DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Seyfettin BUDAK
Seyfettin BUDAK
Giriş Tarihi : 26-08-2026 16:56

Cemaatler Neden Narsisizmin Gölgesine Girebilir?

Bir kardeşlik topluluğu nasıl olur da “benim adamım”, “benim sözüm”, “benim makamım” anlayışına dönüşür?

Bir cemaat, genellikle bir fikir, bir inanç, bir ahlak anlayışı ve bir ideal etrafında kurulur. İnsanlar bir araya gelir ve şöyle der: “Biz birlikte daha iyi bir insan olabiliriz.”

Başlangıçta merkezde insan vardır. Fakat zaman geçtikçe merkez değişebilir. İdeal yerini cemaate, cemaat yerini lidere, lider yerini güce bırakabilir. Ve bir gün kimse başlangıçtaki “Biz neden bir araya gelmiştik?” sorusunu sormaz.

Onun yerine başka sorular sorulmaya başlanır: “Kim yönetecek?”, “Kim söz sahibi olacak?”, “Kimin adamları çoğalacak?”, “Para kimin kontrolünde olacak?”, “Kim bir sonraki makama gelecek?”

İşte tam bu noktada cemaatin karşı karşıya olduğu problem artık yalnızca dinî değildir. Psikolojiktir, sosyolojiktir ve grupçuluktur. Ve bunların tam ortasında çok önemli bir kavram belirir: Narsisizm…

Narsisizm neden bu kadar önemli?

Narsisizm çoğu zaman yanlış anlaşılır. Narsist denildiğinde akla yalnızca kendisini beğenen, aynaya bakıp kendisini seven insan gelir. Oysa psikolojik açıdan narsisizm çok daha karmaşık bir yapıdır.

Aşırı üstünlük duygusu, yoğun takdir edilme ihtiyacı, özel ve ayrıcalıklı görülme arzusu, güç ve statü arayışı, başkalarının ihtiyaçlarına karşı duyarsızlık ve eleştiri karşısında savunmacı davranışlar narsistik örüntünün farklı yüzleri olabilir.

Ancak çok önemli bir ayrım yapmak gerekir. Narsistik özellik taşımak, narsistik kişilik bozukluğuna sahip olmak değildir. Dolayısıyla herhangi bir cemaat liderine veya üyeye uzaktan bakarak psikiyatrik tanı koyamayız. Fakat başka bir soruyu rahatlıkla sorabiliriz.

Narsistik özellikleri güçlü insanlar, güç ve statünün bulunduğu cemaatlere neden çekilebilir ve bu cemaatler onları nasıl güçlendirebilir?

İşte bilimsel literatür burada oldukça ilginç sonuçlar ortaya koyuyor. Narsisizm ile liderliğe seçilme/öne çıkma arasında pozitif ilişki bulunurken, narsisizm ile etkili liderlik arasında aynı ilişkinin bulunmadığını gösteren kapsamlı bir analiz vardır. Yani narsistik özellikleri yüksek bir insanın lider gibi görünmesi veya lider konumuna gelmesi, onun iyi bir lider olduğu anlamına gelmez.

Bu ayrım cemaatler açısından son derece önemlidir. Çünkü bazı insanlar liderliği hak ettikleri için değil, lider gibi görünmeyi iyi başardıkları için öne çıkabilirler.

Cemaat narsistik insan için neden cazip olabilir?

Bir cemaat insana çok güçlü bir şey verir. Aidiyet… Ama yalnızca aidiyet vermez. Aynı zamanda kimlik, çevre, statü, saygınlık, görev, görünürlük, sosyal güç, karar verme yetkisi de sağlayabilir. İşte burada iki farklı insan tipi aynı cemaat içerisinde bulunabilir.

Birinci insan şöyle düşünür: “Ben bu topluluğa hizmet etmek istiyorum.” İkinci insan ise “Bu topluluk içerisinde önemli bir insan olabilirim.”

Birinin amacı davanın büyümesidir. Diğerinin amacı ise farkında olmadan kendisinin büyümesidir. İşte tehlike burada başlar.

“Hizmet” makamı nasıl “iktidar” makamına dönüşür?

Cemaatlerde bazı görevler başlangıçta hizmet amacı taşır. Bir insan sorumlu olur. Bir başkası yönetici olur. Bir diğeri eğitim verir. Bir başkası ekonomik işleri yürütür. Bunların tamamı normaldir. Problem makamın kendisi değildir.

Problem makam, kişinin hizmet kapasitesini mi artırıyor, yoksa kişinin narsistik ihtiyaçlarını mı besliyor?

