DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Halil MERT
Halil MERT
Giriş Tarihi : 09-07-2026 14:35

Türkiye’nin En Kritik Yol Ayrımı

NATO Zirvesi, Jeopolitik Gerçekler ve Millî Birlik...

NATO ZİRVESİ VE MİLLÎ BİRLİK: MİLLÎ MENFAATLER VE MİLLÎ BİRLİK DEVLET AKLI İLE SİYASETİN ÜSTÜNDEDİR...

Türkiye, tarihinin önemli diplomatik eşiklerinden birini daha yaşamaktadır. Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sadece liderlerin bir araya geldiği rutin bir toplantı değildir. Bu zirve; Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Orta Doğu'dan Kafkasya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde yapılmaktadır. Böyle dönemlerde devletler sadece askerî güçleriyle değil, siyasi birlikleriyle ve milletlerinin ortak iradesiyle de değerlendirilir.

Ne yazık ki ülkemizde bu zirvenin stratejik önemini kavrayamayan bir anlayış hâkimdir. Bir kısım muhalefet, sanki Türkiye'de böylesine kritik bir uluslararası toplantı yapılmıyormuş gibi davranmaktadır. Daha da ilginci, samimiyetinden şüphe duymadığım bazı vatansever insanlar bile tartışmayı "NATO bize ne kazandırdı?" sorusuna indirgemektedir.

Bu soru eksiktir.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Türkiye NATO'nun dışında olsaydı bugün daha mı güçlü olurdu?

Devlet yönetimi duygularla değil, jeopolitik gerçeklerle yapılır.

Evet...

NATO, Türkiye'ye her zaman adil davranmamıştır.

Terör örgütlerine verilen destekleri unutmadık.

Silah ambargolarını unutmadık.

Çifte standartları unutmadık.

15 Temmuz gecesi takınılan tavırları da unutmadık.

Ancak bütün bunlara rağmen Türkiye'nin NATO'da bulunması, bugün hâlâ millî menfaatlerimizin önemli bir parçasıdır.

Çünkü mücadele, kapının dışında bekleyerek değil, masanın içinde oturarak verilir.

Masada olmayan devlet, karar veremez.

İtiraz edemez.

Pazarlık yapamaz.

Kendi tezini savunamaz.

Uluslararası siyasette boş bırakılan hiçbir alan boş kalmaz. Siz çekilirseniz, sizin yerinizi rakipleriniz doldurur.

 

Bugün Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve zaman zaman Almanya ile ciddi görüş ayrılıklarımız olabilir. Ancak bu ülkelerle mücadele etmenin en önemli platformlarından biri de NATO'nun bizzat kendisidir.

Unutulmamalıdır ki diplomasi, dostlarla yapılan sohbet değil; çıkarların çatıştığı masalarda yürütülen mücadeledir.

Türkiye artık eski Türkiye değildir.

Bugün kendi SİHA'larını üreten...

Kendi savaş gemilerini inşa eden...

Kendi füzelerini geliştiren...

HÜRJET'i gökyüzüyle buluşturan...

KAAN gibi beşinci nesil savaş uçağını geliştiren bir Türkiye vardır.

Elbette henüz aşmamız gereken teknolojik eksikliklerimiz bulunmaktadır. Özellikle motor teknolojileri gibi kritik alanlarda dış kaynaklara ihtiyaç duyduğumuz bir geçiş süreci yaşamaktayız. Ancak hedefimiz bellidir:

Tam bağımsız savunma sanayii...

Bu hedefe ulaşıncaya kadar da Türkiye, her platformu kendi lehine kullanmak zorundadır.

NATO da bunlardan biridir.

Zirvenin ilk gününde verilen mesajlar oldukça dikkat çekiciydi.

Türkiye, hiçbir ülkeye mecbur olmadığını açık biçimde ortaya koydu.

Savunma ihtiyaçlarını tek bir merkeze bağlı kalmadan karşılayabileceğini ifade etti.

Bu, bağımsız dış politikanın en net göstergelerinden biridir.

Benim dikkatimi çeken başka bir konu daha oldu.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yoğun diplomasi trafiği sırasında oldukça yorgun görünmesiydi.

Devlet yönetmek kolay değildir.

Hele Türkiye gibi aynı anda terörle mücadele eden, Karadeniz'i takip eden, Suriye'de operasyon yürüten, Doğu Akdeniz'de haklarını savunan, Kafkasya'da denge kuran ve küresel güçlerle aynı anda müzakere eden bir ülkenin lideri olmak, sıradan bir siyasi görev değildir.

Bu yük yalnızca bir insanın omuzlarına bırakılabilecek kadar hafif değildir.

İşte tam bu noktada devlet kadrolarına, siyaset kurumuna, bürokrasiye, akademiye, medyaya ve milletimize büyük görev düşmektedir.

Liderin yükünü artırmak değil...

Devletin yükünü paylaşmak gerekir.

Çünkü güçlü devlet, yalnızca güçlü liderle değil; güçlü kadrolarla, güçlü kurumlarla ve güçlü millet iradesiyle ayakta kalır.

Bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyacı yeni bir siyasi tartışma değildir.

 

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı millî birliktir.

Çünkü dışarıdaki mücadele sertleşmektedir.

Küresel güç dengeleri değişmektedir.

Enerji koridorları yeniden şekillenmektedir.

Savunma sanayii yeni bir yarışın içindedir.

Yapay zekâ, uzay teknolojileri ve siber güvenlik artık savaşların yeni cephesidir.

Böyle bir dönemde içeride birbirimizi yıpratmak, yalnızca Türkiye'nin rakiplerine hizmet eder.

Millî meselelerde ortak duruş göstermek; iktidarı desteklemek değil, devleti güçlendirmektir.

Bu ayrımı yapamayan toplumlar, psikolojik harp operasyonlarının en kolay hedefi hâline gelir.

 

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; slogan değil, stratejidir.

Kutuplaşma değil, ortak akıldır.

Parti sadakati değil, devlet sadakatidir.

Çünkü devletler seçim kazanarak değil, kriz yöneterek büyürler.

 

Türkiye, NATO'nun içinde de kendi millî duruşunu koruyacaktır.

NATO'nun dışındaki tehditlere karşı da, gerektiğinde NATO'nun içindeki yanlış politikalara karşı da aynı kararlılıkla mücadele edecektir.

İşte gerçek devlet aklı budur.

Ve unutmayalım...

Millî birlik; tanktan, uçaktan, füzeden ve ordudan önce gelen en büyük millî güç unsurudur.

Çünkü tarih bize göstermiştir ki; içeride birleşen milletleri hiçbir dış güç yenememiştir.

Güçlü ve Büyük Türkiye'nin yolu, güçlü ordudan önce güçlü millî iradeden geçmektedir.

Türkiye, son 30 yılın en kritik, en stratejik diplomatik virajlarından birinden geçiyor. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleşen NATO Zirvesi, sadece askeri bir ittifakın buluşması değil; küresel güç dengelerinin yeniden dağıtıldığı, Türkiye’nin merkez üssü olduğu tarihi bir eşiktir. Ancak ne yazık ki içerideki siyasi atmosfer, bu devasa gerçekliğin ağırlığını taşımaktan çok uzak bir manzara sergiliyor.

 

Masada Olmamanın Bedeli, Masada Mücadele Etmekten Büyüktür...

Muhalefet blokunun, ülkenin kaderini doğrudan ilgilendiren bu zirveyi adeta "görmezden gelmesi" rasyonel siyasetle açıklanabilecek bir durum değildir.

 Siyaset üstü durması gereken, vatanseverliğinden şüphe etmediğimiz muhalif çevrelerde bile tek bir koro yükseliyor: "NATO bize ne kattı ki? NATO bizi hep aldattı."

Bu eleştirilerin tarihsel haklılık payı elbette var. Ancak gözden kaçırılan hayati bir "devlet aklı" gerçeği bulunuyor:

Ödenen Bedellerin Mirası:

Türkiye, Kore Savaşı’ndan bu yana bu ittifak içinde aziz şehitlerinin kanıyla, canıyla ve ekonomik fedakarlıklarla yer almıştır. Bugün "Bize ne kattı?" diyerek kapıyı çekip çıkmak, geçmişte ödenen tüm bedelleri çöpe atmaktır.

Düşmanla Aynı Masada Olmak:

Bugün Türkiye’nin çıkarlarına göz dikenlerin (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya) neredeyse tamamı NATO çatısı altındadır. Strateji bilimi der ki: Hasımlarınızla mücadele etmenin en etkili yolu, onlarla aynı masada oturmak ve veto yetkisini elinizde bulundurmaktır.

