Türkiye’de bir üniversiteye rektör olmak demek; bir ilmî kurumun sorumluluğunu yeterlilikleri ile karşılayabilecek kimse olmak demektir. Bu sorumluluğa namzet/talip ismin amme vicdanında ‘kifayet’ duygusunu karşılayabilmesi gerekir. Rektörlük makamı; ilmî, idarî ve medeniyet perspektifi olan, yerel ve küresel vizyon gerektiren, oldukça spesifik meselelere hakimiyeti içinde barındıran, millet ve insanlık sorumluğuna sahip, ülke hedefleri çizebilme yeterliliği taşıyan bir ‘kimlik’ gerektirir. Rektörlük makamını işgal edecek ismin, psikoloji testlerini geçebilecek ‘şahsî, ailevî yeterlilik ve asabiyeye’de sahip olması gerekir.
Burada sözkonusu olan, üniversitelerimiz özelinde milletçe ortak geleceğimizdir. Öncelikle bir gerçeğin anlaşılır olması gerekiyor. Bugünkü üniversitelerimizin gen ve genetiği hangi temeller üzerine kuruldu? Hangi gerçeklikler, üniversitelerimizin kuruluşuna yön verdi? Üniversitelerimizden sistematik beklentiler nelerdir? Günümüzde rektör atamaları hangi motivasyonlarla yapılmaktadır?
Açık ve adil toplumlarda cevaplanması gereken suallerdir bunlar.
Bu sorulara verilecek cevaplar, üniversitelerimizle ilgili daha anlaşılır bir zihin haritası oluşturmamıza yardım edecektir.
Bu konuya giriş yaparken, konuyla alakası bakımından merhum Ayvaz Gökdemir’den bir hatıra nakletmek istiyorum. Kendisi, Türkiye’ de ilim, idare, eğitim alanındaki hizmetleri ile var olmuş, entellektüel bir isimdi. Siyaset sonrası emekliliği döneminde tecrübe ve birikimlerini, çeşitli kültür ve edebiyat ortamlarında zaman zaman paylaşıyordu. Bir gün Ankara’da bir kültür meclisinde genel müdürlüğü ve bakanlığı döneminde yaptığı işlerle ilgili sohbet oldu. Orta Asya ile ilgili oynadığı roller, Enver Paşa’nın mezarının Türkiye’ye nakli, başka bazı hatıraları ve umura dair yaptığı işler konuşuluyordu. Söz bir ara eski Sovyet Cumhuriyetleri ve bilim ilişkisine geldi. Bir merak ile konuya dair gözlemlerini sordum. Konuyu açıklayan uzun anlatımları oldu. Ancak söz arasındaki bir anekdot hafızamda yer etti. Ayvaz Bey, ‘’Türkmenistan’da Sovyet döneminde üniversitede çalıştığını söyleyen bir akademisyene, branşını sordum’’ dedi. Ne cevap aldınız, dedim: ‘’Bana on sekizinci yüz yıl sınıf mücadeleleri tarihi profesörü idim, dedi.’’ Diye bir cevap verdi.
Bu cevap benim açımdan, Sovyetler’in yıkılışını sembolize eden ve hiç başka bir izaha gerek bırakmayan en özlü açıklama oldu. O tarihten beri de, zihnimde bu cümle asılı kalmıştı. Üniversitenin parti ideolojisini doktirine ederek, bunu da ‘bilim’ diye enforme etmesinden başka bir şey değildi, bu söylenen. ‘Bilimin bir kalesi’ olması gereken üniversite, kominist sistemde ‘ideolojinin bir kölesi’ haline getirilmişti. Bu ideoloji sistemi, üniversiteyi oluşturulmuş sunî gerçeklikler etrafında ‘tavaf’ ettirdikleri bir yapıya büründürmüşlerdi. O gidişinde sonu, bütün dünyaya malumdu.
