DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Seyfettin BUDAK
Seyfettin BUDAK
Giriş Tarihi : 09-09-2026 16:27

Yeniden Hayata Doğmak

Bazen insan, hayatın içinde yürüdüğünü zanneder.

Sabah uyanır, işe gider, insanlarla konuşur, bir şeylere yetişmeye çalışır, gelecek için planlar yapar. Yarın ne olacağını düşünür, yıllar sonrasının hesabını yapar. Bir ev, bir iş, bir başarı, bir mutluluk hayali kurar. Ama bazen hayat insanı hiç beklemediği bir yerde durdurur.

Bir hastane odasında… Beyaz duvarların arasında… Bir teşhisin ağırlığında… Ve insan o anda hayat hakkında yıllardır bildiğini düşündüğü her şeyi yeniden sorgulamaya başlar. Çünkü bazı anlar vardır; insan hayatını kurtarmak için savaştığını düşünür. Oysa belki de o savaşın asıl anlamı, hayatın ne olduğunu yeniden öğretmesidir.

Hayat, sadece uzun yıllar yaşamak değildir. Hayat, bazen sabah gözlerini açabilmektir. Derin bir nefes alabilmektir. Sevdiğiniz bir insanın sesini duyabilmektir. Bir bardak çayın kokusunu içine çekebilmektir. Pencereden gökyüzüne, bulutlara bakabilmektir. Denizin kıyıya vurduğu dalgaların sesini duyabilmektir. Bitmek bilmeyen yollara bakıp hayal kurabilmektir. Bir çiçeğe dokunabilmektir. İçinizdeki çocuğun sesini duyabilmektir. Ve belki de en önemlisi, bugünün hâlâ bize ait olduğunu fark edebilmektir.

İnsan çoğu zaman mutluluğu gelecekte arar. “Şu işim olursa mutlu olacağım.”, “Şu sorunum biterse rahatlayacağım.” ,“Bir gün her şey düzelirse yaşayacağım.”

Oysa hayat sürekli ertelenen bir gün değildir. Hayat, şu anda kalbinizin atıyor olmasıdır. Şu anda nefes alıyor olmanızdır. Şu anda görebiliyor, duyabiliyor, hissedebiliyor olmanızdır. Yarınlarımızın garantisi yoktur. Aslında hiçbir zaman da olmadı. Biz sadece var olduğunu düşündüğümüz bir garantiye alışmıştık.

Belki de yaşamın en büyük gerçeği şudur: Mucize, yarının bize söz verilmiş olması değildir. Mucize, bugünün hâlâ elimizde olmasıdır.

Bazı insanların yarası dışarıdan görünür. Bazılarınınki ise kalbinin en derin yerindedir. Bir insan kanserle mücadele eder. Bir başkası evladıyla ilgili bir acıyla… Bir başkası yalnızlıkla… Bir başkası maddi zorluklarla… Bir başkası kaybettiği annesinin, babasının ya da sevdiği bir insanın yokluğuyla… Bir başkası ise kimsenin bilmediği kendi zihninin ve ruhunun içinde verdiği savaşlarla…

Bu nedenle hiçbir insanın hayatına uzaktan bakıp onun derdini küçümsememeliyiz. Çünkü herkesin sırtında görünmeyen bir yük vardır. Fakat insanı güçlü yapan şey, hiç düşmemesi değildir. Güç, düştüğü yerden yeniden kalkabilme cesaretidir.

Bazen dizleriniz titrer. Bazen ağlarsınız. Bazen korkarsınız. Bazen “Artık gücüm kalmadı” dersiniz. Bunların hiçbiri sizi güçsüz yapmaz. Çünkü insan olmak bazen ağlamaktır. Ama umut, ağladıktan sonra gözyaşlarını silip hayata bir kez daha bakabilmektir.

Hayatta bazen yürüdüğümüz yolların bizi nereye götürdüğünü bilemeyiz.

Bir hastane koridoru… Bir ayrılık… Bir kayıp… Bir başarısızlık… Bir hastalık… Bir yalnızlık gecesi… Bunların hiçbirini hayatımızın yolculuğuna dahil etmek istemeyiz.

