Türkiye’nin En Kritik Yol Ayrımı

Halil MERT

09-07-2026 14:35

NATO Zirvesi, Jeopolitik Gerçekler ve Millî Birlik...

NATO ZİRVESİ VE MİLLÎ BİRLİK: MİLLÎ MENFAATLER VE MİLLÎ BİRLİK DEVLET AKLI İLE SİYASETİN ÜSTÜNDEDİR...

Türkiye, tarihinin önemli diplomatik eşiklerinden birini daha yaşamaktadır. Ankara'da gerçekleştirilen NATO Zirvesi, sadece liderlerin bir araya geldiği rutin bir toplantı değildir. Bu zirve; Karadeniz'den Doğu Akdeniz'e, Orta Doğu'dan Kafkasya'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemde yapılmaktadır. Böyle dönemlerde devletler sadece askerî güçleriyle değil, siyasi birlikleriyle ve milletlerinin ortak iradesiyle de değerlendirilir.

Ne yazık ki ülkemizde bu zirvenin stratejik önemini kavrayamayan bir anlayış hâkimdir. Bir kısım muhalefet, sanki Türkiye'de böylesine kritik bir uluslararası toplantı yapılmıyormuş gibi davranmaktadır. Daha da ilginci, samimiyetinden şüphe duymadığım bazı vatansever insanlar bile tartışmayı "NATO bize ne kazandırdı?" sorusuna indirgemektedir.

Bu soru eksiktir.

Asıl sorulması gereken soru şudur:

Türkiye NATO'nun dışında olsaydı bugün daha mı güçlü olurdu?

Devlet yönetimi duygularla değil, jeopolitik gerçeklerle yapılır.

Evet...

NATO, Türkiye'ye her zaman adil davranmamıştır.

Terör örgütlerine verilen destekleri unutmadık.

Silah ambargolarını unutmadık.

Çifte standartları unutmadık.

15 Temmuz gecesi takınılan tavırları da unutmadık.

Ancak bütün bunlara rağmen Türkiye'nin NATO'da bulunması, bugün hâlâ millî menfaatlerimizin önemli bir parçasıdır.

Çünkü mücadele, kapının dışında bekleyerek değil, masanın içinde oturarak verilir.

Masada olmayan devlet, karar veremez.

İtiraz edemez.

Pazarlık yapamaz.

Kendi tezini savunamaz.

Uluslararası siyasette boş bırakılan hiçbir alan boş kalmaz. Siz çekilirseniz, sizin yerinizi rakipleriniz doldurur.

 

Bugün Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere, Fransa ve zaman zaman Almanya ile ciddi görüş ayrılıklarımız olabilir. Ancak bu ülkelerle mücadele etmenin en önemli platformlarından biri de NATO'nun bizzat kendisidir.

Unutulmamalıdır ki diplomasi, dostlarla yapılan sohbet değil; çıkarların çatıştığı masalarda yürütülen mücadeledir.

Türkiye artık eski Türkiye değildir.

Bugün kendi SİHA'larını üreten...

Kendi savaş gemilerini inşa eden...

Kendi füzelerini geliştiren...

HÜRJET'i gökyüzüyle buluşturan...

KAAN gibi beşinci nesil savaş uçağını geliştiren bir Türkiye vardır.

Elbette henüz aşmamız gereken teknolojik eksikliklerimiz bulunmaktadır. Özellikle motor teknolojileri gibi kritik alanlarda dış kaynaklara ihtiyaç duyduğumuz bir geçiş süreci yaşamaktayız. Ancak hedefimiz bellidir:

Tam bağımsız savunma sanayii...

Bu hedefe ulaşıncaya kadar da Türkiye, her platformu kendi lehine kullanmak zorundadır.

NATO da bunlardan biridir.

Zirvenin ilk gününde verilen mesajlar oldukça dikkat çekiciydi.

Türkiye, hiçbir ülkeye mecbur olmadığını açık biçimde ortaya koydu.

