Dünya siyasetinin kalbi önümüzdeki günlerde Türkiye’de atacak. Üye ülkelerin devlet başkanları düzeyinde katılım sağlayacağı, NATO üyesi olmamasına rağmen Ukrayna’nın ve hatta Körfez ülkelerinin liderlerinin boy göstereceği bu zirve, hiç şüphesiz Türkiye için ciddi bir diplomatik prestij vesilesidir.
Ancak iç kamuoyundaki analizlere baktığımızda, yine o tanıdık ve sığ kutuplaşmanın cenderesine sıkıştığımızı görüyoruz.
İktidar blokuna yakın yorumculara göre “Her şey mükemmel ve kusursuz bir prestijden ibaret”, muhalif kanada göre ise “Kıbrıs elden gidiyor, Türkiye açık hedef haline geliyor.” şeklinde bir kıyamet senaryosu hâkim. Oysa her iki tarafın da körü körüne ıskaladığı, üzerinde ısrarla durmadığı çok daha derin küresel ve kurumsal gerçekler var.
Türkiye/Anadolu… Dünyanın "Taksim Meydanı"nda Vatan Tutmak
Türkiye, dünyanın en kritik jeopolitik kavşaklarından birindedir. Karadeniz, Kafkasya, Balkanlar, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz'in kesişim noktasında bulunan bu coğrafya tarih boyunca büyük güç mücadelelerinin merkezinde yer almıştır. Bu nedenle güvenlik bizim tercihimiz değil, coğrafyamızın bize yüklediği tarihî bir sorumluluktur.
Türkiye, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana dünyanın en büyük savaş alanlarının, en kritik güç mücadelelerinin merkezinde yer alıyor. Tabiri caizse, küresel coğrafyanın “Taksim Meydanı”nda vatan tutmuş durumdayız. Böyle bir coğrafyada ne rehavete yer vardır ne de yersiz korkulara. Ziya Paşa’nın o meşhur beytinde ifade ettiği gibi:
“Asûde olam dersen eğer gelme cihâne,
İstiyorsan sulh-u salâh, hazır ol cenge.”
Evet, sürekli olarak cenge hazır olmak zorundayız. Çünkü dünya adım adım büyük bir savaşa sürükleniyor. Rusya ve Avrupa/Batı Bloku arasındaki gerilim, Ukrayna üzerinden bir yıpratma savaşı olarak yürütülüyor ancak bu fırtınanın burada kalmayacağı aşikâr.
Türkiye, İkinci Dünya Savaşı’na girmeyerek muazzam bir diplomatik başarı göstermişti; fakat yaklaşan bu yeni küresel fırtınada tarafsız kalabilmek o kadar kolay olmayacak. Bu yüzden hamasetle değil, kalıcı karşılıklı bağımlılıklar ve stratejik akılla hareket etmeliyiz.
NATO’nun Göremediği, Ankara’nın Harekete Geçiremediği Güç: Küresel Gönül Coğrafyası
Türkiye'nin yalnızca askerî güce değil, psikolojik harp, stratejik iletişim, kamu diplomasisi ve bilgi harekâtı kapasitesine de ciddi yatırım yapması gerekmektedir. Günümüzde savaşlar yalnızca tanklarla, uçaklarla ve füzelerle kazanılmıyor; algıyı yöneten, bilgi üstünlüğü kuran ve toplumların zihninde güven oluşturan devletler de stratejik üstünlük elde ediyor.
Ülkemizin Balkanlar'dan Türk Dünyası'na, Kafkasya'dan Orta Doğu'ya ve Avrupa'ya uzanan tarihî ve kültürel bağları, etkili bir psikolojik harp ve stratejik iletişim anlayışıyla desteklenmelidir. Devlet kurumları, akademi, medya, kültür, eğitim ve diaspora faaliyetleri aynı stratejik hedef doğrultusunda uyum içinde çalışmalıdır. PSIKOLOJIK ÜSTÜNLÜK SAVAŞ BAŞLADIKTAN SONRA DEĞIL, BARIŞ DÖNEMINDE INŞA EDILIR.
