Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl…

Halil MERT

01-08-2026 19:48

 

 

Necip Fazıl:

“Ey düşmanım, sen benim ifade ve hızımsın;

Gündüz geceye muhtaç, bana da sen lazımsın!”

Siyasette ve jeopolitikte "düşman", sadece çatışılan bir unsur değil; kitleleri konsolide etmenin, sınırları yeniden çizmenin, deniz hatlarını tutmanın ve işgalleri meşrulaştırmanın en kullanışlı aracıdır. Emperyal akıl, varlığını ve müdahalesini sürdürebilmek için her zaman kontrol edilebilir bir düşmana ihtiyaç duyar.

Amerika Birleşik Devletleri, özellikle 11 Eylül Saldırıları’nın ardından tam da bu öğretiyi devreye soktu. Bir gecede üretilen ve küreselleştirilen "kurgusal düşman" algısı; önce Afganistan’ın, ardından Irak’ın ve nihayetinde tüm Orta Doğu’nun taraflı bir illüzyonla ateşe verilmesinin gerekçesi yapıldı.

 

Düşman Tesadüfen Mi Ortaya Çıkar?

Uluslararası ilişkiler tarihine baktığımızda, düşmanlıkların tamamının kendiliğinden ortaya çıkmadığını görürüz. Devletler bazen gerçek tehditlerle mücadele ederken, bazen de oluşan tehdit algıları üzerinden güvenlik politikaları geliştirirler. Tarih boyunca propaganda, psikolojik harp, istihbarat faaliyetleri ve vekâlet savaşları, büyük güç rekabetinin ayrılmaz parçaları olmuştur.

11 Eylül 2001 saldırıları bu açıdan yalnızca Amerika Birleşik Devletleri'ne yapılmış bir terör saldırısı değildir. Aynı zamanda uluslararası sistemin yeniden şekillendiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Afganistan ve Irak müdahaleleriyle birlikte Orta Doğu'nun dengeleri değişmiş, yeni çatışma alanları ortaya çıkmıştır.

Ancak bugün asıl sormamız gereken soru şudur:

Bu coğrafyanın insanları neden sürekli birbirinin düşmanı hâline geliyor?

 

Yüz Yıl Önce Aynı Devletin İnsanlarıydık

Bugün Irak, Suriye, Filistin, Ürdün, Lübnan ve Hicaz olarak bildiğimiz coğrafya, yaklaşık yüz yıl önce aynı devletin sınırları içindeydi.

Aynı medeniyetin mensuplarıydık. Aynı kıbleye dönüyorduk. Aynı tarihî hafızayı paylaşıyorduk.

Bugün ise yapay sınırların ayırdığı devletlerde yaşayan insanlar, çoğu zaman birbirlerini tehdit olarak görüyor. Bu değişimin sadece askerî veya siyasî sebeplerle açıklanması mümkün değildir.

Kimlikler değişti. Algılar değişti. Öncelikler değişti. Ve en önemlisi; zihinler değiştirildi.

 

Düşman İmalatı ve "İngiliz Aklı"

ABD’nin bugün sahadaki uygulamaları, telif hakkı "İngiliz aklına" ait olan klasik bir BÖL-PARÇALA-YÖNET operasyonudur. İngiliz stratejik aklı, tarih boyunca sadece kendi müttefiklerini değil; karşıtını, düşmanını, sağını, solunu ve hatta radikal unsurlarını bizzat tasarlayıp kontrol etme yeteneğiyle öne çıkmıştır.

Zıtlıkları yönetmek, doğrudan yönetmekten her zaman daha ucuzdur. Yemen ile Suudi Arabistan’ı, İran ile Körfez hattını birbiriyle çatıştıran, meşruiyetini bu gerilimden alan dinamiklerin arkasında tam olarak bu akıl yatmaktadır. Sahada tetiği çekenler yerel aktörler olsa da senaryoyu yazanlar ve silahı tedarik edenler küresel vesayet odaklarıdır.

 

Yüz Yıllık Parçalanma: Biz Nasıl Bu Hale Geldik?