Savunma ihtiyaçlarını tek bir merkeze bağlı kalmadan karşılayabileceğini ifade etti.

Bu, bağımsız dış politikanın en net göstergelerinden biridir.

Benim dikkatimi çeken başka bir konu daha oldu.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın yoğun diplomasi trafiği sırasında oldukça yorgun görünmesiydi.

Devlet yönetmek kolay değildir.

Hele Türkiye gibi aynı anda terörle mücadele eden, Karadeniz'i takip eden, Suriye'de operasyon yürüten, Doğu Akdeniz'de haklarını savunan, Kafkasya'da denge kuran ve küresel güçlerle aynı anda müzakere eden bir ülkenin lideri olmak, sıradan bir siyasi görev değildir.

Bu yük yalnızca bir insanın omuzlarına bırakılabilecek kadar hafif değildir.

İşte tam bu noktada devlet kadrolarına, siyaset kurumuna, bürokrasiye, akademiye, medyaya ve milletimize büyük görev düşmektedir.

Liderin yükünü artırmak değil...

Devletin yükünü paylaşmak gerekir.

Çünkü güçlü devlet, yalnızca güçlü liderle değil; güçlü kadrolarla, güçlü kurumlarla ve güçlü millet iradesiyle ayakta kalır.

Bugün Türkiye'nin en büyük ihtiyacı yeni bir siyasi tartışma değildir.

 

Bugün Türkiye'nin ihtiyacı millî birliktir.

Çünkü dışarıdaki mücadele sertleşmektedir.

Küresel güç dengeleri değişmektedir.

Enerji koridorları yeniden şekillenmektedir.

Savunma sanayii yeni bir yarışın içindedir.

Yapay zekâ, uzay teknolojileri ve siber güvenlik artık savaşların yeni cephesidir.

Böyle bir dönemde içeride birbirimizi yıpratmak, yalnızca Türkiye'nin rakiplerine hizmet eder.

Millî meselelerde ortak duruş göstermek; iktidarı desteklemek değil, devleti güçlendirmektir.

Bu ayrımı yapamayan toplumlar, psikolojik harp operasyonlarının en kolay hedefi hâline gelir.

 

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey; slogan değil, stratejidir.

Kutuplaşma değil, ortak akıldır.

Parti sadakati değil, devlet sadakatidir.

Çünkü devletler seçim kazanarak değil, kriz yöneterek büyürler.

 

Türkiye, NATO'nun içinde de kendi millî duruşunu koruyacaktır.

NATO'nun dışındaki tehditlere karşı da, gerektiğinde NATO'nun içindeki yanlış politikalara karşı da aynı kararlılıkla mücadele edecektir.

İşte gerçek devlet aklı budur.

Ve unutmayalım...

Millî birlik; tanktan, uçaktan, füzeden ve ordudan önce gelen en büyük millî güç unsurudur.

Çünkü tarih bize göstermiştir ki; içeride birleşen milletleri hiçbir dış güç yenememiştir.

Güçlü ve Büyük Türkiye'nin yolu, güçlü ordudan önce güçlü millî iradeden geçmektedir.

Türkiye, son 30 yılın en kritik, en stratejik diplomatik virajlarından birinden geçiyor. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleşen NATO Zirvesi, sadece askeri bir ittifakın buluşması değil; küresel güç dengelerinin yeniden dağıtıldığı, Türkiye’nin merkez üssü olduğu tarihi bir eşiktir. Ancak ne yazık ki içerideki siyasi atmosfer, bu devasa gerçekliğin ağırlığını taşımaktan çok uzak bir manzara sergiliyor.

 

Masada Olmamanın Bedeli, Masada Mücadele Etmekten Büyüktür...

Muhalefet blokunun, ülkenin kaderini doğrudan ilgilendiren bu zirveyi adeta "görmezden gelmesi" rasyonel siyasetle açıklanabilecek bir durum değildir.

