Her yıl 28 Haziran geldiğinde Türkiye’de gururla bir yıl dönümü kutlanır: Türk Kara Kuvvetleri’nin Kuruluşu.
Başlangıç tarihi: MÖ 209.
İlk bakışta köklü bir geleneğin tasdiki gibi duran bu kabul, kendi içinde ciddi bir mantıksal anomali barındırır: Milattan önce 209 yılında Hava Kuvvetleri veya Deniz Kuvvetleri mi vardı ki kurulan yapıya "Kara Kuvvetleri" diyoruz?
Büyük Hun Hükümdarının o gün temelini attığı "Onlu Sistem", bir kuvvet komutanlığının değil; doğrudan doğruya "Türk Ordusu" mefhumunun bizzat kendisidir. Dolayısıyla bugün yapılan kutlama terminolojik olarak eksiktir; MÖ 209, Türkiye Cumhuriyeti Kara Kuvvetleri'nin değil, Türk Ordusu’nun doğum günüdür.
Askeri gelenekçilerin bu noktada, “Modern hiyerarşide ordular ana kuvvetlere ayrılır, dolayısıyla kurumsal silsile gereği Kara Kuvvetleri denmesi normaldir” savunmasını yapması muhtemeldir.
Ancak bu tez, küresel askeri terminolojiyle uyuşmamaktadır. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri Ordusu (US Army) 14 Haziran 1775’te kurulduğunda, ortada ne hava ne deniz ne de zırhlı tümenler vardı; yapı saf bir piyade gücüydü. Buna rağmen Pentagon bugün 14 Haziran’ı "ABD Kara Kuvvetleri Günü" değil, doğrudan "United States Army Birthday" (Amerikan Ordusu’nun Doğum Günü) olarak kutlar. Çünkü kadim kurumlar, filizlendikleri tarihi dallarıyla değil, bizzat gövdeleriyle tescil ederler.
Bizim açımızdan meselenin asıl yakıcı kısmı ise terminolojik değil, jeopolitiktir: Biz bu mirası neden yalnızca Anadolu coğrafyasına hapsediyoruz?
Mirası Kamusal Alana Açmak: Türk Devletleri Teşkilatı ve Avrasya
MÖ 209’da kurulan askeri nizam sadece bugünkü Türkiye Türklerinin değil; Kazakistan’dan Macaristan’a, Kırgızistan’dan Finlandiya’ya, Moğolistan’dan Pakistan’a ve hatta askeri omurgasını yüzyıllarca Türk-Gulam sisteminin oluşturduğu İran’a kadar uzanan muazzam bir havzanın ortak mirasıdır.
Bugün Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ekonomik, kültürel ve siyasi entegrasyonunu derinleştirirken, bu ortak yapının en eksik bacağı "ortak hafıza sahnelemesi"dir. Tarih bize göstermektedir ki büyük jeopolitik havzalar, ortak ritüelleri olmadan kemikleşemezler.
Sovyetler Birliği dağılalalı otuz yıldan fazla oldu; ancak bugün hâlâ 9 Mayıs Zafer Günü’nde eski Sovyet Cumhuriyetleri’nin liderleri Moskova’ya gider, Kızıl Meydan’da kendi sembolik askeri birliklerini Rus Ordusu’yla yan yana yürüttürürler. Bu bir "Moskova nostaljisi" değil; Rusya’nın eski hegemonik alanına “Biz hâlâ aynı hiyerarşinin ve aynı hafızanın parçasıyız” deme şeklidir.
Türk Dünyası’nın elinde Moskova’nın 1945 mirasından çok daha köklü, çok daha kapsayıcı ve sömürgecilik lekesi taşımayan bir tarih varken; biz neden her 28 Haziran’da Ankara’da kendi kendimize pasta kesiyoruz?
Teklif: "Türk Orduları Kuruluş Günü" ve Ortak Geçit
Mevcut kurumsal kusuru gidermek ve bunu bir jeopolitik kaldıraca çevirmek için atılması gereken iki somut adım vardır:
2. TDT Gündemine "Ordular Günü" Teklifi: Bu tarih, Türk Devletleri Teşkilatı vasıtasıyla "Türk Orduları Günü" veya "Ortak Askeri Gelenek Günü" ilan edilmelidir.
Her yıl 28 Haziran’da, dönüşümlü olarak bir TDT başkentinde (Ankara, Astana, Bakü, Taşkent, Budapeşte, Ulan Bator) ortak bir resmi geçit düzenlenmelidir. Bakü'nün komandoları, Kazakistan'ın hava indirme birlikleri, Macaristan'ın geleneksel süvari kıtaları ve Türkiye'nin Mehmetçikleri aynı hiyerarşik düzen içinde yürümelidir. Bu tablo, dışarıya karşı bir "savaş tehdidi" değil; Avrasya'nın kalbinde “Biz birbirimizin dilini, nizamını ve yüksek duygularını biliyoruz ve bu bağ kutsaldır.” diyen caydırıcı bir barış manifestosu olacaktır.