Bu noktada, bu coğrafyanın çocukları olarak kendimize şu yakıcı soruyu sormak zorundayız:

Henüz 100 yıl önce aynı sancak altında, büyük Osmanlı devletinin eşit vatandaşları olarak yaşayan bizler; nasıl oldu da masada cetvelle çizilmiş yapay sınırların arkasına saklanıp birbirimize amansız düşmanlar haline geldik?

Kendi tarihimize, kültürümüze ve ortak geleceğimize yabancılaştırılmamız tesadüf değildir. Bizi birbirimize kırdıran irade, sınırlarımıza dikenli teller çekmekle kalmamış; zihinlerimize de aşılması imkânsız duvarlar örmüştür.

 

Karadeniz’den Kızıldeniz’e Gölge Oyunları ve İsrail-Ukrayna Senkronizasyonu…

Günümüzde çatışmalar artık sadece kara sınırlarında yürütülmüyor; ticaret rotaları, boğazlar ve açık denizler doğrudan hedefte. Psikolojik harp ve "Sahte Bayrak" (False Flag) operasyonları, bölgeyi istikrarsızlaştırmanın ana enstrümanı haline geldi.

Küresel Vesayetin İki Yüzü: Ukrayna ve İsrail Senkronizasyonu: Son dönemde Ukrayna'nın Karadeniz ve çevresinde İran gemilerini/lojistik hatlarını doğrudan hedef alması, münferit bir askeri hamle değildir. Bu durum, İsrail ile Ukrayna’nın aynı merkezden yönetilen, birbirini tamamlayan senkronize bir stratejiyle hareket ettiğini gösteriyor. İsrail Orta Doğu’yu ateşe verirken, Ukrayna da Avrasya ve deniz hatlarında aynı küresel eksenin alt taşeronluğunu yürüterek denklemdeki aktörleri sıkıştırma görevini üstlenmektedir. Denizlerin ve Boğazların Jeopolitiği: Türkiye’nin kontrolündeki İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Akdeniz-Kızıldeniz hattı, küresel güçlerin iştahını kabartan ana merkezlerdir. Limanlara düzenlenen örtülü sabotajlar üzerinden İran’ın sorumlu tutulmaya çalışılması (ki İran bunu reddetmiştir) ya da İspanya ile Fas arasında sivillerin alet edildiği gerilimler, ABD ve İsrail’in Akdeniz ile boğazlar çevresindeki kontrolü ellerinde tutma arzusundan bağımsız düşünülemez.

İsrail ise coğrafyayı birbirine katmış, arkasına yaslanmış ve adeta piposunu tüttürerek Gazze’de bir halkı soykırıma tabi tutmaya devam ediyor. Yaklaşık 2 milyarlık nüfusa sahip İslam dünyasının; bir avuç İsrail kadar aklı, stratejisi ve birliği olmaması ise tarihin en acı tablosudur.

İspanya’nın Faslı sivillerle sıkıştırılması ne büyük bir Psikolojik Harp.. Bunu da vicdanlara tevdi ediyorum.

 

Irak’la Ticaret Hamlesi, Lider Vizyonu ve Dökülen Kadrolar…

Coğrafyadaki bu küresel kuşatmayı kırmanın yolu, bölgesel entegrasyondan ve ticaret koridorlarından geçiyor. Türkiye'nin Irak ile son dönemde imzaladığı stratejik ticaret anlaşmaları ve "Kalkınma Yolu Projesi" gibi hamleler, Basra Körfezi'ni Boğazlar üzerinden Avrupa'ya bağlama amacını taşıyan muazzam adımlardır.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, coğrafyanın kodlarını kavramış ciddi bir Türk devlet adamı olarak; Somali’den Sudan’a, Afrika’nın derinliklerinden Irak hattına kadar yapay sınırları aşan devasa bir jeopolitik vizyon ortaya koymaktadır. Ancak burada acı bir tablo ile karşı karşıyayız: Cumhurbaşkanı'nın bu küresel vizyonuna ayak uydurması gereken alt kadrolar tel tel dökülmektedir.

Nitekim Irak ile yürütülen kritik ticaret ve güvenlik anlaşmaları sürecinde, Haşdi Şabi güdümlü Irak Ulaştırma Bakanı’nın imza atmak istemeyerek kriz çıkarması ve diplomatik tıkanıklık yaşanması üzerine; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı bizzat ismiyle ikaz etmek zorunda kalması son derece düşündürücüdür. Lider, coğrafyayı birleştirecek ticaret hatlarını ve stratejik hamleleri ilmek ilmek işlerken; altındaki kadroların bürokratik ve diplomatik süreçleri yönetmekteki yetersizliği, vizyon ile saha arasındaki makası açmaktadır.

 

Psikolojik Harp Artık Savaşın Merkezidir…

Yirmi birinci yüzyılda savaş artık yalnızca tankla, tüfekle ve uçakla yapılmıyor. Bilgi silah hâline geldi. Algılar yönetiliyor. Toplumlar yönlendiriliyor.

Sosyal medya, dijital platformlar ve dezenformasyon faaliyetleri savaşın yeni cephesini oluşturuyor. Psikolojik harp artık cepheden daha önemli hâle gelmiştir.

Çünkü bir milletin zihni ele geçirildiğinde, topraklarını işgal etmeye çoğu zaman gerek kalmaz.

 

Gazze'den Yemen'e Aynı Jeopolitik Denklem…

Gazze'de yaşanan ağır insani kriz…

Yemen'deki çatışmalar…

İran-İsrail gerilimi…

Irak'taki kırılgan yapı…

Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları…

Bütün bu gelişmeler birbirinden tamamen bağımsız değildir.

Enerji güvenliği, deniz ticaret yolları, bölgesel nüfuz mücadelesi ve küresel güç rekabeti aynı jeopolitik tablonun farklı parçalarını oluşturmaktadır.

 

Boğazları Kontrol Eden Dünyayı Etkiler

Jeopolitiğin kalbi artık enerji koridorlarında atmaktadır.

Hürmüz Boğazı…

Babülmendep…

Süveyş Kanalı…

Türk Boğazları…

Bu geçiş noktaları yalnızca gemilerin geçtiği yerler değildir.

Bunlar dünya ekonomisinin ana damarlarıdır.

Bu nedenle bu bölgelerde yaşanan her kriz, enerji fiyatlarından küresel ticarete kadar bütün dünyayı etkilemektedir.

 

Kalkınma Yolu Projesi Neden Önemlidir?

Türkiye ile Irak arasında geliştirilen Kalkınma Yolu Projesi yalnızca bir ulaştırma projesi değildir.

Basra Körfezi'ni Türkiye üzerinden Avrupa'ya bağlayacak bu koridor, aynı zamanda yeni bir jeopolitik eksen oluşturma potansiyeline sahiptir.

Bu nedenle Irak ile yürütülen enerji, ulaştırma ve güvenlik iş birlikleri Türkiye açısından stratejik değere sahiptir.

 

Türkiye'nin Yeni Jeopolitik Açılımı

Son yıllarda Türkiye yalnızca kendi sınırlarına odaklanan bir ülke olmaktan çıkmış; Afrika'dan Kafkasya'ya, Balkanlar'dan Türk Dünyası'na kadar geniş bir coğrafyada daha görünür bir dış politika izlemeye başlamıştır.

Somali'deki askerî eğitim faaliyetleri…

Libya'daki diplomatik girişimler…

Afrika açılımı…

Türk Devletleri Teşkilatı'nın güçlendirilmesi…

Bütün bunlar Türkiye'nin uzun vadeli jeopolitik vizyonunun parçaları olarak değerlendirilebilir.

Bu vizyonun başarıya ulaşabilmesi ise güçlü kurumlara, koordinasyon içinde çalışan devlet kadrolarına ve stratejik planlama kültürüne bağlıdır.

 

Savaşlar Artık Birbirinden Bağımsız Değil…

Bugün Ukrayna-Rusya savaşı ile Orta Doğu'daki gelişmeler giderek aynı jeopolitik denklem içinde değerlendirilmektedir.

Karadeniz'den Hazar Havzası'na…

Basra Körfezi'nden Doğu Akdeniz'e…

Kızıldeniz'den Hint Okyanusu'na kadar uzanan geniş coğrafyada yaşanan gelişmeler, enerji güvenliği ve küresel ticaret üzerinde doğrudan etkiler oluşturmaktadır.