Gerek NATO’ya gerekse Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetenlere bu zirvede hatırlatılması gereken en hayati gerçek şudur: Türkiye, sadece 783 bin kilometrekareden ibaret bir ülke değildir. Sınırların ötesinde hem İslam Dünyası’nda hem de Türk Dünyası’nda muazzam bir akraba, soydaş, dindaş, tarihsel ve kültürel “karşılığımız” vardır. Bu öyle bir ağdır ki, maliyeti son derece ucuz ama etkisi nükleer silahtan daha güçlü bir psikolojik harekât zeminidir:
• Rusya’nın İçindeki Türkler: Bugün Rusya’da çok ciddi bir Türk nüfusu yaşamaktadır. Boşuna dememişler o meşhur Rus atasözünde: "Her Rus’u biraz kazırsanız, altından bir Tatar (Türk) çıkar." Moskova ile ilişkilerde bu derin kültürel geçişkenlik en büyük kozlarımızdan biridir.
• İran’ın Demografik Gerçeği: Komşumuz ve kardeşimiz olan İran nüfusunun %60'a yakını Türk soyludur (Azerbaycan Türkleri, Kaşkaylar, Türkmenler). Bu gerçeği görmeden yapılacak bir Ortadoğu analizi kör topaldır.
• Sahra’dan Okyanus Ötesine Türk İzleri: Kuzey Afrika’da ve Arap ülkelerinde Türk milletine karşı çok ciddi bir halk teveccühü vardır. Afrika’nın içlerinde, Sahra Çölü’nün asileri olan Tuareglerin bile köklerindeki Türk bağlarına sahip çıkması, okyanus ötesinde Amerika’daki Kızılderililerin “Biz Türklerle akrabayız.” diyerek bu aidiyeti haykırması rastlantı değildir.
• Balkanlar ve Ege: Yunanistan’da ve tüm Balkan coğrafyasında Türk Milleti’nin milyonlarca akrabası, soydaşı ve yaşayan bir kültür mirası vardır.
İşte bu devasa küresel ağ, Türkiye’nin asimetrik gücüdür. NATO müttefikleri Türkiye’yi masada sıkıştırmaya çalışırken karşılarında sadece bir "kanat ülkesi" değil, yerküreye yayılmış bu muazzam hinterlandı görmelidir. Ankara ise bu kanatları harekete geçirecek akıllı, ucuz ve etkili PSİKOLOJİK HARP yöntemlerini derhal devreye sokmalıdır.
Kurumsal Zafiyetler ve Medya İllüzyonu
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu liderler diplomasisini ve NATO sürecini kişisel becerisiyle iyi yöneteceğini görüyoruz. Ancak asıl sorun liderin arkasındaki kurumsal yapıda ve alt kademelerdedir.
• Stratejik İletişim Sığlığı: Dev bütçelere, devasa binalara sahip olan İletişim Başkanlığı gibi kurumlar, yukarıda saydığımız o muazzam küresel bağları ve Türkiye’nin haklı tezlerini dünyaya anlatmakta sınıfta kalıyor. Hafta sonu İstanbul’un göbeğinde, Bağcılar’da terör örgütü elebaşının posterlerinin açılması, Türkiye’ye yönelik açık bir "gözdağı" operasyonudur. Ne yazık ki hiçbir kurum bu psikolojik harekâtı doğru okuyup, Batı’ya karşı sert bir koz olarak masaya koyamadı.
• Savunma Sanayiinde Gerçekçilik: Savunma Sanayiinde yerli hamleler (Hürjet gibi projeler) elbette gurur kaynağımızdır. Ancak proje direktörlerinin görevden alınması gibi kritik aksaklıkları görmezden gelemeyiz. Daha da acısı, medyadaki bazı "emekli subay" etiketli yorumcuların, uçağın hangarına bile gitmeden ekrandan halka "motor müjdesi" vererek kamuoyunu uyuşturmasıdır. Milli güvenlik yalan haberlerle geçiştirilemez; milletimiz daima uyanık tutulmalıdır. Çünkü uçağımız var ama motorunda hala dışa bağımlıyız.
