Kelimelerin kelimelerden ibaret olmadığını yazılı metin okumalarında ve metin çevirilerinde çok daha iyi anlayabilmekteyiz. Sınavlarda bu işin iyi bir göstergesi olabilmekte. Konuya aynı cepheden ya da aynı başlıklardan değil de biraz daha farklı başlıklardan girmek istiyorum: Kelime haznesi.
Aynı meramı farklı kavramlarla ifade zenginliği aslında düşüncede bir genişlik ve derinlik sağlar. Kelime hazinesi, kelime kadrosu, söz varlığı ya da Fransızca söyleyişi ile vokabüler. Yani bir dilde kullanılan kelimelerin sayı miktarını anlatan kavramların bütünü. Tabii bunların sadece kelime haznesinin kelime haznesinden ibaret olmadığını ifade için Yılmaz Özakpınar hocanın bir sözü ile konuya giriş yapmak istiyorum. ‘’Kelimeler hakikatleri anlama aygıtlarımızdır’’ diyor Hoca. Allah uzun ömür versin herhalde 90’lı yaşlarına geldi şimdilerde. Biz kendi hakikatlerimizi eğer kelimeler üzerinden anlayıp çocuklarımıza medeniyet mirasımızı aktaracak kelime hazinesi oluşturacaksak önce kelime hazinesini ya da kelimelerimizi kavramlarımızı kavrayacak bir zihin inşa etmemiz gerekiyor.
Yıllar yılı maarifimiz üzerine bir zihin ve fikir çabası ortaya koyduğumuz için bizi tanıyan pek çok dost ortamına girdiğimizde ‘’maarifimiz’’ diye bir hitapla karşılanmaktayız pek çok zamanlarda. Demek ki önce anlam ve anlama alanımızı inşa etmemiz gerekiyor. Bunu anlatırken de maarifimizdeki iki temel soruna göz atmamı gerekiyor: Biri millilik, biri eğitim.
Bunu izaha da şuradan başlamamız uygun olur kanaatindeyiz. Bizim ilköğretimde 1968 ilkokul programı birey temellidir. Bu birey cemiyet temelli değil atomize bireydir. Program Ford vakfınca finanse edilmiş. Hazırlığı 13 yıl kadar sürmüş, 1955 yılından başlayıp 1968’de, en son sonuç bildirgesi Viyana’da ilan edilmiş bir çalışmadır.
lkokul programı demek insan modelinizin, insan idealinizin tasavvur edilmesi demektir. Şu an ki ilkokul programının özü bugünkü pragmatik dünyaya egemen Amerikan felsefesinin bizde de uygulanmasına dayanır. Bugünkü o felsefenin uzantılarını ifade eder bu program.
Biz insan modelimizin kelime haznesi hedefi üzerinde durmak istiyoruz. Bu noktaya gelirken tabii ki şu an İlköğretimde, ortaöğretimde ve üniversitelerimizde ortalama kullanılan kelime kadrosu ya da kelime hazinesine dair ulaştığımız bilgileri paylaşalım.
Ama ondan önce bunun evvelini anlatmak istiyorum. Bir başka araştırma sonucu elime ulaştı, o da şu: Fuzuli’nin şiirlerinde kullandığı kelime sayısı 18.000. Oradan 100 küsür yıl öncesine geliyoruz, Ahmet Mithat Efendi’nin kitaplarında kullandığı kelime sayısı 13.000. Peyami Safa’nın kitaplarında kullandığı farklı kelime sayısı 6700. Oradan günümüze doğru bir yazar Yaşar Kemal’in kitaplarında kullandığı kelime sayısı 2700-2800 civarında ve günümüze geldiğimizde de oradan da günümüze gelip ders kitaplarının durumunu ifade edeceğiz. Ama bu nasıl inşa olmuş batıda anasınıfının hedefi, mesela İngiltere-Almanya örneğinde 2000 kelime. İlköğretimde 7000, ortaöğretimde 5000 şeklinde ve olgun bir bireyin kazanması ya da öğrenmesi gereken kelime sayısı 20.000 şeklinde belirtilmiş.