Nitekim, geçtiğimiz aylarda ABD kanadından yükselen "NATO içinde olduğumuz için İsrail’in yanında Türkiye’ye karşı istediğimiz gibi tavır alamıyoruz" serzenişi, Türkiye’nin ittifak içindeki varlığının karşı taraf için nasıl bir pranga olduğunun en net itirafıdır.

Savunma Sanayii ve "Müfredat" Gerçeği...

Yerli ve millî gururumuz olan KAAN ve Hürjet gibi projelerle gökyüzünde kendi imzamızı atıyoruz. Ancak realist olmak zorundayız; bu uçakların motor tedariki ve teknolojik altyapı süreçlerinde hala NATO bloğuna ve küresel müfredata belirli oranlarda bağımlılığımız sürüyor.

Alman basınının Eurofighter uçakları üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik haddini aşan soruları ve Alman Şansölyesi'nin "bize muhtaçsınız" imalı tavrı karşısında devletin duruşu nettir.

 Cumhurbaşkanı’nın "Biz bu uçakları ve muadillerini her yerden tedarik ederiz" çıkışı, tam bağımsızlık iradesinin bir beyanıdır.

Ancak bu dik duruşun arkasının, içeride topyekün bir destekle doldurulması gerekir.

Siyasette Derinlik Noksanlığı ve Cumhurbaşkanı'nın Yalnızlığı...

Zirvenin ilk gününden itibaren verilen mesajlar bu denli net ve hayatiyken, iç siyasetteki yankısızlık ürkütücüdür.

Muhalefetin Yanılgısı: Cumhurbaşkanı’nın yanında durmayı "iktidara yaranmak" olarak gören muhalefet, devletin yanında durma sorumluluğunu ıskalamaktadır.

İktidar Çevresinin Sığlığı:

Öte yandan, Cumhurbaşkanı’nın yanında saf tutanların büyük bir kısmının ise meseleye entelektüel ve stratejik bir derinlik katamadığı, yalnızca "alkışçı" konumunda kaldığı gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. Cumhurbaşkanı’na nitelikli argümanlarla, derinlikli analizlerle omuz verecek kurmay aklı eksiktir.

Bir İnsani ve Siyasi Tespit:

Zirve meydanında, omuzlarında dünyanın yükünü taşıyan bir lider olarak Cumhurbaşkanı’nın fiziksel olarak ne kadar yorgun olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Ve bu yorgunluğun en az %70-80 sebebi onun yükünü hafifletmek yerine ona yük olan yakın çevresinin ve kurmay kadrosunun gerekli sorumluluğu almamasıdır. Bu ülkeyi yöneten iradeye karşı herkesin biraz daha merhametli, hassas ve dikkatli olması bir vatandaşlık görevidir.

Sonuç: Millî Birlikten Başka Çıkar Yol Yoktur...

Türkiye, ne NATO’nun dışındaki tehditlere ne de NATO’nun içindeki "müttefik" görünümlü hasımlara karşı içerideki  bölünmüş görünümle direnebilir mi?..

En net, en sarsılmaz duruşu yine bu NATO ittifakının içinde, masaya yumruğumuzu vurarak göstermek zorundayız.

Gün, iç siyasi hesaplaşmaları bir kenara bırakma günüdür.

Bu kritik NATO Zirvesi sürecinde, devletin başı olan Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın arkasında millî bir blok olarak durmak, siyasi bir tercih değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için bir zorunluluktur.