Türkiye’nin Masadaki Kırmızı Çizgileri ve Talepleri
Korkulanın aksine, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) NATO’ya girmesi gibi bir handikap söz konusu değildir; Türkiye ve Macaristan gibi müttefiklerin vetosu oradadır. İsrail’in böyle bir talebi zaten yoktur. İran ise NATO’nun doğrudan düşmanı değildir; ABD ile olan gerilimi İsrail endeksli bir durumdur. Türkiye burada Batı’nın tuzaklarına düşmemeli, komşusu İran ve stratejik komşusu Rusya ile olan denge politikasını titizlikle korumalıdır.
Türkiye’nin bu zirvede müttefiklerin yüzüne vurması gereken şartlar bellidir:
1. Ege ve Mavi Vatan: Adalar, Kıbrıs ve Mavi Vatan konusunda asla taviz verilmemeli, geri adım atılmamalıdır. Adalardaki kuralsız işgal ve silahlanma gündeme taşınmalıdır.
2. Ambargoların Kaldırılması: Savunma sanayiimizin en büyük tıkanıklığı olan motor, silah ve teknoloji ambargolarının kaldırılması, ABD başta olmak üzere NATO müttefiklerinden şartsız olarak talep edilmelidir.
3. Terörle Mücadele Uyarısı: PKK/YPG konusunda NATO ve ABD en sert şekilde uyarılmalı, müttefikliğin gereği hatırlatılmalıdır. FETÖCÜ’lerin himaye edilmesi de yine gündeme alınmalıdır.
Sonuç
Sonuç olarak, bu NATO zirvesi ne muhalefetin iddia ettiği gibi bir “teslimiyet” ne de iktidar medyasının resmettiği gibi “sorunsuz bir şov alanı”dır.
Bu zirve, jeopolitik fırtınanın ortasındaki Türkiye için bir fırsat ve imtihan meydanıdır.
Türkiye, arkasındaki o muazzam dünya büyüklüğündeki gönül coğrafyasını ve soydaş bağlarını arkasına alarak, kendi göbeğini kesebilecek bir büyük devlet refleksi göstermelidir.
Sonuç olarak NATO Liderler Zirvesi'nin Türkiye'de düzenlenmesi önemli bir diplomatik prestijdir. Ancak bu prestijin kalıcı kazanımlara dönüşebilmesi, stratejik aklın doğru kullanılmasına bağlıdır. Büyük devletler yalnızca güçlü ordular kuran değil; diplomasiyi, psikolojik üstünlüğü, ekonomik gücü ve millî birlik ruhunu aynı hedef doğrultusunda birleştirebilen devletlerdir.
GÜÇLÜ VE BÜYÜK TÜRKIYE; YALNIZCA SILAHLA DEĞIL, STRATEJIK AKILLA, PSIKOLOJIK ÜSTÜNLÜKLE VE MILLÎ BIRLIK RUHUYLA INŞA EDILIR.
Bu duygularla, gerçekleştirilecek NATO toplantısının büyük Türk milletine hayırlı olmasını diliyor, devlet aklının hamasete galip gelmesini bekliyoruz.
Halil MERT
Jeopolitik Fırtınanın Eşiğinde Nato Zirvesi
Öztürk Samuk
BİOTERÖRİZM
Vehbi KARA
Bugün Kabotajın 100. Yılı
Mehmet Ali Çamoğlu
Haram Lokma ve Kayıp Nesiller
Seyfettin BUDAK
Dünya Kupası Daha Başlamadan Neden Bitti
Adnan ÖZ
Dünya kupasından erken eve dönüş kötü yönetimin sonucu!
Recep YAZGAN
Laik Devlet Bin Yıl Daha…
Mehmet BOZKURT
İslam alemi: bir isim mi, bir hakikat mi?