Bizim önce kendi hakikatimizi kavrayabilmek için kendi hakikatimizle örülü bir kelimeler dünyası inşa etmemiz gerekiyor. Bunun içinde İmam Gazali’nin ifadesiyle kendisiyle ‘’mevki makam’’ elde edilen bir ilim anlayışını değil, hakikate götüren ilim anlayışını egemen kılmak gerekiyor. Bunun için neslimizin inşasına, önce Milli Eğitimin felsefesinden başlamamız icap etmektedir. Burada konunun başta felsefesi olmak üzere pek çok yönden bakmak gerekiyor.
İngiliz eğitim sisteminin, onların tarih ve felsefesine dayanan bir milli felsefesi var. İçinde John Locke ve tecrübî felsefe olan, Şekspir olan bir İngiliz eğitim felsefesi var. Alman eğitim felsefesini incelediğinizde oranın felsefesinde Emanuel Kant var. Fransızlarda Dekart ve Kartezyen felsefe olan bir eğitim felsefesi hakim durumda.
Biz millilik ve eğitim olarak ele alalım. Bizim eğitim sistemimizin bir milli felsefesi bulunmamakta. Yani burada insan idealimizi tasavvur ettiğimiz, nasıl bir insan, her kademede kaç kelime ile konuşan insan sorularına cevap oluşturabildiğimiz bir eğitim modeli oluşturmamız gerekiyor. Bunun içinde kendi kimliğimizi nasıl inşa edeceğimize, hangi kavramlarla inşa edeceğimize dair suallerin de cevaplandığı bir insan ideali oluşturmak gerekiyor.
Görüldüğü gibi birinci meselemiz bir milli eğitim felsefesi inşa etmek. Ondan sonra onun üzerine kelime ve kavramlarımız inşa etmek. Burada şunu belirtmek istiyorum: Ortalama araştırmalara göre bizim ilköğretim sistemimizdeki kelime kadrosu ya da kelime haznesi 1000-1500 kelimeden müteşekkil. Bunun da %10’u günlük hayatta ancak kullanılabildiğini varsayalım, yani 100 -150 kelime ile konuşuyor bir öğrenci.
Ortaöğretimde 1.500-2000 bunun yüzde 10’unu ancak kullanabildiğini kabul edecek olursak, 150-200. Üniversitelerimizde kullanılan kelime sayısı dikkat buyurulsun 3.000. Bunun da %10’unu kullanabildiğimizi varsayacak olursak 300 kelime ile 250 kelime ile çocuklarımız gündelik hayatlarını sürdürüyorlar. Birincisi bu tespiti yaptıktan sonra eğitim ve felsefe tanımdan işe başlamamız gerekiyor. Türkiye’de şu anda öğretmen yetiştiren kaynak olarak 100 kadar Eğitim Fakültesi var. Bunların tamamında öğretmenliğin daha ilk senesinden itibaren yıllardan beri öğretilen, yıllardan beri tekrar edilen bir tanım var, “zoraki ve istendik tavır değişikliği” Kimi nasıl ‘’zoraki’’ eğitime tabi tutuyorsunuz? Sistemden önce tanımın kendisi terbiyeye muhtaç. Bir terbiye sistemi düşünün insanına zoraki bir tavır değişikliğini reva görmekte.
Bir kere bizim eğitim sistemimizin terbiyeye ve terbiye edilmeye ihtiyacı var. Felsefesinden başlayarak tanım ve tarihinden başlayarak yeni baştan yapılandırılmalı. Bir diğer nokta da bizim ders kitaplarımızın yazımında durum kilitlenmiş vaziyette.
Bir dil iki temel alandan teşekkül eder. Birincisi yazılı anlatım. Ders kitaplarındaki bu alan büyük ölçüde eğitim fakültelerinden yetişen kadrolarca hazırlanıyor. Burada zikredilmesi gereken bir başka husus daha var. Dilimizde bir de sözlü anlatım diye bir başka geniş alan var. Kısaca söz edelim.
Bizim düğünümüz var, derneğimiz var, akademik ortamlarımız var, cenazemiz var, dergahımız var, cemiyetimiz var ve bunların her birinin bir dili var. Askerliğimizin kendine mahsus bir dili var. En son seyirlik olarak gittiğim maç 1985 yılında Denizlispor-Fenerbahçe maçı idi. Ayrı bir dünya var orada, ayrı bir jargon var, ayrı bir kelime kadrosu var. Statlara gidiyorsunuz ya da kahvehanede ayrı bir kelime kadrosu, berbere gidiyorsunuz ayrı bir kelimeler dünyası var. Şu kadarını söyleyelim. Bizim çocuklarımız günlük hayattaki konuşma dilinin tamamına yakınından habersiz durumda. Çünkü bu konuşma dili ders kitaplarına asla yansımıyor. Ders kitaplarımız konuşma dilinin hiçbir kısmına yer vermiyor.