Çünkü makam beraberinde güç getirir. Güç beraberinde görünürlük getirir. Görünürlük beraberinde takdir getirir. Takdir de bazı insanlar için psikolojik bir uyuşturucu gibi çalışabilir.

Bir kez alkışlanan insan daha fazla alkış ister. Bir kez “abi” denilen insan daha fazla saygı ister. Bir kez karar veren insan daha fazla karar vermek ister. Bir kez kendisini vazgeçilmez hisseden insan, sistemin onsuz devam edebilme ihtimalinden rahatsız olmaya başlayabilir. Böylece çok tehlikeli bir dönüşüm gerçekleşir. İnsan makamı taşımaz; makam insanı taşımaya başlar.

Narsistik lider neden eleştiriden korkar?

Çünkü sağlıklı insan için eleştiri “Davranışım yanlış olabilir.” anlamına gelir.

Narsistik yapının baskın olduğu durumda ise eleştiri bazen “Ben değersizim.” duygusunu tetikleyebilir. Bu nedenle kişi davranışını düzeltmek yerine eleştireni ortadan kaldırmaya yönelebilir. Önce eleştireni küçümser. Sonra itibarsızlaştırır. Sonra “fitne çıkarıyor” denilir. Ardından “davaya zarar veriyor” denilir. Sonunda “Bizden değil.” denilir. Böylece cemaati en önemli mekanizmalarından biri yok olur.

Eleştiri yok olduğunda hata görünmez. Hata görünmeyince yanlış kararlar büyür. Yanlış kararlar büyüyünce onları savunmak için yeni açıklamalar gerekir. Yeni açıklamalar eski açıklamalarla çelişebilir. Böylece sistem kendi gerçekliğini üretmeye başlar.

Bir cemaatin çöküşünü bazen tek bir cümle anlatabilir. Benim adamım…

Çünkü bu cümleyle birlikte liyakat geri plana düşer. Artık “Kim daha yetenekli?” değil, “Kim bana sadık?” sorusu önem kazanır. Böylece cemaatte görünmez bir alışveriş başlar. Sen beni destekle, ben seni yükselteyim. Sen benim arkamda dur, ben senin önünü açayım. Sen bana itiraz etme, ben sana makam vereyim.

Böyle bir sistemde sadakat, liyakatin yerine geçer. Ve bu mekanizma büyüdükçe cemaat içerisinde iki grup oluşur. Bizimkiler… Ötekiler… Bir süre sonra üçüncü bir grup da ortaya çıkar. Sessizler… Çünkü insanlar artık düşüncelerini söylemekten korkmaya başlar.

Cemaatin bölünmesi bazen fikir ayrılığı değil, güç ayrılığıdır. Bir cemaatin bölünmesi dışarıdan bakıldığında fikir ayrılığı gibi görünebilir. Ama her bölünmenin altında yalnızca fikir yoktur. Bazen mesele kim lider olacak? Kim para yönetecek? Kim karar verecek? Kim kimin yanında duracak? Sorularıdır.

Bu noktada dini kavramlar, gerçek iktidar mücadelesinin dili hâline gelebilir. İnsanlar aslında makam için mücadele ederken bunu: “davanın selameti” diye anlatabilir. Aslında kişisel sadakat isterken bunu “itaat” diye tanımlayabilir ve kendi grubunu korurken bunu “birlik ve beraberlik” diye savunabilir. Böylece insan kendi çıkarını, kendi zihninde kutsal bir gerekçeyle örtmeye başlayabilir.

Dini yapılarda karizma son derece güçlüdür. Karizmatik lider insanlara umut verir. Onları harekete geçirir. Dağınık insanları bir hedef etrafında toplayabilir. Bu yönüyle karizmanın olumlu tarafı vardır. Fakat karizma denetlenmediğinde başka bir şeye dönüşebilir. Kişinin düşüncesi ile hakikatin birbirine karıştırılması...

Başlangıçta  “Bu fikir doğru.” denilir. Sonra “Bu fikri savunan kişi doğru.” denilir. En sonunda  “Bu kişiye karşı çıkan, doğruya karşı çıkmıştır.” noktasına gelinir. İşte burada lider artık yalnızca lider değildir. Hakikatin temsilcisi hâline getirilmiştir. Bu durum eleştiriyi neredeyse imkânsızlaştırır.

Bu kişi “Ben dünyanın en yardımsever insanıyım.” demek yerine “Biz dünyanın en fedakâr topluluğuyuz.” diyebilir. Burada narsisizm kişisel olmaktan çıkıp grubun kimliğine yerleşir. Grup kendisini daha ahlaklı, daha temiz, daha fedakâr, daha bilgili, daha seçilmiş, daha haklı görmeye başlayabilir. Sonra dışarıdakiler yalnızca “farklı” değildir. Daha aşağıdadır. İşte bu aşamada grup narsisizmi ortaya çıkabilir.