Bu nedenle tek tek olaylara değil, büyük resme bakabilen devletler geleceği şekillendirecektir.

 

İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl

Yaklaşık iki milyarlık nüfus… Dünyanın en büyük enerji rezervleri… Genç nüfus… Stratejik coğrafya…

Buna rağmen ortak hareket edemeyen bir İslam dünyası… Sorun askerî güç eksikliği değildir. Sorun; ortak strateji, ortak vizyon ve karşılıklı güven eksikliğidir.

 

Son Söz

Kendi düşmanını ve dostunu tarif edemeyen, Boğazlar’dan Basra’ya uzanan kendi ticaret yollarına sahip çıkamayan ve başkalarının kurguladığı sahte bayrak operasyonlarına kanan bir coğrafya, figüran olmaktan kurtulamaz.

Türkiye'nin öncülüğünde bu kısırdöngüyü bozmak mümkündür; fakat bunun şartı, sadece liderin vizyoner duruşu değil, o liderin hızına yetişebilecek ehliyetli kadroların ve tavizsiz bir "devlet aklının" sahaya tam kapasiteyle yansımasıdır.

 

Sonuç: Asıl Savaş Akıl Savaşıdır

Yirmi birinci yüzyılda savaşların şekli değişmiştir.

Artık ülkeler yalnızca ordularıyla değil; teknolojiyle, ekonomiyle, yapay zekâyla, diplomasiyle, medya gücüyle, psikolojik harp kabiliyetleriyle yarışmaktadır.

Türkiye'nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sorumluluklar da bulunmaktadır.

Güçlü ekonomi, güçlü savunma sanayii, nitelikli eğitim, etkin diplomasi ve ortak millî hedef etrafında birleşmiş bir toplum, geleceğin en büyük güvenlik garantisidir.

Çünkü gerçek zafer, yalnızca savaş kazanmak değil; savaşı mümkün olduğunca önleyebilecek aklı, kurumu ve stratejiyi inşa edebilmektir.

Bugün Türkiye'nin ve içinde bulunduğu coğrafyanın en fazla ihtiyaç duyduğu şey; yeni düşmanlar üretmek değil, ortak aklı güçlendirmek, devlet kapasitesini geliştirmek ve uzun vadeli stratejik vizyonla hareket etmektir.

Şu unutulmamalıdır.

"Bu mesel ile bulur cümle düvel fevz-ü felâh;

Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh."

Abdülhak Molla

“Bütün devletler başarı ve kurtuluşu şu deyim ile bulur:

Barış ve huzur istiyorsan savaşa hazır olmalısın.”

Cumhurbaşkanımız ülke ve devletin bekası için ne büyük adımlar atıyor. Takdir ve dua ile mukabele ediyorum.

Ancak sinsi işbirlikçi iç düşmanı da menfaati için sinsi ve sessiz kalıp Millî Cephe’de görünen acz içindeki ucubeleri de affetmiyorum.

Gün ferasetli adamların günüdür.

Gün birlik günüdür.

Gün yiğitlerin, sorumluluk alanların günüdür.

 

E. Yb. Halil MERT

Strateji ve Yönetim Uzmanı

 

