Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar?

Seyfettin BUDAK

30-10-2025 17:53

Bir an, sadece bir an…

Hayatımızın gidişatını kökten değiştirmeye yeter mi?

Okuluna giden genç bir çocuk, çantası sırtında, bir kaldırımda yürüyor. Sıradan bir sabah. Sıradan bir yol. Ama bir sonraki saniyede, bilinmeyen bir sebeple yönünü şaşıran bir araç, o kaldırıma yöneliyor. Metal bir kütle ile bir hayat, zamanın en ince diliminde kesişiyor. Ve her şey susuyor. Geriye, zihnimizi kemiren o ezeli soru kalıyor:

Neden?

Cevabı basit gibi görünür: “Ne korkunç bir tesadüf!” deriz.

Bir saniye önce veya sonra olsaydı, hiçbir şey olmayacaktı.

Peki, gerçekten öyle mi?

Tesadüf, açıklayamadığımız nedenselliklerin sığınağıdır. Bu kelime, anlayamadığımız karmaşık neden-sonuç ağlarını örten bir perdeden ibarettir.

Aristoteles, doğada hiçbir şeyin sebepsiz olmadığını söyler. Ona göre ‘tesadüf’, sadece birbiriyle kesişen nedensel zincirlerin adıdır.

Bir aracın kayması, fizik yasalarının, sürücünün o andaki psikolojisinin, yolun durumunun, aracın mekanik özelliklerinin bir bileşkesidir. Biz sadece bu devasa zincirin son halkasını görürüz; öncesindeki sayısız sebep gözümüzden kaçar.

Spinoza bu fikri daha da keskinleştirir: “Tesadüf, insan bilgisinin eksikliğidir,” der. Bize rastlantı gibi görünen her olay, aslında görünmez zorunluluklar ağının bir parçasıdır.

Peki, bu soğuk mantık, bir gencin hayatının sönmesinin yarattığı o derin acıyı, o anlam arayışını dindirebilir mi?

Hayır!

Çünkü insan sadece bir nedensellik makinesi değil, bir anlam arayıcısıdır. Bilim ‘nasıl’ı açıklar, ama ‘niçin’i yanıtlamakta yetersiz kalır. İşte tam da burada, kader kavramı devreye girer.

Kader, en yalın haliyle, ilahi bilginin zaman içindeki tezahürüdür.

İslam düşünürü İbn Sînâ, bu inceliği şu sözlerle açıklar: “İlahi bilgi, şeyleri oldukları gibi değil, olacakları şekilde kuşatır.” Yani Allah’ın bilgisi, insanın yapacağı tercihleri de içerir. O, bir tiyatro seyircisi gibi pasif bir gözlemci değil, senaryoyu yazmadan, oyuncuların özgürce doğaçlama yaptığı bir sahnenin hem yaratıcısı hem de mutlak bilgisine sahip olanıdır.

O halde, o genç çocuğun kaldırımda yürümesi ve o aracın o saniyede oradan geçmesi, kaderin bir cilvesi midir?

Evet, ama bu cilve, insan iradesini hiçe sayan bir cilve değildir. Sürücü, o sabah biraz daha dikkatli olmayı, biraz daha yavaş sürmeyi seçebilirdi. Bu seçim onun özgür iradesinin alanıydı. İşte bu noktada, varoluşçu felsefenin sarsıcı çıkışıyla karşılaşırız.

Jean-Paul Sartre, “İnsan özgürlüğe mahkûmdur,” der.

Bu, bir lütuf değil, ağır bir yüktür. Çünkü her an, her saniye, bir seçim yapmak zorundayız ve bu seçimlerimizin sonuçları sadece bizi değil, başkalarının hayatlarını da derinden etkiler. Farkında olmadığımız özgürlüğümüz, çoğu zaman bir başkasının kaderine dokunur.

İslam kelamcısı Mâturîdî’nin öğretisi bu konuda aydınlatıcıdır. Ona göre insan, fiillerinin faili ve sorumlusudur. Allah, insana ‘seçme kudreti’ (istitaat) vermiştir; insan seçer, Allah ise o seçimin sonucunu, kudretiyle yaratır.