 Siyaset üstü durması gereken, vatanseverliğinden şüphe etmediğimiz muhalif çevrelerde bile tek bir koro yükseliyor: "NATO bize ne kattı ki? NATO bizi hep aldattı."

Bu eleştirilerin tarihsel haklılık payı elbette var. Ancak gözden kaçırılan hayati bir "devlet aklı" gerçeği bulunuyor:

Ödenen Bedellerin Mirası:

Türkiye, Kore Savaşı’ndan bu yana bu ittifak içinde aziz şehitlerinin kanıyla, canıyla ve ekonomik fedakarlıklarla yer almıştır. Bugün "Bize ne kattı?" diyerek kapıyı çekip çıkmak, geçmişte ödenen tüm bedelleri çöpe atmaktır.

Düşmanla Aynı Masada Olmak:

Bugün Türkiye’nin çıkarlarına göz dikenlerin (ABD, İngiltere, Fransa, Almanya) neredeyse tamamı NATO çatısı altındadır. Strateji bilimi der ki: Hasımlarınızla mücadele etmenin en etkili yolu, onlarla aynı masada oturmak ve veto yetkisini elinizde bulundurmaktır.

Nitekim, geçtiğimiz aylarda ABD kanadından yükselen "NATO içinde olduğumuz için İsrail’in yanında Türkiye’ye karşı istediğimiz gibi tavır alamıyoruz" serzenişi, Türkiye’nin ittifak içindeki varlığının karşı taraf için nasıl bir pranga olduğunun en net itirafıdır.

Savunma Sanayii ve "Müfredat" Gerçeği...

Yerli ve millî gururumuz olan KAAN ve Hürjet gibi projelerle gökyüzünde kendi imzamızı atıyoruz. Ancak realist olmak zorundayız; bu uçakların motor tedariki ve teknolojik altyapı süreçlerinde hala NATO bloğuna ve küresel müfredata belirli oranlarda bağımlılığımız sürüyor.

Alman basınının Eurofighter uçakları üzerinden Sayın Cumhurbaşkanımıza yönelik haddini aşan soruları ve Alman Şansölyesi'nin "bize muhtaçsınız" imalı tavrı karşısında devletin duruşu nettir.

 Cumhurbaşkanı’nın "Biz bu uçakları ve muadillerini her yerden tedarik ederiz" çıkışı, tam bağımsızlık iradesinin bir beyanıdır.

Ancak bu dik duruşun arkasının, içeride topyekün bir destekle doldurulması gerekir.

Siyasette Derinlik Noksanlığı ve Cumhurbaşkanı'nın Yalnızlığı...

Zirvenin ilk gününden itibaren verilen mesajlar bu denli net ve hayatiyken, iç siyasetteki yankısızlık ürkütücüdür.

Muhalefetin Yanılgısı: Cumhurbaşkanı’nın yanında durmayı "iktidara yaranmak" olarak gören muhalefet, devletin yanında durma sorumluluğunu ıskalamaktadır.

İktidar Çevresinin Sığlığı:

Öte yandan, Cumhurbaşkanı’nın yanında saf tutanların büyük bir kısmının ise meseleye entelektüel ve stratejik bir derinlik katamadığı, yalnızca "alkışçı" konumunda kaldığı gerçeğiyle yüzleşmeliyiz. Cumhurbaşkanı’na nitelikli argümanlarla, derinlikli analizlerle omuz verecek kurmay aklı eksiktir.

Bir İnsani ve Siyasi Tespit:

Zirve meydanında, omuzlarında dünyanın yükünü taşıyan bir lider olarak Cumhurbaşkanı’nın fiziksel olarak ne kadar yorgun olduğu gözlerden kaçmamaktadır. Ve bu yorgunluğun en az %70-80 sebebi onun yükünü hafifletmek yerine ona yük olan yakın çevresinin ve kurmay kadrosunun gerekli sorumluluğu almamasıdır. Bu ülkeyi yöneten iradeye karşı herkesin biraz daha merhametli, hassas ve dikkatli olması bir vatandaşlık görevidir.