DİĞER YAZILARI Terörsüz Türkiye Vizyonu 01-01-1970 03:00 FETÖ Daha Sinsi, Daha Örgütlü Devam Ediyor… 01-01-1970 03:00 Askeri darbe ne ki! 01-01-1970 03:00 Kukla ve Kuklacı Kıskacında 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin En Kritik Yol Ayrımı 01-01-1970 03:00 Jeopolitik Fırtınanın Eşiğinde Nato Zirvesi 01-01-1970 03:00 MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir! 01-01-1970 03:00 Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi 01-01-1970 03:00 Mhp… Geniş Kuşatıcı Siyaset, Büyük Milli Cephe… 01-01-1970 03:00 Savunma Sanayiinde Riskler 01-01-1970 03:00 Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası 01-01-1970 03:00 Türklük Tanımının Güncellenmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü… 01-01-1970 03:00 Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti… 01-01-1970 03:00 Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol 01-01-1970 03:00 Tarih Yazmak, Geleceği Yazmaktır 01-01-1970 03:00 Duygusallıkla Değil, Ferasetle Ayakta Kalınır… 01-01-1970 03:00 Dirilişten Direnişe, Direnişten Kurtuluşa Türk Milleti… 01-01-1970 03:00 Kan aynı kan, vicdan aynı vicdan Devlet ebed müddet için vicdanlara hitap! 01-01-1970 03:00 Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari 01-01-1970 03:00 Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı? 01-01-1970 03:00 İslam Dünyası Neden Paramparça? 01-01-1970 03:00 İslam dünyası neden paramparça? 01-01-1970 03:00 İran–Amerika Gerilimi 01-01-1970 03:00 Bu Coğrafya Bizimdir 01-01-1970 03:00 Bu Bayrakta Türk, Kürt Demeden Büyük Türk Milleti’nin Kanı Var… 01-01-1970 03:00 Suriye, ırak, iran, lübnan… s. Arabistan, pakistan, israil… Ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması 01-01-1970 03:00 İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı 01-01-1970 03:00 Polislerimiz şehid oldu 01-01-1970 03:00 Libya neresi mi? Vatan! 01-01-1970 03:00 Ela Rümeysa ve Mehmet Akif'in Hatırlattıkları... 01-01-1970 03:00 Papa Daveti, Fener Patrikhanesi… 01-01-1970 03:00 Düşen uçağımız ve şehitlerimiz... 01-01-1970 03:00 İngiliz+Abd Oyunları Bozulmalı… 01-01-1970 03:00 Batı Karadeniz’in Türk Tarihi 01-01-1970 03:00 KÜRT TÜRKLERİ'NE... 01-01-1970 03:00 Küresel Kaos Ve Zulümden Millî Birlik Ve Millî Güç İle Kurtuluruz 01-01-1970 03:00 Yüksek Askerî Şura Kararları Millet İstikbâlidir 01-01-1970 03:00 Suriye'de Birlik, Millî Birliğimizin Bir Parçasıdır 01-01-1970 03:00 BOP... 01-01-1970 03:00 Yanlışa "dur!" dememek 01-01-1970 03:00 En İyi Fetöcü Vahşi Misâli... 01-01-1970 03:00 En iyi fetöcü vahşi misâli... 01-01-1970 03:00 İran’ı neden desteklemeliyiz! 01-01-1970 03:00 İran-İsrail Savaşı… 01-01-1970 03:00 Kürt Türkleri Tanımı 01-01-1970 03:00 Millî devlet süreci nasıl yönetmeli? 01-01-1970 03:00 Pakistan-Hindistan Gerilimi 01-01-1970 03:00 Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor! 01-01-1970 03:00 Küresel Senaryoları Yazan Ülkeler 01-01-1970 03:00 Büyük Devlete Büyük Devlet Adamları Gerek… 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşımızı, Bayrağımızı Hazmedemeyenler Gaflet, Delàlet Hatta İhànet İçindedir 01-01-1970 03:00 Suriye... Devletimizin yanındayız 01-01-1970 03:00 Avrupa Yenildi 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye 01-01-1970 03:00 Ukrayna... Sonuç! 01-01-1970 03:00 Dünya Küreselleşiyor 01-01-1970 03:00 Güçlü türkiye, büyük türk milleti... 