Bu, ince bir dengedir. Sorumluluk insana, yaratma kudreti Allah’a aittir. Kader, insanı kukla yapmaz; ona anlam kazandıracak özgürlük alanını bahşeder.

Peki, bu perspektiften baktığımızda, o kaldırımdaki trajik olayı nasıl anlamlandıracağız? Yüzeyde bir trafik kazası, derinde ise insan iradesi ve ilahi bilginin kesiştiği karmaşık bir düğüm…

Belki de kader, gökten inen hazır bir senaryo değil, bizim her bir tercihimizle, her bir adımımızla ilmek ilmek dokuduğumuz bir metindir. Biz bu metnin kelimelerini yazarız, ancak metnin yazıldığı kağıdın dokusu, mürekkebin rengi ve hikayenin nihai anlamı, İlahi Kudret’in tekelindedir.

O genç çocuğun ölümü, salt bir kayıp değil, hepimiz için şiddetli bir uyarıdır. Bize hayatın bir saniyede savrulabilecek kadar kırılgan, her adımımızın ise bir başka hayatın kaderine dokunabilecek kadar sorumlu olduğunu hatırlatır. Onun kısa ömrü, bizim uzun ama belki de anlamsızca harcadığımız ömrümüze dair bir aynadır. Hayatın anlamı, başımıza gelenlerde değil, onlara yüklediğimiz anlamdadır. Ölüm bile, mutlak bir son değil, ilahi hikmetin sessizce işlediği bir hakikatin parçası olabilir.

Kaderi anlamak, boyun eğmek ve her şeyi ‘kaderimmiş’ diye kabullenmek değildir. Aksine, olayların ardındaki ilahi hikmeti kavramaya çalışmak, kendi sorumluluğumuzun farkına varmak ve attığımız her adımın bilincinde olmaktır. Çünkü kader, Allah’ın bize yazdığı değil, bizim O’nunla birlikte yazdığımız bir mektuptur. Ve her mektup, okuyanın kalbinde farklı bir anlam bulur.

Kader, yürüdüğümüz yol… Tesadüf okuyamadığımız yol işaretleri… Özgür irade, bir yol ayrımında hangi yöne sapacağımıza dair verdiğimiz, kararlar… O kaldırım ise, kırılgan, belirsiz, ama her adımıyla muazzam derecede sorumlu olup hepimizin yürüdüğü hayat yolu…

