Türkiye’yi sarsan, yayınlandığı saatlerde sokakların adeta boşaldığı “Kurtlar Vadisi” dizisinin bir bölümünü dahi izlememiştim.
Ta ki Remzi Sanver’in 2024 yılının Kasım ayında paylaştığı Mehmet Karahanlı fotoğrafını görene kadar…
YouTube üzerinden yaklaşık 11 bölüm izlemeye dayanabildim. Laz Ziya, nostaljik pikabı ve aralara serpiştirilmiş güçlü cümleler olmasaydı, muhtemelen o kadarına bile tahammül edemezdim.
Birkaç oyuncu dışında, bana göre son derece zayıf bir oyunculuk sergilenmiş. Senaryo da aynı şekilde tartışmalı.
Örneğin konsoloslukta görev yapan bir istihbaratçıyı ölmüş gibi gösteriyor, ardından yüzünü değiştirerek eski sosyal çevresine geri gönderiyorsunuz. Adam eski evini, kendisini büyüten aileyi, hatta eski kız arkadaşını izliyor; fakat hiçbiri onu tanımıyor.
Saçmalığın da ötesinde… Olacak iş değil!
Her ucuz mal gibi bu dizi de haddinden fazla alıcıya ulaştı.
Ancak bugün geriye dönüp baktığımızda, o dönem sıradan bir televizyon dizisi olarak izlenen yapımın senaryosunda bazı çevrelere yönelik ciddi mesajlar bulunduğu iddiaları daha fazla tartışılıyor. Gerçeklikle birebir örtüşmeyen bir hikâyenin içerisine, bazı gerçek kişi ve olaylara gönderme yaptığı düşünülen unsurların yerleştirildiği öne sürülüyor.
Dizinin genel örgüsüne bakıldığında, bazı grupların devletin müesses nizamını kendi amaçları doğrultusunda değiştirme çabalarının işlendiği görülüyor.
Bu noktada Kaşif Kozinoğlu’nun şüpheli ölümünün dizideki "Kaşifoğlu" adlı karakterin senaryo gereği öldürülüşünden iki gün sonra gerçekleşmesi makul şüphe sayılarak adli soruşturmaya neden oldu.
Dizideki masonik göndermeler
Kurtlar Vadisi’nin hikâyesinde mason localarının da dikkat çekici bir yeri var.
Dizinin arka planında FETÖ bulunduğuna yönelik çeşitli değerlendirmeler yapılmış olsa da, bölümlerde işlenen masonlukla ilgili temalar da senaryonun dikkat çekici unsurları arasında yer alıyor.
Burada benim açımdan asıl soru şu:
Masonlukla ilgili bu sahneler yalnızca senaryonun bir parçası mıydı, yoksa izleyiciye verilmek istenen başka mesajlar mı vardı?
Remzi Sanver’in, dizide Mehmet Karahanlı karakterini canlandıran Zafer Ergin ile birlikte verdiği bir pozun ardından, Ergin’in de masonlukla bağlantılı olduğu yönünde çeşitli iddialar gündeme getirildi. Ancak bir fotoğrafın tek başına böyle bir üyeliği doğrulamayacağını özellikle belirtmek gerekir.
Yıllar önce uzun sohbetler etme imkânı bulduğum, 33. derece masonlardan merhum Teoman Güre ise zaman zaman bu diziye danışmanlık yaptığını anlatırdı.
Hatta bazı önemli oyuncuların Ankara’ya geldiklerinde kendisini ziyaret ettiklerini söylerdi.
Güre, dizide masonlukla ilgili sahnelerin oluşturulması sırasında senaristlere çeşitli yönlendirmelerde bulunduğunu da bana anlatmıştı.
Elbette bunlar benim kişisel tanıklığım ve bana aktarılan bilgilerden ibaret. Bu nedenle söz konusu anlatımların ayrıca doğrulanması gerekir.
Asıl soru hâlâ ortada
Dizinin yayınlanmasının üzerinden yıllar geçtikten sonra senaristlerin ifadelerine başvurulması ve bazı sahnelerin FETÖ’ye gönderme yaptığı iddialarının araştırılması dikkat çekici.
Fakat aynı dizide yer alan masonik temalar ve göndermeler neredeyse hiç tartışılmadı.
Oysa burada cevaplanması gereken bazı sorular var:
Senaristler FETÖ’ye ilişkin tezleri bilinçli olarak dizinin dokusuna mı yerleştirdi?
Masonlukla ilgili sahneler hangi amaçla senaryoya dahil edildi?
Bu iki başlık arasındaki benzerlikler gerçekten tesadüf müydü?
Yoksa izleyiciye farklı kanallardan, farklı mesajlar mı aktarılmak isteniyordu?
Bunların tamamı araştırılmaya değer sorular.
FETÖ ile birlikte dizide sıkça atıfta bulunulan masonluk temasının hangi amaçla kullanıldığı, bu iki yapının aynı kurgu içerisinde neden yan yana getirildiği ve senaryoda gerçek kişi ve olaylardan ne ölçüde yararlanıldığı, dönemin senaristleri ve yapım ekibinin bilgileriyle birlikte incelenecektir.
Bazen bir senaryo, döneminin siyasi ve toplumsal atmosferinin aynası olur.
Bazen de yıllar sonra dönüp baktığınızda, ekrana serpiştirilmiş birkaç cümlenin, bir fotoğrafın veya bir karakterin neden özellikle oraya konulduğunu merak edersiniz.
Kurtlar Vadisi de benim için bugün tam olarak böyle bir soru işareti.