01-01-1970 03:00 Liyákâtli nöbetçileri hep nöbet yerinde bilerek tutmak, zulüm değil mi? 01-01-1970 03:00 Türk Ordusu'nda Yemin ve Kaos… 01-01-1970 03:00 Anadolu, Kafkasya, Yakındoğu ve Balkanlarda Türkler 01-01-1970 03:00 Büyük Türkiye İdeali İçin Mücàdele Edenler Birlik Olmalı 01-01-1970 03:00 Amerika yanıyor! 01-01-1970 03:00 Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir 01-01-1970 03:00 Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir 01-01-1970 03:00 Mezhepçilik belàsı bölücülüktür! 01-01-1970 03:00 Bölünmüş Suriye İstemiyoruz! 01-01-1970 03:00 1. Dünya Savaşı’nda Çalınmış Vatan; Suriye… 01-01-1970 03:00 Türk katliamları, gayrimüslim türkler… kim gevur? Türk töresi nerelerde yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Millî İstihbarat Teşkilàtı, Türk Devleti'nin Gözü Kulağı ve Namusudur 01-01-1970 03:00 Zayıflamış Bünye, Zayıflamış Millî İrâde 01-01-1970 03:00 Tam Bağımsızlık Millî Birlikle… 01-01-1970 03:00 Tusaş Saldırısı'ndaki İhmâller 01-01-1970 03:00 Bebek Katillerinden, GATA'daki Kardiyoloji Doktoru Şevket Balta'ya... 01-01-1970 03:00 DÜŞMAN DEĞİŞİYOR! 01-01-1970 03:00 Düşman değişiyor ve çoğalıyor. 01-01-1970 03:00 Aldığımız En Büyük Yenilgi 01-01-1970 03:00 Büyük ve Güçlü Türkiye'nin Nüfûzu, Etki ve İlgi Alanları 01-01-1970 03:00 İsrail dijital saldırıları, Türkiye’nin duruşu... 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Ordusu 01-01-1970 03:00 Kahraman milletimizin geleceği tehdit altında… Cumhurbaşkanımızda menderes sendromu mu? 01-01-1970 03:00 Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz! 01-01-1970 03:00 Büyük Şehid Haniye… 01-01-1970 03:00 Zulmü Yenmek İçin Güçlü, Güçlü Olmak İçin Çok Çalışmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Millî Uyanış Günü Olmalı… 01-01-1970 03:00 Suriye Olayları ve Mülteci Meselesi’ne Psikolojik Harp/Harekât Yönü İle Bakış 01-01-1970 03:00 Savunma Sanayii Özel ya da Kamu Devlettir 01-01-1970 03:00 Tasarruf Ahlâktır 01-01-1970 03:00 Birlikte hâreket ve Erdoğan'la yeni bir yürüyüş! 01-01-1970 03:00 İsrail- iran mı! 01-01-1970 03:00 Yerel seçimlere dâir Değerlendirme ve Sonuçlar 01-01-1970 03:00 Rusya’daki Terör Saldırısından Çıkartılması Gereken Sonuçlar 01-01-1970 03:00 Medeniyet Coğrafyamızda Nevruz Bayramımız ve Büyük Milli Birliğimiz 01-01-1970 03:00 Fetö’yü Aklama Operasyonları… 01-01-1970 03:00 Mit’in Millîleşme Mücàdelesi 01-01-1970 03:00 Türk’süz Ordu İftirası 01-01-1970 03:00 28 şubat süreci’nin en büyük sonucu paralel devlet ve 15 temmuz 01-01-1970 03:00 Öze dönüş zamanı... 01-01-1970 03:00 Teröre Karşı Mücadele Medeniyet Değerlerinizin İhyàsıyla Olur 01-01-1970 03:00 STRATEJİ 01-01-1970 03:00 HATIR… 01-01-1970 03:00 Kul hakkı ve değer vermek… 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehàdeti ve Müslümanların Hàli 01-01-1970 03:00 İlk Astronutumuz Albay Alper Gezeravcı ve içinden çıktığı sessiz çoğunluk 01-01-1970 03:00 Hûtbe vak'àsı ve olması gereken hûtbe şekli... 01-01-1970 03:00 İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… 01-01-1970 03:00 İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… 01-01-1970 03:00 Terör Dağda Bitmez… 01-01-1970 03:00 Esat Coşan’ın Son Makalesi 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Yıla Başlarken… 01-01-1970 03:00 Ezeli Düşmanlarımızı, Onlarla İşbirliği Yapanları Deşifre Ediyoruz 01-01-1970 03:00 Şeyh said üzerinden siyaset yapmak fitnedir bölücülüktür! 