Sonuç: Millî Birlikten Başka Çıkar Yol Yoktur...

Türkiye, ne NATO’nun dışındaki tehditlere ne de NATO’nun içindeki "müttefik" görünümlü hasımlara karşı içerideki  bölünmüş görünümle direnebilir mi?..

En net, en sarsılmaz duruşu yine bu NATO ittifakının içinde, masaya yumruğumuzu vurarak göstermek zorundayız.

Gün, iç siyasi hesaplaşmaları bir kenara bırakma günüdür.

Bu kritik NATO Zirvesi sürecinde, devletin başı olan Cumhurbaşkanımızın ve Cumhur İttifakı’nın arkasında millî bir blok olarak durmak, siyasi bir tercih değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin bekası için bir zorunluluktur.

DİĞER YAZILARI Milli dayanışma ve toplumsal bütünleşme... 01-01-1970 03:00 Psikolojik Harp, Jeopolitik Mücadele Ve İslam Dünyasının Kaybettiği Ortak Akıl… 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye Vizyonu 01-01-1970 03:00 FETÖ Daha Sinsi, Daha Örgütlü Devam Ediyor… 01-01-1970 03:00 Askeri darbe ne ki! 01-01-1970 03:00 Kukla ve Kuklacı Kıskacında 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Jeopolitik Fırtınanın Eşiğinde Nato Zirvesi 01-01-1970 03:00 MÖ 209 Kara kuvveti kuruluşu değildir! 01-01-1970 03:00 Milli Savunma Sanayii’nin Görünmeyen Cephesi 01-01-1970 03:00 Mhp… Geniş Kuşatıcı Siyaset, Büyük Milli Cephe… 01-01-1970 03:00 Savunma Sanayiinde Riskler 01-01-1970 03:00 Millî Ekonomi: Güçlü Ve Büyük Türkiye'nin Omurgası 01-01-1970 03:00 Türklük Tanımının Güncellenmesi 01-01-1970 03:00 Türkiye’de Değerler Sistemi Çöktü… 01-01-1970 03:00 Tarihsel Gerçeklik: İran’da Türk Hâkimiyeti… 01-01-1970 03:00 Bir Çöküşten Dirilişe Uzanan Yol 01-01-1970 03:00 Tarih Yazmak, Geleceği Yazmaktır 01-01-1970 03:00 Duygusallıkla Değil, Ferasetle Ayakta Kalınır… 01-01-1970 03:00 Dirilişten Direnişe, Direnişten Kurtuluşa Türk Milleti… 01-01-1970 03:00 Kan aynı kan, vicdan aynı vicdan Devlet ebed müddet için vicdanlara hitap! 01-01-1970 03:00 Türkiye–iran kardeş devletleri için Emperyalizmin büyük tuzaklari 01-01-1970 03:00 Şehirler medeniyetin merkezi mi, suç kaynağı ve alanı mı? 01-01-1970 03:00 İslam Dünyası Neden Paramparça? 01-01-1970 03:00 İslam dünyası neden paramparça? 01-01-1970 03:00 İran–Amerika Gerilimi 01-01-1970 03:00 Bu Coğrafya Bizimdir 01-01-1970 03:00 Bu Bayrakta Türk, Kürt Demeden Büyük Türk Milleti’nin Kanı Var… 01-01-1970 03:00 Suriye, ırak, iran, lübnan… s. Arabistan, pakistan, israil… Ne olmalı? 01-01-1970 03:00 İran… Abd’nin Pehlevi Dayatması 01-01-1970 03:00 İki Farklı Kader, İki Farklı Devlet Aklı 01-01-1970 03:00 Polislerimiz şehid oldu 01-01-1970 03:00 Libya neresi mi? Vatan! 01-01-1970 03:00 Ela Rümeysa ve Mehmet Akif'in Hatırlattıkları... 