Ruhi Çenet’in Hasidim Yahudileri’ni konu alan belgeseli 50 milyona yakın izleyiciye ulaştı.
Her YouTuber’a kolay kolay nasip olmayacak bir izlenme rakamı…
Hasidik Yahudiler hakkında ilk defa bir belgesel izlemiyorum. Daha önce Netflix’te yayınlanan ve belgesel niteliğinde olan Shtisel dizisini ve Unorthodox’u izlemiştim.
Netflix dizi ve filmleri sayesinde böylesine kapalı bir toplum hakkında benim gibi çok kişi bilgi sahibi olmuştu.
Bugün Çenet belgesindeki etki, Unorthodox ile sağlanmaya çalışılmış ancak o kadar başarı sağlayamamıştı.
Ruhi Çenet’in çalışması, bu topluluğun görünmeyen yönlerini netlikle ortaya koyuyor.
Kültür tanımını dahi yapamayan, kültür bilimiyle hayatının herhangi bir döneminde ilgilenmemiş olanlar; Sosyal Antropoloji ile uzaktan veya yakından alakası bulunmayanlar, kendi bakış açıları, bilinç düzeyleri ve siyasi kimlikleri penceresinden bu yaşam biçimine bakarak olumsuz yargıda bulunmayı kendilerine görev edineceklerdir.
Avrupa’nın kalıplaşmış mükemmeliyetçiliği ve seküler referanslı toleranssızlığın getirdiği şiddet duygusu, maalesef Birleşik Devletler toplumuna da bulaşmış.
Bugün Hasidiklere gösterilen reaksiyoner davranışların kökeninde, çok eskilere dayanan ırkçı yaklaşımın izleri var.
Birileri Antisemitizmi sadece Hasidim'lere özel olarak hortlatmaya çalışıyor olmasın?
Belgeseli çekmeden önce Sayın Çenet 'in geri plandaki muhtemel hesapları ve bu işin nereye gideceğini fark etmemiş olabileceğini düşünüyorum.
Hasidim Yahudileri, kendi değerlerine göre çelişkisiz bir hayat yaşamaya çalışıyor. Günümüz teknolojisini yaşamlarına sokmamak için buldukları yöntemlerle Bypass etmişler.
Bir Hasidik için yaşamak, Allah’a ibadet etmek demektir ve onun dışındaki yaşamın anlamı yoktur.
Bu bakış açısına saygı gösterilmese de toplum içinde var olan bir mezhebe mensup insanların, kendi anlayışları içinde (suça karışmamak ve başkalarına zarar vermemek kaydıyla) yaşamasına fırsat verilmesi gerekir.
Aynı şekilde toplumun genel akışına ters yaşayan başka dini gruplar da var; Mormonlar, Amişler… vb. Onlara bu kadar tepki gösteren yok.
Ruhi Çenet bu belgeseli kişisel başarısı için yapmış olmalı. Fakat onların arasına, kapıdan geçerken girebilmesi mümkün değil. İşin mutfağında neler yaşandı, bilemiyoruz.
Hasidim Yahudileri 19. yüzyılın sonlarında yaşamış, Seküler - Sosyalist gazeteci olan Theodor Herzl öncülüğünde yükseltilen Siyasal Siyonizm’i kabul etmedikleri; Filistin halkına uygulanan zulmü her fırsatta kınadıkları; Kudüs’ün Müslüman mahallelerine afişler asarak aynı topraklarda birlikte yaşama isteğine sahip oldukları biliniyor.
Ruhi Çenet keşke bu soruları da onlara sorabilseydi...
Hasidimlerin önemli özelliklerinden biri de askere gitmemek. Askerlikten muaf olmaları, saldırgan İsrail siyasetini çileden çıkaran bir durum. Bugün bu topluluğa en fazla karşı olanlar, aslında bugünün Siyasal Siyonistleri’dir.
Düşünebiliyor musunuz?
Bir Türk YouTuber, hiç kimsenin giremeyeceği yerlere girerek çekimler yapıyor. Ardından o belgesel 50 milyon izlenmeye ulaşıyor ve milyonların arasında Amerikalılar da var.
Belgeselin ardından Hasidik Yahudilere karşı adeta bir cadı avı başlatıldı. Brooklyn sokaklarında yürüyen Hasidikler dayak yemeye başladı.
Olaylar zincirine bakıldığında, birileri arka planda sanki bir şeyleri önceden hazırlamış gibi görünüyor.
Ruhi Çenet kendisine yapılan teklifi, başarılı bir YouTuber olarak elbette kabul edecekti. Fakat belgeselin bu kadar olay yaratacağını; ardından kendisine güvenerek kapılarını açan insanların, hazırlanan içerik yüzünden yollarda saldırıya uğrayacağını tahmin etmemiştir.
Çenet’in bitmek bilmeyen enerjisi, önde olma, bir tık daha fazla alma hırsı; kendisinin de haberi olmadan, Filistin zulmüne ve Netanyahu politikalarına karşı olan kocaman bir toplumun aleyhine kullanılmış gibi bir durum var ortada.