Narsistik yapı ile ekonomik güç aynı yerde birleştiğinde mesele daha da karmaşıklaşır. Çünkü para yalnızca ekonomik araç değildir. Para bağımsızlık sağlar. İnsanları etkileyebilme gücü sağlar. Makam yaratabilir. Sadakat satın alabilir. Ödül ve ceza mekanizmasına dönüşebilir.

Eğer ekonomik kaynakların yönetimi şeffaf değilse, güç birkaç kişinin elinde toplanabilir. Bu noktada cemaat artık yalnızca manevi bir topluluk değildir. Aynı zamanda sosyal, ekonomik ve psikolojik bir güç sistemi hâline gelir. Ve güç denetlenmiyorsa, güç sahibinin kişiliği sistemin kaderini belirlemeye başlar.

Burada da çok dikkatli olmak gerekir. Narsistik özellikleri bulunan herkesin çocukluğunda travma yaşadığını söylemek doğru değildir. Aynı şekilde çocuklukta şiddet veya ağır baskı yaşamış herkesin narsistik olacağını söylemek de yanlıştır. Ancak insanın erken ilişkilerinin benlik gelişiminde önemli olduğu konusunda psikoloji literatürü geniş bir tartışma yürütmektedir. Bazı insanlar yetişkinlikte değer duygularını içeriden kurmakta zorlanabilir.

Böyle bir insan için dışarıdan gelen hayranlık, saygı, statü, güç ve kabul çok önemli hâle gelebilir. Ve cemaatler bu unsurların tamamını sağlayabilecek sosyal yapılardır.

Bu nedenle mesele “Çocukluğunda travma yaşamış insanlar cemaatlere girer.” değildir. Daha doğru soru şudur: “İçsel değer duygusu kırılgan olan bir insan, kendisine sürekli saygı, statü ve aidiyet sunan bir yapıda güç elde ettiğinde ne olur?”

Cevap, kişiden kişiye değişir. Ama bazı durumlarda sonuç oldukça tehlikeli olabilir. Asıl problem narsistlerin cemaatlere girmesi değil. Bir cemaatte narsistik özellikleri olan insanların bulunması kaçınılmaz olabilir. Çünkü onlar da toplumun parçasıdır. Asıl tehlike onların bulunması değildir. Asıl tehlike, sistemin narsisizmi ödüllendirmesidir.

Eğer en çok konuşan en değerli kabul ediliyorsa, en çok görünür olan yükseliyorsa, en fazla insanı kendisine bağlayan güçleniyorsa, eleştiriye kapalı olan korunuyorsa, lidere en fazla sadakat gösteren makam alıyorsa, ekonomik kaynakları kontrol eden hesap vermiyorsa, lider kendisini vazgeçilmez hâle getiriyorsa, farklı düşünenler dışlanıyorsa, o zaman sistem yalnızca narsistik kişileri barındırmıyor demektir. Sistem narsistik davranışı seçiyor ve ödüllendiriyor demektir. İşte bu çok daha büyük bir problemdir.

Peki çıkış yolu nedir?

Belki de cemaatlerin kendilerine sorması gereken en önemli sorular şunlardır:

Lider eleştirilebiliyor mu? Lider değiştirilebiliyor mu? Mali kaynaklar denetleniyor mu? Kararlar tek kişinin elinde mi? Liyakat mi, sadakat mi ödüllendiriliyor? Farklı düşünen insanlara yaşam alanı bırakılıyor mu? Lider kendisine itiraz edenleri düşmanlaştırıyor mu? İnsanlar görevden ayrıldığında hâlâ kardeş olarak kalabiliyor mu? Ve belki de en önemlisi: Bu yapı, lider olmadan da yaşayabilir mi?

Eğer cevap hayır ise ciddi bir problem vardır. Çünkü sağlıklı bir cemaat lider yetiştirir. Sağlıksız bir cemaat ise lider bağımlısı insanlar yetiştirir. Sağlıklı bir cemaat düşünceyi büyütür. Sağlıksız bir cemaat kişiyi büyütür. Sağlıklı bir cemaat eleştiriyi kabul eder. Sağlıksız bir cemaat itaati kutsallaştırır. Sağlıklı bir cemaat liyakati arar. Sağlıksız bir cemaat sadakati arar. Sağlıklı bir cemaat insanları özgürleştirir. Sağlıksız bir cemaat insanları kendisine bağımlı hâle getirir.