“Keşke hiç yaşanmasaydı” deriz. Belki de gerçekten bazı acılar yaşanmamalıydı. Bazı kayıplar hiç olmamalıydı. Ancak hayat bazen bizim seçmediğimiz yollardan geçirir bizi. Ve yıllar sonra geriye dönüp baktığımızda fark ederiz ki bazı yollar bizi istediğimiz yere götürmemiştir ama olmamız gereken insanla tanıştırmıştır.

Kendimizle… İçimizde unuttuğumuz güçle… Sevme kapasitemizle… Sabretme gücümüzle… Ve yaşamın kıymetiyle… Bazı yolların sonunda bir şehir yoktur. Bir ev yoktur. Bir makam yoktur. Bazı yolların sonunda insan, yıllardır kaybettiği kendisini bulur.

Hayat insanın bedenini yorabilir. Hastalıklar bedeni zayıflatabilir. Yıllar omuzlarımızı düşürebilir. Yaşadığımız acılar yüzümüzde izler bırakabilir. Ama insanın en büyük yenilgisi bedeninin yorulması değildir. Asıl yenilgi, beden yaşamaya devam ederken ruhun hayattan vazgeçmesidir. Bu nedenle ne yaşarsanız yaşayın, içinizde küçücük de olsa bir ışık bırakın!

Belki bugün çok parlak yanmayacaktır. Belki sadece küçük bir kıvılcım olacaktır. Ama o kıvılcımı söndürmeyin. Bir gün yeniden büyüyebilir. Bir gün yeniden güneşi görebilirsiniz. Bir gün yeniden kahvenizi elinize alıp sevdiğiniz bir yolda yürüyebilirsiniz. Bir gün saçlarınız rüzgârda savrulabilir. Bir gün hiç beklemediğiniz bir anda içinizden yeniden şarkı söylemek gelebilir.

Ve o gün geldiğinde geçmişe dönüp baktığınızda şunu söyleyebilirsiniz: “Ben bu kadar yolu boşuna yürümemişim.”

Bunların her biri, aslında yaşamın bize her gün sessizce verdiği hediyelerdir. Belki de hayat bizden çok büyük mutluluklar istemiyor. Belki sadece durup bakmamızı istiyor.

Fark etmemizi… Şükretmemizi… Ve henüz kaybetmeden sevmemizi…

Bugün belki zor bir dönemden geçiyorsunuz. Belki bir hastalığın, ayrılığın, borcun, yalnızlığın veya kaybın içindesiniz. Belki geleceğinizden korkuyorsunuz. Belki kendinizi bir hastane odasında, karanlık bir gecede ya da hayatın çıkmaz bir sokağında hissediyorsunuz.

Ama unutmayın!

Her yolun bir hikâyesi vardır. Her insanın taşıdığı bir anlam… Her yaranın öğrettiği bir şey… Ve her gecenin içinde, henüz doğmamış olsa bile bir sabah…

Bedeniniz yorulabilir… Hayat sizi zorlayabilir… Yollar uzayabilir… Fakat siz, içinizde yaşayan o küçük hayat ışığını koruyun! Çünkü bazen insan bir yere ulaşmak için yürümez. Yürürken yeniden kendisini bulmak için yürür. Ve belki de bütün yolculuğun sonunda varacağımız en önemli yer şudur:

Kendimiz… Kendimize… Hayata… Ve her şeye rağmen yeniden başlayabilme cesaretine…  

NELER SÖYLENDİ?
@
Seyfettin BUDAK

Seyfettin BUDAK

DİĞER YAZILARI Düşünce Tarlası Cemaatler Neden Narsisizmin Gölgesine Girebilir? Tamamlanmak İsteyen İnsan Yıldız tozundan gelen insan, burçlardan mı ibaret? Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi? Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik? Sosyal Medyanın Geç Kalmış Açlıkları Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi? Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne? Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin! İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi? Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi Merhametin İnfazı Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat