Bir Dönüştürme Projesi Köy Enstitüleri

Memiş OKUYUCU

19-04-2020 13:26

17 Nisan 1940 tarihinde Köy Enstitüleri kuruldu. Köy Enstitüleri, maarif tarihimizin  belki de en çok tartışılan eğitim/maarif projesi oldu.

11 yaşında köylerden, ailelerinden alınan  çocukların,  Türkiye çapında kurulan 16 Köy Enstitüsünde yetiştirildikten sonra tekrar köylerde görevlendirildiği sistemin adıdır Köy Enstitüleri.

Yetiştirildikleri dönem de hedef kitle, ülkenin yüzde sekseninin köylerde  yaşadığı bir ortam ve yapıyı kapsamaktaydı. Bu okulların amacı, zamanın yöneticilerinin deyimi ile ‘uygarlık ışığı’ götürmek  gibi müphem ve içeriği oldukça efsane  bir niteliğe büründürüldü.

Köy Enstitülerinin psikolojik arka planında, yüz yıllık bir aydın halet-i ruhiyesinin hali pürmelalini görmek mümkün. Bu hali tasvir eden en iyi ifade sarsılma, savrulma ve panik halinde bir aşağılık duygusudur. Geri kalmanın nedenini metotlarda, çabada, keşifde, çalışmada değil kendinde ve  kimliğinde aramak gibi nakıs bir halin tüm yansımalarını bu projede görmek mümkündür.

O nedenle Köy Enstitüleri projesi,  çare ve çıkış değil,  tıkanma getirdi.

Bu dönüştürme projesinin dönem muadillerinden birini hayata geçirenlerden biri de Sıdıka Avar’dır.

O dönemi sembolize eden isimlerdendir Sıdıka Avar.

Hikayesi İzmir kadınlar hapisanesinde başlar. Görevlendirildiği  her koğuşu, güçlü eğitim ve insani ilişkileri ile  sükunete kavuşturan eğitmen olarak  tanınır, şöhret bulur. Keşfedilir. Hakkında misyonerlik iddiaları da ortaya çıkar.

Bu iddialar bizzat yüzüne söylenmesine rağmen, sarfınazar edilir. Bingöl, Elazığ ve Tunceli’nin  dağ köylerini bizzat gezerek köy çocuklarını toplayıp yetiştirmek üzere Elazığ’da görevlendirilir. Kendisi tam da istenileni yapar.

Elazığ Kız Enstitüsünde  bölgeden topladığı çocukları ‘dönüştürerek’ yetiştirir. Kıyafetini, kültürünü, bakışını değiştirerek ‘batıcılaştırma’  misyonu ile yüklenip  tekrar bölgede görevlendirilir bu köy kızları.

Köy Enstitülerinin mezunları da hakeza, geldikleri  köylerden manevi, kültürel ve insani  bağları büyük ölçüde koparılmış ve ‘dönüştürülmüş’  olarak tekrar bölgelerine, köylerine döndürülür. Bu ülke çocukları aldıkları eğitimin bir gereği olarak, halkı kendileri gibi ‘dönüştürülesi ve değiştirilesi’ kesim olarak görmeye başlamışlardır.

Böyle bir hareket noktası ihtiva eden bakış neticesi, halkla bağlantı ve münasebet kuramadılar/kurmakta zorlandılar.

‘Halk için’ yetiştirildiler ama ‘halka rağmen’ oldular...

Halktan bu kopuş neticesi köy şartlarına uygun yetişme tarzları da, yeterli ölçüde verime ve performansa  dönüştürülmedi.

Durum böyle olunca bir ‘dönüştürme’ projesi olarak başlayan sistem  yürümedi ve tıkandı. Halka ulaşamadı.

Netice de Köy Enstitüleri bizzat sistemin kurucuları, proje müellifleri tarafından 1947 senesinde kapatıldı.

Ancak üzerinden 73 yıl geçmiş olmasına rağmen Köy Enstitüleri üzerinde halen ‘romantik’ bir tartışma yürütülmektedir.

Bu okullardan yetişen öğretmenlerin dil, kültür ve kimlik üzerine hizmetlerini mahfuz tutalım. Muhtevası ve seküler karakteri hep tartışılarak bugünlere gelindi.

Oysa ülkenin uzak dağ başlarında kurulan okullarla nasıl bir şehirli toplum kurulabilirdi? Şehirden, cemiyetten uzakta dağ başlarında kurulan okullarda  hangi şehirli bir medeniyet projesi hayat geçirilebilirdi ?

Dünyanın neresinde ‘dönüştürme’ projeleri başarıya ulaşmıştır? Bütün  bunlar ilmi insani ve ülke gerçekleri ile örtüşecek şekilde araştırılmalı. Bu alanlardaki veriler, bir tecrübe olarak araştırmalar  ışığında ortaya konulmalı.

Bendeniz de bir öğretmen lisesi mezunu(Pazarören 1982)  olarak bu okulların gerçekçi ilmi neticelerinin ortaya konulmasını merak eden biri olarak düşüncelerimi ortaya koydum. Biz nebze düşünme alanımıza katkı umuduyla.
Sağlıcakla kalınız.