Özlem Gürbüz
Yaşlılara Hürmetin Ve Saygının Önemi
Fatma Saçak Akbulut
Geleneksel
Mehmet Nuri BİNGÖL
Nur Dersine Gidişim
Hasan KARADEMİR
Pireye Kizip Yorgan Yakmak
Aydan KURT
Bugün Hangi Düşüncemi Yazmalıyım
Songül KARAMAN
Dergah-ı Mevlânada
Ömer Naci Yılmaz
Demokrasi Rezaletleri
Memiş OKUYUCU
Ritim ve Eğitim İlişkisine Yakından Bakmak!
Özhan KIZILTAN
Sanver'in Tahliyesinin Ardından…
Eyüphan KAYA
Kürtler Ülkemizin Sigortasıdır
Gülay ÇETKİN
Bakan Tekin’e Denizli’de Ne Dediler?
Kadir Erol
İnsanı İzlemek!
Hüseyin KURT
İlkokul Mezuniyetleri mi, Duygu Gösterileri mi?
Ravza ZEYBEK
Zehirli Baldır Söyleme
Ahmet SAĞLAM
Birlik Ve Beraberlik
Aydın BENLİ
ANTİMADDE
İsa ÇOLAKER
Latifi’nin Okuma Yazma Aşkı
Nihat Güç
Müslümanlar, Terör Devleti İsrail ve Dünya Kupası
Ahmet DÜZGÜN
Alın Alayını Bunların
Hamdi TEMEL
Geleceğin Anahtarı: Topraktaki Şifa ve Tarımda Bio-İnovasyon
Ziya GÜNDÜZ
Düşünmek Çok Yoğun Bir Çabayı Zorunlu Kılar!
Burak Çileli
“BİR ADAM YARATMAK”DA İDAM-I NEFS VE VAROLMA MÜŞKÜLÜ SEMBOLÜ: İNCİR AĞACI
Mesut BALYEMEZ
Ulan kapitalizm.
Bülent ERTEKİN
Engelliler İçin Söz Değil, İcraat Gerekiyor
Murat GÜLŞAN
Maskeler düştü: saha yeşil, zihniyet kara!
Mesut CİHAT
Adamlığın Sende Kalsın
Adnan İPEKDAL
ODTÜ Semalarında Amerikan bayrağı Dalgalanacak mı!
Asiye Tanrıöver TÜRKAN
SADAKAT: RUHUN CENNETİ!
MUSTAFA GÜLTEKİN
SIRRIN SAKLANMA ZORUNLULUĞU
Cevahir AYDIN
Ruhun Bahçıvanı: Sinaptik Budama ve İlahi Tasfiye
Servet ZEYREK
Hevasını İlahlaştıran Kişiyi Gördün Mü!
Ahmet Eren KURT
Görülmeyen Bir Dağılma
Doç. Dr. Özlem Özçakır Sümen
Eğitimde Yapay Zeka
Fatih ORUÇ
Abd-Suriye Savaşı ve Rakka Katliamı
Cahit KURBANOĞLU
Kutlu Doğum 79
GÜLÇİN ITIRLI ASLAN
Unutma Hakkını Kaybeden Toplum: Her Şeyi Hatırlayıp Hiçbir Şeyi Anlamayan İnsanlar
Levent ERTEKİN
Çimler üzerinde bir festival: tire’nin kazancı mı, kaybı mı?
Batuhan ŞUORUÇ
Daha Az Tanıdık Olana
Önder GÜZELARSLAN
Anadolu’daki İlk Üniversite: Mesudiye Medresesi
Suat ALTINBAŞAK
Hayızlı İken Oruç Tutulamayacağının Kur’an’daki Delilleri (2)
Erol AYDIN
İnsan yaş aldıkça değil...
Emine AYDEMİR
MEVLEVİLİĞİN – TASAVVUFUN İNCELİKLERİ
Ahmet AYDIN
Ünlüymüş, Modelmiş
Abdullah BİR
Yabancı (!) Gelin...