Bu salgın döneminde şunu gördüm, çocuklarımız okul müfredatından uzaklaşıp aile yani anne baba ortamına döndüğünde yapılan ilk YKS sınavında çok büyük bir başarısızlık oldu. Ben onu da anlam ve anlama dünyasına bağlamak istiyorum. Çünkü çocuklarımızın ailelerde konuşulan anneden babadan öğrendiği bir Türkçe var. Bu Türkçe anne baba dili. Konuşma dilini de içinde barındıran bu Türkçe’ye hiçbir araştırmada rastlayamadım. Konuşma dili ile ilgili bütün literatürü taradım bir tane konuşma dili ile ilgili yapılmış araştırmaya rastlayamadım.
Bizim ders kitaplarımız, medeniyet müktesebatımızı yeni nesillere kazandıracak bir zenginlikte olmalı. Ders kitapları bir büyük mesele. İşin odak noktası ders kitaplarımızın yazımında düğümlenmekte. Burada öncelikle zihniyet olarak bizim eğitimimizi milli bir kimliğe kavuşturacak felsefe oluşturmamız gerekiyor. Bu felsefenin içinde başarıyı kültleştiren değil, çabayı ve süreci değerli kılan, insanın yeryüzünü imar etme anlayışını hakim hale getiren, medeniyet tarihimizi ve dilimizi sevgi, ideal ve şuur haline getiren bir bakış geliştirmek gerekiyor.
Bu zihniyet ve bakış açısı etrafında öncelikli öğretilecek kelimeler ve kavramlar dünyası oluşturulmalı. Sonrasında ders kitabı yazımını bu kelime ve kavramlar dünyası üzerinden inşa etmemiz gerekiyor.
Maarifimiz, neslimizin kültürümüzü ve kimliğimizi geleceğe taşıyabileceği sahih bir Türkçe öğretimine dayanmalı.
Adnan İPEKDAL
Kara Samsun’un Beyaz Türkleri
Ömer Naci Yılmaz
Motorcu Derviş
Öztürk Samuk
Kudüsün Son Askeri Onbaşı Hasan
Adnan ÖZ
Muhammed salah lige heyecan katacak!
Recep YAZGAN
AHBAP America İnc.
Aydın Babacan
Sınırların Hikmeti
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Zaman mı Akıyor, Yoksa Biz mi Geçip Gidiyoruz!
Mehmet Ali Çamoğlu
Batı’nın Dijital Vebalı
Vehbi KARA
Cuma Hutbesi ve Bidat
Songül KARAMAN
Motivasyonda Dijital Devrim-1
Özlem Gürbüz
Her İzleyen Destekçi Değildir
Nihat Güç
Münevver İnsan
Bülent ERTEKİN
"Pamuk Eller Cebe" Demeden Önce Bir Kez Şadırvana Bakın!
Aydın BENLİ
İnsan En Çok, Sevdiği İnsanın Sözüyle Kırılır
Halil MERT
Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…
Recep Ali AKSOYLU
Fiyatlandırmada Ölçüyü Kaçıran İşletmeler
Eyüphan KAYA
Ak Parti Emin Ellerde
Hamdi TEMEL
Gelenekten Bilime Uzanan Bir Yolculuk
Mehmet Nuri BİNGÖL
Kalbin Gerçek Sığınağı Allah'tır
Seyfettin BUDAK
Hakikati Buldum Demek Tanrı’yı Kaybetmek mi?
Ahmet SAĞLAM
Zina Çeşitleri
Mehmet BOZKURT
Ne Oluyor Bize!?
Hüseyin KURT
Atatürk’ün Adıyla, Üniter Devletin Temelleriyle Oynanamaz
Fatih ORUÇ
TAGUT
Abdulkadir MENEK
Huzur Ve Sevginin Adresi: Aile
Ravza ZEYBEK
Bir Milletin Tekrar Destan Yazması
Hasan KARADEMİR
Persona Ve Gölge: Fethullahçilik Örneği
Kadir Erol
Ahbap, çavuş ve dahi kızılay...
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)