Fikirsiz, mefkûresiz hedef olur mu?
Hedefsiz yol olur mu?
Yol yoksa Mücàdele yöntemini konuşmanın bir önemi var mı?
Çanakkale!..
Kimseden emir beklemediler. Kınaladı oğlu Hasan’ı Elif Ana. Dualarla gönderdi cepheye. Çünkü onların kocaman yüreklerinde; DİNİMİZ (İMÂN), DEVLETİMİZ, MİLLETİMİZ (TÖRE VE MİLLÎ AHLÂK/TERBİYE) VE VATAN SEVGİSİ vardı. Her bir Mehmetçik Yavuz Ata’sı gibi “ÖLÜRSEK CENNET BİZİM, KALIRSAK DEVLET BİZİM.” şuuru ile gidiyordu cepheye.
Sonra birileri çıktı. Bir kısmı lâiklik, çağdaşlık, Atatürkçülük, ilericilik, solculuk vs. diye dinimizi, töremizi aşağılamaya başladı. Birileri çıktı, dindarlık kisvesi ile Vatan Sevgimizi, Devlete Sadàkâtimizi, Töremize Bağlılığımızı aşağılamaya, şirk iftirası ile yok etmeye çalıştı. Rahmetli N. ERBAKAN Hocam “Kuklalara değil, kuklacıya bakın.” derdi. Oyunları geç de olsa görüyoruz.
Nevruz…
Ben çocukken Hıdırellez de vardı. Bu bayramlar İslâm Öncesi kültür ve inançların İslâm ile harmanlanması ile yeni bir şekil alarak kutlanmıştır. Yani Müslüman Türkler 1350 yıldır bu bayramları kutlamışlar. Birileri bize “CAHİLİYE ADETİ” dedi. Bıraktık. Aynı kişiler Kürt Türkleri’ne de “Bu bayramlar sizin bayramlarınız, faşist Türk Devleti sizi tektipleştirmek, asimile etmek için bayramlarınızı kutlatmıyor.” dediler. “Ne mutlu Türküm diyene!” sözüne bile düşman olduk. Yetmedi. T.C. lafzını kaldırdık. Ne için? Değdi mi?
Evet, Kemalizm’in eski Türk ile kavgalı yeni bir Türk Yaratma İdeolojisi kabul edilemez. Dayatılan Türk ile birlikte mücadele etmek yerine, biz çimento değerlerimize de düşman olduk. Oysa dünyanın tüm büyük medeniyetlerinde din ile medeniyet, millî ahlâk, töre iç içe girmiştir. Düşünün tüm dünyanın baş belâsı İngiltere de kral kendisine mezhep ve kilise kurmuştur. Anglikan Kilisesi. Adamlar bir mezhep kuruyor adını da Katolik ve Protestanlığın orta yolu diye Latince “Via Media” olarak adlandırıyorlar.
Selçuklu ve Osmanlı da tatbikat olarak İslâm Dünyası’ndaki mezhepçiliği aşmış benzer tatbikatlar yapmış ancak bir ad koymak yerine zamanla Emeviliğin izleri sarayda artarak devam etmiştir. Bugün camilerimizdeki ilk 6 halife adı bile bunun sonucudur. Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali sonra Muaviye değil, Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin. Türk Milleti’nde Ehl-i Beyt’e muhabbet fıkhî değil, fıtrîdir. (Türk; coğrafyamızdaki Fars ve Araplar dışındaki akraba halkların ortak adıdır ve benzer inanış ve kültür değerlerine sahiptirler.)
TARİH YAZMAK, GELECEĞİ YAZMAKTIR.
Özellikle son 300 yılın hatalarından kurtulmalıyız. Yeni bir mefkûre oluşturmalıyız. Çünkü çok şey değişti.
140 yıldır 1. Dünya Savaşı devàm ediyor. Bàbûr Türk Devleti yıkıldı. Osmanlı yıkıldı ve işgâl edildi. Kaçar Türk Devleti yıkıldı. Düşünün…
Eski Türk ile, değerler manzûmesi ile kavgalı nesiller yetiştirildi. Bu kısmen maya tuttu. Millî değerleri küçümsemek bir yana vasfına, fıkhî durumuna bakmaksızın reddeden yeni tip İslâmcılar(!) çıktı.
Son yüzyılda kavrayıcı iki değerimiz öne çıktı. Biri İslâm ve Ümmet, diğeri Türklük ve Turan… Dinamik kesimler bu değerleri miras olarak kabul ettiler. Devlete saygılı, Vatana sadık, töre ve terbiyeye bağlı ve imânlıydılar.
Bu dinamik insanların içinden yozlaşmaya karşı iki mefkûre çıktı. İslâmî hassasiyeti yüksek Millî Görüşçüler ve ilâve olarak Töre Hassasiyetleri de canlı Ülkücüler… İkisi arasında aslında fark bile yoktu. Küçük çözüm farkları vardı.
1960-70’li yıllarda başlayan Mücàdele bu günkü siyasi kalabalıkları oluşturdu. Ancak emperyalizm de çalışıyordu. Önce etnik bölücülük çıktı. PKK… Ermeni terör örgütü ASALA adeta yerini PKK’ya bırakmıştı. Sanki kuklacı emperyalizm PKK ve ihànete “Kürt’ü imân, töre ve terbiyesinden kopart!” demişti. Bunlardan kopunca kardeşi Türk’ten de kopacaktı. Rejim PKK’nın Kürt’ü kopartması için elinden geleni yapıyordu. Zulmün adı sanki “Ne mutlu Türküm diyene!” olmuştu.
Oyuna bakın dostlar.
Bu arada aynı emperyalist kuklacı Türk Milliyetçilerine de “Kürtlerden kopun, onlar ayrı bir millet. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’yu boşaltın.” demişti. Bu değerlendirmeme itiraz edenlere sorum şu!.. “12 Eylül 1980 Öncesi MHP ve Ülkücüler Van’da mı daha güçlüydü, Uşak’ta mı? Urfa’da mı daha güçlüydü, Zonguldak’ta mı? Bingöl’de mi daha güçlüydü Edirne’de mi?” 40 yıldır baktığınız TÜRK DÜNYASI AKRABA TOPLULUKLARI HARİTALARI’na bakın. Sadece Kürtler yok. Düşünün… Haritaları bile biz yapmamışız.
Aziz Milletim…
Gevûr tanımlarımızı bozdu. Biz de àlet olduk.
Şimdi Anka Kuşu Misali küllerimizden yeniden doğma zamanı…
İki ana değerimizi birbirinin karşısına diktiler, biz de aptalca cevaplar aradık. Sorarım size Türk ne zaman İslâm’a, imâna karşı bir değer oldu. Aynı şekilde İslâm Yüce Dinimiz ne zaman Türk Milleti’nin değerlerine karşı oldu?
Burada konuyu çok güzel özetleyen bir M. Akif değerlendirmesi paylaşacağım. Akif, İstiklâl Harbi öncesi Anadolu’da uyanış mücadelesi veren hatiplerden biriydi.
Merhum Erol GÜNGÖR Hocamız, Akif için diyor ki;
“Onun Millî Mücadele yıllarında halkı mücadeleye katılmak üzere ikna etmeye çalışırken kullandığı temalar hep İslâmî idi; fakat bir insan bütün bu sözleri ancak Türk câmilerinde, Türk halkına anlattığı takdirde, onlarda bir hareket uyandırabilirdi. Konuşan hatip gibi dinleyen halk da belki Türk kelimesini pek kullanmıyor, hatta kullanana bazan tuhaf nazarlarla bakabiliyordu. Ama ortada katıksız bir Milliyetçilik Olayı vardı.
Bizim milliyetimizde İslâm’ın işgal ettiği yeri bilenler benim bu olay için kullandığım milliyetçiliğin tabirini hiç yadırgamayacaklardır. Milliyetçilerin din anlayışı gibi modernleşme konusundaki fikirleri de diğer İslâmcılara nisbetle Âkif’e çok yakındır. Onun kadar millete mal olmuş bir kimse çok azdır. Âkif bu milletin duygularını ve özlemlerini dile getiren yüksek bir şahsiyet olarak Türk Milliyetçiliğinin liderlerinden biri olmuştur.”
Türk İslâm Ülküsü’nün yazarı Seyyid Ahmed ARVÂSİ de İctimâi ırktan bahseder. Tıpkı M. Akif’in “Kahraman ırkıma bir gül…” dediği gibi.
“Nedir ictimâi ırk?
Adından da anlaşılacağı üzere, içtimai ırk biyolojinin konusu değildir, sosyolojinin konusudur. Bir milleti teşkil eden ortak bir şuur tarzında beliren mensubiyet duygusunun soy ve kan birliği şuuru biçiminde de duyulmasıdır. Zaten, biyolojik verasetin yanında ortak mücadeleler bir milletin fert ve tabakalarını hem ruhi hem de fizik bakımından birbirine yaklaştırır.
Aynı kültürün içinde yaşayan ve aynı kaderi paylaşan insanlar arasında evlenmeler kolaylaşacağından tarih içinde bir oluş ve yoğruluş halinde insanlar fizik manada birbirlerine benzemeye başlar. Yani sosyal kültürel ekonomik ve politik bütünleşmelerden sosyolojik bir zaruret olarak zamanla bir içtimai ırk doğar. Aynı sosyal yapı içinde çeşitli sebeplerle, bir diğerine kız alıp vermeyen gruplar var ise, bunlar birer küçük dar bölge ve küçük bir etnik yapı olmada ısrar ediyor ise, tipik bir içtimai ırkın doğması güçleşir.
Ülkemizde aynı dine mensubiyet ve aynı kökten gelme şuuru sebebi ile kız alıp verme kolaylaşmış bulunduğundan ve ülke çapında sosyal temaslar gittikçe artmakta olduğundan Türk içtimai ırkı tarih içinde çok kolayca teşekkül etmiş bulunmakta ve gittikçe de kuvvetlenmektedir. Esasen ülkemizde yabancılar, kitle halinde Müslümanlaşmadıklarından evlenmeler çeşitli yollarla bir araya gelen ve çeşitli adlar taşıyan Türk boyları ve aşiretleri arasında cereyan etmiş, bu suretle kaynaşmaya kolaylaşmıştır. Ayrıca Türk boyları arasına dağılmış veya serpiştirilmişlerdir. Bu durum kaynaşmayı ve içtimai ırkın kuvvetlenmesini sağlamada yardımcı olmuştur.
Bütün bu ve diğer sebeplerden dolayı, ister istemez bir Fransız bir İngiliz bir Alman bir Rus bir Çinli bir Japon… Tipi teşekkül ettiği gibi bir Türk tipi de teşekkül etmiştir. Bu tip ve diğer milletlere ait yeni teşekkül etmiş değildir, binlerce yıllık bir tarihi birikimin ifadesidir.”
Görüldüğü üzere Türkiye’de Türk Milliyetçiliği’ne yön verenler İslâmî Hassasiyetlerle davranmışlardır. Bu arada soydaşlığı da reddetmemişler. Millî tarihimizde ilk kez Müslüman olmayan Türklerle de ilgilenmişlerdir.
Türk Milliyetçiliği’ni, Atatürk Milliyetçiliği denilen yapay anlayışla bir görmek büyük bir haksızlıktır. İslâmcı geçinen bazıları bunu maksatlı ve düşmanca yapmaktadırlar. Oysa Türk Milliyetçileri sistemden İslâmcı kesimlerden daha çok mağdur oldular. İdamlar, hapisler, mevcut siyasetin geldiği nokta bunu göstermiştir.
Aziz Milletim…
Yeni şeyler icâd etmeye gerek yok. Her şey söylenmiş. Ancak biz yozlaşmışız. Yapılacak şey ecdàdımız gibi küllerimizden yeniden doğmaktır. Siyaset, cemaat, tarikat vd. yapılar toplumu kendileri lehine kazanalım derken ötekileştirmiştir. Bu durum yozlaşmaya, Allah korusun toplumda kendine güvensizliğe sebep olmaktadır. Her türlü fitneyi yenmek zorundayız.
Türkiye Halkı, Gülümüz SAV’in, Selçuklu ve Osmanlı’nın hem maddi, hem de manevî mirasını kabul etmiştir. Türkiye’nin etki alanı, Osmanlı ve Selçuklu’nun en geniş sırları ve şimdiki bağımsız Türk Devletleri’ni içine alan coğrafyadır. İlgi Alanı ise, dünyanın neresinde biri “Ben Müslümanım yetiş...” dediğinde milliyetine bakmaksızın, dünyanın neresinde biri “Ben Türküm yetiş...” dediğinde dinini sormaksızın ulaşmak zorundadır.
Biz Turan diyoruz. Bizim TURAN’ımızın en önde parçasıdır Kürtler… Bilinsin. Kimse 12 Eylül Öncesi şehid olan yüzlerce Kürt Ülkücü Ağabeylerimizi unutmasın. Biz İttihàd-ı İslâm’ın (İslâm Birliği) farz olduğunu biliyoruz. Turan da İslâm değil mi?
AŞAĞIDAKİ SÖZLERİ VİCDÂNINIZLA OKUYUNUZ…
“Bulgar da olabilirsin, Makedon da olabilirsin; hatta Afrikalı zenci de olabilirsin. Ama ne olursan ol, eğer Müslüman’san Türk’e saygı göstermelisin. Bu milletin İslâm’a hizmetleri unutulmaz onun için de bu millet sevilir.”
“Hayretle gördüm ki bu ülkede Türk kelimesinden ürkenler var. Yine hayretle gördüm ki bu ülkede İslam kelimesinden ürkenler var. Ve yine ürpererek gördüm ki, bu ülkede Türk ve İslam kelimelerinin yan yana gelmesinden dehşete kapılan kişi ve çevreler var.”
S. Ahmed ARVASİ
“Tabuta konmuş olsa da toprağa gömülmediği sürece Türkler tek güvencemizdir.”
Aliya İZZETBEGOVİÇ
“Şimdi gururla söylemek istiyorum ki, Çeçenler tarih boyunca Türklere bağlı kalmışlar ve tarihin hiçbir döneminde ihanet etmemişlerdir.”
“Tarih boyunca İslâm Alemi Türklerden faydalanmıştır. Türkler güçlü oldukça İslâm Alemi rahat ve huzur içinde olmuştur; zayıfladıkça, İslâm Alemi ezilmiş ve horlanmıştır. Türkler İslâm'ın koruyucu gücü olmuşlardır.”
“Türkiye hem Türk Dünyasının hem de İslâm Aleminin ümit ışığıdır. Bu ışığın sönmesi hem İslâm Aleminin hem de Türk Dünyasının karanlığa gömülmesi demektir.”
“Türkleri çok seviyorum. Tarih boyunca kahramanlıklarıyla, cesaret ve atılganlıklarıyla kendilerini kabul ettirmişlerdir. Milli ve manevi değerlerine bağlıdırlar. Dostluklarına güvenilir, düşmanlıklarından korkulur.”
Cahar Dudayev
“Türk, Anadolu'da bin yıldır hükümran olan ve İslamiyet ile bir araya, aynı hedefe yönelen büyük bir milletin adıdır.
Fatih, Selahaddin Eyyubi, Sokullu, Mimar Sinan, Mevlana, Mehmet Akif bu coğrafyaya İslamiyet'i nakşetmiş Türk ulularıdır.
Milletimizle, bin yıldır İslamiyet'in şerefiyle şereflendiği, İslam sancağını zirvelere diktikleri için iftihar ediyoruz. Bu tarihin ve kader birliğinin bu topraklardan yükselecek yeni bir hamleye sağlam bir başlangıç teşkil ettiğine inanıyoruz.”
Muhsin YAZICIOĞLU
“Ğuzların (Oğuzların) zulmü Arap adaletinden iyidir.”
Mısır Atasözü
“Ben Türk'üm, o kadar! Mardin'de doğmuşsam, Cizre'de de doğmuşsam, Kars'ta da doğmuşsam ben Türk'üm.”
Aziz SANCAR (Mardin doğumlu olmasına dikkat çekerek "Kürt müsünüz, Arap mısınız?" diye soran BBC muhabirine cevabı.)
“Türkler pek farkında değil ama Avrupalılar şu gerçeğin farkındadır. Tarihten Türkler çıkarılırsa ortada tarih diye bir şey kalmaz.”
Fritz NEUMARK
Strateji ve Yönetim Uzmanı
E. Yb. Halil MERT
Songül KARAMAN
ALLAH DER
Hüseyin KURT
Yaşar Doğu’dan Astorya’ya
Seyfettin BUDAK
Dağları Kurtaranlar, Evlerini Kaybedenler
Halil MERT
Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti…
Adnan ÖZ
Samsunspor ve mircea lucescu’nun ardından!
Mehmet BOZKURT
Tarih Konuşuyor, Alınacak Dersler Var! - 1
Recep YAZGAN
Bugün öğretmenler eylemde mi tatilde mi!
Ravza ZEYBEK
Düştüğü Yerden Kalkacak Ümmet
Ömer Naci Yılmaz
Erbakan ve Teknoloji
Eyüphan KAYA
Veda Hutbesi insanlık için bir kurtuluş reçetesidir
Aydın BENLİ
Cengiz Zor “Aile Çökerse Devlet Ayakta Kalamaz” Diyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Bülent ERTEKİN
Engel Bedenlerde Değil, Vicdanlarda Başlar!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
Hakikatı hatırlayış ve öze dönüş!
Ahmet SAĞLAM
Mümin mi, Müslüman mı!
Cevahir AYDIN
Hareketsizliğin Makyajı: Şikâyet
Nihat Güç
ABD-İsrail Ve İran Savaşı
Özlem Gürbüz
Helallik Meselesi
Özhan KIZILTAN
Athanor Mason Locası
Mesut CİHAT
İmamoğlu'nu Özel'e, Özel'i Belediyelerine Vursan
Ahmet DÜZGÜN
Fabrika Ayarlarına Dönüş
Hamdi TEMEL
Sarı Kantaron: Gelenekten Bilime Uzanan Şifa Bitkisi
Aydan KURT
ÇOK FAZLA ANLAM YÜKLEMEYİN...Part 3 (The End)
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Mehmet Nuri BİNGÖL
Üstad Said Nursi Vefat Etti Ama Eserleri Asırları Parlatıyor
Fatma Saçak Akbulut
İLİŞKİ RUTİNİ
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Gülay ÇETKİN
Özgürlük Vaad Ediyoruz; Aslında Öyle Değil, Çok Kolay
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
İsa ÇOLAKER
Kitap Okurunun Hakları
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)