Bilal Dursun YILMAZ
Beyin Çürümesi: Son Şanslı Neslin Sessiz Çığlığı
Bedriye Arık ÇAMBEL
Kurban Edilen Işık
Emine İPEK
Suskunluk: Kalbin Zarif Direnişi
Burhan BOZGEYİK
Bir İstanbul Serencamı Daha (1)
Mahir ADIBEŞ
Gaflet mi dalalet mi!
Recep Ali AKSOYLU
Lipton’un Çekilmesiyle Kuru Çay Üretiminde Yabancı Kalmadı!
Abdulkadir MENEK
Sumud Kahramanları
Durmuş TUNACIK
Hilafet Işığı
Aysun Rabia GÜLER
Ebabiller Akdeniz'de
Uğur UTKAN
Mustafa Kemal Atatürk’ün Şeriatla İlgili Düşünceleri
Zuhal GÜNDÜZ
Gündemiz: Küresel Sumud Filosu
Oktay ZERRİN
Sokak Cümbüşcüsü Hasan Yarar'ın Ardından
Gündoğdu YILDIRIM
Komşuda pişer!
Mustafa ÖZEL
1. Sezon 3. Bölüm Yükleniyor
Zehra KINALI
Stratejik Ortaklık mı, Siyasi Çıkmaz mı!
Fatma Nur ÖZCAN
Didar-I İkbal
Hasan TÜLÜCEOĞLU
Göbeklitepe'de HZ. İbrahim Silüeti
Denizay BÜYÜKDAĞ
Gazze’den Öğrendiğim İslam
Ahsen Meryem SÜVEYDA
Onlar Kendilerini Biliyorlar
Fahri Urhan
Uyanık Olalım
Muhammed Rıdvan SADIKOĞLU
Vicdanın Yükselişi
Nesibe TÜKEL
Anne Hakkı
Denizay KONUK
Gözler Kör, Kulaklar Sağır Olunca; Başlar Öne Eğilirmiş
Mücahit GÜLER
Modern İnsanının Anlam Sorunu 1
Adem ÇEVİK
Türkiye Aile Meclisi'nden Ahlak ve Aile Koruma Çağrısı
Ergün DUR
ÖĞRETMEN
Hüseyin KAÇIN
Dindar neslin tanrı'sı yoksa dijital neslin tanrıları var!
Özlem AKYÜZ
Nereden geldiğini unutma!
Yusuf AKTAŞ
Köftenin kokusu kimleri cezbetti!
Tarık Sezai KARATEPE
Sen Yoksun Diye! Müjdecim!
KÜLLİYEN YAZAR
Şşşşt Başkanım Sana Söylüyorum!
Süleyman GÜLEK
Küçük Lee İle Çekirgesi
Adnan ALBAYRAK ŞİMŞEK
MUHAFAZARLIK
Serkan GÜL
Çocukları +18 İçerikten Koruyun
Başyazı
Samsun’un sağlığıyla oynamayın!
Fehmi DEMİRBAĞ
ÇÖKÜŞ
Hacer Hülya KARADAĞ
Ayasofya'dan Sonra Mescid-İ Aksa'ya…
Tevfik DEMİR
28 Şubat Darbesine Dair Postmodern Notlar
Veysel BOZKURT
İnsan Beyni ve Kontrolü Bir Değerlendirme
Zinnur ŞİMŞEK
Bir Doğumun Ardından
Osman Çakmak
Eğitimin kıblesini batıldan batıdan çevirmek mecburiyeti!
KERİM YILMAZ
İlkadım'a damga vuracak başkan!
Adnan KARAKUŞ
Faruk Koca ve Batı Değerleri
Süleyman KOCABAŞ
Siyonist İsrail’in Koloniyal Jandarma –Polis Devleti Olarak Doğuşu
Şener Danyıldız
Trafikte Empati ve Sempati
Elif Ekşi ZORER
Güzellik
Orhan SARIKAYA
Direk Tehdit!