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Grupları, Düşünce Grupları, Teklif ve Bilgilendirme Çalışmaları 01-01-1970 03:00 Türklerde Boylar, Ruğlar… 01-01-1970 03:00 Koca Arap ve İslâm Dünyası’nın Yerinde Hamas Mı Kaldı? 01-01-1970 03:00 Küresel Dünya’da Yeni Stratejik Etkinleşme Yöntemleri ve Jeopolitiği 01-01-1970 03:00 Öğretmen Millet İstikbâlinin Mimàrıdır 01-01-1970 03:00 Yerli-Millî Nesiller de Yetiştirmek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Dàvà ve Fikirler Çoklarla Değil, İhlâslı, Fedàkâr ve Yiğit Adamlarla Büyümüştür 01-01-1970 03:00 Millî birlik-güç-etki alanımızda müessiriyet 01-01-1970 03:00 Siyonizm, Kara Asalet 01-01-1970 03:00 Birlikte Kutlu Geleceğimizi İnşa Zamanı 01-01-1970 03:00 Harp Silah ve Araçları Bizim mi! 01-01-1970 03:00 Filistin Cephesi’nde Son Durum 01-01-1970 03:00 Filistin mi, işgal edilmiş vatan mı! 01-01-1970 03:00 Türeyiş Strateji, Psikolojik Harp/Harekât Çalışma Merkezi 01-01-1970 03:00 Türkiye Tarihi, Genel İslâm Tarihi ve Genel Türk Tarihi Değil Midir? 01-01-1970 03:00 Millî Sanayii Gayretleri ve Darbeler 01-01-1970 03:00 Turan… kızılelma… ülkü… Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ya da… 01-01-1970 03:00 Anadolu Hapsinden Çıkış Zamanı 01-01-1970 03:00 Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 01-01-1970 03:00 Millî İdeolojinin Temeli 01-01-1970 03:00 Ordumuz millî gücün mihenk taşıdır Gelenekleri İle Geleceğe Yürümelidir 01-01-1970 03:00 Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 01-01-1970 03:00 15 Temmuz İhàneti Sonrası… 01-01-1970 03:00 Kürt, Kürdistan ve Irkçılık Belâsı… 01-01-1970 03:00 Resmî Ordu Dışındaki Yapılar 01-01-1970 03:00 Savunma sanayii stratejiktir, tam bağımsızlığın, millet iràdenin göstergesidir. Millî kalmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılı Hükümeti, Tepkiler, Beklentiler… 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımızdan Ne Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin son oyunu Kılıçdaroğlu'nun Ümit Özdağ Soslu Hdp’li aldatmacası 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe!... 01-01-1970 03:00 1.Tur seçim notları ve 2. Tur başkanlık seçimi 01-01-1970 03:00 Teknofest ya da büyük mefkûre birliği ya da ötekileştirmeye inat birlik profilimiz Teknofest 01-01-1970 03:00 Kürt, Kürdistan, Irk, İctimai Irk… Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Ekonomi, Deprem, Bayram, Burukluk Ve Kırgınlık İçinde Bir De Seçim… 01-01-1970 03:00 Seçim Sürecinde Kazakistan’dan Bir Gazetecinin Soruları ve Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz ve Hangi Türk Milliyetçiliği 01-01-1970 03:00 Muhàrip Olmadan Mücàhid Olmaz 01-01-1970 03:00 Çanakkale, Nevruz, Millî Birlik… Ve Anka Misàli Yeniden… 01-01-1970 03:00 Namazsız Mücahidler, Ötekileştirme Körlüğü ve Husûmeti 01-01-1970 03:00 Deprem imtihânı’nın gerçek sonuçları (misafir gözüyle) 01-01-1970 03:00 Deprem İmtihànı ve Millî Devlet 01-01-1970 03:00 Deprem ve Afet Seferberliği 01-01-1970 03:00 Dünya’nın en önemli seçimi neden Türkiye'de? 01-01-1970 03:00 Bir Güzel Adam: Mübariz 01-01-1970 03:00 Seçim Süreci: Konuşulması Gerekenler 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Düşmanları 01-01-1970 03:00 Türk sorunu! Neden? 01-01-1970 03:00 Devlet ebed-müddet, siyasi partiler, stk. 01-01-1970 03:00 İran Türkleri nerede, ya Türkiye ve Azerbaycan!... 01-01-1970 03:00
haber medya kadın