İyilikle İyileştirerek Eğitim

Memiş OKUYUCU

28-04-2026 19:03

Cemiyetin nabzı güvenle atar.

Güven duygusuna dayanarak cemiyette insan kimlikleri inşa edilir. Güven zayıfladığında söz sertleşir, bakış daralır, komşuluk zayıflar.

Ortak hayatın mekânları sükûneti değil tedirginliği çoğaltır. Bugünün krizi yalnızca dış şartların değil, iç bağların çözülmesidir. Kalpler arasında kurulan köprüler yıprandığında şehirler de yorulur.

Bu köprülerin harcı, en eskimeyen ve en sahih kudretle yeniden yoğrulur: iyilikle.

İyilik bizim medeniyetimizde hayatımızı tanzim eden, yol gösteren, istikamet tayin eden oldukça geniş bir alanı anlatır. İnsan başkasının varlığını ciddiye aldığı ölçüde insan olur. Diğer insanlardaki iyilik durumu insanın iyiliğini artırır.  İyilik birine bir şey vermek değildir yalnızca, onu görmek ve ona yer açmaktır. Bu durumu kalp, gönül ve ruh olarak hayata geçirmektir. Bu yüzden iyilik güvenin kaynağıdır. Güven huzurun kapısıdır. Huzur yoksa eğitim karakter ve davranış haline gelmez, insan olgunlaşmaz. Hani görüşü daha derinden kavratan, kalbimizin hassasiyetini artıran, kanımızın sıcaklığını bir kıvam halinde artıran, vicdanımızı kuvvetlendirip, fıtratımızı muhafaza eden davranış duygu ve her söze olgunlaşmak diyoruz. Eğitim bu olgunlaşmayı da iyilikle geliştirebilir.

Sağduyumuzun sesi bize şunu söyler. Soğuk diye bir şey yoktur, sıcaklığın eksikliği vardır. Karanlık diye bir şey yoktur, ışığın yokluğu vardır. Kötülük de böyledir. Yeterince iyiliğin bulunmadığı yerde belirir, görünür olur, çoğalır. Öyleyse mücadele kötülüğe karşı bağırmakla değil, iyiliği artırmakla verilir. Bir mum yakmak, karanlıkla tartışmaktan daha etkilidir. O mum önce insanın içinde yanar, sonra çevresini aydınlatır.

Bu çağ, hazza ve tüketime yaslanan bir gürültü çağıdır. Şiddet sıradanlaşmış, merhamet geri çekilmiştir. Böyle zamanlarda iyilik yalnızca bir erdem değil, bir diriliştir. İnsanı, kendine döndürme, aslına rücu ettirme çabasıdır. İyilik, varlığın asli istikametidir. Bu istikameti kaybeden toplum, yönünü de kaybeder.

Eğitim bu istikametin yeniden tayin edildiği yerdir. Okul yalnızca bilgi aktaran bir mekân değildir, insanı fıtratına uygun olarak inşa eden bir ocaktır. İyilik burada bir konu başlığı olmanın ötesine taşınarak, eğitimin ruhuna dönüşmelidir. Öğrenciye iyilik anlatılmaz, yaşatılır. Öğretmen iyiliğin yaşayan misalidir. Okul, iyiliğin görünür olduğu bir iklim kurabildiği ölçüde gerçek anlamını bulur.

Yol açıktır. İyilik eğitimde yaşama biçimi haline gelmelidir. Okul kültürü rekabeti değil dayanışmayı beslemelidir. Başarı sadece notla değil, ahlakla birlikte tartılmalıdır. Bir öğrencinin değeri, başkasının hayatına dokunduğu ölçüde anlaşılmalıdır. İyilik görünür kılındıkça çoğalır, çoğaldıkça tabiat, seciye haline gelir.

Aile bu yolculuğun ilk durağıdır. Evde kurulan merhamet dili, okulda kök salar. Aile ile okul aynı değer ufkunda buluşmadıkça iyilik kalıcı bir davranışa dönüşemez. Bu yüzden eğitim, sınıfın duvarlarını aşan bir hayat terbiyesidir.

Medeniyetimiz iyiliği dar bir kalıba hapsetmez. Birr, fazl, kerem, âlicenaplık, hayır ve selamlaşma, iyiliğin farklı yüzleridir. Selam vermek bile bir kalbe yer açmaktır. Bu değerler insanı hem başkasına hem kendine karşı sorumlu kılar. Haset, kıskançlık, öfke gibi duygular iyiliğin çoğaldığı yerde tutunamaz. Çünkü iyilik, içteki darlığı genişletir. İnsanın yaşama alanlarını gönül diliyle genişletir.