Belki de bir cemaatin narsisizmden kurtulmasının ilk şartı kendisine hayran insanlar değil, hakikate karşı sorumlu insanlar yetiştirmek… Çünkü lideri büyüten cemaat, sonunda liderin karakterini taşır; ilkelerini büyüten cemaat ise liderler değişse bile ayakta kalır.

NELER SÖYLENDİ?
@
Seyfettin BUDAK

Seyfettin BUDAK

DİĞER YAZILARI Tamamlanmak İsteyen İnsan Yıldız tozundan gelen insan, burçlardan mı ibaret? Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi? Zymunt Bauman Soruyor: Modern Dünyada Ahlaki Sorumluluğumuzu Kime Devrettik? Sosyal Medyanın Geç Kalmış Açlıkları Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi? Tanrı Tartışmasında Asıl Kaçırdığımız Şey Ne? Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin! İnsanlık Görünmez Bir Bilinç Savaşının İçinde mi? Güveninizi Bir Gerçek Sandığınız Duygusal Avcı Narsistin Sosyal Medya Tuzağı Kayıplar Antropolojisinden Zihindeki Bilincin Egemenliğine Limbik Kaostan Kuantum Rezonansa Gölge Operasyonu: Beynimizdeki "Sistem" Fitresi Ve Toplama İnsanların Senfonisi Merhametin İnfazı Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler Cesaretle Yaktığınız Köprüler mi Sizi Kurtarır, Korkuyla Sığındığınız Limanlar mı? Aynada Gördüğünüz Siz misiniz, Yoksa Toplumun Diktiği Bir Kostüm mü? İnsanı İnsan Yapan Nedir? Sahip Oldukları mı, Vazgeçebildikleri mi? İnsanlık yeni bir bayram hikâyesi yazamaz mı? Görünmek mi, var olmak mı? Zalimin Karşısında, Mazlumun Yanında Kayısının Gölgesinde Kayıp Bir Dünya: Mahalle Nereye Kayboldu? Neden Lise Yılları Unutulmaz? Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi? Günah mı, Saygı mı? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim mi? İç Pusulan Bozulduğunda Hayat Kime Ait Olur? Tek bir taşla kaç kuş vurulur? Nöronların Sessiz Bilgeliği: Benliğin Ötesinde Bir Yaşam Mümkün mü? Beklentinin Kaygıya Dönüştüğü Yerde Yaşam Felsefesi Sadakat Ölçüsü Kaybolunca İnsan Kalmak Mümkün mü? Beyin Bir Bilgisayar Değilse, Zihin Nasıl Oluşur? “Ah Şu Kaliteli İnsan Rolleriniz Yok mu? Bitiyorum…” İnsan Neden Yaptığı Şeyin Hemen Sonucunu Görmek İster? Ve Neden Aniden Pişman Olur? Sessizliğin Bedeli: Düşünmeyi Unutan İnsan mı Oluyoruz! Neden Doymuyoruz? Neden iyi olan kaybeder! Kaderin Kaldırımında Özgürlüğümüz Ne Kadar? Kolumuzdaki saat zamanı mı gösteriyor yoksa içimizdeki boşluğu mu? Kaderin dili cesaretin çığlığı mı, korkunun fısıltısı mı? Dahilik mi, Delilik mi? Zihnin Sırtında Taşıdığınız Görünmez Yükler Ruhunuzu Nereye Sürüklüyor? Korku İle Yaşanan Hayat Gerçekten Bizim Mi? Ölümün Tesellisi Ölümden sonra dirilişe neden inanayım! Toplama Bir Dünyada Toplama İnsanlarla Yaşamak Başkasının mutluluğu neden içimizi kemirir? İnsan olmanın sınavı burada mı saklı? Phoenix ve Jolie'nin Sessizliğe İsyanı: Gazze'de Çığlık Var, Siz Neden Hâlâ Sessizsiniz? Kırık Dökük Bir Ben Ve Yeniden Başlama Umudu Hikâyelerim Öldü mü? Srebrenitsa'dan Gazze'ye Batı'nın Kan Lekeli Sessizliği Ekranın Gölgesinde Büyüyen Çığlık: Görmek Duyabilmek Midir? Medeniyetler Çatışmasına Doğru mu! Gerçekten Düşündüğünde Kaç Kişi Kalıyor Yanında? Gazze: Haritada Bir Nokta; Vicdanda Bir Kıyamet Kurban Bayramı mı, Kurban İnsanlık mı? Benimle Alay Ettiler, Sonra