Saadettin BAYÇELEBİ
Sessiz Gemi
Yaşar BAŞ
Ormanlar Yanıyor Birileri Saçlarını Tarıyor!
Mahmut KURU
Aşk, Yine Aşk… Yine Aşk!
Ayhan GONCA
Fetö'den kurtulmanın tek yolu...
Hanife OKUTAN
Narsist Sapkının Kurbanı Olmayın
Hülya Bulut
Samsunlu Olmak Mı Samsun’da Yaşamak Mı?
Bukrenur YILMAZ
Keşkenin Halet-i Ruhiyesi
M. Burhan HEDBİ
Emekçinin elini öpen peygamber!
Prof. Dr. Adnan DEMİRCAN
Nasıl Ayağa Kalkarız!
Pınar HOLT
Kendini yeniden keşfet!
Ayhan ENGİN
Hazinemiz Ahlakımızdır…
Ahmet Kubilay
Ayvaz İnsan
Cuma YILDIZ
Cambridge’e Giden Aşk
Ahmet ÖZTÜRK
Hadi Türkiye, Dolar Düşüyor
Dursun Ali Tökel
Cinnet Buğdayları
Savaş UYAR
Varlığından Haberdar Olmadığımız Hastalığımız: Safsata
Ümit Zeynep KAYABAŞ
Güven Zor Bir Duygudur…
Nur DİNÇKAN
Udhiyyeden Kurbiyyete
Suat ZOR
ABD, Adana Mutabakatı Ve Suriye İle Nihai Çözüm
Sonradan Gurme
Beyaz Ev’de Yemesek De Olurdu
Ahmet Fatih AKKAŞ
Ferman!
AKASYAMSPOR
Yıldırımcı mıyız, Uyanıkçı mıyız!
Züleyha TUNA
Mevsimler Ve Sen
Ali KAYIKÇI
“Güldürmeyin” Bizi, “Sayın Hâkimler!..”/9
Gülay ALPAGUT
Cennet berat belgesiyle değil amelle kazanılır!
Hamza ÇAKAR
Çocuk Savaşçılar
Alperen CARUS
İttifaklar ve HDP çıkmazı!
Selma MEDENİ
Ne Hacet Seni Anlatmaya
Ankara KULİSİ
Çiğdem Karaaslan Çevre Ve Şehircilik Bakanı Mı Olacak!
MÜNEKKİT
Seçim Sonuçlarını Nasıl Okumalıyız!
Sıddıka Zeynep BOZKUŞ
Zahideler /Teyzeler
Kevser KARSLIOĞLU
Yeme Problemi Olan Çocuklar İçin Çözüm Önerileri
Selçuk KAYA
Yazık oldu!
Ali Haydar YILMAZ
Eğitimde fırsat eşitliği gelecek bahara mı!
Bedia YILMAZ
Ben de varım!
Levent BİLGİ
Fehmi Koru, Said Nursi Ve Susmak
İhsan ZORLU
Paralel Devletin Eli Postmodern Anarşizm!
Esat BEŞER
Gerger Gençliğinin Bayrak Sevdası
Nurettin VEREN
Japonya’daki G20 Zirvesinde, FETÖ’nün Üniversiteleri Konuşuldu mu!
Mehmet FIRAT
İlim Ve İrfanla Geçen Bir Ömür: Şeyh Esad El Çokreşi
Ahmet BEREKET
ABD temsilciler meclisinin kararına bir Bozkurt nidası ile gecikmeden cevap verelim!
Ali Can AKKAYA
İnanır, Sabreder Ve Gereğini Yaparsanız…
Hüseyin YILMAZ
Diyanet’in Atatürk’le imtihanı!
Oktay GÜLER
Merhaba!
Halil KÖPRÜCÜOĞLU
İslamiyet ile Tıb arasında problem var mıdır!
Atilla YARGICI
Kur’an’da Korona Var Mı?
Rukiye AYDIN
2022'de Kendime Bazı Tavsiyeler!