Türk Dünyası İçin 10 Maddelik Ortak Askerî Hafıza ve Gelenek Önerisi
1. MÖ 209, Türk Dünyasının ortak askerî miras tarihi olarak kabul edilmelidir.
2. Kutlamanın adı 'Türk Orduları Günü' veya 'Türk Ordusunun Kuruluş Günü' olarak değerlendirilmelidir.
3. Kutlamalar dönüşümlü olarak Türk devletlerinde yapılmalıdır.
4. Ortak askerî geçit törenleri düzenlenmelidir.
5. Türk Askerî Tarih Konseyi kurulmalıdır.
6. Ortak tarihî terminoloji geliştirilmelidir.
7. Ortak Türk Askerî Müzesi ve Dijital Arşivi oluşturulmalıdır.
8. Harp okulları arasında değişim programları yaygınlaştırılmalıdır.
9. MÖ 209'u temsil eden ortak arma, hatıra madalyası ve semboller hazırlanmalıdır.
10. Ortak askerî hafıza, gelecekteki güvenlik iş birliğinin psikolojik ve kurumsal zemini olarak değerlendirilmelidir.
Dilde Birlik Olmadan, Sancakta Birlik Olmaz
Böyle bir entegrasyonun önündeki en sinsi engel ise fonetik ve tarihsel kaostur. Ortak bir ordu bilinci, ortak bir sözlük gerektirir. Bu manada ordularda sağlanacak komut birliği dahî dillerimizi ortak kelimeleri artıracaktır.
Bugün Türkiye’de "Teoman" dediğimiz Hun kurucusuna Moğollar Tomun, Kıpçak sahası Tuman demektedir. Etimolojik olarak doğrusu "Duman/Sis" anlamına gelen Tuman Han’dır. Keza bizim Çin kaynaklarındaki Mao-dun transkripsiyonundan büküp "Mete" yaptığımız büyük stratejiste; Kazak, Kırgız ve Moğol tarihçiliği haklı olarak "Möde" veya "Modun" demektedir.
Ankara "Mete Han"ı kutlarken, Astana "Modun Şanyü"yü anıyorsa; ortada ortak bir tarih değil, paralel iki masal var demektir. Tarih kitaplarımızı Çin fonetizminin tahrifatından kurtarıp, ortak Türk transkripsiyonuna (Tuman Han ve Möde/Modun Han) sabitlemek, askeri birliği sağlamak kadar stratejik bir milli güvenlik meselesidir.
Türk Devletleri Teşkilatı'nın ortak alfabe, tarih ve kültür çalışmaları yanında ortak askerî hafızanın da güçlendirilmesi önemlidir. MÖ 209 tarihi yalnızca Türkiye'nin değil, bütün Türk Dünyasının ortak askerî mirası olarak değerlendirilebilir.
Her yıl dönüşümlü olarak düzenlenecek 'Türk Orduları Günü' törenleriyle üye ülkeler sancak kıtaları, askerî bandoları ve temsili birlikleriyle katılım sağlayabilir. Bu yaklaşım ortak tarih bilincini ve kardeşlik duygusunu güçlendirecektir.
Türk Dünyasında tarihî şahsiyetlerin isimleri farklı lehçelerde kullanılmaktadır. Bu çeşitlilik korunurken ortak bilimsel terminoloji geliştirilmesi, tarih eğitimine ve akademik iş birliğine katkı sağlayacaktır.
Sonuç
Milletleri millet yapan şey geçmişte ne yaşadıkları değil; o geçmişten bugüne hangi ortak yürüme kararlılığını çıkardıklarıdır. MÖ 209, bir müzenin cam fanusu arkasında tutulacak bir "antika" değildir; bugün Avrasya steplerinde yeniden kurulmakta olan dengeye harç olacak taze bir betondur.
O betonu ya hep birlikte dökeriz ya da her yıl 28 Haziran'da, 2200 yıl önce yaşamış büyük bir stratejistin aslında hiç kurmadığı bir "Kara Kuvveti"ni kutlayıp dağılırız. Karar, tarihi yazanların mirasçılarınındır.
Türk Milleti’nin askerî tarihi yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğin de stratejik temelidir. MÖ 209 tarihi, Türk milletinin teşkilatlanma iradesini, devlet aklını ve ortak askerî hafızasını simgeleyen tarihî bir dönüm noktasıdır.
MÖ 209, yalnızca bir ordunun kuruluş tarihi değildir; Türk Milleti’nin teşkilatlanma iradesinin, devlet aklının ve ortak askerî hafızasının başlangıcını simgeleyen tarihî bir dönüm noktasıdır. Bu sebeple, bu günün yalnızca bir kuvvet komutanlığının değil, bütün Türk Dünyası’nın ortak askerî mirasını temsil eden “TÜRK ORDULARI GÜNÜ” olarak değerlendirilmesi; ortak törenler, ortak tarih çalışmaları ve ortak askerî hafızayı güçlendirecek iş birlikleriyle gelecek nesillere taşınması, üzerinde düşünülmeye değer stratejik bir vizyondur.
Halil MERT
MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir!
Recep YAZGAN
Laik Devlet Bin Yıl Daha…
Mehmet BOZKURT
İslam alemi: bir isim mi, bir hakikat mi?
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Mehmet Ali Çamoğlu
Çekilin yoldan, mazeret şampiyonları geliyor!
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Mehmet Nuri BİNGÖL
Nur Dersine Gidişim
Hasan KARADEMİR
Pireye Kizip Yorgan Yakmak
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Seyfettin BUDAK
Yorgun olan insan mı, yoksa içinde yaşadığı sistem mi?
Adnan ÖZ
Dünya kupasında hüsran yaşadık!
Öztürk Samuk
Son Yüzyılın Etkili Liderleri
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Vehbi KARA
Kocatepe Muhribi’nin Batması ve Liyakatsizlik Sorunu
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)