Bir turnuvada bazen tek bir maç kaybedersiniz ve yolunuza devam edersiniz. Bazen de ilk iki maçta yapılan yanlışlar, bütün bir emeği boşa çıkarır.
İşte bu yıl Dünya Kupası'nda yaşadığımız tablo tam olarak buydu. Milyonlarca insanın umut bağladığı, yıllarca hazırlık yapılan bir organizasyon, ilk iki karşılaşmada yapılan yanlış oyuncu tercihleri ve yanlış kadro planlaması nedeniyle daha yolun başında anlamını yitirdi. Sonradan yapılan değişiklikler ise artık kaybedilen zamanı geri getirmeye yetmedi.
Futbolun doğasında hata vardır. Bir teknik direktör de yanlış karar verebilir. Ancak burada üzerinde durulması gereken konu, yalnızca birkaç oyuncunun sahada olması ya da olmaması değildir. Asıl mesele şudur:
Bir göreve gerçekten o işi en iyi yapacak kişi mi getiriliyor?
İşte bu soru bizi futboldan çıkarıp çok daha büyük bir kavramın içine götürüyor.
Liyakat…
Liyakat; bir göreve bilgi, yetenek, deneyim ve başarı esas alınarak insan seçmektir. İlk bakışta yalnızca devlet yönetimini ilgilendiren teknik bir kavram gibi görünse de aslında hayatın her alanını belirleyen temel ilkedir. Futbolda yanlış kadro kurarsanız turnuvadan elenirsiniz. Bir şirkette yanlış yönetici seçerseniz şirket zarar eder. Bir hastanede ehil olmayan insanlar kritik görevlere gelirse insanların hayatı tehlikeye girer. Bir okulda nitelikli öğretmenler yerine farklı ölçütlerle yapılan tercihler öne çıkarsa gelecek nesiller zarar görür.
Hayatın hangi alanına bakarsak bakalım sonuç değişmez. Doğru insan doğru yerde değilse, başarı tesadüfe kalır.
Futbolda bunun adı yanlış kadro mühendisliğidir. Devlet yönetiminde ise bunun adı çok daha ağırdır. Çünkü devletlerde yapılan yanlış tercihlerin faturası yalnızca bir turnuva değildir; bazen yıllardır.
Tarih bize devletlerin yalnızca güçlü ordularla veya büyük ekonomilerle ayakta kalmadığını gösteriyor. Bir devletin gerçek gücü, kurumlarının kalitesinde, yöneticilerinin ehliyetinde ve toplumun adalet duygusunu besleyen liyakat anlayışında saklıdır. Görevler bilgiye ve yetkinliğe göre dağıtıldığında kurumlar güçlenir; aksi durumda ise zamanla güven azalır, verimlilik düşer ve toplum geleceğe dair umudunu kaybetmeye başlar.
Bir futbol takımını düşünelim!
Kaleciyi forvete, forveti savunmaya koyabilirsiniz. Belki hepsi çok iyi sporculardır. Ancak doğru insan doğru yerde olmadığı sürece takım başarılı olamaz. Çünkü başarı sadece yetenekten değil, yeteneğin doğru kullanılmasından doğar.
Devlet yönetimi de bundan farklı değildir.
Ekonomiyi yöneten bürokratlardan eğitim sistemini şekillendiren yöneticilere, şehirleri planlayan mühendislerden adaleti dağıtan hâkimlere kadar her görev, büyük bir sorumluluk taşır. Bu görevlerde bilgi ve ehliyet geri plana itildiğinde ortaya çıkan sorunlar yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da etkiler.
Elbette bir ülkenin yaşadığı bütün sorunları yalnızca liyakat eksikliğiyle açıklamak doğru olmaz. Ekonomik şartlar, küresel gelişmeler, eğitim politikaları, hukuk sistemi ve daha birçok unsur birlikte değerlendirilmelidir. Ancak bütün bu başlıkların ortak kesişim noktalarından biri güçlü kurumlar, güçlü kurumların temelinde ise liyakattir.
Çünkü kurumları ayakta tutan binalar değildir. İnsanlardır.
İnsanları değerli kılan ise yalnızca iyi niyetleri değil, görevlerini yerine getirebilecek bilgi ve yeterliliğe sahip olmalarıdır.
Bugün dünyanın kurumsal olarak güçlü ülkelerine baktığımızda farklı kültürler, farklı siyasi sistemler ve farklı yönetim biçimleri görüyoruz. Ancak dikkat çekici ortak bir özellik var. Önemli görevlere erişimde bilgi, deneyim ve hesap verebilirlik büyük ölçüde esas alınıyor. Buna karşılık kurumsal yapıları zayıflayan ülkelerde kişisel yakınlıklar, sadakat ilişkileri ve kısa vadeli tercihler daha görünür hâle geliyor. Bunun sonucu ise çoğu zaman verimsizlik, güven kaybı ve kurumsal aşınma oluyor.
Belki de bugün üzerinde en çok düşünmemiz gereken soru şudur:
İnsanlar neden başka ülkelerde gelecek arıyor?
Bu sorunun elbette tek bir cevabı yoktur. Fakat insanların emeklerinin karşılığını adil biçimde alacaklarına duydukları güven, bu cevabın en önemli parçalarından biridir.
Liyakat tam da burada devreye girer. Çünkü liyakat sadece başarılı insanları ödüllendirme sistemi değildir. Toplumun tamamına verilen bir güven sözüdür.
"Çalışırsan karşılığını alırsın."
Bu cümleye insanların inanması, ekonomik kalkınmadan bilimsel gelişmeye kadar birçok alanı doğrudan etkiler.
Bugün gelişmiş ülkelerin en büyük doğal kaynağı petrol değildir. Altın değildir. Doğalgaz değildir. Onların en büyük sermayesi güçlü kurumlardır. Güçlü kurumların en sağlam temeli ise liyakattir.
Dünya Kupası'ndaki erken veda belki birkaç ay sonra unutulacaktır. Ancak bize hatırlattığı ilke unutulmamalıdır. Çünkü yanlış oyuncu seçiminin bir turnuvaya mal olduğu yerde, yanlış insan seçiminin bir ülkeye neler kaybettirebileceğini düşünmek zorundayız.
Belki bu Dünya Kupası'nı geri getiremeyiz. Ancak bu turnuvadan doğru bir ders çıkarabiliriz.
Başarı, tesadüflerin değil; doğru insanı doğru yerde görevlendirebilen toplumların eseridir. Ve unutulmamalıdır ki güçlü devletler yalnızca büyük hedefler koyarak değil, o hedeflere ulaşacak kadroları adaletle seçerek yükselir. Bir turnuvanın kaderini değiştiren doğru kadro tercihleri nasıl kupalara uzanan yolu açıyorsa, bir ülkenin kaderini değiştiren de bilgiyi, emeği ve ehliyeti esas alan liyakat kültürüdür. Çünkü sonunda kazanan sadece bir takım değil, adalet duygusunu koruyabilen bütün bir toplum olur.
Mehmet Ali Çamoğlu
Haram Lokma ve Kayıp Nesiller
Seyfettin BUDAK
Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti
Adnan ÖZ
Dünya kupasından erken eve dönüş kötü yönetimin sonucu!
Halil MERT
MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir!
Recep YAZGAN
Laik Devlet Bin Yıl Daha…
Mehmet BOZKURT
İslam alemi: bir isim mi, bir hakikat mi?
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Mehmet Nuri BİNGÖL
Nur Dersine Gidişim
Hasan KARADEMİR
Pireye Kizip Yorgan Yakmak
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Öztürk Samuk
Son Yüzyılın Etkili Liderleri
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)