Akademik dünya ve üniversiteler deyince zihnimde, ülkenin başbakanının asıldığı 27 mayıs darbe dönemi canlanır hep. 27 Mayısın hemen ertesi günü darbeciler, içinde hukuk hocalarının da olduğu bir akademisler gurubunu, uçaklarla Ankara’ya getirirler. İstekleri basittir!!! ‘’Biz darbe yaptık, siz gerekçe bularak darbemize meşruiyet oluşturun!’’ Onlarda, ‘hay hay emir başüstüne’ selamı çakarlar. Arkasından, ‘’Demokrat Parti Anayasa’yı çiğnediği için meşruiyetini kaybetmişti’’ anlamına gelecek bir darbe destek bildirisi yayınlarlar!. Yani ‘hukuk dışılığı’ bizzat ‘hukuk hocalarının’ savunduğu çok çarpık bir zihin hali ile darbeye destek çıkılır. Ne yaman çelişki demek ‘bu ruh’ halini açıklamaya yetmez. ‘Bir cinnet hali bu’ demek daha yerinde olur sanırım. Bu bildiriye hukuk namına o zaman imza atanlardan biri de merhum Başgil hoca ile aynı fakültede görev yapan iki isimli, upuzun soyisimli bir profesördür. Başgil Hoca, hatıralarında ‘o ismi’ anlatırken, ‘’Recep Peker’in yanında akademik kariyerine başlayan biri.’’ Diye tarif eder. Recep Peker’i, 1933’te Üniversite Reformu adıyla yapılan düzenlemelerden sonra, partinin genel sekreteri sıfatıyla, İstanbul Üniversitesinde ‘parti ideolojisi’ dersleri veren isim olarak görmekteyiz. İşte bugünkü üniversitelerimize kaynaklık eden o zamanın üniversite temelleri, ‘parti ideolojisi’ üzerine atılmıştır. Öğretim üyesi alımında, parti ideolojisine bağlılık esas alınmıştır. Bugünkü üniversitelerimiz, kuruluş genetiğinde ilimi/bilimi değil, ‘ideoloji’yi esas alan kadro, sistem ve felsefe üzerine kurulmuştur. Hatırası hep aziz kalsın, alan hocalarımızdan Prof. Dr. Hüsamettin Aslan 2003 yılında yazdığı makalede bu durumu şöyle açıklamakta:
‘’(…)öncelikle ihtiyaç yeni devlete yeni bir resmi ‘’ideolojik’ temel, başka bir söyleyişle bir meşruiyet temeli sağlamak, modern bir bürokratik kadro yetiştirmek(…) öncelikli sorun üniversiteyi dünya üniversiteleri ile rekabet misyonuyla donatmak değil, Osmanlı geçmişinin, geleneğinin ve dinin, kısacası eski zihniyetin temsilcileriyle mücadeleyi kolaylaştıracak ‘’politik ve kültürel’’ bir silaha sahip olmaktı.’’ Kuruluş felsefesi, ideolojik temellerden beslenen ‘politik’ ve ‘kültürel’ silaha dönüştürülmüş insanlar yetiştirmek hedefi olan bir anlayış vardır bugünkü üniversitelerin temelinde.
19. Yüzyılda başlayan ideolojiler çağı, Sovyetler Birliği’nin 1989’da yıkılışı ile kapanmıştır. Türkiye’de kısaca ’altı ok’ olarak anılan ‘çerçeveyi’ ya da ‘çevrelemeyi’, artık ideologları bile savun/a/mamaktadırlar. Konu tamamen ilmî, fikrî perspektiften ele alınıp temellendirilmesi gereken bir meseledir.
Türkiye’deki mevcut durum, temel bir paradigma değişikliğini gerektirmektedir. Türkiye’nin çağın önüne geçebilmesi için, hedef tazelemesi gerekmektedir. Türkiye’nin yeni bir mefkûre ortaya koyarak, çağı kucaklayacak bir perspektif oluşturması gerekmektedir. Üniversitelerimizin ve eğitim sistemimizin üzerinde boyunduruk haline gelen ‘ideolojik’ yapı kaldırılmalıdır.