 

Uzun vadede mesele açıktır. İyilik bir tercih değil zarurettir. Eğitim bu zaruretin taşıyıcısıdır. Okullar huzur adalarına dönüştüğünde şehirler nefes alır. İyiliği içselleştiren bir nesil yalnız kendi cemiyetini değil, insanlığı da iyileştirir. Çünkü iyilik sınır tanımaz.

Başlamak için büyük imkânlar gerekmez. Bir selam, bir tebessüm, bir omuz, bir adım. Mum küçük olabilir ama karanlığı dağıtmaya yeter. Eğitim de böyledir. İyiliği merkezine aldığında, insanı ve cemiyeti yeniden kuracak kudreti taşır. Bugünün en acil meselesi budur. İyiliği çoğaltmak ve onu hayatın asli dili kılmak.

DİĞER YAZILARI Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken! 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Türkçe Tartışmak Türkçeyi Tartışmak 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında muallim mahir iz 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında muallim mahir iz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Yeni Müfredat Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 Eğitim ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 Maarif Muhiti, Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Millî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘Ada’sı 01-01-1970 03:00 Bir Fikir Adamı Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Şehirli Dindarlık 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adami: Mehmet S. Aydin 01-01-1970 03:00 Istiklal Marşi Ve Akif’in Öğretmenliği 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Bir Üniversiteye Rektör Olmak 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Zaman Efendisi: Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Zaman Efendisi: Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Kalpten Gelen Bir Söz 01-01-1970 03:00 Maarif Televizyonu 01-01-1970 03:00 Muallim 01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adami Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Boğazköprü’de Yanaşık Düzen Ya Da Bir Fasl-I Cenaze 01-01-1970 03:00 Tıp Dili Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Eğitimin Ele Alinacak Yani 01-01-1970 03:00 Dünyanin Sahili Selameti: Kalkınmış Türkiye 01-01-1970 03:00 Evvel Giden Ahbaba Selam Olsun 01-01-1970 03:00 Üniversiteler Türkiye’ye Ne Zaman Yetişir? 01-01-1970 03:00 Vakar Abidemiz: Ayasofya Camii 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Temel Eğitim Meselesi: Meslekî Eğitim 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 Mütehassis Olmayan ‘Eğitim Uzmani’ Olur Mu? 01-01-1970 03:00 Kıran Günlerinde Meşk Ve İçe Yolculuğumuz 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Sistem Ve ‘Yenilmişlerin’ Düzeni 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: Köy Enstitüleri – 2 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi Köy Enstitüleri 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen Ve Biz 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiyesi, Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 Kalbinin Dili Olmayan Şair: Akif 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağaci, Bambu Ağaci 01-01-1970 03:00 Tarihin Inkilap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyasi 01-01-1970 03:00 Gelişler Ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Söylesem Tesiri Yok, Sussam… 01-01-1970 03:00 Maarif reformu neden şart? 01-01-1970 03:00 Yazmak Ve Yazarak Yaşamak 01-01-1970 03:00 İlim iktidarı, memleketin imarıdır! 01-01-1970 03:00 Maarifin ahlâkı var mı? 01-01-1970 03:00 Maarifin örfü yok Orff’u var! 01-01-1970 03:00 Eğitimde Dezavantajlı Gruplar Ve Maarifin Adaleti 01-01-1970 03:00 Dört çeker, ne kadar çeker! 01-01-1970 03:00 O şehre varmaz isek! 01-01-1970 03:00 Durduramayacaksınız! 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Yurt dışı Öğrenci Perspektifi 01-01-1970 03:00 FETÖ’nün Eğitim Boyutu 01-01-1970 03:00 Maarifimize Çankırı Modeli 01-01-1970 03:00 Utangaç Sunumlu ‘Zoraki Ve İstendik’ İnsan 01-01-1970 03:00 Maarif nedir? 01-01-1970 03:00 Seçimin galibi: eğitim sistemidir! 01-01-1970 03:00 Eğitimi Terbiye Etmek 01-01-1970 03:00 Ecnebi memleketlere öğrenci gönderme meselemiz! 01-01-1970 03:00
haber medya kadın