01-01-1970 03:00 Papa Daveti, Fener Patrikhanesi… 01-01-1970 03:00 Düşen uçağımız ve şehitlerimiz... 01-01-1970 03:00 İngiliz+Abd Oyunları Bozulmalı… 01-01-1970 03:00 Batı Karadeniz’in Türk Tarihi 01-01-1970 03:00 KÜRT TÜRKLERİ'NE... 01-01-1970 03:00 Küresel Kaos Ve Zulümden Millî Birlik Ve Millî Güç İle Kurtuluruz 01-01-1970 03:00 Yüksek Askerî Şura Kararları Millet İstikbâlidir 01-01-1970 03:00 Suriye'de Birlik, Millî Birliğimizin Bir Parçasıdır 01-01-1970 03:00 BOP... 01-01-1970 03:00 Yanlışa "dur!" dememek 01-01-1970 03:00 En İyi Fetöcü Vahşi Misâli... 01-01-1970 03:00 En iyi fetöcü vahşi misâli... 01-01-1970 03:00 İran’ı neden desteklemeliyiz! 01-01-1970 03:00 İran-İsrail Savaşı… 01-01-1970 03:00 Kürt Türkleri Tanımı 01-01-1970 03:00 Millî devlet süreci nasıl yönetmeli? 01-01-1970 03:00 Pakistan-Hindistan Gerilimi 01-01-1970 03:00 Coğrafyamızda Hangi İdeoloji Soru Sorup Cevap Arıyor! 01-01-1970 03:00 Küresel Senaryoları Yazan Ülkeler 01-01-1970 03:00 Büyük Devlete Büyük Devlet Adamları Gerek… 01-01-1970 03:00 İstiklâl Marşımızı, Bayrağımızı Hazmedemeyenler Gaflet, Delàlet Hatta İhànet İçindedir 01-01-1970 03:00 Suriye... Devletimizin yanındayız 01-01-1970 03:00 Avrupa Yenildi 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye 01-01-1970 03:00 Ukrayna... Sonuç! 01-01-1970 03:00 Dünya Küreselleşiyor 01-01-1970 03:00 Güçlü türkiye, büyük türk milleti... 01-01-1970 03:00 Liyákâtli nöbetçileri hep nöbet yerinde bilerek tutmak, zulüm değil mi? 01-01-1970 03:00 Türk Ordusu'nda Yemin ve Kaos… 01-01-1970 03:00 Anadolu, Kafkasya, Yakındoğu ve Balkanlarda Türkler 01-01-1970 03:00 Büyük Türkiye İdeali İçin Mücàdele Edenler Birlik Olmalı 01-01-1970 03:00 Amerika yanıyor! 01-01-1970 03:00 Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir 01-01-1970 03:00 Çakalı Yaralı Bırakmak Tehdidi Büyütmektir 01-01-1970 03:00 Mezhepçilik belàsı bölücülüktür! 01-01-1970 03:00 Bölünmüş Suriye İstemiyoruz! 01-01-1970 03:00 1. Dünya Savaşı’nda Çalınmış Vatan; Suriye… 01-01-1970 03:00 Türk katliamları, gayrimüslim türkler… kim gevur? Türk töresi nerelerde yaşıyor? 01-01-1970 03:00 Millî İstihbarat Teşkilàtı, Türk Devleti'nin Gözü Kulağı ve Namusudur 01-01-1970 03:00 Zayıflamış Bünye, Zayıflamış Millî İrâde 01-01-1970 03:00 Tam Bağımsızlık Millî Birlikle… 01-01-1970 03:00 Tusaş Saldırısı'ndaki İhmâller 01-01-1970 03:00 Bebek Katillerinden, GATA'daki Kardiyoloji Doktoru Şevket Balta'ya... 01-01-1970 03:00 DÜŞMAN DEĞİŞİYOR! 01-01-1970 03:00 Düşman değişiyor ve çoğalıyor. 01-01-1970 03:00 Aldığımız En Büyük Yenilgi 01-01-1970 03:00 Büyük ve Güçlü Türkiye'nin Nüfûzu, Etki ve İlgi Alanları 01-01-1970 03:00 İsrail dijital saldırıları, Türkiye’nin duruşu... 01-01-1970 03:00 Kahraman Türk Ordusu 01-01-1970 03:00 Kahraman milletimizin geleceği tehdit altında… Cumhurbaşkanımızda menderes sendromu mu? 01-01-1970 03:00 Yufka yüreklilerle çetin yollar aşılmaz! 01-01-1970 03:00 Büyük Şehid Haniye… 01-01-1970 03:00 Zulmü Yenmek İçin Güçlü, Güçlü Olmak İçin Çok Çalışmak Zorundayız 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Millî Uyanış Günü Olmalı… 01-01-1970 03:00 Suriye Olayları ve Mülteci Meselesi’ne Psikolojik Harp/Harekât Yönü İle Bakış 01-01-1970 03:00 Savunma Sanayii Özel ya da Kamu Devlettir 01-01-1970 03:00 Tasarruf Ahlâktır 01-01-1970 03:00 Birlikte hâreket ve Erdoğan'la yeni bir yürüyüş! 01-01-1970 03:00 İsrail- iran mı! 01-01-1970 03:00 Yerel seçimlere dâir Değerlendirme ve Sonuçlar 01-01-1970 03:00 Rusya’daki Terör Saldırısından Çıkartılması Gereken Sonuçlar 01-01-1970 03:00 Medeniyet Coğrafyamızda Nevruz Bayramımız ve Büyük Milli Birliğimiz 01-01-1970 03:00 Fetö’yü Aklama Operasyonları… 01-01-1970 03:00 Mit’in Millîleşme Mücàdelesi 01-01-1970 03:00 Türk’süz Ordu İftirası 01-01-1970 03:00 28 şubat süreci’nin en büyük sonucu paralel devlet ve 15 temmuz 01-01-1970 03:00 Öze dönüş zamanı... 01-01-1970 03:00 Teröre Karşı Mücadele Medeniyet Değerlerinizin İhyàsıyla Olur 01-01-1970 03:00 STRATEJİ 01-01-1970 03:00 HATIR… 01-01-1970 03:00 Kul hakkı ve değer vermek… 01-01-1970 03:00 Ramazan Hoca’nın Şehàdeti ve Müslümanların Hàli 01-01-1970 03:00 İlk Astronutumuz Albay Alper Gezeravcı ve içinden çıktığı sessiz çoğunluk 01-01-1970 03:00 Hûtbe vak'àsı ve olması gereken hûtbe şekli... 01-01-1970 03:00 İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… 01-01-1970 03:00 İdeolojiler ve İdeallerin İstismarı… 01-01-1970 03:00 Terör Dağda Bitmez… 01-01-1970 03:00 Esat Coşan’ın Son Makalesi 01-01-1970 03:00 Yeni Bir Yıla Başlarken… 01-01-1970 03:00 Ezeli Düşmanlarımızı, Onlarla İşbirliği Yapanları Deşifre Ediyoruz 01-01-1970 03:00 Şeyh said üzerinden siyaset yapmak fitnedir bölücülüktür! 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Grupları, Düşünce Grupları, Teklif ve Bilgilendirme Çalışmaları 01-01-1970 03:00 Türklerde Boylar, Ruğlar… 01-01-1970 03:00 Koca Arap ve İslâm Dünyası’nın Yerinde Hamas Mı Kaldı? 01-01-1970 03:00 Küresel Dünya’da Yeni Stratejik Etkinleşme Yöntemleri ve Jeopolitiği 01-01-1970 03:00 Öğretmen Millet İstikbâlinin Mimàrıdır 01-01-1970 03:00 Yerli-Millî Nesiller de Yetiştirmek Zorundayız 01-01-1970 03:00 Dàvà ve Fikirler Çoklarla Değil, İhlâslı, Fedàkâr ve Yiğit Adamlarla Büyümüştür 01-01-1970 03:00 Millî birlik-güç-etki alanımızda müessiriyet 01-01-1970 03:00 Siyonizm, Kara Asalet 01-01-1970 03:00 Birlikte Kutlu Geleceğimizi İnşa Zamanı 01-01-1970 03:00 Harp Silah ve Araçları Bizim mi! 01-01-1970 03:00 Filistin Cephesi’nde Son Durum 01-01-1970 03:00 Filistin mi, işgal edilmiş vatan mı! 01-01-1970 03:00 Türeyiş Strateji, Psikolojik Harp/Harekât Çalışma Merkezi 01-01-1970 03:00 Türkiye Tarihi, Genel İslâm Tarihi ve Genel Türk Tarihi Değil Midir? 