NELER SÖYLENDİ?
@
Halil MERT

Halil MERT

DİĞER YAZILARI Jeopolitik Fırtınanın Eşiğinde Nato Zirvesi MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir! Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi Mhp… Geniş Kuşatıcı Siyaset, Büyük Milli Cephe… Savunma Sanayiinde Riskler Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası Türklük Tanımının Güncellenmesi Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü… Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti… Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol Tarih Yazmak, Geleceği Yazmaktır Duygusallıkla Değil, Ferasetle Ayakta Kalınır… Dirilişten Direnişe, Direnişten Kurtuluşa Türk Milleti… Kan aynı kan, vicdan aynı vicdan Devlet ebed müddet için vicdanlara hitap! Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı? İslam Dünyası Neden Paramparça? İslam dünyası neden paramparça? İran–Amerika Gerilimi Bu Coğrafya Bizimdir Bu Bayrakta Türk, Kürt Demeden Büyük Türk Milleti’nin Kanı Var… Suriye, ırak, iran, lübnan… s. Arabistan, pakistan, israil… Ne olmalı? İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı Polislerimiz şehid oldu Libya neresi mi? Vatan! Ela Rümeysa ve Mehmet Akif'in Hatırlattıkları... Papa Daveti, Fener Patrikhanesi… Düşen uçağımız ve şehitlerimiz... İngiliz+Abd Oyunları Bozulmalı… Batı Karadeniz’in Türk Tarihi KÜRT TÜRKLERİ'NE... Küresel Kaos Ve Zulümden Millî Birlik Ve Millî Güç İle Kurtuluruz Yüksek Askerî Şura Kararları Millet İstikbâlidir Suriye'de Birlik, Millî Birliğimizin Bir Parçasıdır BOP... Yanlışa "dur!" dememek En İyi Fetöcü Vahşi Misâli... En iyi fetöcü vahşi misâli... İran’ı neden desteklemeliyiz! İran-İsrail Savaşı… Kürt Türkleri Tanımı Millî devlet süreci nasıl yönetmeli? Pakistan-Hindistan Gerilimi Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor! Küresel Senaryoları Yazan Ülkeler Büyük Devlete Büyük Devlet Adamları Gerek… İstiklâl Marşımızı, Bayrağımızı Hazmedemeyenler Gaflet, Delàlet Hatta İhànet İçindedir Suriye... Devletimizin yanındayız Avrupa Yenildi Terörsüz Türkiye Ukrayna... Sonuç! Dünya Küreselleşiyor Güçlü türkiye, büyük türk milleti... Liyákâtli nöbetçileri hep nöbet yerinde bilerek tutmak, zulüm değil mi? Türk Ordusu'nda Yemin ve Kaos… Anadolu, Kafkasya, Yakındoğu ve Balkanlarda Türkler Büyük Türkiye İdeali İçin Mücàdele Edenler Birlik Olmalı Amerika yanıyor! Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir Mezhepçilik belàsı bölücülüktür! Bölünmüş Suriye İstemiyoruz! 1. Dünya Savaşı’nda Çalınmış Vatan; Suriye… Türk katliamları, gayrimüslim türkler… kim gevur? Türk töresi nerelerde yaşıyor? Millî İstihbarat Teşkilàtı, Türk Devleti'nin Gözü Kulağı ve Namusudur Zayıflamış Bünye, Zayıflamış Millî İrâde Tam Bağımsızlık Millî Birlikle… Tusaş Saldırısı'ndaki İhmâller Bebek Katillerinden, GATA'daki Kardiyoloji Doktoru Şevket Balta'ya... DÜŞMAN DEĞİŞİYOR! Düşman değişiyor ve çoğalıyor. Aldığımız En Büyük Yenilgi Büyük ve Güçlü Türkiye'nin Nüfûzu, Etki ve İlgi Alanları İsrail dijital saldırıları, Türkiye’nin duruşu... Kahraman Türk Ordusu Kahraman milletimizin geleceği tehdit altında… Cumhurbaşkanımızda menderes sendromu mu? Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz! Büyük Şehid Haniye… Zulmü Yenmek İçin Güçlü, Güçlü Olmak İçin Çok Çalışmak Zorundayız 15 Temmuz Millî Uyanış Günü Olmalı… Suriye Olayları ve Mülteci Meselesi’ne Psikolojik Harp/Harekât Yönü İle Bakış Savunma Sanayii Özel ya da Kamu Devlettir Tasarruf Ahlâktır Birlikte hâreket ve Erdoğan'la yeni bir yürüyüş! İsrail- iran mı! Yerel seçimlere dâir Değerlendirme ve Sonuçlar Rusya’daki Terör Saldırısından Çıkartılması Gereken Sonuçlar Medeniyet Coğrafyamızda Nevruz Bayramımız ve Büyük Milli Birliğimiz Fetö’yü Aklama Operasyonları… Mit’in Millîleşme Mücàdelesi Türk’süz Ordu İftirası 28 şubat süreci’nin en büyük sonucu paralel devlet ve 15 temmuz Öze dönüş zamanı... Teröre Karşı Mücadele Medeniyet Değerlerinizin İhyàsıyla Olur STRATEJİ HATIR… Kul hakkı ve değer vermek… Ramazan Hoca’nın Şehàdeti ve Müslümanların Hàli İlk Astronutumuz Albay Alper Gezeravcı ve içinden çıktığı sessiz çoğunluk Hûtbe vak'àsı ve olması gereken hûtbe şekli... İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… Terör Dağda Bitmez… Esat Coşan’ın Son Makalesi Yeni Bir Yıla Başlarken… Ezeli Düşmanlarımızı, Onlarla İşbirliği Yapanları Deşifre Ediyoruz Şeyh said üzerinden siyaset yapmak fitnedir bölücülüktür! Sosyal Medya Grupları, Düşünce Grupları, Teklif ve Bilgilendirme Çalışmaları Türklerde Boylar, Ruğlar… Koca Arap ve İslâm Dünyası’nın Yerinde Hamas Mı Kaldı? Küresel Dünya’da Yeni Stratejik Etkinleşme Yöntemleri ve Jeopolitiği Öğretmen Millet İstikbâlinin Mimàrıdır Yerli-Millî Nesiller de Yetiştirmek Zorundayız Dàvà ve Fikirler Çoklarla Değil, İhlâslı, Fedàkâr ve Yiğit Adamlarla Büyümüştür Millî birlik-güç-etki alanımızda müessiriyet Siyonizm, Kara Asalet Birlikte Kutlu Geleceğimizi İnşa Zamanı Harp Silah ve Araçları Bizim mi! Filistin Cephesi’nde Son Durum Filistin mi, işgal edilmiş vatan mı! Türeyiş Strateji, Psikolojik Harp/Harekât Çalışma Merkezi Türkiye Tarihi, Genel İslâm Tarihi ve Genel Türk Tarihi Değil Midir? Millî Sanayii Gayretleri ve Darbeler Turan… kızılelma… ülkü… Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ya da… Anadolu Hapsinden Çıkış Zamanı Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet Millî İdeolojinin Temeli Ordumuz millî gücün mihenk taşıdır Gelenekleri İle Geleceğe Yürümelidir Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 15 Temmuz İhàneti Sonrası… Kürt, Kürdistan ve Irkçılık Belâsı… Resmî Ordu Dışındaki Yapılar Savunma sanayii stratejiktir, tam bağımsızlığın, millet iràdenin göstergesidir. Millî kalmalıdır Türkiye Yüzyılı Hükümeti, Tepkiler, Beklentiler… Cumhurbaşkanımızdan Ne Bekliyoruz? Emperyalizmin son oyunu Kılıçdaroğlu'nun Ümit Özdağ Soslu Hdp’li aldatmacası Ya devlet başa ya kuzgun leşe!... 1.Tur seçim notları ve 2. Tur başkanlık seçimi Teknofest ya da büyük mefkûre birliği ya da ötekileştirmeye inat birlik profilimiz Teknofest Kürt, Kürdistan, Irk, İctimai Irk… Kimlik Bunalımı Ekonomi, Deprem, Bayram, Burukluk Ve Kırgınlık İçinde Bir De Seçim… Seçim Sürecinde Kazakistan’dan Bir Gazetecinin Soruları ve Cevaplarımız Geleceğimiz ve Hangi Türk Milliyetçiliği Muhàrip Olmadan Mücàhid Olmaz Çanakkale, Nevruz, Millî Birlik… Ve Anka Misàli Yeniden… Namazsız Mücahidler, Ötekileştirme Körlüğü ve Husûmeti Deprem imtihânı’nın gerçek sonuçları (misafir gözüyle) Deprem İmtihànı ve Millî Devlet Deprem ve Afet Seferberliği Dünya’nın en önemli seçimi neden Türkiye'de? Bir Güzel Adam: Mübariz Seçim Süreci: Konuşulması Gerekenler Türk Milletinin Düşmanları Türk sorunu! Neden? Devlet ebed-müddet, siyasi partiler, stk. İran Türkleri nerede, ya Türkiye ve Azerbaycan!...
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
NAMAZ VAKİTLERİ
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA
ahsap mobilyauluslararası evden eve nakliyat