Ben Oldum Bir Çocuğun Kalbine Bomba Düşerse, İnsanlık Nereye Sığınır? Bir Mahallenin Kalbinde Unutulmuş Çocukluk Hatıraları Beni Neden Kimse Merak Etmiyor! Zamanın Dili Ne Zaman İnsan Uslanacak? Bilinçli Zihnin Engellerinden Nasıl Kurtulabiliriz? Gazze’de ölüm sıradanlaştığında, insanlık nerede duracak? Bilgi Çağında Cehalet: Gerçek Neyi Gösteriyor? Orucun Toplumsal Vicdan Dokunuşu İnsanlık ve İyi-Kötü Arasındaki İnce Çizgi: Aklın Rolü Geçmiş mi Gelecek mi! Yangın, İhmal ve Güvenlik: Bolu’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler Anlam Krizi: İnsan Ne İçin Yaşıyor? Evrimsel Ahlak mı? İlahi Ahlak mı? İnsanlık Nerede Duruyor? Sosyal Medya ve İnsan İlişkileri Üzerindeki Derin Etkiler Geleceği Şekillendiren Z Kuşağı: Dijitalleşen Dünyada Kimlik ve Değerler Yapay Zekâ İle İnsan Beyni Arasındaki İnce Çizgi Z Kuşağı İle Neden Kuşak Çatışması Yaşanır? Amaçsız Mutluluk Mu Mutlu Amaç Mı? Güçlü toplum için reform şart mıdır?-2 Güçlü Toplum İçin Değişim ve Süreklilik Şart Mıdır?-1 İnsanlar Eşit Midir? Alışkanlıklarımızın Sınırı Nereye Kadar Olmalı! Varlık özgürlüğü kısıtlar mı İyi bir Toplum Olmanın Sistem Şartı-2 Gelenek Bir İnanç Mıdır! Bir Eylemin Ahlaki Değerini Belirleyen Şey Nedir? Akıl İyi ve Kötüyü Ayırarak Mı İşler? Akıl Mı Fikir Mi Karışır? Akıl ve Sağduyu İle Adalet Erdemi Ahlakın kaynağı evrimsel süreç midir? İnsandaki Doğal Ahlaki İlke Kanıtlanabilir Mi? Tükenmişlik Hissini Yaşamak İradenin Sevgi ve Merhamet Eylemi Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Yüksek Düşünce İle İnanca Ait Düşünceyi Düşünmek Teknoloji Hayatın Kendisi Midir? İnsan Allah’ı (cc) Bilmeye Meyilli Bir Varlık Mıdır? Giysiye Bakıp Aldanmamak Acı İle Mutluluk Bir Arada Mı? Rasyonel Çaba Arttıkça Kesinlik Azalır Mı? Platon’a Göre Eğitim Zevkimiz okumaya dönüşür mü? Toplumun Rehberlik Servisi Aydınlar Kötüden İyi Çıkar Mı! Galen’e göre ahlakın kaynağı doğuştan mıdır? “Ben” bilinci Üç pizzacı Hayatın gerilimlerini aşmak mümkün müdür? Hayata anlamlı mı anlamsız mı bakmalı! İnsanın Sorularla Anlam Arayışı İman Mı İntihar Mı?/Tolstoy Yanılmışım Tanrı Varmış / Antony Flew Sözün Özleri Z Kuşağının Zihin Dünyasındaki Kırılmalar Erken Karar Verme Hastalığı Özel Bireylerin Dünyası Otizmli Yağmur Adam Raymond Aklın Tarihsel Gelişimi Ateizm, teizm, agnostisizm ve deizm nedir? Hayatı Sebep ve Süreç Odaklı Yaşayıp Anlamlı Kılmak Yalnızlık Aforizmaları İnsanın Aşk Halindeki Beyanı Dua Altıncı His Gençler için ne yapmalı? Yalnızlık Niçin Ruh, Akıl ve Allah’a Mahsustur? Ölüme Teselli Aramak Medeniyetin Yolu Batı’dan Mı Geçer? Şehrin Öbür Tarafından Koşarak Gelen Adam Bilgi Bilinç ve Özgürlüğe Adanmış Kadın Hypatia Dert İnsanı Olmak Aşk imanın özgürlük bedeli midir? Suskun Yıldızların Gizemli Bakışı Kurban bayramınız mübarek olsun! Depremde vefat eden babalar anısına…Babasızlık Nedir Bilirim Din İle Varlık Sınırında Kapı Açmak Sanatla Varlık Sınırında Pencere Açmak Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Bir Yer Var Biliyorum Ama Anlatamıyorum… Gönül Bahçesinde Yürümek Gözyaşım Düştüğü An Gönül Bahçesinde Yürümek Tefekkürün Serencamı Denizde Yürümek
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat