İran, binlerce yıllık devlet geleneğiyle Orta Doğu’nun en kritik aktörlerinden biri olmaya devam ediyor. Ancak bugün İran’ı analiz ederken düşülen en büyük hata, ülkeyi sadece "Pers" kimliği üzerinden okumaktır. Bu emperyalizmin Farsçılık/Persçiliği de kullanarak oynadığı alçak bir oyun ve illüzyondur. Oysa İran’ın toplumsal dokusu, askeri geçmişi ve siyasi geleceği, Türk Milleti’nin bu coğrafyadaki sarsılmaz yerinden ayrı düşünülemez.
Bugün Cumhurbaşkanı Mesud PEZEŞKİYAN’ın cumhurbaşkanlığıyla başlayan yeni dönem, hem İran için bir iç barış fırsatı hem de Türkiye için stratejik bir oyun kurma alanıdır.
Tarihin Tanıklığı: İran’ın Türk Omurgası
İran coğrafyası, Gazneliler’den Selçuklulara, Safeviler’den, Afşar, Kaçarlar’a kadar yaklaşık 1100 yıl boyunca Türk hanedanları tarafından yönetilmiştir.
Bugün İran sınırları içerisinde yaşayan on milyonlarca Türk (Azerbaycan Türkleri, Türkmenler, Kaşkaylar), ülkenin dayatıldığı gibi "etnik bir azınlığı" değil, çoğunluk kurucu ve asli unsurudur.
Mesud PEZEŞKİYAN’ın seçilmesi, bu tarihsel gerçeğin modern siyasete yansımasıdır. PEZEŞKİYAN, sadece bir siyasetçi değil, aynı zamanda İran’daki Türk varlığının devletin en üst kademesinde temsil edilmesinin bir sembolüdür. Bu durum, Tahran yönetiminin "tek tipçi" politikalardan vazgeçip, kendi içindeki zenginliği kabullenmesi adına tarihi bir eşiktir. İlginçtir ki mevcut Ayetullah da Türk’tür.
Kuzeyden Ruslar, Hindistan’dan İngilizler çıkınca İran Şahı Nadir Şah Afşar, 2. Mahmut’a mektup yazdı. Özetle; İki Türk Devletiyiz. Gelin birlikte güçlü bir ordu kuralım, gelin itikâdî sorunu olmayan Caferîliği Ehl-i Sünnet içinde telâkkî edin, mezhepçilik bitsin.” teklifi hâlen geçerli değil midir?
Batı’nın İthal Çözüm Yanılgısı: "Şah" Senaryosu
İran’daki rejim baskısından ve ekonomik darboğazdan medet uman bazı Batılı merkezler ile İsrail, çözüm olarak devrik Şah’ın oğlu Rıza Pehlevi’yi bir "kurtarıcı" gibi sunmaktadır. Ancak bu teklif hem İran halkı hem de bölge istikrarı için bir çözüm değil, bir yıkım reçetesidir.
1. Halkın Hafızası: İran halkı, 1979 devrimini sadece dini saiklerle değil, Şah döneminin yolsuzluk, baskı ve Batı’ya bağımlı politikalarına isyan ederek gerçekleştirmiştir. Bugün dışarıdan bir uçakla Tahran’a indirilecek bir figür, halk nezdinde meşruiyet bulamayacak, aksine milliyetçi bir tepkiyle mevcut Farsçı yapının daha da sertleşmesine yol açacaktır.
2. Etnik Çatışma Riski: Pehlevi modelinin temelinde yatan katı Pers Milliyetçiliği, İran’daki Türk, Kürt ve Beluç gibi unsurları baskılayarak ülkeyi bir iç savaşa sürükleme potansiyeli taşır. Batı’nın bu "İthal Lider" projesi, İran’ı modernize etmek yerine "Iraklaştırma" riski taşımaktadır.
Türkiye’nin Çözüm Önerisi: Bölgesel Entegrasyon ve Doğal Diyalog
Türkiye, İran’ın geleceği konusunda Batılı güçlerin aksine, coğrafyanın ve tarihin sesine kulak vermelidir. PEZEŞKİYAN gibi Türk kökenli ve diyalog yanlısı bir figürün varlığı, Ankara için eşsiz bir fırsattır. Türkiye’nin İran’a ve dünyaya önerisi şu üç sütun üzerine inşa edilmelidir:
• Dışarıdan Değil, İçeriden Dönüşüm: İran’ın değişimi dış müdahalelerle veya yapay monarşilerle değil, halkın taleplerini karşılayan ve etnik kimliklere saygı duyan reformlarla gerçekleşmelidir. İran’ın Türk Cumhurbaşkanı PEZEŞKİYAN bu süreçte bir "Geçiş Köprüsü" olabilir. Sözde Türk Milliyetçisi birileri PEZEŞKİYAN’ı rejimin adamı diye aşağılarken, Şâh’ın İsrail ve ABD yalakası oğlunu ve kendisini sırf lâik ve seküler diye destekleyen İran’ın satılmışlarına ağızlarını açmamaktadırlar. Bu mudur sizin Milliyetçiliğiniz? Yine aynı kesimler sözde Bağımsız Azerbaycan’ı dillendirirken İran’ın bölünmesini istemektedirler. Sorarım kendilerine bölünmüş İran kimin projesi? İran’da en kalabalık etnik grup kim? İran’ı son 1200 yıldır birlikte tutan, İran’ın her karış toprağında kanı olan Türk Milleti’nin hayat alanını kim adına ve kim için bölüyorsunuz? İran diye bir Türk Devleti var. Neden bu süreçte İran’ın medenî mecrâına dönmesinin mücadelesini vermiyorsun?
• Ekonomik ve Lojistik Ortaklık: Türkiye ve İran, Zengezur Koridoru’ndan enerji nakil hatlarına kadar geniş bir alanda rakip değil, paydaş olmalıdır. Refahın artması, radikalizmin en büyük ilacıdır.
• Türk Dünyası ile Köprü: Türkiye, İran’ı Türk Devletleri Teşkilatı ile daha yakın bir diyaloğa davet etmelidir. İran’daki Türk nüfusunun varlığı, bu iş birliği için en güçlü kültürel köprüdür.
Sonuç: Gelecek Coğrafyada Saklıdır…
İran için "Şahçı" geri dönüş senaryoları bir illüzyondan ibarettir. Gerçekçi tek çözüm; İran’ın kendi tarihindeki Türk-İslâm-Fars Sentezini yeniden keşfetmesi ve Türkiye ile stratejik bir ortaklık zemininde buluşmasıdır.
Türkiye, İran’ın toprak bütünlüğünü savunan ama aynı zamanda soydaşlarının haklarını ve bölge barışını önceleyen bir modelin garantörü olmalıdır.
İran’ın kurtuluşu Washington’dan gelecek bir "şah"ta değil, Ankara ile kurulacak samimi ve tarihsel temelli bir iş birliğindedir.
İran, bugün sadece bir rejim kriziyle değil, aynı zamanda bir kimlik ve gelecek tasarımı sancısıyla karşı karşıyadır.
Dünya kamuoyu, Tahran’daki gelişmeleri izlerken genellikle iki kutba sıkışmış durumdadır: Ya mevcut statükonun devamı ya da Batı destekli, dışarıdan ithal bir "restorasyon." Ancak bu iki kutup da İran’ın bin yıllık tarihsel gerçeğini ve sosyolojik dokusunu ıskalıyor. Oysa bugün İran’ın önünde duran gerçek çözüm ne Washington’daki lobilerde ne de sürgündeki monarşi hayallerinde saklı. Çözüm, bizzat İran’ın kendi kalbinde, Türk Kimliği’nin yeniden birlik için harmanlandığı Türk Devletleri teşkilatı ve Pakistan ile müttefik Mesud PEZEŞKİYAN’ın Liderleştiği bir modelde yatıyor.
Bin Yıllık Miras: İran’ın Türk Omurgası
İran’ı sadece "Pers" dünyasından ibaret görmek, tarihsel bir körlüktür. Art niyettir. İngiliz Gevuru’nun Mezhepçilik belâsı ile soslayıp yedirdiği bir zehirdir.
Selçuklular’dan Safeviler’e, Afşarlar’a Kaçarlar’dan bugüne kadar İran, bir Türk-İslam-Fars senteziyle ayakta kalmıştır. Bugün İran nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan, en büyük etnik grup TÜRK SOYLU HALKLAR, ülkenin sadece büyük parçası değil, devlet geleneğinin kurucu iradesidir.
Cumhurbaşkanı Mesud PEZEŞKİYAN’ın seçilmesi, bu tarihsel hakikatin modern siyasete atılmış bir imzasıdır. PEZEŞKİYAN’ın Türkçeyi gururla konuşması ve kimliğini saklamaması, İran içindeki etnik fay hatlarını kırabilecek en büyük "YUMUŞAK GÜÇ" potansiyelidir.
Batı’nın "Şah" İllüzyonu: Neden Bir Yıkım Reçetesi?
ABD ve İsrail’deki bazı stratejik çevrelerin, devrik Şah’ın oğlu Rıza PEHLEVİ’yi bir "kurtarıcı" olarak sunması, bölge gerçeklerinden kopuk bir mühendislik projesidir. Bu önerinin yanlışlığı üç noktada düğümleniyor:
• Meşruiyet Sorunu: İran halkı mevcut yönetimden memnuniyetsiz olabilir, ancak dış güçlerin desteğiyle bir uçakla Tahran’a indirilecek bir figür, halk nezdinde "MİLLİ" değil, "ithal" bir lider olarak görülecektir. İran’da karşılığı hiç olmayan, bilâkis nefret edilen biridir Şâhın oğlu…
• Etnik Çatışma Riski: Pehlevi Modeli’nin temelindeki katı Pers/Fars Milliyetçiliği, İran’daki Türk varlığını baskı altına almayı hedefler. Bu durum, ülkeyi modernize etmek yerine bir iç savaşa ve parçalanmaya sürükler.
• Bölgesel Kaos: Şahçılık üzerinden bir rejim değişikliği, Orta Doğu’da "ikinci bir Irak senaryosu" demektir. Bu, bölgeye demokrasi değil, on yıllarca sürecek bir otorite boşluğu ve mülteci krizi getirir.
Dünyanın ve Türkiye’nin Gözünde PEZEŞKİYAN Gerçeği
PEZEŞKİYAN’ı dünyaya "İran’ın rasyonel yüzü" olarak tanıtmak zorundayız. Batı için O, nükleer krizden bölgesel gerilimlere kadar "konuşulabilir bir muhatap"tır. Türkiye için ise PEZEŞKİYAN, Ankara’nın Tahran’daki doğal müttefikidir.
Türkiye, bu süreçte şu çözümü teklif etmelidir: Dışarıdan müdahale değil, içeriden Türk-Fars dengesiyle güçlenen bir demokratikleşme. PEZEŞKİYAN DÖNEMİ, İran’ın Türk Devletleri Teşkilatı ile stratejik bir bağ kurması ve Zengezur Koridoru gibi projeleri bir tehdit değil, bir "Refah Kapısı" olarak görmesi için tarihi bir fırsattır.
Gelecek Coğrafyanın Kendi Sesindedir…
İran’ın kurtuluşu, çökmüş monarşilerin hayaletlerinde değil; kendi içindeki Türk varlığıyla barışık, Türkiye ile ortak kadere inanan rasyonel liderliktedir.
Mesud PEZEŞKİYAN, Batı’nın yapay "Şah" senaryolarını çöpe atacak, bölgeyi istikrara kavuşturacak ve Türk Dünyası ile İran arasında yıkılmaz bir köprü kuracak olan yegâne kilittir. Ankara ve Tahran, Türkiye ve İran Halkı, bu tarihsel eşikte el ele vererek sadece kendi kaderlerini değil, tüm Orta Doğu’nun geleceğini yeniden yazabilir.
ÖZET BİR BAŞKA MÜLÂHAZA…
İRAN’IN MEVCUT DURUMU, TÜRK UNSURU VE TÜRKİYE’NİN OLASI STRATEJİK YAKLAŞIMI
1. İran’ın Mevcut Siyasal ve Toplumsal Durumu;
İran bugün üç ana kriz hattı üzerinde ilerliyor:
1. Meşruiyet krizi:
o 1979 Devrimi’nin ürettiği Velayet-i Fakih sistemi, özellikle genç kuşaklarda karşılık bulmuyor.
o Seçimlere katılım oranları düşüyor, rejim rıza üretmekte zorlanıyor.
2. Ekonomik kriz:
o Yaptırımlar, yapısal yolsuzluk ve kaynakların güvenlik aygıtına aktarılması refahı çökertti.
o Enflasyon, işsizlik ve beyin göçü artıyor.
3. Kimlik krizi:
o İran homojen bir “Fars Devleti” değil; Türkler (Azerbaycan Türkleri), Kürtler, Beluçlar, Araplar gibi büyük etnik gruplar var.
o Rejim bu çoğulluğu bastırarak yönetmeye çalışıyor; bu da gerilimi derinleştiriyor.
Yani İran’ın sorunu yalnızca ekonomik ya da siyasi değil — aynı zamanda derin bir kimlik ve meşruiyet krizidir.
2. İran Tarihinde Türklerin Yeri;
İran tarihinde Türk unsuru istisna değil, normdur:
• Gazneliler, Selçuklular, Harzemşahlar, İlhanlılar, Karakoyunlu, Akkoyunlu, Safeviler, Afşarlar ve Kaçarlar Türk hanedanlarıdır.
• Bugünkü İran devlet aklı büyük ölçüde Türk kökenli siyasi gelenek üzerine kurulmuştur.
Özellikle:
• Safeviler İran’ı Şii kimlik etrafında merkezileştirdi.
• Kaçarlar modern İran devletinin sınırlarını şekillendirdi.
Türkler İran’ın “dış unsuru” değildir, Türkler İran’ın kurucu unsurudur.
3. Mevcut Cumhurbaşkanının Türk Olması
İran’ın mevcut Cumhurbaşkanı Mesud PEZEŞKİYAN (Azerbaycan Türkü) olması sembolik olarak önemlidir ama rejimin yapısını değiştirme gücü yoktur ama toplumda karşılığı vardır. İran Rejiminin sahipleri kendileri, ülkeleri ve Medeniyet Coğrafyası için M. PEZEŞKİYAN’ı güçlendirmelidir.
• İran’da gerçek iktidar Rehber (HAMANEY) ve Devrim Muhafızları’ndadır.
• Cumhurbaşkanlığı makamı sınırlı bir idari alandır.
Yine de bu gerçek şunu gösterir:
• Rejim, Türk toplumunu tamamen görmezden gelemez.
• Türk kimliği bastırılmış ama silinememiştir.
Bu durum Türkiye için yumuşak güç alanı yaratır.
4. Türkiye İran’a Ne Önermeli? — Stratejik Çözüm Çerçevesi
Türkiye İran’a rejim değiştirmeyi değil, rejimin dönüşmesini önermelidir.
A) Kimlik Temelli Entegrasyon Modeli
Türkiye şunu önermeli:
İran’ı Fars kimlikli bir ulus-devlet olarak değil, Türk Kimliği öncülüğünde Türk, Fars, Beluc, Kürt siyasal birlik olarak yeniden düşünmek.
Somut olarak:
• Kültürlere saygı, Türkçe’nin farsça ile resmi dil olması, anadilde eğitimin önünün açılması, dille ilgili yasakların kalkması.
• Demokrasi ve İnsan haklarının güçlendirilmesi
• Etnik ve mezhepsel çeşitliliğin anayasal güvenceye alınması.
Bunlar, İran’ı bölmez, aksine iç savaşı önler.
B) Türkiye–İran Türkleri Arasında Kültürel Köprü
Türkiye şunları önerebilir:
• Akademik ve kültürel değişim programları,
• Ortak tarih çalışmaları,
• Türk dünyası perspektifinin İran Türkleri’ne açılması.
Bunlar doğrudan siyasal değil, medeniyet diplomasisidir.
C) Ekonomik Entegrasyon ve Yaptırım Dışı Alanlar
Türkiye:
• İran’la enerji, lojistik ve tarım gibi alanlarda iş birlikleri önerebilir.
• İran’ın Avrupa’ya ve Türk Dünyası’na açılan kapısı olabilir.
Bu İran için nefes alma alanı, Türkiye için jeoekonomik avantaj üretir.
5. Sonuç;
İran’ın krizi Batı’yla olan sorunlarından çok, kendi içindeki kimlik ve meşruiyet sorunlarından kaynaklanmaktadır.
Türkler İran’da bir azınlık değil, en kalabalık grup ve kurucu unsurdur.
Türkiye İran’a çözüm olarak baskı, izolasyon veya rejim değişimini değil; kimlik temelli kapsayıcılığı, yerel yönetimi ve kültürel entegrasyonu önermelidir.
Bu yaklaşım hem İran’ın istikrarına hem de Türkiye’nin bölgesel rolüne hizmet eder.
Hasan KARADEMİR
HALK (!) PARTİSİ
Mehmet BOZKURT
Dünya bir utancı konuşuyor!
Özlem Gürbüz
Bilimin Sınırlarında Dolaşmak
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SUS GÖNLÜM!
Gülay ÇETKİN
Denizli milli eğitimde usulsüz lojman mı tahsis edildi?
Adnan ÖZ
Şimdi Sıra Trabzonspor Maçında!
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Kaldığımız Yerden mi, Kandırıldığımız Yerden mi Devam Edeceğiz?
Ahmet DÜZGÜN
Bir Oy Vermenin Değeri
Fatih ORUÇ
Amerika’nın Hiroşima ve Nagasaki Katliamları
Aydın BENLİ
Son Kale Haymana ve Memleket Onuru- Recep Tümtürk
Ahmet SAĞLAM
İNANMAK
Halil MERT
Bu Coğrafya Bizimdir
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Nihat Güç
Bir Ve Beraber Hareket Etmek Zorundayız!
Bülent ERTEKİN
Bir Direk, Bir Kurşun, Bir Devlet İradesi
Önder GÜZELARSLAN
Gaziantep’te Bir Dulkadiroğlu Eseri: Alaüddevle Camisi
Seyfettin BUDAK
Uyanış ve Sürüden Ayrılan Penguen: Yaşamak mı, Sürüklenmek mi?
Songül KARAMAN
Hoşgeldin Ya Resül
Adnan İPEKDAL
Ne Vereyim Abime, Biraz Sokak Kültürü Alır mısınız?
Vehbi KARA
İnsan Çok Zalim Ve Çok Cahildir
Ravza ZEYBEK
İlim Neyi Bilmektir?
Hamdi TEMEL
Türkiye’nin Bor Hazinesi Sağlık İçin İşleniyor
Servet ZEYREK
Dünden Bugüne Çarşamba'da Eğitim
Özhan KIZILTAN
İyi Polis ve Kötü Polisten Sonra Mason Polis Tartışması
Aydan KURT
Yorulmuyor musun?
Mehmet Nuri BİNGÖL
Sahtelerin Tasallutu
Eyüphan KAYA
İnsanlık Alemi Veda Hutbesini Arıyor
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
21. Yüzyılın Öğrenci Profili: Alfa Kuşağı
Fatma Saçak Akbulut
SEVGİ DİLİ
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Cevahir AYDIN
El alem Jürisinin Sahte Kürsüsü
Recep YAZGAN
Beyaz leke gösterir…
Mesut BALYEMEZ
Yarım (Sahte) Hocalar Toplanmalı
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Ahmet Eren KURT
Sessizlik Bazen Bir Tercih Değil, Son Çaredir
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Hüseyin KURT
Telekonferansın Ardındaki Gerçek: Büyük Kürdistan’ın Güncel Senaryosu
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı iken oruç tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (1)
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Mesut CİHAT
Allah'ın Zatı ve Subuti Sıfatları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Batuhan ŞUORUÇ
Şıracılar
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Ziya GÜNDÜZ
Atasoy Müftüoğlu Ve Hiçliğin Kıyısında
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Murat GÜLŞAN
Türk Milliyetçisinin Vicdan Muhasebesi
İsa ÇOLAKER
Aşık Veysel Şiirinin Renkleri
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Memiş OKUYUCU
Zübeyir Yetik’in Ardından…
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Cahit KURBANOĞLU
Nefis nedir ve ne istiyor?
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Levent ERTEKİN
Fakir Halkın Bağışladığı 350 Uçak
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)