DİĞER YAZILARI İyilikle İyileştirerek Eğitim 01-01-1970 03:00 Kapitalizmin Cinneti Sahillerimizi Vururken! 01-01-1970 03:00 Zübeyir Yetik’in Ardından… 01-01-1970 03:00 Türkçe Tartışmak Türkçeyi Tartışmak 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında muallim mahir iz 01-01-1970 03:00 Ölümünün 50. Yılında muallim mahir iz 01-01-1970 03:00 Eğitimde Üç Zarf ve Empatik Bir Müzakere 01-01-1970 03:00 Yeni Müfredat Taslağı Nasıl Bir Model Sunuyor? 01-01-1970 03:00 Eğitim ve Maneviyat 01-01-1970 03:00 Maarif Muhiti, Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Maarifin Türkçesi 01-01-1970 03:00 Millî Eğitim Şûrası Üzerine 01-01-1970 03:00 Hârezmî Eğitim Modeli 01-01-1970 03:00 Ankara’da Bir Eğitim ‘Ada’sı 01-01-1970 03:00 Bir Fikir Adamı Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Türkiye'de Şehirli Dindarlık 01-01-1970 03:00 Doğunun Yedinci Adami: Mehmet S. Aydin 01-01-1970 03:00 Istiklal Marşi Ve Akif’in Öğretmenliği 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Bir Üniversiteye Rektör Olmak 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Zaman Efendisi: Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Tarihe İz : Muallim Mahir İz 01-01-1970 03:00 Eskimeyen Zaman Efendisi: Ali Fuad Başgil 01-01-1970 03:00 Kalpten Gelen Bir Söz 01-01-1970 03:00 Maarif Televizyonu 01-01-1970 03:00 Muallim 01-01-1970 03:00 Bir Maarif Adami Olarak Mustafa Öcal 01-01-1970 03:00 Boğazköprü’de Yanaşık Düzen Ya Da Bir Fasl-I Cenaze 01-01-1970 03:00 Tıp Dili Bizim Neyimiz Olur? 01-01-1970 03:00 Eğitimin Ele Alinacak Yani 01-01-1970 03:00 Dünyanin Sahili Selameti: Kalkınmış Türkiye 01-01-1970 03:00 Evvel Giden Ahbaba Selam Olsun 01-01-1970 03:00 Üniversiteler Türkiye’ye Ne Zaman Yetişir? 01-01-1970 03:00 Vakar Abidemiz: Ayasofya Camii 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Temel Eğitim Meselesi: Meslekî Eğitim 01-01-1970 03:00 Geleceğin Meslekî Eğitimi: Büyük Türkiye 01-01-1970 03:00 Meslekî Eğitim Üniversitesi 01-01-1970 03:00 Mütehassis Olmayan ‘Eğitim Uzmani’ Olur Mu? 01-01-1970 03:00 Kıran Günlerinde Meşk Ve İçe Yolculuğumuz 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Sistem Ve ‘Yenilmişlerin’ Düzeni 01-01-1970 03:00 Bir Dönüştürme Projesi: Köy Enstitüleri – 2 01-01-1970 03:00 Ederini Tüketen Düzen Ve Biz 01-01-1970 03:00 Akif’in Türkiyesi, Türkiye’nin Akif’i 01-01-1970 03:00 Yüzümüzü Ak Edecek Bir Söz 01-01-1970 03:00 Üreten Nesil Çağı Yönetir 01-01-1970 03:00 Kalbinin Dili Olmayan Şair: Akif 01-01-1970 03:00 Münevver Ya Da Çınlayan Nağme Olmak 01-01-1970 03:00 Tuba Ağaci, Bambu Ağaci 01-01-1970 03:00 Tarihin Inkilap Etmesi 01-01-1970 03:00 Geleceğin Dünyasi 01-01-1970 03:00 Gelişler Ve Geri Gidişler 01-01-1970 03:00 Hak Temelli Bir Reforma Doğru 01-01-1970 03:00 Söylesem Tesiri Yok, Sussam… 01-01-1970 03:00 Maarif reformu neden şart? 01-01-1970 03:00 Yazmak Ve Yazarak Yaşamak 01-01-1970 03:00 İlim iktidarı, memleketin imarıdır! 01-01-1970 03:00 Maarifin ahlâkı var mı? 01-01-1970 03:00 Maarifin örfü yok Orff’u var! 01-01-1970 03:00 Eğitimde Dezavantajlı Gruplar Ve Maarifin Adaleti 01-01-1970 03:00 Dört çeker, ne kadar çeker! 01-01-1970 03:00 O şehre varmaz isek! 01-01-1970 03:00 Durduramayacaksınız! 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Yurt dışı Öğrenci Perspektifi 01-01-1970 03:00 FETÖ’nün Eğitim Boyutu 01-01-1970 03:00 Maarifimize Çankırı Modeli 01-01-1970 03:00 Utangaç Sunumlu ‘Zoraki Ve İstendik’ İnsan 01-01-1970 03:00 Maarif nedir? 01-01-1970 03:00 Seçimin galibi: eğitim sistemidir! 01-01-1970 03:00 Eğitimi Terbiye Etmek 01-01-1970 03:00 Ecnebi memleketlere öğrenci gönderme meselemiz! 01-01-1970 03:00
haber medya kadın