01-01-1970 03:00 Millî Sanayii Gayretleri ve Darbeler 01-01-1970 03:00 Turan… kızılelma… ülkü… Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi ya da… 01-01-1970 03:00 Anadolu Hapsinden Çıkış Zamanı 01-01-1970 03:00 Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 01-01-1970 03:00 Millî İdeolojinin Temeli 01-01-1970 03:00 Ordumuz millî gücün mihenk taşıdır Gelenekleri İle Geleceğe Yürümelidir 01-01-1970 03:00 Devlet ve Millet Aleyhine Delil Oluşturup Millî Mirası Mahveden İç İhanet 01-01-1970 03:00 15 Temmuz İhàneti Sonrası… 01-01-1970 03:00 Kürt, Kürdistan ve Irkçılık Belâsı… 01-01-1970 03:00 Resmî Ordu Dışındaki Yapılar 01-01-1970 03:00 Savunma sanayii stratejiktir, tam bağımsızlığın, millet iràdenin göstergesidir. Millî kalmalıdır 01-01-1970 03:00 Türkiye Yüzyılı Hükümeti, Tepkiler, Beklentiler… 01-01-1970 03:00 Cumhurbaşkanımızdan Ne Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 Emperyalizmin son oyunu Kılıçdaroğlu'nun Ümit Özdağ Soslu Hdp’li aldatmacası 01-01-1970 03:00 Ya devlet başa ya kuzgun leşe!... 01-01-1970 03:00 1.Tur seçim notları ve 2. Tur başkanlık seçimi 01-01-1970 03:00 Teknofest ya da büyük mefkûre birliği ya da ötekileştirmeye inat birlik profilimiz Teknofest 01-01-1970 03:00 Kürt, Kürdistan, Irk, İctimai Irk… Kimlik Bunalımı 01-01-1970 03:00 Ekonomi, Deprem, Bayram, Burukluk Ve Kırgınlık İçinde Bir De Seçim… 01-01-1970 03:00 Seçim Sürecinde Kazakistan’dan Bir Gazetecinin Soruları ve Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Geleceğimiz ve Hangi Türk Milliyetçiliği 01-01-1970 03:00 Muhàrip Olmadan Mücàhid Olmaz 01-01-1970 03:00 Çanakkale, Nevruz, Millî Birlik… Ve Anka Misàli Yeniden… 01-01-1970 03:00 Namazsız Mücahidler, Ötekileştirme Körlüğü ve Husûmeti 01-01-1970 03:00 Deprem imtihânı’nın gerçek sonuçları (misafir gözüyle) 01-01-1970 03:00 Deprem İmtihànı ve Millî Devlet 01-01-1970 03:00 Deprem ve Afet Seferberliği 01-01-1970 03:00 Dünya’nın en önemli seçimi neden Türkiye'de? 01-01-1970 03:00 Bir Güzel Adam: Mübariz 01-01-1970 03:00 Seçim Süreci: Konuşulması Gerekenler 01-01-1970 03:00 Türk Milletinin Düşmanları 01-01-1970 03:00 Türk sorunu! Neden? 01-01-1970 03:00 Devlet ebed-müddet, siyasi partiler, stk. 01-01-1970 03:00 İran Türkleri nerede, ya Türkiye ve Azerbaycan!... 01-01-1970 03:00
haber yazılımı