Osman KÖSE
Ahıska Türkleri Sürgün, Özlem Ve Gözyaşı
Ruhugül ZİYADAN
Hayrı harabat edilen Bafra!
Ali KORKMAZ
Eksik Organ Sendromu
Yücel EMRAH
Ben Muhammed...
İbrahim Yusuf ŞAHİN
Parçadan Bütüne, Kolaydan Zora Karşılaştırmalı Bir Dil Öğretim Yöntemi
Ebru AÇIKGÖZ
Taşların Gizemli Dünyasından Hayatınıza Renk Katan Mozaik Sanatı
EnesTANIŞ
Taşın Dediği
Muhyiddin SÜLEYMANOĞLU
14 Şubat Sevgililer Günü Üzerine Kalbî Bir Muhasebe
Mesut KÖSEOĞLU
Daha Ne Denir!
ACZ ZARİFOĞLU
Kırlarda Çiçekler Artık Bensiz Açacak…!!!
Muhammet ÜSTÜNER
Yeni Türkiye Düzeni
Meryem YİĞİT
Gitmek İsteyenler
İsmail OKUTAN
Gerçek Dostluğa Dair
Tolga TURAN
Maskın Ustası Özgür Maskeler
Bozkır KURDU
LÜTFEN BENİ CİDDİYYE ALMAYIN
Gülşen KILINÇER
Yeşilin Ormanına, Yatayına, Dikeyine, Her Türlüsüne Karşı Bunlar!
İlknur ESKİOĞLU
Neydik ne olduk allah'ım!
Adem MUTLU
Engelleri Aşıp Hedefe Ulaşmak!
Zelal ALPASLAN
İnsan Terazisi
Ömer KARAMAN
Sevgili Öğrencim…!
Ümit AYDIN
Partilerin Kaderi Mahalle Başkanındadır!
Ahmet Doğan İLBEY
Kemalist Gençliğin Çanakkale Şehitliğinde “Kadeş” Rezaleti!
Mehmet ÖZÇELİK
Altılı masa aday belirleye dursun atı alan üsküdar'ı geçti!
Gülhanım CAN
Eti Senin Kemiği Benim
Okan KARAKUŞ
Osmanlı Devletinde Ramazan Gelenekleri
Gülay YILMAZ
Sus çarpılırsın!
Bahar ARSLAN
Hakikati Algımıza Taşıyan Beden
Feyza Nur DİLEKCAN
SAÇMALAMA (!), SAÇMALIYORSUN (!), SAÇMA (!)
MEHMET ERBİL
Keşke bir mayıs bayram olsa!
Kürşat Şahin YILDIRIMER
Hücum Terapisi :Hayatın Anlamı ve Her İnsanın Kendine Sorduğu Soru
Sema KOCA
Rahmetini Umarak
Celal TÜRK
EKONOMİK KeRİZ
İbrahim Erdem KARABULUT
Her gün durmadan küfrediyorum!
Betül Özer BÖLÜK
Kelimelerin Şaşırtıcı Etkisi
İlknur GENÇOĞLU YILDIRIM
7'den 70'e Herkese İzciliği Sevdiren Işıltan Uşaklıgil Öğretmen
Muhammed Veysel AKKAYA
Allah’ın Seçkin Kulu Olmanın İşareti Kur’ân-I Kerîm’e Gönülden Kulak Vermektir
Edanur İSMAİL
Dünyada Neyi Değiştirmek İstersin
Nazile ŞANAL
Yol Ve Yer Arayanlara Ya Fettah
Prof. Dr. İnanç Özgen
Arazi Parçalılığı
Zehranur Yılmaz KAHYAOĞULLARI
Ulu çınarım, babam...
SAVAŞ YILMAZ
Her Nasip Vaktini Bekler, Vakit İse Yaradanı
MEHMET YILDIZ
Beterin beteri var…..!
Seyfullah YİĞİT
Buhara Bizi Çağırıyor… (-1-)