DİĞER YAZILARI Sosyal Medyanın Geç Kalmış Açlıkları 01-01-1970 03:00 Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti 01-01-1970 03:00 Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi? 01-01-1970 03:00 Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne? 01-01-1970 03:00 Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin! 01-01-1970 03:00 İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi? 01-01-1970 03:00 Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı 01-01-1970 03:00 Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine 01-01-1970 03:00 Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa 01-01-1970 03:00 Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi 01-01-1970 03:00 Merhametin İnfazı 01-01-1970 03:00 Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler 01-01-1970 03:00 Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? 01-01-1970 03:00 Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? 01-01-1970 03:00 İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? 01-01-1970 03:00 İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? 01-01-1970 03:00 Görünmek mi, var olmak mı? 01-01-1970 03:00 Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında 01-01-1970 03:00 Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? 01-01-1970 03:00 Neden Lise Yılları Unutulmaz? 01-01-1970 03:00 Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? 01-01-1970 03:00 Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? 01-01-1970 03:00 İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? 01-01-1970 03:00 Tek bir taşla kaç kuş vurulur? 01-01-1970 03:00 Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? 01-01-1970 03:00 Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? 01-01-1970 03:00 “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” 01-01-1970 03:00 İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? 01-01-1970 03:00 Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! 01-01-1970 03:00 Neden Doymuyoruz? 01-01-1970 03:00 Neden iyi olan kaybeder! 01-01-1970 03:00 Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? 01-01-1970 03:00 Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? 01-01-1970 03:00 Dahilik mi, Delilik mi? 01-01-1970 03:00 Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? 01-01-1970 03:00 Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? 01-01-1970 03:00 Ölümün Tesellisi 01-01-1970 03:00 Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! 01-01-1970 03:00 Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? 01-01-1970 03:00 Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? 01-01-1970 03:00 Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu 01-01-1970 03:00 Hikâyelerim Öldü mü? 01-01-1970 03:00 Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği 01-01-1970 03:00 Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? 01-01-1970 03:00 Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! 01-01-1970 03:00 Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? 01-01-1970 03:00 Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet 01-01-1970 03:00 Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? 01-01-1970 03:00 Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum 01-01-1970 03:00 Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? 01-01-1970 03:00 Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları 01-01-1970 03:00 Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! 01-01-1970 03:00 Zamanın Dili 01-01-1970 03:00 Ne Zaman İnsan Uslanacak? 01-01-1970 03:00 Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? 01-01-1970 03:00 Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? 01-01-1970 03:00 Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? 01-01-1970 03:00 Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu 01-01-1970 03:00 İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü 01-01-1970 03:00 Geçmiş mi Gelecek mi! 01-01-1970 03:00 Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler 01-01-1970 03:00 Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi 01-01-1970 03:00 Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? 01-01-1970 03:00 Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? 01-01-1970 03:00 Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 01-01-1970 03:00 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 01-01-1970 03:00 İnsanlar Eşit Midir? 01-01-1970 03:00 Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! 01-01-1970 03:00 Varlık özgürlüğü kısıtlar mı 01-01-1970 03:00 İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 01-01-1970 03:00 Gelenek Bir İnanç Mıdır! 01-01-1970 03:00 Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? 01-01-1970 03:00 Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? 01-01-1970 03:00 Akıl Mı Fikir Mi Karışır? 01-01-1970 03:00 Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi 01-01-1970 03:00 Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? 01-01-1970 03:00 İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? 01-01-1970 03:00 Tükenmişlik Hissini Yaşamak 01-01-1970 03:00 İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi 01-01-1970 03:00 Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek 01-01-1970 03:00 Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek 01-01-1970 03:00 Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? 01-01-1970 03:00 İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? 01-01-1970 03:00 Giysiye Bakıp Aldanmamak 01-01-1970 03:00 Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? 01-01-1970 03:00 Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? 01-01-1970 03:00 Platon’a Göre Eğitim 01-01-1970 03:00 Zevkimiz okumaya dönüşür mü? 01-01-1970 03:00 Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar 01-01-1970 03:00 Kötüden İyi Çıkar Mı! 01-01-1970 03:00 Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? 01-01-1970 03:00 “Ben” bilinci Üç pizzacı 01-01-1970 03:00 Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? 01-01-1970 03:00 Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! 01-01-1970 03:00 İnsanın Sorularla Anlam Arayışı 01-01-1970 03:00 İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy 01-01-1970 03:00 Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew 01-01-1970 03:00 Sözün Özleri 01-01-1970 03:00 Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar 01-01-1970 03:00 Erken Karar Verme Hastalığı 01-01-1970 03:00 Özel Bireylerin Dünyası 01-01-1970 03:00 Otizmli Yağmur Adam Raymond 01-01-1970 03:00 Aklın Tarihsel Gelişimi 01-01-1970 03:00 Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? 01-01-1970 03:00 Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Aforizmaları 01-01-1970 03:00 İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua 01-01-1970 03:00 Altıncı His 01-01-1970 03:00 Gençler için ne yapmalı? 01-01-1970 03:00 Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? 01-01-1970 03:00 Ölüme Teselli Aramak 01-01-1970 03:00 Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? 01-01-1970 03:00 Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam 01-01-1970 03:00 Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia 01-01-1970 03:00 Dert İnsanı Olmak 01-01-1970 03:00 Aşk imanın özgürlük bedeli midir? 01-01-1970 03:00 Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı 01-01-1970 03:00 Kurban bayramınız mübarek olsun! 01-01-1970 03:00 Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim 01-01-1970 03:00 Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak 01-01-1970 03:00 Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak 01-01-1970 03:00 Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… 01-01-1970 03:00 Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… 01-01-1970 03:00 Gönül Bahçesinde Yürümek 01-01-1970 03:00 Gözyaşım Düştüğü An 01-01-1970 03:00 Gönül Bahçesinde Yürümek 01-01-1970 03:00 Tefekkürün Serencamı 01-01-1970 03:00 Denizde Yürümek 01-01-1970 03:00
haber yazılımı