Çağın idelolojik serpintilerinden kurtulmuş ve ‘özgür’, hüküm çıkarabilme kabiliyeti taşıyan, düşünen, fikreden, fikir imal edebilme kabiliyeti taşıyan insan hedefli bir üniversite düzenlemesi yapılmalıdır. Tüm rektör atamalarında bu idealler, birer kriter olarak konulmalı/istenmelidir.
Biz buna kısaca ilim temelli yeni bir üniversite ve maarif sistemi diyoruz. Dünyanın 4. nesil üniversitelere doğru evrildiği bir çağda, mevcut yapısı ile üniversitelerin Türkiye’yi idare, sistem, ilim ve en önemlisi zihniyet olarak taşıma kapasitesi bulunmamaktadır. Mevcut şartlar altında bu dünya da ilim yapıl/a/mayan, teknoloji üretemeyen ülkelerin ayakta kalması mümkün değildir. İlim/bilim yapmanın lokomotif gücü üniversitelerdir. Çağın önüne geçebilmek,ancak ‘bilgi’ ile mümkündür. Bunun da yolu, insanlarımızın akıl yürütüp, fikir üretebilecekleri, hür kürsülerin olduğu, paradigması, perspektifi ve zihniyeti yenilenmiş ‘üniversiteler’ kurmaktan geçmektedir. Mesele temelden yapılandırmayı gerektirmektedir. Bilinenlerin tekrar edildiği dogmatik yapılardan değil.
Bu ıslah/reform Türkiye için bir beka meselesidir.
Elan ülkemizdeki rektör atamalarını hangi saiklerin yönlendirdiğini, doğrusu bilmiyoruz. Dünya ile rekabet edebilecek, insanlarımızın hayırda yarışabileceği, medeniyet perspektifimizi taşıyan, bizi bir üst lige taşıyacak üniversite ıslahı, elzem hale gelmiştir. Türkiye’nin bunu başarabilecek ilmî ve insanî kapasitesi mevcuttur.
Üniversite sistemimizde mutlaka sorgulama/hesap sorma/ hesap verme mekanizmaları oluşturulmalıdır. Ülkemiz ancak bu yolla, ilim burcuna bayrağı dikebilecek Ulubatlıları çıkarabilir.
Bu devrin idare ve ilmiyesine düşen, gençliğin eline ilim bayrağını vererek, dikeceği burçlarla önündeki engelleri kaldırmaktan ibarettir.
Sağlıcakla kalın.
Öztürk Samuk
Kâinatın mucizevi sırrı ‘Zamzam’
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Eyüphan KAYA
Pansuman Tedbirlerle Aile Muhafaza Edilemez
Recep YAZGAN
Samsun BİLSEM’de Sahipsiz Bırakılan Yetenekler
Mehmet BOZKURT
Tarih konuşuyor, alınacak dersler var-2
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Kadir Erol
İnsâni Yardım....!
Seyfettin BUDAK
Kimse görmeyecekse hâlâ iyi kalabilir misin!
Halil MERT
Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası
Aydan KURT
Müsait Değilim
Hasan KARADEMİR
ÜÇ FIKRA
Ömer Naci Yılmaz
Kürt Kadını
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Mehmet Ali Çamoğlu
Akıl Oyunları, İlahi Hesap ve Geçilen Tövbeler
Songül KARAMAN
BEKLER KABEM
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Hüseyin KURT
Bir Yanlışı Eleştirmek, Diğerini Savunmak Değildir
Özlem Gürbüz
Kurban Bayramı Ve Manevî Değerlerimiz
Gülay ÇETKİN
Denizli Eğitim Gücü Sen’den Proje Okulu Çağrısı
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Aydın BENLİ
Çok Gerginiz Çok!
Adnan ÖZ
Bu sezon samsunspor’a yakıştı!
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Mehmet Nuri BİNGÖL
En Büyük Miyar: Kanaat
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Memiş OKUYUCU
İyilikle İyileştirerek Eğitim
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet SAĞLAM
Din Düşmanlığı
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)