01-1970 03:00 Hayat algımız ve biz! 01-01-1970 03:00 KENDİNE GEL! 01-01-1970 03:00 Gönüllerimize inşirah ver! 01-01-1970 03:00 Suyumuzu bozarsak duru bakışımız olmaz! 01-01-1970 03:00 Zulümden yorgun düşen bizler! 01-01-1970 03:00 Göz aydınlığı eşler ve evlatlar! 01-01-1970 03:00 Dualarımız Neden Kabul Olmuyor! 01-01-1970 03:00 Algılarımızla mı oynanıyor! 01-01-1970 03:00 Oyun başladı! Rolüne hazır mısın? 01-01-1970 03:00 Sadece Saniyelerle 01-01-1970 03:00 Başarı; altın kafeste sunulan kadeh misalidir! 01-01-1970 03:00 BİR DAKİKA! 01-01-1970 03:00 Kıyamda Olmayan Kayyum Olamaz! 01-01-1970 03:00 Dayanın Uygurlu Kardeşlerim! 01-01-1970 03:00 The secret, sırra vakıf olmak! 01-01-1970 03:00 Kuyuya atılan taşlar! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Hak, gerçek nedir? 01-01-1970 03:00 UYANMAK! 01-01-1970 03:00 Amaç, araç ve semboller! 01-01-1970 03:00 Vicdanın Sesi Kesilmezse Aklın Sesi Duyulur! 01-01-1970 03:00 İlla edep! 01-01-1970 03:00 Canım Babama Atfen 01-01-1970 03:00 Bizi af edin gençler..! 01-01-1970 03:00 Sabreden Nezaketle Taçlanır 01-01-1970 03:00 Dinsiz Bir Toplumda Hayal Ön Plandadır! 01-01-1970 03:00 Yaslandığın yer kadar güçlüsün! 01-01-1970 03:00 Gönlüm Uçmak İstiyor! 01-01-1970 03:00 Dünyanın bize ihtiyacı var! 01-01-1970 03:00 Ruh iklimimizi canlı tutalım! 01-01-1970 03:00 Rahmet, Mağfiret, Kurtuluş... 01-01-1970 03:00 Geldi rahmet ayı! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi? 01-01-1970 03:00 Bilim ilerledikçe din biter mi! 01-01-1970 03:00 Mavi Dünya Gemisi Batıyor! 01-01-1970 03:00 Zaman Ahir Zaman! 01-01-1970 03:00 Varlığını kabul etmeyen farkındalık oluşturamaz! 01-01-1970 03:00 Hayaller ve Rüyalar 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Durum, yorum, sonuç! 01-01-1970 03:00 Psikoterapi Eğitimleri Ve Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 Yerdeki gölgeler! 01-01-1970 03:00 Selam Yerdeki Gölgelere Takılmayanların Üzerine Olsun 01-01-1970 03:00 Zaman her derdin devasıdır! 01-01-1970 03:00 İkinci ilişkiye yelken açan birinciyi gözden çıkarmıştır! 01-01-1970 03:00 Müslümanların ilki olmak! 01-01-1970 03:00 İyilikle Kötülük Bir Olur Mu! 01-01-1970 03:00 Başka bir aile mümkün mü! 01-01-1970 03:00 Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az! 01-01-1970 03:00 Güncelleme kime göre ve nasıl yapılmalı! 01-01-1970 03:00 Çocuklarımıza ölümü nasıl anlatalım! 01-01-1970 03:00 Rakip Mi Ekip Mi Olalım! 01-01-1970 03:00 Müslümancılık oyunu mu oyunuyoruz! 01-01-1970 03:00 İnsana iman, gence haya, aileye mutluluk yakışır! 01-01-1970 03:00 Nokta! 01-01-1970 03:00 Hâlâ vakti gelmedi mi! 01-01-1970 03:00 İlim mi bilim mi! 01-01-1970 03:00
haber yazılımı